Z-Point ve Ho’oponopono Yöntemi

Z Point nedir?
Z Point, Grant Connolly tarafından “Be Set Free Fast” (BSFF) yönteminden geliştirilmiş bir uygulamadır. Bu yaklaşımda, kişinin geçmiş deneyimlerden kalan ve bugün tepkilerini etkilediği düşünülen kalıpları fark edip arınma cümleleriyle çalışması amaçlanır.
Grant Connolly der ki: “Gördüğümüz, duyduğumuz, düşündüğümüz, hissettiğimiz ve imgelediğimiz her şey bireysel ve toplumsal olarak bilinçaltımızda birikir; bu kayıtlar, benzer deneyimlerle karşılaşınca tetiklenir ve tekrar çalmaya başlar. Sonuç olarak da hayatımızda istenmeyen durumlar yaratır.”
Bu bakış açısına göre Z Point ile üzerinde çalışılan kalıplar, geçmişte yaşanan olaylarla bağlantılı olarak kaydedilmiş; zamanla unutulmuş olsa da bugün kişiye zarar verdiği düşünülen kayıtlardır. Sigara içmek, çok yemek yemek, tembellik, fobiler, parasal sıkıntılar ve ilişki problemleri bu kalıplar ve anılarla ilişkilendirilir.
Bazı içsel ya da dışsal olaylar bu kayıtları tetiklediğinde, eski deneyimler bir playback gibi yeniden çalmaya başlayabilir. Böyle anlarda anda ve özgürce davranmak yerine, bilinçaltında depolanmış eski kayıtlara göre tepki verdiğimizi düşünebiliriz. Bu yaklaşımda, gerçek özümüzün devre dışı kalması da tam olarak bu tekrar eden tepkilerle anlatılır.
Ben, bugün dünyada karşılaştığımız pek çok sorunun bu eski ve zarar verici kayıtlara göre hareket etmemizle bağlantılı olduğunu düşünüyorum. Kayıtların farkına varıp onlarla çalışmak, kendi seçimlerimize ve gerçek benliğimize yeniden yaklaşmanın bir yolu olarak görülüyor.

Z Point yöntemi nasıl uygulanır?
Z Point uygulamasında amaç, eski kalıplar üzerinde çalışarak kişinin kendi seçimlerini yapabilmesine ve içinde bulunduğu andaki fırsatları daha kolay fark etmesine alan açmaktır. Uygulayanlar, bu süreçte sanki uzun süren bir uykudan uyanmış gibi hissettiklerini ifade edebilir. Buradaki arınma anlatımı, yöntemin yaklaşımını ve uygulayanların deneyimlerini tarif eder.
Bilinçaltındaki eski ve zarar verici kalıplar, bilgisayardaki virüslere benzetilir: Bu kayıtların aynı hataları tekrar tekrar yapmamıza neden olduğu düşünülür. Bu benzetmede Z Point, eski kayıtlarla çalışırken bilinçaltına basit, etkili ve güvenli olduğu düşünülen yeni bir program yüklemek gibidir. Benzetmenin amacı, yöntemdeki arınma fikrini anlaşılır kılmaktır.
Uygulamanın ilk adımında, kalıpları silmek için “kuyruk kelime” denilen bir kelime bilinçaltına yüklenir. Bu kelime, anlamını bildiğimiz ya da bilmediğimiz herhangi bir kelime olabilir. Ardından rahatsızlık veren kalıp, duygu veya anıyla ilgili özel cümleler kullanılır; her cümlenin sonrasında kuyruk kelime mantra gibi tekrarlanır.

Bu yaklaşımda kuyruk kelimenin ve diğer talimatların, eski ve zararlı kalıpları, duyguları ve anıları temizlemeye yardımcı olduğu düşünülür. Yöntemin “sihirli bir değnek” gibi iş gördüğünü söylemem, uygulamanın basitliğini anlatan bir benzetmedir; Z Point’in temel fikri, kişinin kendisinde ve başkalarıyla ilişkilerinde çatışma yaratan yönlerle çalışarak arınmayı amaçlamasıdır.
Yargılama, eleştirme, utanç, suçluluk, hayal kırıklığı, nefret ve korku gibi güçlü duygular da bu çalışmada ele alınabilir. Kişinin kendisine ya da başkalarına yönelttiği bu duygularla çalışmak, eski tepkileri fark etmesine ve daha özgür seçimler yapmasına yardımcı olmayı hedefler.
Kontrol Sende Kitabım için lütfen aşağıdaki linki tıklayınız
Z Point deneyimleri ve bedensel hisler
Z Point uygulaması sırasında bazı kişiler bedensel duyumlar yaşayabildiklerini anlatır. Bu duyumlar, uygulayıcılar tarafından evrensel enerjiyle ilişkilendirilir ve Reiki şifa dokunuşu ya da diğer kanallık yaklaşımlarında hissedilen enerjiye benzetilir. Bu, kişisel deneyimlere dayalı bir yorumdur.
Uygulama sonrasında ellerde, ayaklarda ve çakra noktalarında karıncalanma ya da hareketlilik hissettiğini belirtenler vardır. Bazıları yoğun bir arınma sırasında bu hissi bütün vücuda yayılan bir titreşim olarak tarif eder; kimi zaman iç organlarda da titreşim duyumsandığı ifade edilir. Enerjiye hassas olduğunu düşünen kişiler bu deneyimleri daha yoğun yaşayabilir.
Evrensel enerji konusunda daha önce deneyimi olmayan kişiler ise alınlarında ve başlarında karıncalanma, hareketlilik ya da sıcaklık hissettiklerini söylemişlerdir. Herkesin deneyimi aynı olmayabilir; burada aktarılanlar uygulama sırasında dile getirilen kişisel hislerdir.
Bir çalışmada Z Point, duru görü medyumu olduğu belirtilen bir kişiyle uygulandı. Medyum, enerjiyi Z Point uygulayıcısı ile danışan arasında kurulan holografik bir ışık köprüsü şeklinde gördüğünü ifade etti. Bazı Z Point cümleleri sırasında dünyanın derinliklerine ve evrene uzanan vorteksler gördüğünü; enerjinin yalnızca uygulayıcıyla sınırlı kalmayıp dünyadaki herkesle ve bütün insanlıkla birleştiğini anlattı. Bu, söz konusu çalışmada aktarılan bir deneyimdi. Görünüyor ki bilinçaltı iş başındayken çok daha güçlü bir şeyler oluyor.
Z Point ve Ho’oponopono yöntemi
Ben Z Point ile hem kendi üzerimde hem de danışanlarım üzerinde çalışıyorum ve çok iyi sonuçlar aldım. Kendi deneyimime göre kişi zamanla hayatın en zor koşullarına bile huzurla çözüm arayabilir; hayat daha kolay, daha sevgi dolu ve daha zevkli hâle gelebilir.
Bir seminerde Zero Limit ile Z Point arasındaki farkın sorulacağını düşündüğüm için Joe Vitale ve Dr. Len’in yazdığı Zero Limit kitabını okudum. Kitap kurdu ve iyi bir araştırmacı olduğumu düşünüyorum; iyi bir kütüphanem vardır. Bugüne kadar okuduğum kitapların hepsinden yararlandım ve her birinden bir şeyler öğrendim. Ancak bazı kitaplar farkındalığımda özel bir açılım yarattı; Zero Limit de bunlardan biri oldu.
Bazı kitapların etkisini, kimya deneyinde mavi suya berraklaştırıcı solüsyondan bir damla damlatınca suyun birden durulaşmasına benzetiyorum. Özellikle Zero Limit‘teki cümleler, uyguladığım Z Point ile birleşince farkındalığımdaki açılım beni çok şaşırttı. Bunun ardından Zero Limit ve Ho’oponopono yöntemi üzerine araştırmaya başladım.
Ho’oponopono arınma cümleleri
Ho’oponopono yöntemini dünyaya tanıtan Dr. Len’in birçok konuşmasını dinledim ve Joe Vitale’nin bu konudaki yazılarını okudum. Ihaleakala Hew Len, bir konuşmasında feneri bir cam parçasına tutarak şöyle diyor: “Bu cam parçası arınmış sizsiniz, bu fener de Tanrı; gördüğünüz gibi Tanrı’nın ışığını nasıl yayıyorsunuz.”
Ardından camın arkasına siyah bir karton koyuyor ve bunun bilinçaltında depolanmış anıları, duyguları, kalıpları, düşünceleri ve inançları temsil ettiğini söylüyor. Siyah karton camın arkasındayken Tanrısal ışığın yayılmadığını, esinle hareket edilemediğini anlatıyor. Bu benzetmedeki seçim, o kartondan kurtulmayı isteyip istemediğimizdir.
Bugüne kadar uyguladığım birçok yöntem arasında Z Point ve Ho’oponopono yöntemini kendimizi arındırmanın en kolay ve etkili yollarından biri olarak gördüm. Benim deneyimimde Z Point’teki arınma cümleleri ve kuyruk kelime yaklaşımı, Ho’oponopono’daki dört cümleyle bir araya geldi.
Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabım İçin lütfen aşağıdaki linke tıklayınız
Bu konuşmayı dinledikten sonra Z Point’te kullandığım arınma cümlelerinin ardına Ho’oponopono’daki dört cümleyi ekledim: “Özür dilerim, beni affet, teşekkür ederim ve seni seviyorum.” Kendi deneyimimde bu kelimeleri kullandığımda Z Point’ten daha iyi sonuçlar aldım.
Daha sonra bilinçaltımdaki eski kuyruk kelimeyi silip, kuyruk kelime olarak Ho’oponopono’dan öğrendiğim “özür dilerim, beni affet, teşekkür ederim ve seni seviyorum” sözlerini yükledim. Danışanlarımla da aynı yaklaşımı uyguladım; eski kuyruk kelimeleri yerine arınma için bu dört cümleyi kullandım.
Bizler artık rahatsız edici bir durumla karşılaştığımızda önce kısa bir meditasyon yapıyor, o durumla ilgili bilinçaltımızın arşivlerinde depolanmış olabileceğini düşündüğümüz kalıplar, inançlar, duygular, düşünceler ve anılar üzerinde çalışıyoruz. Bunun için Z Point cümlelerinden ve kuyruk kelimelerden yararlanıyoruz.
Sizlere de tavsiye ederim.
Teşekkür ederim, sizleri seviyorum.
Ecz. Sevinc Sultan
Holistik Yaşam Koçu






