Düşüncenin İyileştirici Gücü – Louise L. Hay

İşinizi sevin: “Yaptığım her işten keyif alıyorum”
Belki kendinizi içinde sıkışmış hissettiğiniz bir iştesiniz; belki işinizden hoşlanmıyor ya da yalnızca eve para götürmek için zamanınızı harcadığınızı düşünüyorsunuz. Louise L. Hay’in yaklaşımında olumlu düşünmenin gücü, çalışma yaşamınıza ve ona ilişkin duygularınıza başka bir gözle bakmanın başlangıç noktasıdır. Bu fikirler ilk anda basit gelebilir; ancak Hay, çalışma koşullarını olumlu yönde değiştiren pek çok insan gördüğünü söyler.
Hay’in önerdiği güçlü araçlardan biri, çalıştığınız yeri sevgiyle kutsamaktır. Nerede çalışıyor olursanız olun ve oraya ilişkin ne hissederseniz hissedin, önce bulunduğunuz yeri sevgiyle karşılamayı deneyin. Bina, içindeki donanım, masanız ya da tezgâhınız, kullandığınız makineler ve ürünler, müşterileriniz, çalışma arkadaşlarınız ve işinizle ilgili diğer unsurlar bu yaklaşımın parçasıdır.
İş yerindeki ilişkiler ve değişim için olumlamalar
İş yerinde sorun yaşadığınız biri varsa, o kişiyi her hatırladığınızda şu ifadeyi tekrarlayabilirsiniz: “İş yerindeki herkesle harika bir ilişkim var; buna … da dâhil.” Hay’in önerisi, sözü bir kez söyleyip unutmak değil; ilişkiye ve kendi yaklaşımınıza dair niyetinizi düzenli olarak hatırlamaktır. Durumun nasıl değişeceğini önceden kestiremeyebilirsiniz; bazen çözüm, şu an aklınıza gelmeyen bir yoldan ortaya çıkabilir. İfadenizi dile getirin, ardından her şeyi tek başınıza denetlemek zorunda olmadığınızı hatırlayın.
Yeni bir işe geçmek istiyorsanız Hay, mevcut işinizi sevgiyle bırakmanızı önerir: “Bu işi, burada olmaktan memnuniyet duyacak bir sonraki kişi için sevgiyle serbest bırakıyorum.” Ona göre bu iş, onu elde ettiğiniz dönemde sizin için uygun olmuş ve o zamanki kendinize değer verme duygunuzu yansıtmıştır. Şimdi büyüdüğünüzü ve başka imkânlara yöneldiğinizi kabul ederek, ne aradığınızı daha açık ifade edebilirsiniz.
“Uzaklarda, tam olarak benim sunacağım şeyleri arayan insanlar olduğunu biliyorum. Artık tüm yaratıcı yeteneklerimi ve hünerlerimi kullanan bir işi kabul ediyorum. Bu iş derin anlamda tatmin edici ve her gün bu işe gitmek benim için bir keyif. Bina aydınlık, canlı, havadar ve coşku dolu; bulunduğu yer harika. İyi para kazanıyorum ve bunun için gerçekten minnettarım.” Bu ifade, iş bulmak için olumlu düşünceler arayanların Hay’in yaklaşımından yararlanarak kendi beklentilerini söze dökmesine örnek olabilir.

Hay’in düşünce zincirinde önemli bir nokta da şudur: İşinizden duyduğunuz hoşnutsuzluğu fark etmeden yeni işinize taşıyabilirsiniz. Yeni iş değişikliği tek başına duygularınızı ve bakış açınızı dönüştürmeyebilir. Bu nedenle önce şu anki duygularınızı görmek, ardından çalışma yaşamınızda neyi farklı istediğinizi belirlemek önemlidir. Hay’in olumlamalarına göre, mevcut işe daha takdirle yaklaşmak yeni bir fırsatı da daha açık biçimde karşılamanıza yardımcı olabilir.
İşinden hoşlanmayan biri şu ifadeyi kullanabilir: “Çalıştığım iş yerini her zaman severim. En iyi işleri alırım. Her zaman takdir edilirim.” Louise Hay olumlamaları, onun düşünce ve inançlara verdiği önemi yansıtır; bunları kesin sonuç garantisi olarak değil, kişinin kendi tutumunu gözden geçirmesine yardımcı olan ifadeler olarak okumak gerekir.
Sevdiğiniz işi yapın
Geçiminizi sağlamak için mutlaka çok çalışmanız gerektiği inancıyla yetiştirildiyseniz, bu düşünceyi yeniden değerlendirebilirsiniz. Hay’in önerdiği ifadelerden ikisi şunlardır: “Çalışmak benim için kolay ve eğlencelidir” ve “Yaptığım her işten zevk alırım.” Bu sözleri, yeni bir düşünce biçimi geliştirmeyi amaçlayan hatırlatıcılar olarak kullanabilirsiniz.
Hay, sevdiğiniz işi yaparak para kazanmaktan keyif almaya hakkınız olduğunu vurgular. Hoşlandığınız etkinliklere yönelmek ve size anlamlı gelen işi aramak, başarı ve refah düşüncenizi destekleyebilir. İş bir oyuna dönüştüğünde eğlenceli ve ödüllendirici hâle gelir, der. Metindeki “işle ilgili olumsuz yaklaşımlar vücutta toksin yaratır” ifadesi de Hay’in yaklaşımının bir parçasıdır; burada bilimsel bir sonuç değil, çalışma yaşamına dair görüşü olarak aktarılmaktadır.
İşinizi kaybettiyseniz, yaşadığınız hayal kırıklığını yok saymanız gerekmez. Hay’in önerisi, bu duyguların içinde uzun süre kalmak yerine yeni bir başlangıca yer açmaktır. Şu ifadeyi tekrarlayabilirsiniz: “Önceki patronumu sevgiyle bırakıyorum. Bununla birlikte gelecek olan yalnızca iyiliktir. Artık benim için daha iyi olan bir şeye gidiyorum. Güvendeyim ve her şey yolunda.” Ardından yeni bir iş ararken olumlu ifadelerden yararlanabilirsiniz.
İdeal işe yaklaşırken korku ve kendini sabote etme
Kimi zaman hayallerimize çok yaklaştığımızda, gerçekten istediğimiz şeye sahip olmaktan korkup kendimizi sabote etmeye başlayabiliriz. Büyük bir adım atmak, ideal işi elde etmek ya da daha iyi para kazanmak göz korkutucu gelebilir. “Ya başarısız olursam? Ya insanlar benden hoşlanmazsa? Ya mutlu olamazsam?” soruları, bu korkunun nasıl dile geldiğini gösterir.
Hay bu soruları, hayallerinizi gerçekleştirmekten çekinen parçanızın sesi olarak ele alır. Böyle zamanlarda kendinize karşı sevecen, sabırlı ve yumuşak olmanız gerektiğini söyler. İçinizdeki çocuğun endişelerini dinleyin; ona sevildiğini ve güvende olduğunu hatırlatın. Hay’in önerdiği ifade şöyledir: “Evrende güvendeyim. Tüm hayat beni seviyor ve destekliyor.”
Olumlu düşünmenin gücüyle iş bulmaya bakmak
Bir iş bulmanın zor olduğu düşüncesine kapılıp kalmamaya çalışın. Bu durum bazı insanlar için geçerli olabilir; ancak Hay’in yaklaşımına göre bunu kendiniz için kaçınılmaz bir gerçek olarak kabul etmeniz gerekmez. İhtiyacınız olan tek bir iş fırsatıdır. Ekonomideki değişimler ve olumsuz haberler kaygıyı artırabilir; bu nedenle çevrenizdeki karamsar konuşmaların düşüncelerinizi bütünüyle yönetmesine izin vermemek önemlidir.
İş yaşamı ya da ekonomi hakkında olumsuz eğilimler duyduğunuzda şu ifadeyi kullanabilirsiniz: “Bazıları için geçerli olabilir, ancak benim için değil. Nerede olursam olayım ya da ne olursa olsun, her zaman başarılı olurum.” Hay, başarı hakkında nasıl konuştuğumuza dikkat etmemizi önerir. Bir hafta boyunca para, iş, kariyer, ekonomi, tasarruf ve emeklilik konularında kullandığınız dili dinleyin. Bu gözlem, düşüncelerinizin ve sözlerinizin mevcut yaklaşımınızı nasıl yansıttığını fark etmenize yardımcı olabilir.
Hay’in değindiği bir diğer konu, iş yerinden küçük şeyleri izinsiz almayı normal görmektir. Raptiye ya da başka malzemeleri eve götürmenin önemsiz olduğunu düşünenler olabilir. Oysa Hay, bunu dürüstlük ve bolluk anlayışıyla ilişkilendirir: Hayattan aldığımız şeylerin karşılığında bir şeylerin bizden de alınabileceğini hatırlatır. Bu, onun kişisel ve düşünsel yaklaşımıdır; iş yerindeki malzemeleri izinsiz almamak ise aynı zamanda açık bir sorumluluk meselesidir.
Hay, bu düşüncesini kendi deneyimiyle de anlatır. 1976’da bilinçli olarak aldığı son şeyin bir posta pulu olduğunu, sonrasında kendisine gönderilen 300 dolarlık çekin postada kaybolduğunu söyler. Bu deneyimi pahalı ama öğretici bir ders olarak nitelendirir. Para sizin için önemliyse, iş yerinden aldığınız malzemeler konusunda dürüst davranıp davranmadığınızı gözden geçirin; aldıysanız yerine koymayı düşünün. Hay’in bu örneği, kendi inançlarını ve davranışlarını sorgulamaya yönelik kişisel anlatısının bir parçasıdır.
Hayatın ihtiyaçlarımızı karşılayacak kaynaklar sunduğu düşüncesi, bu yaklaşımın temel dayanaklarından biridir. Bu fikri kendi inanç sisteminize kattığınızda, başarı ve zenginlik kavramlarına bakışınız da değişebilir. Yeni işinizde patronlar, çalışma arkadaşları, ortam ya da binayla ilgili endişeleriniz varsa, çalışma hayatınızı nasıl yaşamak istediğinizi ve bu konudaki inançlarınızı yeniden gözden geçirin.
Çalışma hayatınızın nasıl olmasını istediğinize karar verin ve bunu anlatan olumlu ifadeler oluşturun. Hay’in yaklaşımında bu sözleri düzenli biçimde tekrarlamak, arzu ettiğiniz çalışma yaşamını zihninizde daha belirgin hâle getirmenin yollarından biridir.

Çalışma hayatını geliştirmek için olumlamalar
Aşağıdaki iş hayatı için olumlamalar, Louise Hay’in metnindeki ifadelerden düzenlenmiştir. Size uygun olanları seçebilir ve kendi çalışma koşullarınıza göre kişiselleştirebilirsiniz:
- Her zaman bana saygı duyan ve iyi ücret veren insanlar için çalışırım.
- Her zaman harika patronlarım olur.
- İş arkadaşlarımla karşılıklı saygıya dayalı, iyi bir atmosferde anlaşırım.
- Her zaman nazik müşterilerle karşılaşırım; onlara hizmet etmek bir keyiftir.
- İş yerimde bulunmak benim için bir keyiftir.
- İş yerimde çevremi saran güzelliği seviyorum.
- İşe gelmek bir keyif; hoş ve güvenli bu çevreyi seviyorum.
- İstediğim zaman iş buluyorum.
- İş yerinde elimden gelenin en iyisini yapıyorum ve bu takdir ediliyor.
- Terfi fırsatlarından kolaylıkla yararlanıyorum.
- Gelirim sürekli artıyor.
- İşim beklentilerimin ötesinde gelişiyor.
- İdare edebileceğimden daha çok iş alıyorum.
- Herkes için yeterince var; benim için de.
- Çalıştığım iş tatmin edici ve memnuniyet verici.
- İş yerimde mutluyum.
- Harika bir kariyerim var.
- İş dünyasında güvendeyim.
Aklımdaki düşüncelerin çalışma koşullarımla yakından ilgili olduğunu biliyorum. Bu nedenle düşüncelerimi bilinçli olarak seçiyorum. Düşüncelerim destekleyici ve olumlu. Başarıyla ilgili düşünceleri seçiyorum; bu nedenle başarılıyım. Uyumlu düşünceleri seçiyorum; bu nedenle uyumlu bir atmosferdeyim. Sabah kalktığımda o gün yapacağım önemli işler olduğunu bilmek hoşuma gidiyor. Zor ama tatmin edici işlerim var. Yaptığım işi düşündüğümde kalbim gururla atıyor. Her zaman işim var, her zaman üretkenim. Hayat güzel. Gerçekten de öyle!
Hayat beni seviyor ve ben güvendeyim
Hayatımdaki herkesi, kadın ya da erkek, bir sevgi çemberine alıyorum. Bu çembere arkadaşlarımı, sevdiklerimi, iş arkadaşlarımı ve geçmişimdeki herkesi ekliyorum. Herkesle karşılıklı saygı ve sevginin olduğu, uyumlu ilişkiler kurduğumu ifade ediyorum. Huzur, barış ve sevinç içinde yaşıyorum. Sevgi çemberimi tüm gezegeni içine alacak biçimde genişletiyorum ve bu sevgi misliyle bana geri geliyor. İçimde koşulsuz bir sevgi var ve bunu herkese dile getiriyorum. Duyduğum koşulsuz sevgi beni de kapsıyor; çünkü sevilmeyi hak ettiğimi biliyorum. Kendimi seviyor ve takdir ediyorum. Gerçekten de öyle!
Louise L. Hay
Düşüncenin İyileştirici Gücü
Kontrol Sende Kitabım için lütfen aşağıdaki linki tıklayınız
Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabım İçin lütfen aşağıdaki linke tıklayınız






"Küçük şeyleri bile almak, Hayata sizin bunları kendiniz için satın alamadığınızı söylemektir ve Hayat sizin sınırlara saplanmanıza neden olur" gerçeği, bize verilen hediye, ısmarlanan veya sunulan şeyleri kabul etme gibi konular için de geçerli midir?
Olayın iki yönü var. Küçük şeyleri isterken ve alırken ruh haliniz önemli. Birinci duruma örnek sokaklardaki dilenen insanlardır. Onların tek amacı insanları acındırarak onlardan bir kaç kuruş koparmak. Bir süre sonra bu düşünceyle özdeşleşerek kurban rolü ile hayatına devam ediyor. Haberlerde rastlamışsınızdır dilencinin evinden bilmem ne kadar para çıktı vb. diye. Ne kadar çok parası olursa olsun o açlık o muhtaciyet devam ettiği için aynı şeyi yaşayacaktır. Yukarıda söylenen söz bu tarz düşünceyi yani yokluğu işaret etmektedir.
Diğer boyut ise gerçek anlamda ihtiyaç hissetmeden evrenin size sunduğu tüm şeyleri küçük yada büyük sevgiyle kabul etmek. Ve size verdiği için Allaha şükretmek.
Bu dünyada herşey Yüce Allah'ındır. Biz sadece onları gecici süre kullanıyoruz. Yaratan bizim isteklerimizi bize farklı şekillerde iletir. Birilerini aracı yapar. Birilerinin aracılığı ile size gelmiş hediye Allah tarafından gönderilmiştir. Onu sevgiyle kabul edip şükretmek önemli. Kuranda bu konu bir çok ayette geçmektedir.
Örneğin ihtiyacınız yokken size gelmiş bir küçük hediyeyi almak. Ve teşekkür etmek. Bu size bolluğu getirecektir.