Servet Oluşturmanın Dört Elementi – Gary Douglas

Büyürken annem bana, “Şampanya zevkin ve bira bütçen var,” derdi. Ben de “Tamam,” dedim, “şampanya bütçesine sahip olacağım ve iyi bira içeceğim.” Bu söz, bana sunulan imkânlarla yetinmek yerine daha fazlasının mümkün olabileceğini düşünmemi sağladı.
Çoğumuz çocukken her şeyin mümkün olduğuna dair bir algıya sahiptik. Ailelerimiz bize bir şeyler verirken biz yine de daha fazlasını istiyorduk. “Neden sadece sana verdiklerim için şükretmiyorsun?” diye sorulduğunda cevabımız çoğu zaman “Çünkü daha fazlası var! Neden bana her şeyi vermiyorsun?” oluyordu.
Büyüdükçe, her şeye sahip olamayacağımızı söyleyen kaç düşünceyi gerçek kabul ettik? Ya daha fazlası mümkün olsaydı? Kendinize daha fazlasını seçme izni verseydiniz ne değişirdi? Yanlış yaptığınız şeyleri yargılamak yerine durup, “Burada farkında olduğum bir olasılık var. Bunu yaratmak için ne gerekir?” diye sorabilirdiniz.

Servet ve bolluk mümkün; daha fazlası da mümkün. Önemli olan yalnızca bunu istemek değil, almaya ve seçmeye istekli olup olmadığınızı fark etmektir. Gary Douglas’ın yaklaşımında servet oluşturma, paraya ve sahip olabileceğiniz olasılıklara bakışınızı değiştiren dört element üzerinden ele alınır.
Bolluk ve servet nasıl yaratılır? Dört element
1. Paraya sahip olmaya istekli olun
Paraya sahip olmaya mı, yoksa yalnızca onu harcamaya mı isteklisiniz? Sadece harcamaya odaklandığınızda, elinize geçen her şeyi tüketmek zorundaymışsınız gibi hissedebilirsiniz. Douglas’ın vurguladığı ayrım şu: Paraya sahip olduğunuzda, onu nerede ve ne zaman harcayacağınızı seçebilirsiniz. Böylece para, hemen elden çıkarılması gereken bir şey olmaktan çıkar ve seçim yapma imkânı sunar.
Deneyebileceğiniz bir soru var: Şehirdeki en pahalı dükkâna girin ve “Para söz konusu olmasaydı, buradaki her şeyi alabilseydim neyi seçerdim?” diye sorun. İstediğimizi düşündüğümüz şeylerin büyük bölümünün bütçemizi aşacağını varsaymayı öğrenmiş olabiliriz. Bu varsayım, neyi arzuladığımızı fark etmeden önce seçenekleri sınırlayabilir. Havayı solumaya paranız yetiyor mu? Hayır; yine de nefes almayı seçiyorsunuz. Peki paraya da havaya baktığınız gibi yaklaşsaydınız, ona sahip olma fikri size nasıl gelirdi?
2. Şükran duyun ve daha fazlasını isteyin
Bugün sahip olduklarınız için şükran duyarken aynı zamanda daha fazlasını isteyebilirsiniz. Bu ikisi birbirinin zıddı değildir. Ben sahip olduğum her şey için şükran duyuyorum ve istemeyi asla bırakmıyorum. Şükran duymak, arzularınızı küçültmeniz ya da mevcut durumunuzu kusursuz bulmanız gerektiği anlamına gelmez.
Daha fazlasını istemenin daha fazla olasılığı fark etmenize yardımcı olabileceğine dair alışılmadık bir bakışım var. İsteğinizi baştan sınırlarsanız, sınırlı bir hayatın peşinde koşabilirsiniz. Bu nedenle daha fazlası için soruyorum; kendimi başarısız ilan etmeden ve hayatım kusursuz değil diye öfkelenmeden, aldıklarım için şükrediyor ve istemeye devam ediyorum. Bu yaklaşımda şükran, hayatınızdaki mevcut imkânları görürken yenilerine de açık kalmanızı sağlar.
3. Paranın daha fazlasını yaratmaya hizmet ettiğini fark edin
Bugün yaptığınız seçim, yarının geleceğini yaratır. Bu nedenle yalnızca bir işte çalışarak ya da bir sınıfta ders vererek ne kadar para kazanacağınıza bakmak yerine, seçiminizin ileride neler mümkün kılacağını da sorun. “Bu ne gelecek yaratacak?” ve “Bu seçimle hangi geleceği yaratacağım?” soruları, odağı yalnızca bugünün ihtiyacından gelecekte açılabilecek imkânlara taşır.
Başkalarının sahip olmadığı kapasitelere sahip olabilirsiniz. Bunları para yaratmak için mi kullanıyorsunuz, yoksa henüz yaratamadıklarınız yüzünden kendinizi yargılamak için mi? Para kazanma ve servet oluşturma, bu bakışta yalnızca bugünkü emeğin karşılığını hesaplamak değil; sahip olduğunuz kapasiteyi hangi seçimlerle kullanacağınızı da düşünmektir. Buradaki soru, kendinizi eleştirmekten çok, elinizdeki imkânla ne yaratabileceğinizi görmeye yöneliktir.
4. Hayatınıza ekleyin
Bize hayatı yaşamanın eve, arabaya, eşe ve çocuklara sahip olmak olduğu söylenir. Oysa bu yaklaşımda bunlar hayatın kendisi değil, hayatınızı yaşarken ona ekleyebileceğiniz şeylerdir. Önce yaşamınızı ve seçimlerinizi genişletmeye odaklandığınızda, sahip olduklarınızı da yalnızca varılacak son nokta olarak görmek zorunda kalmazsınız.
Her gün “Hemen para yaratacak hayatıma ne ekleyebilirim?” diye sorun. “Haftada 40 saat çalışıyorum, daha fazlasını yapamam” düşüncesini tek seçenek olarak kabul etmek yerine, başka nelerin mümkün olabileceğini araştırın. Bu soru, mutlaka daha fazla çalışmanız gerektiği anlamına gelmez; mevcut bakışınızın dışında bir olasılık bulunup bulunmadığını fark etmeye çağırır. Servet oluşturmanın yolları üzerine düşünürken, günlük yaşamınıza hangi seçimin, katkının ya da imkânın eklenebileceğini sormak da bu yaklaşımın parçasıdır.
“Eğer bir işin yapılmasını istiyorsan onu yoğun birine ver” sözünü duydunuz mu? Yoğun kişiler çoğu zaman daha fazlasını yapabilir; çünkü her şeyi bir sınırlama olarak değil, olasılık olarak görürler. “Farklı bir seçim yaparsam burada neler mümkün?” sorusu da tam olarak bu bakışa kapı aralar.
Bu dört element, bolluk ve servet için kesin sonuç vaat eden bir formül değil; paraya, isteğe, geleceğe ve günlük seçimlere farklı bir açıdan bakma çağrısıdır. Servet yaratabilirsiniz, bolluk içinde yaşayabilirsiniz. Seçiminiz yaratır. Onu seçecek misiniz? Ona sahip olacak mısınız? O olacak mısınız?
Gary Douglas
Kontrol Sende Kitabım için lütfen aşağıdaki linki tıklayınız
Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabım İçin lütfen aşağıdaki linke tıklayınız







