İsteklerimiz Neden Gerçekleşmez?

Neye inanırsanız yaşamınızda onu yaratırsınız. İsteklerin gerçekleşmesi de yalnızca bir şeyi arzulamakla değil, o isteğe dair düşüncelerimizi nasıl beslediğimiz ve yol boyunca karşımıza çıkan imkânları ne kadar fark ettiğimizle ilgilidir.
Yaşamda mucizeler her zaman vardır. Bir şeyin olmayacağına inanmamız, onun gerçekleşmesini engellemez; ancak bizimle o ihtimalin arasına bir perde, bir duvar çekebilir. Böylece karşımıza çıkan fırsatları veya işaretleri göremeyebiliriz. Bazen “Olmayacak” düşüncesine öyle sıkı tutunuruz ki, başka bir yolun mümkün olabileceğini fark etmeyiz.
İstekler neden gerçekleşmez?
Bu yaklaşımda yaşamı kolaylaştırmanın yollarından biri, Yaradan’ın yaratım biçimini anlamaya çalışmak ve onunla uyum içinde olmaktır. Kâinattaki her şeyin enerjiden oluştuğu; maddelerin de enerjinin farklı formları olduğu düşünülür. Bir şeyin ortaya çıkması, enerjilerin harekete geçerek farklı bir biçim almasıyla açıklanır. Bu bakış açısına göre isteğimizle aramızdaki yol da bir anda tamamlanmaz; oluşması için bir sürece ihtiyaç duyabilir.
Yağmur, suyun bir yerden başka bir yere taşınma biçimlerinden biridir. Yağmur sisteminin işlemesi için güneşin suları ısıtması, suyun buharlaşıp gökyüzünde bulutları oluşturması, bulutların rüzgârla daha soğuk hava akımlarına taşınması ve buharın yeniden su damlalarına dönüşmesi gerekir. Sonra yerçekiminin etkisiyle damlalar yere iner. Yağmurun yağması birden çok aşamanın bir araya gelmesine bağlıdır; sonuç, tek bir anda ortaya çıkmaz.
Yazarın bu örnekteki anlatımında yağmur, bolluk isteyene rahmet; felaket isteyene felaket olabilir. Kişi bilinçli olarak felaket istemese bile, kendine duyduğu öfke ve cezalandırılma duygusunun onu olumsuz olana yöneltebileceği ifade edilir. Bu, metnin spiritüel yaklaşımını yansıtan bir yorumdur. Örneğin temel mesajı, istediğimiz şeyin nasıl ve ne zaman gerçekleşeceğine dair düşüncelerimizin ve içsel tutumumuzun önemini hatırlatmaktır.
İstekler nasıl gerçekleşir?
Bir şey istediğimizde Yaradan’ın, isteğimizi oluşturacak enerjileri harekete geçirdiği ve bizimle isteğimiz arasında bir yol kurmaya başladığı düşünülür. Bu yolun taşlarının hammaddesi, isteğimizle ilgili düşüncelerimizdir. İsteğimizin gerçekleşmesi yönündeki düşünceleri besledikçe yol için taş üretir, yapımın sürmesine katkıda bulunuruz. Düşüncelerimizi tamamen bıraktığımızda ise bu anlatımdaki taş üretimi durur.
Bu nedenle isteklerin gerçekleşme süreci her zaman gözle görülür bir ilerleme şeklinde yaşanmayabilir. Bazen henüz koşullar oluşuyordur; bazen de istenen şeyin ortaya çıkması için bizim farklı bir yere gitmemiz, başka bir ortama girmemiz ya da yeni bir şey yapmamız gerekir. İsteklerin gerçekleşmesi için gerekenler, her zaman yalnızca beklemek değildir; kendi kontrolümüzde olan adımları atmak ve yolun nasıl açılabileceğine dikkat etmektir.
Biz çoğu zaman istediklerimizin hemen olmasını bekleriz. Bazen biz çok hızlı ilerleriz, fakat yaratım için gerekli koşullar henüz oluşuyordur. Bazen istediğimiz oluşmuştur ama biz çok yavaş kaldığımız için ona doğru adım atmayız. Bazen de bizi isteğimize ulaştıracağını düşündüğümüz tek bir güzergâhta ısrar eder, yolun şeklini kontrol etmeye çalışırız. Oysa bu yaklaşımda yaratım için sonsuz ve sınırsız seçenek vardır; seçilen yolu baştan bilmek ya da belirlemek bizim elimizde olmayabilir.
İsteklerin gerçekleşmesi için ne yapmak gerekir?
Gözle görülür, elle tutulur bir delil bulamadığımızda isteğimizin olmadığına ya da hiç olmayacağına karar verip vazgeçebiliriz. Oysa görünür bir sonuç henüz ortaya çıkmadı diye yolun hiç oluşmadığını varsaymak, baştaki perdeyi yeniden önümüze çekebilir. Bu yüzden hem isteğimizi besleyen düşünceleri sürdürmek hem de gerçekleşmenin mutlaka bizim belirlediğimiz biçimde ve zamanda olması gerektiği fikrine kapılmamak önemlidir.
Yaradan’ın isteklerimize her zaman karşılık verdiği, ancak bunu bizimkinden farklı bir dille yaptığı düşüncesi yazının temel noktalarından biridir. Bu dili anlamak, karşımıza çıkan işaretleri ve yeni yönleri görebilecek farkındalığa sahip olmayı gerektirir. İsteğimizin belli bir şekilde gerçekleşmesi gerektiğine takıldığımızda ise başka olasılıklara karşı farkındalığımızı kapatabilir, önümüzde açılan yolları gözden kaçırabiliriz.
Öyleyse isteklerin gerçekleşmesi için ne yapmak gerekir? Bu anlatıma göre, kontrolümüzde olan şeylere odaklanmak: düşüncelerimizi istek ve arzularımızı besleyecek şekilde yönlendirmek, adım atmak ve işaretleri fark etmek. Yaratımın hangi yol veya yöntemle gerçekleşeceğini kontrol edemeyiz. Yapabileceğimiz, süreci Yaradan’a havale etmek ve onun rehberliğine güvenmektir. Güvenmek, hiçbir şey yapmadan beklemek değil; kendi payımıza düşeni yaparken tek bir sonuca veya güzergâha saplanıp kalmamaktır.
Yaşamımızı bu farkındalık içinde sürdürmeyi seçersek bu, hayatımızda ne yaratırdı? Kim olurduk? Nasıl bir hayatımız olurdu? Daha başka neler mümkün?
Halis Şahiner
Kontrol Sende Kitabım için lütfen aşağıdaki linki tıklayınız
Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabım İçin lütfen aşağıdaki linke tıklayınız







