Bilinçaltı Yüklerini Bırakma – Bağ Kesme Çalışması
Hayatımızda bazı insanlar, olaylar ve ilişkiler yalnızca geçmişte kalmaz; bazen içimizde taşımaya devam ettiğimiz duygusal yükler hâline gelir. Bir söz, bir kırgınlık, bir ayrılık, yaşanmış bir çatışma ya da tamamlanmamış bir duygu, farkında olmadan bugünkü seçimlerimizi, ilişkilerimizi ve içsel huzurumuzu etkileyebilir.
Bu çalışma, geçmişten gelen duygusal bağları fark etmek, içsel çatışmaları yumuşatmak ve artık taşımak istemediğimiz yükleri bırakmaya niyet etmek için hazırlanmış bir farkındalık ve imgeleme çalışmasıdır.
Çalışma sırasında bazı duygusal çözülmeler yaşanabilir. Kişi bir anda ağlamak isteyebilir, bedensel bir rahatlama hissedebilir, öfke, hüzün, kırgınlık ya da suçluluk gibi duygularla temas edebilir. Böyle bir durumda süreci zorlamadan, duyguların olduğu gibi akmasına izin vermek önemlidir. Amaç duyguyu bastırmak değil, onun bedende ve bilinçte nasıl yer tuttuğunu fark etmektir.
Bilinçaltı Yükleri Nedir?
Geçmişimizden, ailemizden, çevremizden, yaşadığımız ilişkilerden ve çatışma deneyimlerimizden birçok duygu, inanç ve kalıp alırız. Annemizden, babamızdan, sevdiklerimizden, kırgınlık yaşadığımız kişilerden, hatta geçmişte hayatımızdan çıkmış insanlardan bile bazı izler taşıyabiliriz.
Bu izler bazen açık bir hatıra olarak değil, içsel bir gerilim, huzursuzluk, tekrar eden ilişki biçimi, kendini sabote etme, suçluluk, öfke ya da değersizlik hissi olarak ortaya çıkar.
İnsan bazen neden aynı tür insanlarla karşılaştığını, neden benzer sorunları tekrar tekrar yaşadığını ya da neden bazı duygulardan özgürleşemediğini anlamakta zorlanır. Çünkü sorun yalnızca dışarıdaki kişi ya da olay değildir. Çoğu zaman dışarıda yaşanan çatışma, içeride henüz çözülmemiş bir yükü görünür hâle getirir.
Bu nedenle bağ kesme çalışması, bir kişiyi hayatımızdan zorla çıkarmak ya da onunla olan ilişkiyi yok saymak anlamına gelmez. Buradaki amaç, o kişiyle ilgili üzerimizde taşıdığımız duygusal yükü, bilinçaltı kalıbı ve içsel gerilimi fark edip bırakmaya niyet etmektir.
Bağ Kesme Çalışması Neye Hizmet Eder?
Bağ kesme çalışması, kişinin kendi içinde taşıdığı çatışmayı görmesine yardımcı olur. Bazen birine kızgın olduğumuzu düşünürüz; fakat derine indiğimizde o kişinin bizde açığa çıkardığı şeyin korku, suçluluk, değersizlik, reddedilme ya da yetersizlik hissi olduğunu fark ederiz.
Bu çalışma, o kişiyle aramızdaki görünmez duygusal bağı fark etmek ve artık bize hizmet etmeyen yükleri bırakmak için yapılır.
Amaç kimseyi suçlamak değildir. Amaç, “Ben bu olaydan ne taşıyorum?”, “Bu kişinin bende tetiklediği duygu ne?”, “Artık hangi yükü taşımayı bırakabilirim?” sorularına alan açmaktır.
Çünkü insan kabul etmediği, reddettiği ya da bastırdığı duygularla görünmez bir bağ kurmaya devam eder. Kabul, burada pasif bir razı oluş değil; olanı olduğu gibi görme, içsel direnci bırakma ve özgürleşme alanı açma hâlidir.
Çalışmaya Başlamadan Önce
Bu çalışmayı sessiz, rahat ve bölünmeyeceğiniz bir ortamda yapmanız önerilir. Rahat bir pozisyonda oturun. Gözlerinizi kapatmadan önce birkaç dakika boyunca bedeninizin ağırlığını, nefesinizin ritmini ve bulunduğunuz alanı fark edin.
Çalışmayı her seferinde yalnızca bir kişi için yapın. İlk olarak hayatınızda en fazla çatışma yaşadığınız kişiden başlayabilirsiniz. Bu kişi anneniz, babanız, eski eşiniz, bir arkadaşınız, bir akrabanız, iş hayatınızdan biri ya da geçmişte hayatınızda olmuş herhangi biri olabilir. Şu anda hayatta olmayan biriyle ilgili de bu çalışmayı imgesel düzeyde uygulayabilirsiniz.
Burada önemli olan, zihinsel olarak doğru kişiyi bulmaya çalışmak değil; bedeninizde hâlâ yük, gerilim, kırgınlık ya da tamamlanmamışlık hissi oluşturan kişiyi fark etmektir.

Bilinçaltı Yüklerini Bırakma Telkin Metni
Rahat olacağınız bir yerde oturun. Gözlerinizi yavaşça kapatın. Ağır, sakin ve derin nefesler alın. Üç derin nefes alışverişinden sonra, hayatınızda en fazla çatışma yaşadığınız kişiyi gözünüzün önüne getirin.
Bu kişi geçmişte hayatınızda olmuş biri olabilir. Şu anda hayatınızda olan biri olabilir. Size kırgınlık yaşatmış, sizi zorlamış, öfkelendirmiş ya da suçluluk hissettirmiş biri olabilir.
Onu zihninizde net olarak göremiyorsanız, görmeye çalışmak için kendinizi zorlamayın. Yalnızca karşınızda olduğunu hissedin. Şu anda o kişi karşınızda duruyor.
Şimdi kendinize sorun:
“Bu kişiyi karşımda düşündüğümde bedenimde ne hissediyorum?”
Öfke mi var? Kırgınlık mı? Korku mu? Suçluluk mu? Utanç mı? Özlem mi? Direnç mi?
Gelen duygu ne olursa olsun onu değiştirmeye çalışmayın. Sadece fark edin. Çünkü bu çalışmada amacınız, duyguyu bastırmak değil; onun sizde tuttuğu yükü görmektir.
Şimdi o kişinin gözlerinin içine baktığınızı hayal edin. Ona sevgiyle bakmayı seçin. Bu sevgi, yaşananları onaylamak anlamına gelmez. Bu sevgi, kendi iç dünyanızda barışa yer açma niyetidir.
Çünkü karşınızdaki kişi, bir yönüyle size içinizdeki bir duyguyu, bir yarayı, bir çatışmayı ya da bir kalıbı göstermiş olabilir. Belki onun davranışı size bir sınırı hatırlatmıştır. Belki onun varlığı, sizde kabul edilmemiş bir yanınızı görünür kılmıştır. Belki de onunla yaşadığınız deneyim, artık taşımak istemediğiniz bir yükü fark etmenize aracılık etmiştir.
Şimdi içinizden ya da sesli olarak ona şu iki cümleyi söyleyin:
“Teşekkür ediyorum.”
“Seni seviyorum.”
Bu iki cümle, yaşananları haklı çıkarmak için değil; içsel çatışmayı sevgiyle çözmeye niyet etmek için söylenir.
Teşekkür ediyorsunuz; çünkü o kişi size içinizdeki bir yüzü göstermiş olabilir. Bu yüz, görmek istemediğiniz bir tarafınız olabilir. Kırgınlığınız, korkunuz, öfkeniz, bağımlılığınız, onay ihtiyacınız ya da kendinizi değersiz hissettiğiniz bir alan olabilir.
Ama insan kendinde görmek istemediği taraflarla yüzleşmeden gerçek anlamda özgürleşemez. Bazen en çok tepki verdiğimiz kişiler, içimizde bastırdığımız ya da kabul etmekte zorlandığımız bir şeyi görünür hâle getirir.
Şimdi o kişiye imgesel olarak sarıldığınızı hayal edin. Dilerseniz bu anı bedeninizde daha güçlü hissetmek için kendinize sarılabilirsiniz. Kollarınızı bedeninizin etrafına dolayın ve bu sarılmayı yalnızca o kişiye değil, kendi içinizde incinmiş, yorulmuş, kırılmış tarafınıza verdiğinizi hissedin.
Ona sarılırken şunu söyleyin:
“Yaşadığımız deneyimlerde bir yüzümü gördüm ve önemli farkındalıklar kazandım. Ama artık varlığımda bu yükü taşımayı tercih etmiyorum.”
Bu cümleyi yavaşça, hissederek tekrar edin:
“Artık varlığımda bu yükü taşımayı tercih etmiyorum.”
Burada bıraktığınız şey kişi değildir. Burada bıraktığınız şey, o kişiyle ilgili üzerinize aldığınız yük, bilinçaltı kalıp, suçluluk, korku, öfke, kırgınlık ya da içsel gerilimdir.
Şimdi imgesel olarak bir adım geriye çekilin. Sizinle o kişi arasında, özellikle göbek bölgenizden ona doğru uzanan bir kordon, ip ya da enerji bağı olduğunu hayal edin. Bu bağ, onunla aranızda taşıdığınız duygusal yükü temsil ediyor.
Bu kordonu görmeye çalışın. Eğer göremiyorsanız, yalnızca orada olduğunu bilin ya da hissedin. Kordon ince olabilir, kalın olabilir, karanlık olabilir, düğümlenmiş olabilir. Nasıl görünüyorsa öyle görünmesine izin verin.
Şimdi elinizde altın renkli bir makas olduğunu hayal edin. Bu makasla aranızdaki kordonu sevgiyle kesin. Zorlamadan, öfkeyle değil; yalnızca özgürleşme niyetiyle kesin.
Kordonun kesildiğini ve iki parçanın birbirinden ayrıldığını görün ya da hissedin. Eğer bağ hemen ayrılmıyorsa, makasın büyüdüğünü hayal edin. Daha güçlü, daha parlak, daha net bir şekilde o bağı kesin.
Bu sırada kendinize şunu söyleyin:
“Bu yükü sevgiyle bırakıyorum.”
“Bana ait olmayanı iade ediyorum.”
“Kendi alanıma, kendi merkezime ve kendi özgürlüğüme dönüyorum.”
Kordon ayrıldıktan sonra o kişinin gözlerinin içine tekrar bakın. İçinizden ya da sesli olarak:
“Teşekkür ediyorum.”
deyin.
Sonra onun sizden yavaş yavaş uzaklaştığını hayal edin. Siz kendi alanınızda kalıyorsunuz. O kendi alanına dönüyor. Aranızda daha hafif, daha özgür ve daha sağlıklı bir mesafe oluşuyor.
Birkaç derin nefes alın. Bedeninizde ne değiştiğini fark edin. Göğsünüzde, boğazınızda, karnınızda, omuzlarınızda ya da yüzünüzde bir rahatlama olup olmadığını gözlemleyin.
Hazır olduğunuzda gözlerinizi yavaşça açın.
Çalışmanın Kısa Özeti
Gözlerinizi kapatın ve birkaç derin nefes alın.
Çalışma yapacağınız kişiyi karşınıza alın.
O kişiye sevgiyle bakın.
İçinizden ya da sesli olarak “Teşekkür ediyorum” ve “Seni seviyorum” deyin.
Ona imgesel olarak sarılın.
“Yaşadığımız deneyimlerde bir yüzümü gördüm ve önemli farkındalıklar kazandım. Ama artık varlığımda bu yükü taşımayı tercih etmiyorum” cümlesini söyleyin.
Bir adım geriye çekilin.
Aranızda bir kordon olduğunu hayal edin.
Altın renkli bir makasla bu kordonu kesin.
Bağın ayrıldığını görün ya da hissedin.
Tekrar teşekkür edin ve kişinin sizden uzaklaştığını hayal edin.
Gözlerinizi yavaşça açın.
Bu Çalışma Ne Sıklıkla Yapılmalı?
Bu çalışmayı her seferinde yalnızca bir kişi için yapmanız daha sağlıklı olur. Bir kişiyle ilgili çalışma genellikle birkaç dakika sürebilir. Eğer bağın ayrıldığını, yükün hafiflediğini ya da bedeninizde rahatlama oluştuğunu hissediyorsanız, aynı kişiyle çalışmayı tekrar tekrar yapmanız gerekmez.
Fakat çalışma sırasında yoğun bir direnç, sıkışma ya da zorlanma hissederseniz kendinizi zorlamayın. O kişiyi o an için bırakıp başka bir zaman tekrar çalışabilirsiniz. Bazı duyguların çözülmesi zaman isteyebilir.
Öncelikle en yoğun çatışma yaşadığınız kişilerle başlayabilir, daha sonra geçmişte hayatınızda yer almış kişilerle, ardından da sevdiklerinizle ilgili üzerinize aldığınız yükleri fark etmek için bu çalışmayı uygulayabilirsiniz.
Bu çalışmanın amacı bağları koparmak değil; ilişkilerin üzerindeki yükleri hafifletmektir. Bazen bir kişiyle aranızdaki duygusal yük azaldığında, o kişiyle daha sağlıklı bir mesafe kurabilirsiniz. Bazen ilişki yumuşar, bazen sınırlarınız netleşir, bazen de hayatınızda artık işlevi kalmayan bazı bağların doğal olarak zayıfladığını fark edebilirsiniz.
Kendi İçsel Yanlarınızla da Çalışabilirsiniz
Bu çalışmayı yalnızca başka kişiler için değil, kendinizde çatışma yaşadığınız içsel yönleriniz için de uygulayabilirsiniz.
Örneğin içinizde sürekli endişelenen bir taraf olabilir. Kendinizi aşağı çeken, korkuya sürükleyen, karar vermenizi zorlaştıran ya da sizi geçmişte tutan bir yanınız olabilir.
Bu durumda karşınıza bir kişiyi değil, kendi içinizdeki o yönü alın.
Örneğin:
“Karşımda, benim değersiz hisseden yanım var.”
“Karşımda, benim sürekli endişelenen yanım var.”
“Karşımda, benim hata yapmaktan korkan yanım var.”
Sonra aynı çalışmayı bu yanınızla yapın. Onun gözlerinin içine bakın. Ona “Teşekkür ediyorum” ve “Seni seviyorum” deyin. Çünkü bu yanınız da bir zamanlar sizi korumak, güvende tutmak ya da acıdan uzaklaştırmak için oluşmuş olabilir.
Ardından ona sarılın ve şu cümleyi söyleyin:
“Bugüne kadar beni korumaya çalıştığını görüyorum. Ama artık bu yükü varlığımda taşımayı tercih etmiyorum.”
Sonra aranızdaki bağı kesin ve kendi merkezinizde kalın.
Bu çalışma, kendinizle savaşmayı bırakıp kendinizle temas kurmanıza yardımcı olabilir. Çünkü insan içindeki bir tarafı reddettikçe o taraf daha çok güç kazanabilir. Fakat onu fark edip kabul ettiğinde, dönüşüm için yeni bir alan açılır.
Çalışma Sonrası Neler Fark Edilebilir?
Çalışmadan sonra bedende hafifleme, sakinleşme, ağlama isteği, yorgunluk, ferahlık ya da duygusal boşalma hissedilebilir. Bazı kişiler çalışmadan sonra ilgili kişiye karşı daha az tepki verdiğini, daha net sınır koyabildiğini ya da aynı olayı düşündüğünde eskisi kadar yoğun duygu hissetmediğini fark edebilir.
Bazı ilişkiler daha yumuşak bir hâle gelebilir. Bazı ilişkilerde ise kişi, artık aynı yükü taşımak zorunda olmadığını fark ederek daha sağlıklı bir mesafe oluşturabilir.
Burada önemli olan sonucu zorlamak değildir. Çalışmayı yaptıktan sonra “Mutlaka bir şey değişmeli” beklentisine girmek yerine, bedeninizde ve hayatınızda zamanla oluşan farkları gözlemlemek daha sağlıklı olacaktır.
Önemli Uyarı
Bu çalışma kişisel farkındalık, içsel rahatlama ve duygusal yükleri fark etme amacıyla hazırlanmıştır. Tıbbi, psikolojik ya da psikiyatrik tedavi yerine geçmez. Yoğun travma, ağır depresyon, panik atak, yas süreci, istismar geçmişi, kendine zarar verme düşüncesi ya da günlük yaşamı ciddi şekilde etkileyen duygusal zorlanmalar söz konusuysa bir ruh sağlığı uzmanından profesyonel destek alınmalıdır.
Bu tür çalışmalar, kişinin kendi iç dünyasını fark etmesine yardımcı olabilir; ancak hiçbir çalışma herkes için aynı sonucu vermez. Süreci kendinizi zorlamadan, bedeninizin ve duygularınızın sınırlarına saygı göstererek uygulamanız önemlidir.
Son Söz
Bazen özgürleşmek, geçmişte yaşananları silmek değildir. Bazen özgürleşmek, o geçmişin üzerimizde bıraktığı yükü artık taşımamayı seçmektir.
İnsan hayatındaki bazı kişileri, olayları ve deneyimleri değiştiremez. Ama onlarla kurduğu içsel bağı dönüştürebilir. Kırgınlığı farkındalığa, öfkeyi sınıra, suçluluğu kabule, yükü ise özgürleşmeye dönüştürebilir.
Yüklerini fark et.
Taşımak zorunda olmadıklarını bırak.
Ve kendi alanına geri dön.
Kontrol Sende Kitabım için lütfen aşağıdaki linki tıklayınız
Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabım İçin lütfen aşağıdaki linke tıklayınız

Şu an şu yazıyı okurken kendi kendime oynadığım oyunlar geldi aklıma aslında herkesin oyun sandığı ama benim hakikatlerim.. çok teşekkür ederim ..
🙂
bu çalışmenın ses kaydı var mı? varsa yükleyebilirseniz çok mutlu olurum 🙂
Bu çalışmanın ses kaydı mevcut değil.
Merhaba bu çalışmayı eski erkek arkadaşım için yaptım ve o gece rüyamda onun şu an birlikte olduğu kadının annemle konuştuğunu ve anneme " aralarında öyle derin bir bağ oluşmuş ki kendileri bile farkında değil dediğini gördüm. Bunun anlamı nedir sizce?
Merhaba bir şey soracağım. Aynı güm içinde birden fazla kişi için yapabilir miyiz?
Deneyebilirsiniz
Merhabalar.bag kesme işlemi yaptıktan sonra o kişiler tamamen bizden uzaklaşırlar mi. Sevgilim terk ettiğinde negatif baglarinizdan kurtulun bunu yapın dediler. Şimdi de bağ kesme işlemi yaptığın kişi tamamen hayatından çıkar deniyor. Bu dogrumudur. Ben bilmeden hata mı yaptım :(lütfen yardım edin
Bağ kesme sonucunu kişinin enerjisi belirler. sizi ona bağımlı tutan enerjileri bıraktığınızda eğer sizin enerjiniz onda itme etkisi yaratıyorsa sizin enerjiniz değiştiğinde alanınıza geri dönebilir. Diğer türlü tamamen çıkabilir. Aranızdaki bağın şekli önelidir.