Tahmin Edilebilirlik mi, Olabilirlik mi?

Gary Douglas’ın Access Consciousness Türkiye blog yazısından.
Tahmin Edilebilirlik mi, Olabilirlik mi?
Çoğumuza tahmin edilebilir bir hayat yaratmamız öğretildi. Dengeli, güvenli ve sonucu önceden belli olan seçimlerin değerli olduğu söylendi. Elbette tanıdık olanı seçmek, neyle karşılaşacağımızı bildiğimiz hissini verebilir. Ancak bu yaklaşımın sınırı, bizi mümkün olandan uzaklaştırmasıdır: Hep aynı seçeneklerin içinde kalır, yeni olanın ortaya çıkmasına daha baştan engel olabiliriz.
Gary Douglas’ın yaklaşımında tahmin edilebilirlik ve olabilirlik arasındaki temel fark, geleceği bilip bilmemek değil; seçimlerimizi önceden belirlediğimiz sonuçlarla mı, yoksa henüz tanımlamadığımız seçeneklere açıklıkla mı yaptığımızdır. Sabit bir bakış açısına tutunduğumuzda, yalnızca o bakış açısının gösterdiği kısıtlı seçenek menüsünü görürüz. Oysa metnin vurguladığı gibi: Bakış açınız realitenizi yaratır. Realiteniz bakış açınızı yaratmaz.
Gerçekten farklı, harika bir şey; daha fazla eğlence, neşe ve arzuladığınız şeylerden daha fazlasını yaratmak istiyorsanız, olabilirliği talep edip seçmeniz gerekir. Olabilirlik seçimi, sonucu baştan bilmeye çalışmak yerine, alışılmış bakış açınızın ötesinde başka nelerin mümkün olabileceğini sormaya dayanır. Tahmin edilebilir hayatla tatmin olmadıysanız, aşağıdaki üç ipucu başlangıç olabilir.
Olabilirlik seçimi için üç soru ve farkındalık
1. Sabit bakış açılarınızı sorgulayın
“Seçebileceğim olabilirliği durdurmak için kaç tane sabit bakış açısı ve tahmin edilebilir realite kullanıyorum?” diye sorun ve talep edin. Buradaki amaç kendinizi yargılamak değil; bir seçeneği daha düşünmeden elemenize neden olan varsayımları fark etmektir. Bir sonucun nasıl olacağını zaten bildiğinizi düşündüğünüzde, henüz görmediğiniz ihtimalleri de kapatıyor olabilir misiniz?
2. Sonuca vardığınız anı fark edin
Tahmin edilebilir realite, sonuca vardığınızda yarattığınız realitedir. Bir durumu kesin biçimde tanımladığınızda, ortaya çıkabilecek olanı da o tanımın sınırları içine alırsınız. Metindeki ifadeyle bu, evrenin size yaptığı hediyelendirmeyi inkâr etmek anlamına gelebilir. Bunu değiştirmeyi arzuluyorsanız şu soruyu sorun: “Seçtiğim tahmin edilebilir realiteyi yaratmak için kaç tane sonuçlandırma kullanıyorum?”
Ardından bakış açınızı değiştirmeye gönüllü olun. Bu, mutlaka belirli bir sonuç elde edeceğiniz anlamına gelmez; farklı bir şey yaratmak için kendi kısıtlamalarınızın çevresinden dolaşmayı ve tahmin edilebilirliğin ötesinde seçim yapmayı denemektir. Hayatta yeni olasılıkları seçmek, önce her ayrıntıyı bilmek değil, bildiğinizi sandığınız sınırları sorgulamaktır.
3. Bildiğiniz seçeneklerin ötesine bakın
“Sahip olduğumu bildiğim seçeneklerin ötesinde şimdi hangi seçenekleri seçebilirim?” diye sorun. Bu soru, sizi yalnızca mevcut seçenekler arasında tercih yapmaya değil, henüz aklınıza gelmemiş ihtimallere de açık olmaya çağırır. Olabilirlikten seçim yaparken kendinize şunu da sorabilirsiniz: “Eğer bunu seçersem beş yıl sonra hayatım nasıl olacak; seçmezsem beş yıl sonra nasıl olacak?”
Bu soruyu kesin bir gelecek tahmini almak için değil, seçiminizin iki yönünü de düşünmek için kullanın. Böylece tanımlanmış bir olabilirliğe sıkışmak yerine, kısıtlılık döngüsünü kıracak bir alan açabilirsiniz. Yalnızca “evet” ya da “hayır” diye talep etmek daha kolay görünebilir; fakat metin, olabilirliğin bilinen ve kolay seçeneklerden ibaret olmadığını hatırlatır.
Tahmin edilebilirliğin ötesinde seçim yapmak
FARK EDİN: Tahmin edilebilirlik, bugün yaptığınız seçimlerle geleceğinizin nasıl olacağını, bu seçimlerin dünyada yaratacağını düşündüğünüz sonuçlara dayanarak tanımlama şeklidir. Bu tanım, olabilirlikten seçim yapmanın neden farklı olduğunu açıklar: Amaç, önceden belirlenmiş bir sonucu garanti etmek değildir.
Olabilirliği seçmek, nasıl ortaya çıkarsa çıksın, ilgili herkes için en iyisini yaratacak olanı seçmekle ilgilidir. Bu; çoğu insanın görebildiğinin, olabildiğinin, algılayabildiğinin ve alıp kabul edebildiğinin ötesinde seçim yapmaktır. Access Consciousness seçim ve olabilirlik yaklaşımında da öne çıkan bu davet, mevcut realitenin tanımlayamadığı, sınırlandıramadığı ya da kısıtlayamadığı seçeneklere açık olmaktır.
Her zaman olabilirliği seçtiğinizde, bu realitenin ötesinde realiteler yaratırsınız ve evrenin tahmin bile edemeyeceğiniz yollarla katkıda bulunması için kapılar açarsınız. Öyleyse kendinize yeniden sorun: Bildiğim seçeneklerin ötesinde şimdi ne mümkün? Bu sorunun değeri, hazır bir cevap vermesinde değil; seçiminizi alışılmış sonucun sınırlarının dışına taşımaya davet etmesindedir.
Gary M. DOUGLAS
Kontrol Sende Kitabım için lütfen aşağıdaki linki tıklayınız
Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabım İçin lütfen aşağıdaki linke tıklayınız






