İçsel Temizlikle Para Kazanma Korkusunu Aşmak

Para durumumuzu değiştirebileceğimize inanmak çoğu zaman zordur. Sınırlarla yaşamaya alışır; daha çok para kazanmanın ancak üniversite okumak, büyük bir şirkette sağlam bir göreve gelmek ve özel yaşamımızdan fedakârlık ederek çalışmakla mümkün olduğunu öğreniriz. Bu yüzden korkularımız üzerinde çalışarak düşünce ve duygularımızı dönüştürmenin para konusundaki algımızı etkileyebileceği fikrine mesafeli yaklaşabiliriz.
Buradaki yaklaşım, içsel temizlik çalışmalarını bir gecede zengin olma ya da belirli bir kazancı garanti etme yöntemi olarak görmek değil; para konusundaki korku ve kabulleri fark edip onlarla çalışmaktır. Para kazanma korkusu bazen açıkça “kazanamam” diye görünür, bazen de “hak etmiyorum”, “param olursa insanlar benden bir şey bekler” veya “kazandığım para elimden gider” düşüncelerinin arkasına saklanır.
Para kazanma korkusu ve hak etme düşüncesi
Bolluk ve bereketi hayatımıza çekmekte karşılaştığımız engellerden biri de hak etme duygusudur. “Hak etmiyorum” düşüncesini fark etmek her zaman kolay değildir. Hak etmek neye bağlıdır? “Hak verilmez, kazanılır” deriz. Peki, hak nasıl kazanılır?
Öğretmen olmayı nasıl hak ettim? Okula gittim, derslere katıldım, eğitim aldım, sınavları geçtim ve diploma aldım. Birinin bize tavsiyede bulunma hakkı olduğunu düşünmemiz için çoğu zaman bizim yaşadıklarımızı yaşamış ve aşmış olmasını bekleriz. Fakir birinin para konusunda bilgi veremeyeceğini ya da işe yeni başlamış birinin yıllardır o işi yapan birine tavsiyede bulunamayacağını düşünebiliriz.
Bu bakışta hak; tecrübe ve eğitimle kazanılan bir şeydir. O zaman mevcut kazancımızı ve durumumuzu da bugüne kadar edindiğimiz deneyimin doğal sınırı gibi algılayabiliriz. “Daha fazlasını kazanmak için daha çok öğrenmem, daha çok tecrübe edinmem gerekir; yalnızca istemek yetmez” düşüncesi böyle kurulur. Algımız ve sınırımız budur. Fakat bu düşünceyi sorgulamak, daha fazlasını istemenin kendimizi suçlamak ya da mevcut emeğimizi küçümsemek anlamına gelmediğini görmemize yardımcı olabilir. Sınırları yok etmeye çalışmayalım; önce onları genişletmenin mümkün olup olmadığını soralım.
Bugüne kadar çalıştığım kişilerin çoğunda karşılaştığım en büyük engellerden biri, yaşamak istedikleri hayatı kuracak paranın olmadığına inanmalarıydı. Realitenin sınırlarıyla çevrili bir yaşamı seçiyoruz. Realite, bu yaklaşımda, zihnimizde kurduğumuz algıyla da şekillenir. Algımızı sorgulayabilirsek seçeneklerimizi de farklı görmeye başlayabiliriz. Kaybedecek neyiniz var ki? Kaynak yazının yazıldığı dönemde verdiğim örnekle, Mayıs 2012 için “Bu ay 10 bin TL kazanabilir miyim?” sorusunu bir korku çalışmasının konusu yapmıştım. Bu rakam bir kazanç vaadi değil; kişinin kendi sınırlarını ve bu sınıra eşlik eden korkuları fark etmesi için kullanılan bir örnektir.
Para konusunda sınırlayıcı inançları fark etmek
Para konusunda sınırlayıcı inançlar herkeste aynı değildir. Aşağıdaki cümleleri okuyun ve hangisinin sizde daha gerçek bir karşılığı olduğunu fark edin. Bir düşünceyi hemen doğru ya da yanlış ilan etmek yerine, onu söylerken ne hissettiğinize bakın. Bu liste, para kazanmayı engelleyen inançları fark etmek için bir başlangıç olabilir:
- Para kazanmak için çok çalışmak gerekir.
- Ancak zengin ya da şanslı doğanların parası olur.
- İyi para kazanmak için üniversite okumuş olmak gerekir.
- Ailemde parayı ben kazanmam; parayı erkek kazanır.
- Para kirlidir; ruhsal işler ile para bir arada olmaz.
- Para kazanıyorsam ruhsallığımı kaybetmişimdir.
- İnsanları iyileştirmek için para almak onları sömürmek demektir.
- Eğlenerek ya da sevdiğim bir işi yaparak çok para kazanamam.
- Yaratıcı insanlar fakirdir; hepimize yetecek kadar para yoktur.
- Ben kazanırsam başkaları paramı kullanır; para geldiği gibi gider.
- Hiçbir zaman para yetmiyor ve yetmeyecek.
- Kocamın benden daha çok para kazanması gerekir.
- Ailemde hiçbir zaman para olmadı; bizim evde para yetmedi.
- Bana hiç sorumluluk verilmedi; ailemde kimse para işini beceremez.
- Geçmişte de hiç param olmadı ya da başarılı olamadım.
- Param olduğunda onu boş yere harcadım; parayı idare etmeyi bilmiyorum.
- Başarılı olduğumda beni kıskandılar; başarımın maddi ya da manevi değeri olmadı.
- Kazandığım paraları aileme vermek zorunda kaldım; daha çok param olursa yine vermem gerekir.
- Çok para kazanırsam boş vaktim kalmayacak ve yeni beceriler öğrenmem gerekecek.
- Bugüne kadar öğrendiklerimle ancak bu kadarını hak ediyorum.
- Para durumumdan utanıyorum; param olursa herkes benden bir şey bekleyecek.
- Ekonomi kötü; bu durumda zaten para kazanamam.
- Ayın sonunu zor getiriyorum, param yetmiyor ve bütçe yapmak beni kısıtlıyor.
- Para önemsiz bir şey; para harcamazsam kendimi güçlü hissedemiyorum.
- Para sıkıntılarımı görmezden geliyorum; alışveriş yapmak kendimi daha iyi hissettiriyor.
- Yalnız, çaresiz, üzgün ya da sıkılmış hissettiğimde para harcamak iyi geliyor.
- Daha çok parayı nasıl kazanacağımı ya da borçlarımı nasıl ödeyeceğimi bilmiyorum.
- Bir falcı, “Para sıkıntın olmaz ama çok da zengin olmazsın,” demişti.
Bu cümlelerden biri size tanıdık geliyorsa onu fark etmek, kendinize bir etiket yapıştırmak değildir. Yalnızca para ile ilgili düşünce ve davranışlarınızı gözlemlemek için bir fırsattır. Örneğin bütçe yapmayı kısıtlanmak gibi algılıyorsanız, bu düşüncenin para yönetimine nasıl yansıdığını sorabilirsiniz. Daha çok para kazanmanın başkalarının beklentilerini artıracağından korkuyorsanız, bu beklentilerin sizin için ne anlama geldiğini araştırabilirsiniz.
İçsel temizlik ile para kazanma korkusu üzerine çalışmak
Aşağıdaki korku dörtlükleri, bir düşünceyi kabul edip onunla çalışmak için kullandığım içsel temizlik örnekleridir. Size uyan bir cümleyi seçebilir; ifadenin sizde uyandırdığı duyguyu fark ederek dört aşamayı kendi durumunuza göre uygulayabilirsiniz. Bunlar tek başına kazanç sağlayacağı garanti edilen sözler değil, korkuyu adlandırıp ona dikkat yöneltmek için sunulan çalışmalardır.
Örnek: Parayı idare edememe korkusu
Benim parayı idare edememe korkum var.
Ben parayı idare edememe korkumu kabul ediyorum.
Ben parayı idare edememe korkumu şu anda sevgiye dönüştürüyorum.
Ben parayı idare edememe korkumu seviyorum.
Örnek: Kazandığım parayı başkalarına vermek zorunda kalma korkusu
Benim daha çok param olduğunda onu birilerine vermek zorunda kalacağım korkum var.
Ben bu korkuyu kabul ediyorum.
Bu korkuyu şu anda sevgiye dönüştürüyorum.
Bu korkuyu seviyorum.
Örnek: Parası olursa kullanılma, kıskanılma ya da dışlanma korkusu
Benim çok param olursa insanların beni kullanacağı, kıskanacağı ya da benden nefret edeceği korkum var.
Bu korkuyu kabul ediyorum.
Bu korkuyu şu anda sevgiye dönüştürüyorum.
Bu korkuyu seviyorum.
Örnek: Kolay para kazanamama ve zaman bulamama korkusu
Babam bu parayı zor kazanırdı; ben de kolay para kazanamam, diye korkuyorum.
Bu korkuyu kabul ediyorum.
Bu korkuyu şu anda sevgiye dönüştürüyorum.
Bu korkuyu seviyorum.
Benzer biçimde “Çok para kazanırsam boş vaktim kalmayacak”, “Daha çok kazanmak için yeni şeyler öğrenmem gerekir”, “Para durumumdan utanıyorum”, “Başarılı olmayı, mutlu olmayı ve zengin olmayı hak edecek bir şey yapmadım” ya da “Başarılı olursam tüm düzenim bozulur” cümlelerini çalışabilirsiniz. Cümleleri kendi hissettiğiniz korkuya göre kurun; amaç onları ezberden tekrar etmek değil, sizde karşılığı olan düşünceyi görünür kılmaktır.
Bazen parasız olmak bize fark etmediğimiz bir yarar sağlıyor olabilir. Gülmeyin! Bu, parasız kalmanın iyi olduğu anlamına gelmez. Kimi zaman mevcut durum, değişimin getireceğini düşündüğümüz beklentilerden, sorumluluklardan ya da hayal kırıklığından kaçınmamıza yarıyor olabilir. “Bende öyle bir şey yok,” diyorsanız bile şu soruları deneyin: Bu durumdan çıkarsam ne değişir? Daha çok param olursa kimlerin benden ne bekleyeceğini düşünüyorum? Kendime yetersem, başkalarına muhtaç olmazsam ne yaparım?
Bu soruların ardından “Bu para durumundan hiçbir zaman kurtulamayacağım”, “Çok parayı hak etmiyorum”, “Bolluk ve bereket bana gelmez”, “Değişebileceğime inanmıyorum” veya “Param olursa kendime yetersem ne yapacağımı bilmiyorum” gibi ifadelerle çalışabilirsiniz. Herkes için aynı cümle geçerli olmayabilir; önemli olan kendi korkunuzu dürüstçe fark etmektir.
Geçmiş, bugün ve gelecek korkularını ayırt etmek
Bugün yarattığımız sınırlar geçmiş tecrübelerimizle de inşa edilmiş olabilir. Geçmişte yaşanan hangi olaylar bugün sizde utanç, suçluluk ya da kaygı uyandırıyor? Kendinizi neler için affedemiyorsunuz? Ailenizde paranın yetmemesi, para olmadığından utanmanız, geçmişte kazandığınız parayı elinizde tutamamanız ya da başarılı olduğunuzda kıskanılmanız, bugünkü para algınıza eşlik ediyor mu?
Geçmişe dönük çalışmalarda şu cümlelerden size uyanları seçebilirsiniz: “Ailemde hiç para olmadığı için utanıyorum”; “Geçmişte param olmadığı için şimdi de param olmayacak”; “Param olduğunda onu boş yere harcadım, parayı düzgün kullanamam”; “Başarılı olduğumda kıskanıldım”; “Kazandığım parayı aileme vermek zorunda kaldım, bu yüzden biriktiremiyorum.” Her cümlenin ardından korkuyu kabul etme, sevgiye dönüştürme ve sevme aşamalarını uygulayın.
Şimdiki durumda ise sürdürdüğümüz alışkanlık ve inançların davranışlarımıza nasıl yansıdığına bakabiliriz. Ekonominin kötü olduğu için kazanamayacağımıza inanıyor muyuz? Ayın sonunu zor getirmeyi ve kendimizi mahrum hissetmeyi sürekli tekrar ediyor muyuz? Bütçe yapmayı kısıtlanmak sayıyor, para sıkıntılarını görmezden geliyor ya da yalnız ve üzgün hissettiğimizde alışverişe yöneliyor muyuz? Önce davranışı fark etmek, üzerinde çalışacağımız düşünceyi daha belirgin hâle getirir.
Geleceğe dair korkular da bizi vazgeçirebilir. Diyet yapanlar bilir… 105’inci diyetten sonra insan boş verebilir. “Nasıl olsa verdiğim kilolar geri gelecek,” diye düşününce diyete bile başlamaz. Daha önce para kazanıp sonra onu tükettiysek, gelecekte de aynı şeyin olacağını düşünüp yeniden kazanmayı denemeyebiliriz; hayal kırıklığı yaşamak istemeyiz. Bir de para kazanırsak yaşamımızın değişeceğini düşünürüz. Değişim güzel olsa bile değişimdir ve bizi ürkütebilir. Böylece vazgeçeriz.
Gelecek korkularında “Param olsa bile mutsuz olurum”, “Param olursa insanlar benden çok şey bekler”, “Param olursa kendimi tanımayabilirim”, “Hiçbir zaman yeterli param olmayacak”, “Daha çok para kazanacak vaktim yok” ya da “Borçlarımdan kurtulamayacağım” düşüncelerini ele alabilirsiniz. Bu cümleler geleceğin kesinlikle böyle olacağını göstermez; yalnızca bugün taşıdığınız kaygıları dile getirir.
Para inançlarıyla çalışırken sabırlı olmak
Bolluk, bereket ve para üzerine oturttuğumuz inançların kültürümüzle, geldiğimiz aileyle ve genel toplum bilinciyle ilgisi vardır. Bu nedenle para sıkıntılarımızdan kurtulmak bir gecelik çalışmayla olmayacaktır. Burada sıyıracak çok katman var. Her gün çalışırsak çok yol alacağımızı biliyorum. Kendi cümlenizi seçin, onu yargılamadan fark edin ve geçmişten bugüne, bugünden geleceğe uzanan korkularınızı adım adım ele alın.
İyi çalışmalar…
Kontrol Sende Kitabım için lütfen aşağıdaki linki tıklayınız
Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabım İçin lütfen aşağıdaki linke tıklayınız








Merhaba, olumlamaların son cümlesinde korkularımız sevdiğimizi söylediğimizde o korku sevgi ile daha çok artmazmı? örnek:
ben parayı seviyorum: parayı daha çok çekerim çünkü seviyorum
ben fakirlik korkumu seviyorum: fakirliği parasızlığı daha çok çekerim çünkü fakirlik korkusunu seviyorum, korku titreşimine sevgi göndererek daha çok çekmek yerine fakirlik korkumu kendimden serbest bırakıyorum ve tüm varlığımı zenginliğe açtım, paranın sevgiyle bana akmasına hazırım demek daha iyi olmaz mı?
Bu çalışmanın temeli kabullenmeye dayanıyor. Olanı olduğıu gibi kabul etmek. Buna korkunuzda dahil. Korkunuzu sevdiğinizi söyleyerek onuda kabul ediyorsunuz. Söylenen dörtlükler sonrası içinizdeki duyguların boşalması amaçlanıyor. Eğer doğru korku yada kalıbı bulmuşssanız dörtlükleri dört beş kez yada daha daha fazla tekrarladığınızda içinizde bir duygu boşalması olacaktır. bu duygu boşalması esneme, çıkartma isteği yada ağlama gibi olabilir.
Bunların devamında ise bir rahatlama olacaktır.
korkuyu sevmek ve korkuyu sevgiye dönüştürmek için yapılan sözlü ritüeller birşeye yaramıyor
başka bir çalışma bulmam gerek.
sözle söyleniyor evet ancak kökte değişmiyor ki…
kabul ediyorsun tamam ben farkındayım ancak farkına varmak sorunu çözmüyor.korkun yine orda bi yerlerde duruyor.farketmek birinci adım evet ama sonraki adımlarda daha keskin bir çözüm arıyorum:)
Bilinçaltı Kayıt Temizliği Yapma Rehberi yazısını okumanızı tavsiye ederim.