Suçluluk Duygusu

Hepimizin hayatının bir noktasında derinden hissettiği bir duygu: suçluluk duygusu. Bir şey yapmak istediniz ama bu duygu sizi engelledi mi? Ya da aslında yapmak istemediğiniz bir şeyi, birini hayal kırıklığına uğratmamak için yaptınız mı? Bu söylediklerimiz size uzak değilse, lütfen okumaya devam edin…

Suçluluk duygusu neden olur?

Birçok insan, suçluluk duygusuyla yaşamını sürdürür. Bu yazının yaklaşımında suçluluk, doğuştan gelen bir özellikten çok zaman içinde öğrenilmiş bir tepki olarak ele alınır. Ailemiz, akrabalarımız, öğretmenlerimiz ve çevremizdeki diğer kişiler; davranışlarımızı, seçimlerimizi ve başkalarının beklentilerine verdiğimiz karşılıkları etkileyebilir.

Suçluluk, yaptığımız ya da olduğumuzu düşündüğümüz bir şeyle ilgili olumsuz bir duygu olarak yaşanabilir. Fakat bu duygu her zaman yalnızca kendimizle ilgili değildir. Bazen birini memnun etmediğimiz, hayal kırıklığına uğrattığımız ya da onun beklediği şekilde davranmadığımız düşüncesiyle ortaya çıkar. Bu nedenle kendinize şu soruyu sorabilirsiniz: Gerçekten kendi değerlerime aykırı bir davranışım mı var, yoksa yalnızca birinin beklentisini karşılayamadığım için mi suçluluk hissediyorum?

Bu metinde suçluluk, başkalarını yönetmek ve yönlendirmek için kullanılabilen bir duygu olarak da anlatılıyor. Yoğun suçluluk hissetmek, bu tür bir yönlendirmenin etkisinde kalmış olabileceğinizi fark etmenize yardımcı olabilir; ancak bu, sizin kötü, bencil ya da sevimsiz biri olduğunuz anlamına gelmez. Bir duyguyu hissetmeniz, o duygunun sizi tanımladığı anlamına gelmez.

suçluluk duygusu

Suçluluk duygusuyla başa çıkma: Önce neye bağlı olduğunu fark edin

Sürekli suçluluk hissetmek, zamanla kişinin kendi isteklerini ve kararlarını geri plana atmasına yol açabilir. Bir kararınızı yalnızca başkalarını memnun etmek için mi aldığınızı, yoksa gerçekten sizin için doğru bulduğunuz için mi verdiğinizi fark etmek önemlidir. Suçluluk yükseldiğinde hemen kendinizi yargılamak yerine, bu hissin hangi beklentiyle veya ilişkideki hangi durumla bağlantılı olduğunu anlamaya çalışın.

Burada bir ayrımı gözden kaçırmamak gerekir: Bir davranışınız birini incittiyse, bunu fark edip sorumluluk almak başka; sırf birinin istediği gibi davranmadığınız için kendinizi suçlamak başkadır. Bu iki durumu birbirinden ayırmak, duyguyu bastırmadan neye işaret ettiğini görmenizi sağlar. Böylece başkasının memnuniyetsizliğini otomatik olarak kendi yanlışınız gibi üstlenmek zorunda kalmazsınız.

Suçluluk duygusundan kurtulmak için kendi seçimlerinizi görün

Suçluluk, insanın öz benliğinden uzak kararlar almasına neden olabilir. Bu duygu yüzünden kendinize uygun olmadığını düşündüğünüz bir evlilik yapabilir, hoşunuza gitmeyen bir kariyeri seçebilir ya da size iyi gelmeyen kişilere bağımlı hâle gelebilirsiniz. Önemli olan, her seçiminizi başkalarının beklentilerine göre yaptığınızı varsaymak değil; kararlarınızda kendi isteğinizin ve özgünlüğünüzün ne kadar yer bulduğunu fark etmektir.

Suçluluk duygusundan kurtulmak, başkalarının duygularını önemsememek ya da her durumda haklı olduğunuzu ilan etmek değildir. Bu yaklaşımın çağrısı, sizi kontrol etmek için suçluluk yaratan beklentiler karşısında zorunluluk içinde olmadığınızı görmenizdir. Kendinize, “Bu kararı gerçekten istiyor muyum?” ve “Bunu yalnızca hayal kırıklığı yaratmamak için mi yapıyorum?” diye sorabilirsiniz. Yanıtlarınızı fark etmek, kendi özünüze ulaşma yolunda bir başlangıç olabilir.

Sağlıklı bir ilişkide herkesin her zaman memnun olması mümkün olmayabilir; ancak birinin memnuniyetsizliği tek başına sizin kötü ya da bencil olduğunuzu kanıtlamaz. Etrafınızdaki tutumları ve üzerinizde oluşan suçluluk hissini gözlemleyin. Bu his size ait bir değer yargısı mı, yoksa başkasının beklentisinin üzerinizdeki etkisi mi? Bu soruya dürüstçe yaklaşmak, hem sınırlarınızı hem de ilişkilerinizdeki seçimleri daha net görmenize yardımcı olabilir.

Kendi özgünlüğümüz her zaman bizi bekler; yeter ki onu yaşamaya istekli olalım. Suçluluk duygusunun esaretinden uzaklaştıkça çevremize verdiğimiz tepkiler de değişebilir ve daha doyumlu ilişkiler kurabiliriz. Hemen şimdi, omuzlarınızdaki bu yükü fark edin ve onunla aranıza mesafe koyun. O, size ait bir duygu değil.

Kontrol Sende Kitabım için lütfen aşağıdaki linki tıklayınız

Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabım İçin lütfen aşağıdaki linke tıklayınız

Benzer Gönderiler