Çekim Yasası Çalışmaları Hakkında Geri Dönüşler

Kişisel gelişim çalışmalarına başladığımdan, bireysel danışmanlık yaptığım ve sitemde yazılar yayımladığım zamandan bu yana, birçok kişinin paylaşılan bilgilerden faydalanarak hayatında değişimler yaşadığını gelen mesajlardan görmek benim için güzel bir duygu.
Gelen mesajlardan birkaçını burada paylaşmak istiyorum. Bu geri dönüşler, çekim yasası üzerine düşünürken kişinin ne istediğini fark etmesinin ve kendi değişimine açık olmasının neden önemli olduğunu da hatırlatıyor.
Çekim yasası çalışmalarında niyet ve farkındalık

Çekim yasası her zaman çalışır. Yeter ki ne istediğinizi netleştirin; onu elde edebileceğinize ve elde ettiğinizde taşıyabileceğinize inanarak isteyin. Burada önemli olan, isteği yalnızca dile getirmek değil, gerçekten ne istediğinizin farkına varmaktır.
Çalışmaların temel hedefi, kişinin ne istediğini görmesine ve istediklerinin önünde engel olarak duran düşünce ve duyguları fark etmesine yardımcı olmaktır. Bazen istek net görünür; ancak ona yaklaşmayı zorlaştıran korkular, tereddütler ya da kişinin kendi inançları yeterince fark edilmemiştir. Önce bunları görebilmek, değişim için bir başlangıç oluşturur.
Bu nedenle kişisel gelişim çalışmalarında yalnızca hedefe odaklanmak değil, o hedefle ilgili içimizden geçenleri de dürüstçe dinlemek gerekir. “Bunu gerçekten istiyor muyum?”, “Elde edersem hayatımda ne değişecek?” ve “Bunu hak ettiğime ya da taşıyabileceğime inanıyor muyum?” gibi sorular, isteğin arkasındaki duygu ve inançları anlamamıza yardımcı olabilir.
Değişime direnç ve içimizdeki çocuk
Bu çalışmaların başarılı olabilmesi için kişinin değişime istekli olması; kendi duygu ve inançlarının farkına varıp onlarla yüzleşmeyi kabul etmesi gerekir. İşin en zor kısmı da budur. Çünkü insan çoğu zaman bildiği ve alıştığı duruma tutunur. Değişim belirsizlik taşıdığında, zihnimiz bu belirsizlikten korkabilir ve bizi mevcut düzende tutacak mazeretler üretebilir.
Benim yaklaşımımda bu direnç, kişinin kendini suçlaması gereken bir kusur değil; önce fark edilmesi gereken bir durumdur. Bir yanımız yenilik isterken başka bir yanımız alıştığı güvenli alanı bırakmak istemeyebilir. Bu iki tarafı görmeden, yalnızca kendimize “Artık değişmeliyim” demek her zaman yeterli gelmez.
Hepimiz yetişkin çocuklarız. Fiziksel yaşımız ne olursa olsun, akıl yaşımız çocukluğumuzda nerede takılıp kalmışsak o yaştadır. Kimimiz 5 yaşında, kimimiz 10 yaşında, kimimiz 12 yaşındayız. Bu, yaşımızı değil; bugün de etkisini hissedebildiğimiz çocukça korkuları ve ihtiyaçları anlatan bir benzetmedir.

Değişim için önce o çocukla iletişim kurmamız; onu sevgiyle tanıştırıp korkularından arındırmamız, emniyette ve güvende olduğunu hissettirmemiz gerekiyor. Kendi içimizdeki bu tarafı anlamaya çalışmak, isteğimizin önündeki engelleri daha açık görmemize yardımcı olabilir. Değişime hazır olmak, korkuların hiç olmadığı anlamına gelmez; onlarla karşılaşmaya ve kendimizi anlamaya gönüllü olmak demektir.
Bu bakış, çekim yasası deneyimleri üzerine gelen mesajları değerlendirirken de önemlidir. Her kişinin isteği, koşulları ve yaşadığı süreç kendine özgüdür. Paylaşılan geri dönüşler, başkalarının da kendi yolculuklarında farkındalık ve değişim yaşadığını gösteren kişisel anlatımlardır; benim için bu mesajların değeri, kişilerin kendi deneyimlerini paylaşmalarında yatıyor.
Gelen mesajlar ve danışmanlık sürecine dair geri dönüşler
Aşağıdaki görseller, bana iletilen mesajlardan seçilmiş geri dönüşleri içeriyor. Bireysel danışmanlık yorumları ve paylaşımlar, bir kişinin kendi yaşantısına dair izlenimleridir. Bunları herkes için aynı sonucu vaat eden örnekler olarak değil, kişisel gelişim yolculuklarında yaşananların paylaşımı olarak okumak daha doğru olur.
Kişisel gelişim danışmanlığı sırasında da benim için temel nokta, kişinin kendi isteğini ve önündeki engelleri fark edebilmesidir. Danışmanlık ya da çalışma, kişinin yerine karar vermek veya onun adına değişmek değildir. Kişinin kendi duygu ve inançlarıyla karşılaşmaya istekli olması, bu sürecin önemli bir parçasıdır.
İstediğimiz her şeyi elde edebileceğimizi fark etmek güzel bir şey. Bu farkındalık, her şeyin kendiliğinden ya da aynı biçimde gerçekleşeceği anlamına gelmez; ne istediğimizi görmemiz ve kendi içimizdeki engellerle çalışmamız için bir imkân sunar. Gelen mesajları paylaşmamın nedeni de bu değişim ihtimalini ve kişilerin kendi deneyimlerini görünür kılmaktır.



Sevgiyle,
Her şey gönlünüzce olsun.
Halis Şahiner
Kontrol Sende Kitabım için lütfen aşağıdaki linki tıklayınız
Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabım İçin lütfen aşağıdaki linke tıklayınız







