İçsel Temizlik: Bir Başarı Öyküsü

İçsel temizlik çalışmaları sırasında tanıştığım Özlem’in yaşam yolculuğunu anlatacağım. Evli ve iki çocuk annesi olan Özlem, çocukluğundan itibaren kendisini çoğu zaman geri planda ve değersiz hissetmişti. Bu, onun hayatındaki zorlukları anlamaya çalışırken üzerinde durduğumuz önemli noktalardan biriydi.

Özlem’in çocukluğu ve evliliği

Kardeşi olduğunda ikinci plana atıldığını düşünmüş; ailesi onu okula göndermiş, ancak hayatını da sıkı biçimde kontrol etmişti. Arkadaşlık kurmakta zorlanmış, babası ve abisinin tutucu tavırları nedeniyle kendi kararlarını vermesine pek fırsat bulamamıştı. Okulu bitirince, içinde bulunduğu durumdan uzaklaşmak umuduyla karşısına çıkan ilk kişiyle evlendi.

Ne var ki hayatın sürprizleri bitmemişti. Eşi de babasının baskıcı tavırlarını andıran davranışlar sergiliyor; Özlem evde baskı, şiddet, taciz ve hakaretle karşılaşıyordu. Birlikte iş yeri açmışlardı. Özlem sabah erkenden dükkânı açıp çalışırken eşi ve çocukları öğleye kadar uyuyor, ardından dükkâna geliyordu. İşler de zamanla kötüleşti ve iflasın eşiğine geldiler.

Özlem’in ruhsal durumu giderek ağırlaştı; intiharın eşiğine geldi ve ilaç kullanmaya başladı. Kendini değersiz ve hor görülmüş hissediyor, çocuklarıyla ilişkisi bile pamuk ipliğine bağlı gibi görünüyordu.

Kendini sevmekten bilinçaltı çalışmasına

Sitem aracılığıyla bana ulaştığında, işlerini toparlamak ve internetten para kazanmak istiyordu. Böylece eşine ve çocuklarına kendini kanıtlayacağını düşünüyordu. Kendini ifade etmekte zorlanıyordu ama yaşadığı durumdan çıkmak için de çabalıyordu. Sohbetlerimiz ilerledikçe, meselenin yalnızca para kazanmak olmadığını; içinde bulunduğu koşulların çok daha ciddi olduğunu gördük. Ona kişisel gelişim çalışmaları önerdim.

Önce kendisini sevmediğini fark ettim. Her sabah aynanın karşısına geçip kendini sevdiğini söylemesini ve bu kendini sevme egzersizlerini gün içinde de tekrarlamasını önerdim. Ardından, o dönemde uyguladığım EFT – Duygusal Özgürleşme Tekniği alıştırmalarını, bilinçaltındaki olumsuz kayıtlarla çalışmak amacıyla paylaştım. Tespit ettiğimiz konular üzerinde birlikte çalışmaya başladık.

Ben de aynı dönemde kendimle ilgili çalışmalarımı sürdürüyordum. Bir arkadaşımdan içsel temizlik adı verilen bir yöntem olduğunu öğrendim. İnternet araştırmalarımda, bu tekniği İstanbul’da yaşayan Nilgün Avunduk Hanım’ın bulduğunun belirtildiğini gördüm. Çalışmalara dair dokümanlara ulaştım, videolarını ve yöntemi uygulayıp başaran kişinin kitabını satın alarak kendim de denemeye başladım. Daha önce EFT ve Reiki gibi yöntemlerle bilinçaltı temizliği yaptığımı düşünüyordum; bu yeni çalışmada ise bazı olumsuz duyguların hâlâ durduğunu fark ettim.

Bu yaklaşımda, yaşanan bir olayın ardındaki olumsuz kaydın çıkış noktasına ulaşmaya çalışıyordum. Özlem’le yaptığımız konuşmalarda da olaylara nasıl anlam verdiğini ve kendi davranışlarını nasıl değerlendirdiğini araştırdık. Çalışmalar ilerledikçe, daha önce gözden kaçırdığımız bazı bağlantılar görünür olmaya başladı.

Korkularla yüzleşmek ve bakış açısını değiştirmek

Özlem, eşiyle evlenmeden önce “Yeter ki evleneyim ben, gerekirse ben yorulmadan çalışırım, soğan ekmek yemeğe razıyım” demiş. Ben bunu, onun o dönemdeki isteğini ve fedakârlık anlayışını gösteren önemli bir cümle olarak gördüm. İçsel temizlik yöntemiyle geçmişte yaşadıklarını incelerken, ona zaman zaman “Geçmişine bak bakalım, senin bu hareketi yaptığın bir dönem var mı?” diye soruyordum.

İlk başta hemen itiraz ediyordu: “Ben hiç öyle değilim, o şekilde hiç davranmadım.” Çalışmaya devam ettiğinde ise ertesi gün, başkalarında gördüğü bazı davranışları çocukluğunda kendisinin de yaptığını veya ailesinden öğrendiğini fark etmeye başladığını anlatıyordu. Bu fark ediş, olaylara bakışını değiştirdi.

Benim o dönemki yorumum, karşısına çıkan bazı kişilerin ona aynalık yaptığı yönündeydi; yani başkalarında rahatsız olduğu davranışların kendi geçmişindeki izlerle bağlantısını araştırıyorduk. Bu, yaşadığı baskı ve şiddetin sorumluluğunun Özlem’de olduğu anlamına gelmez. Şiddetin sorumluluğu, şiddet uygulayan kişidedir. Çalışmalarımızda, yaşadığı olayları hatırlarken bunlarla bağlantılı korkuları anlamaya ve kendi duygularını ele almaya odaklandık. Her çalışma onu bir miktar rahatlatıyordu; yine de üzerinde durulacak çok şey vardı.

Eşiyle ilgili çalışmalardan kaçınması

Özlem’in kendine güveni artmıştı; ancak eşinin hakaretleri, baskısı ve şiddeti sürüyordu. Çalışmalarımızı internet ve telefon üzerinden yaptığımız için onu yüz yüze göremiyor, durumunu yalnızca sesinden ve anlattıklarından değerlendirebiliyordum. Bir süre sonra eşine ilişkin konularda çalışmaktan kaçındığını fark ettim. Konuyu başka yerlere çekiyordu.

Bu kaçınmanın ardında, çalışmanın sonunda ayrılmak zorunda kalmaktan korkması vardı. Eşine bağımlı hissettiğini, onun ekmeğini yediği için ayrılırsa ihanet etmiş olacağını düşündüğünü söylüyordu. Ailesiyle ilgili sorunlar da eklenince kendisini iki arada sıkışmış hissediyordu. Değişim ihtimalinden korkuyor, eski tükenmiş hâline dönmek istemediğini anlatıyordu.

Bir gün, eşinin küçük oğullarını dövmesi üzerine ona karşı çıktığını ve evi terk ettiğini söyledi. Bu kadar hızlı bir gelişme beklememiştim; Özlem’in eşinden ayrılmasına benim sebep olduğum düşüncesiyle bir an suçluluk hissettim. Oysa karar ve cesaret Özlem’e aitti: kendisine yapılanlara karşı durabilmişti.

Sonraki günlerde eşine karşı sorumluluk ve bağımlılık hislerinin sürdüğünü gördük. Eşi onu evle veya başka işlerle ilgili çağırdığında kendisini hâlâ gitmek zorunda hissediyordu; gerekçesi, eşinin ekmeğini yemiş olmasıydı. Oysa dükkânı sabah erkenden açıp çalışarak gelir elde eden kendisiydi. Kendi emeğini ve değerini görmesi kolay olmamıştı. Birkaç gün sonra eşinin yanına döndü ve hakaretle şiddetin sürdüğünü anlattı.

Bu kez, eşine ilişkin konuları çalıştığını söylemesine rağmen korkularıyla yeterince yüzleşmediğini düşündüm. Baskı ve şiddet karşısındaki korkuları üzerine yeniden çalıştı. Özlem’in anlattığına göre, bu çalışmaların ardından eşinin baskı ve şiddeti kesildi. Ben bunu çalışmanın ardından yaşanan bir gelişme olarak aktarıyorum; içsel çalışmaların başka bir kişinin davranışını değiştireceğini veya şiddetin sona ereceğini garanti etmek mümkün değildir. Şiddet gören kişinin güvenliği ve ihtiyaç duyduğu desteğe ulaşması önceliklidir.

Bu süreçte Özlem eşini, ailesini ve çevresindeki kişileri affetmeye; yaşadıklarını yargılamadan kabul etmeye yöneldi. Kabul etmek, yaşanan şiddeti onaylamak ya da ona razı olmak değildir. Benim gözümde bu, yaşadıklarına başka bir yerden bakmaya ve kendi duygularını fark etmeye başlamasının bir parçasıydı.

Borçlar, yeni hedefler ve Özlem’in yolculuğu

Hayatı bir ölçüde sakinleşince bu kez borçlar gündeme geldi. Evlilik öncesinde söylediği “Yeter ki evleneyim ben, gerekirse ben yorulmadan çalışırım, soğan ekmek yemeğe razıyım” sözünü, yaşadığı koşullarla birlikte yeniden değerlendirdi. İyi bir iş kurmuşlardı; ancak eşinin sorumsuz davranışlarıyla borçları artmış ve iflas noktasına gelmişlerdi. Bu konuyla ilgili çalışmalar önerdim. Özlem’in yaptığı çalışmalar sırasında olumlu gelişmeler yaşandığını anlattı.

Özlem, kendi korkularına ve iç dünyasına odaklanarak yaşamında değişiklik yapmayı öğrendi. Zaman zaman zorlandığı hâlde, istediği yaşama doğru nasıl ilerleyebileceğini keşfetti. Bu sürecin onu eşini, ailesini ya da çocuklarını değiştirmeye yöneltmediğini özellikle vurgulamak isterim: çalışmalarını kendi korkuları ve tepkileri üzerinde yürüttü. Benim yaklaşımımda içsel temizlik, kişinin kendi içinde taşıdığı duyguları fark edip onlarla çalışması anlamına geliyordu.

Özlem şimdi sevdiği bir işi yapmak üzere yeni bir iş yeri açmaya hazırlanıyor. İhtiyaç duyduğu paranın ihtiyaç duyduğu zamanda geldiğine inanıyor ve evrenin onun için çalıştığını söylüyor. Onun yaşadıkları, bu içsel temizlik başarı öyküsünün merkezinde yer alan değişimi; kendini ifade etme, emeğini görme ve kendi yaşamı için adım atma çabasını anlatıyor.

Bu süreçte ilaç kullanmayı bıraktığını da paylaşmıştı. Bu, Özlem’in kişisel hikâyesinin bir parçasıdır; ilaçları bırakmak için bir öneri değildir. İlaçlarla ilgili her değişiklik mutlaka doktorla görüşülerek yapılmalıdır.

Umarım Özlem’in yaşam yolculuğu sizin yolculuğunuzda da bir rehber olabilir. Sevgiyle kalın.

Halis Şahiner

Halis Şahiner’le Bireysel Danışmanlık

içsel temizlik

Kontrol Sende Kitabım için lütfen aşağıdaki linki tıklayınız

Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabım İçin lütfen aşağıdaki linke tıklayınız

Benzer Gönderiler

2 yorum

  1. Cok guzel ve bir cok kisiye rehber olacak bir basari hikayesi, paylasim icin cok tesekkkurler ve insallah bir cogumuz korkularimizin farkina varir ve bunlarin esiri olmaktan kurtuluruz.

    Basarinizin ve paylasimlarinizin devamini diliyorum.

Yoruma kapalı.