Kuantum sıçrama nasıl yapılır?
Kuantum Sıçraması Nedir?
Kuantum sıçraması, kişisel gelişim alanında insanın mevcut düşünce, duygu ve davranış kalıplarından çıkarak daha yüksek bir farkındalık, daha net bir niyet ve daha güçlü bir içsel kararlılık alanına geçmesi anlamında kullanılan bir kavramdır. Bu kavram, kişinin hayatında küçük değişiklikler yerine daha derin, daha bilinçli ve daha dönüştürücü bir geçiş yapmasını ifade eder.
Burada sözü edilen kuantum sıçraması, yalnızca bir dilekte bulunmak ya da olumlu düşünmeye çalışmak değildir. Asıl mesele, insanın ne istediğini netleştirmesi, bu isteğin kendisinde hangi duyguları uyandırdığını fark etmesi, bunu mümkün görüp görmediğini anlaması ve içsel olarak bu yaşama gerçekten karar vermesidir.
Çünkü insan çoğu zaman ne istediğini söylediğini zanneder; fakat zihninin derinlerinde bunun mümkün olmadığına, kendisinin bunu hak etmediğine ya da böyle bir hayatın kendisi için fazla olduğuna inanıyor olabilir. İşte kuantum sıçraması çalışması, bu görünmeyen içsel engelleri fark etmek ve yeni bir içsel yönelim oluşturmak için kullanılan uygulamalı bir farkındalık sürecidir.

Kuantum Sıçraması Yapmaya Hazır mısınız?
Kendinizi geliştirmeye, yaşamınızı daha bilinçli bir yerden yeniden değerlendirmeye ve içsel dünyanızda yeni bir alan açmaya hazır mısınız?
Öyleyse elinize bir kâğıt ve kalem alın. Kendinize şu soruyu sorun:
“Ben nasıl bir yaşamın içinde olursam gerçekten kendimi iyi, huzurlu ve tatmin olmuş hissederim?”
Bu soru basit görünebilir. Fakat çoğu insan hayatını gerçekten istediği şeye göre değil; korkularına, alışkanlıklarına, çevresel beklentilere, geçmiş deneyimlerine ve bilinçaltında taşıdığı sınırlayıcı inançlara göre şekillendirir.
İnsanın yaşamındaki en temel arayışlardan biri kendini iyi hissetmek, huzurlu olmak, değerli hissetmek ve anlamlı bir hayat yaşamaktır. Çekim yasası yaklaşımında da önemli olan yalnızca istemek değil; o isteğin duygusuna, enerjisine ve içsel karşılığına uyumlanmaktır.
Çünkü insan bir şeyi yalnızca zihinsel olarak istediğinde değil, duygusal olarak da mümkün gördüğünde ve içsel olarak ona alan açtığında daha güçlü bir hareket başlatır.
Kuantum Sıçramasının İlk 5 Adımı
Kuantum sıçraması için 21 adımlık bir uygulama yapılabilir. Ancak bu çalışmanın en önemli kısmı ilk 5 adımdır. Çünkü bu adımlar, niyetinizi netleştirir, duygunuzu belirler, olasılık algınızı test eder, hak etme inancınızı görünür hale getirir ve sonunda sizi karar noktasına getirir.
Şimdi bu ilk 5 adımı birlikte inceleyelim.
1. Adım: Nasıl Bir Yaşam İstediğinizi Netleştirin
Gözlerinizi kapatın ve kendinize şu soruyu sorun:
“Ben nasıl bir yaşam istiyorum?”
Bu aşamada temel kural şudur: “Olsun” diliyle düşünmek.
Örneğin:
“Beni seven, bana değer veren bir eşim olsun.”
“Ferah, aydınlık ve huzurlu bir evim olsun.”
“Bana iyi gelen, üretkenliğimi destekleyen bir işim olsun.”
“Kendimi değerli, güvende ve güçlü hissettiğim bir yaşamım olsun.”
Burada önemli olan, isteğinizi genel ve belirsiz bırakmamak; sizin için anlamlı olan özelliklerle detaylandırmaktır. Çünkü ne istediğini bilen bir zihin, yönünü daha kolay bulur.
Fakat çoğu zaman insan bir şeyi istedikten hemen sonra kendi isteğini iptal eder. Örneğin:
“Çok güzel bir evim olsun.”
Ardından hemen şu düşünce gelir:
“Ama nereden bulacağım ki?”
İşte bu noktada zihin kendi niyetini sabote etmeye başlar. Önce istersiniz, sonra olmayacağına karar verirsiniz. Bu nedenle olumsuz bir düşünce geldiğinde onunla savaşmak yerine onu fark edin ve sevgiyle uzaklaştırın. Ardından kendinize yeniden şunu söyleyin:
“Ben bunu istiyorum ve bu ihtimale alan açıyorum.”
2. Adım: Bu Yaşamı Gerçekleştirdiğinizde Ne Hissedeceğinizi Yazın
İkinci adımda yine gözlerinizi kapatın ve arzu ettiğiniz yaşam gerçekleştiğinde kendinizi nasıl hissedeceğinizi yazın.
Gözlerinizi kapatmak burada önemlidir. Çünkü dış dünyadan gelen uyaranlar azaldığında, insan kendi içsel dünyasına daha kolay döner. Bu da zihinsel olarak değil, duygusal olarak da isteğinizle temas etmenizi sağlar.
Ancak burada dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta var:
Sadece “mutlu olmak istiyorum” demeyin.
Çünkü mutluluk çoğu zaman tek başına bir duygu değil, birçok duygunun birleşiminden oluşan bir durumdur. İnsan başarılı bir iş çıkardığında kendini değerli hissedebilir ve bu değer duygusu onu mutlu edebilir. Güvende hissettiğinde huzurlu olabilir. Sevildiğini hissettiğinde içsel olarak rahatlayabilir.
Bu nedenle kendinize şunu sorun:
“Bu yaşamın içinde ben hangi duyguları hissederim?”
Örneğin:
Güçlü hissederim.
Güvende hissederim.
Değerli hissederim.
Sağlıklı hissederim.
Keyifli hissederim.
Huzurlu hissederim.
Özgür hissederim.
Yeterli hissederim.
Sevildiğimi hissederim.
Burada önemli olan, isteğinize duygu vermektir. Çünkü düşünce tek başına çoğu zaman harekete geçmek için yeterli değildir. Düşünceyi bir araba gibi düşünürsek, duygu o arabanın yakıtı gibidir. Yakıt olmadan araba nasıl ilerlemezse, duygu taşımayan bir niyet de çoğu zaman içsel hareket yaratmaz.
Bu nedenle korkuya değil; coşkuya, arzuya, güvene, huzura ve gerçekleşmiş halin duygusuna odaklanmak gerekir. Çünkü insan hangi duyguya daha çok enerji verirse, zihni de o duyguya uygun ihtimalleri daha fazla görmeye başlar.

3. Adım: Bu Hayat Sizin İçin Olabilir mi?
Üçüncü adımda kendinize şu soruyu sorun:
“Benim arzu ettiğim bu hayat, benim için olabilirliği olan bir şey mi?”
Bu soru çok önemlidir. Çünkü bazen insan çok büyük bir hedef koyar, fakat zihni o hedefi mümkün görmez. Zihin mümkün görmediği bir şeyi desteklemekte zorlanır.
Burada amaç kendinizi sınırlamak değildir. Amaç, zihninizi adım adım genişletmektir.
Çok fazla uçmak yerine, şu anki olasılık alanınızın biraz üzerine çıkın. Eğer belirlediğiniz hedef size hiç mümkün gelmiyorsa, bunun nedenini yazın.
Örneğin:
“Bunu mümkün görmüyorum çünkü yeterli param yok.”
“Bunu mümkün görmüyorum çünkü daha önce denedim ve olmadı.”
“Bunu mümkün görmüyorum çünkü kendime güvenmiyorum.”
“Bunu mümkün görmüyorum çünkü ailemden böyle bir şey görmedim.”
Bu cevaplar size engel olmak için değil, içinizdeki görünmeyen kayıtları fark etmek için vardır.
Zihin bir kas gibidir. Bir sporcu nasıl antrenman yaparak performansını geliştirirse, zihin de tekrar, farkındalık ve uygulama ile yeni olasılıklara alışır. Bu nedenle ilk etapta zihninizin tamamen reddetmeyeceği ama sizi bir üst seviyeye taşıyacak bir niyet belirleyin.
4. Adım: Hak Etme İnancınızı Kontrol Edin
Dördüncü adım, çoğu insanın kendi kendine ket vurduğu yerdir: hak etmek.
Bazı insanlar sevgiyi hak etmediğini düşünür.
Bazı insanlar parayı hak etmediğini düşünür.
Bazı insanlar huzurlu bir ilişkiyi, başarılı bir işi, bolluğu, sağlığı ya da görünür olmayı hak etmediğine inanır.
Bu inançlar çoğu zaman geçmiş deneyimlerle ilişkilidir. İnsan geçmişte birilerini üzdüğünü düşündüğü için sevilmeyi hak etmediğine inanabilir. Para hakkında “para kötüdür”, “para insanı bozar”, “zenginlik kirli bir şeydir” gibi kayıtlar taşıyabilir. Başarıyı görünür olmakla, görünür olmayı da tehlikeyle ilişkilendirebilir.
Bu nedenle gözlerinizi kapatın ve kendinize şu soruyu sorun:
“Ben bunu gerçekten hak ettiğime inanıyor muyum?”
Cevabınız “hayır” ise kendinizi suçlamayın. Bu sadece fark edilmesi gereken bir içsel kayıttır.
Bu noktada “mış gibi yapmak” önemli bir uygulamadır. Çünkü bazen zihin doğrudan “hak ediyorum” cümlesini kabul etmez. Fakat kişi kendini yavaş yavaş o ihtimale açabilir.
Örneğin:
“Şu anda tamamen inanmasam bile, bunu hak etme ihtimalime alan açıyorum.”
“Sevilmeyi hak eden biri olmayı seçiyorum.”
“Bolluğu, huzuru ve güveni hayatıma kabul etmeyi öğreniyorum.”
“Benim için daha iyi bir yaşam mümkün olabilir.”
Bu cümleler, zihni zorlamadan yeni bir içsel kapı aralar.
5. Adım: Karar Verin ve İmzanızı Atın
Beşinci adım karar maddesidir.
Şu cümleyi yazın:
“Ben arzu ettiğim bu hayatı gerçekleştirmeye karar verdim.”
Ardından daha güçlü bir şekilde şunu ekleyin:
“Ben tüm varlığımla bu hayatı gerçekleştirmeye karar veriyorum.”
Bu cümlenin altına imzanızı atın.
Burada imzanın gelişigüzel olmaması önemlidir. Paraf şeklinde değil, açık adınızı ve dilerseniz soyadınızı yazarak imza atın. İmzanız yukarı doğru ilerleyen bir formda olsun. Altını karalayarak kapatmayın, üstünü çizmeyin ve imzanızı kendi niyetinizi sabote edecek şekilde dağınık bırakmayın.
Bunun sembolik bir anlamı vardır. Çünkü bilinçaltı yalnızca kelimelerle değil; beden dili, yazı dili, semboller ve tekrar eden davranış kalıplarıyla da çalışır. İmza burada kişinin kendi niyetine sahip çıkmasını temsil eder.
Bu uygulamadan sonra ayrı bir hedef kartı hazırlayın. Bu kartın üzerine 6 ay sonra nelerin gerçekleştiğini “oldu” diliyle yazın.
Örneğin:
“6 ay sonra kendimi daha güçlü, daha sakin ve daha kararlı hissediyorum.”
“Hayatımda beni destekleyen ilişkiler var.”
“Gelirim artıyor ve parayla ilişkim daha sağlıklı hale geliyor.”
“Kendimi daha değerli, daha güvende ve daha özgür hissediyorum.”
“Yaşamımda huzur, bolluk ve denge alanı genişliyor.”
Bu kez dilek diliyle değil, olmuş haliyle yazın. Çünkü zihin tekrar eden ifadelerle yeni bir içsel gerçeklik oluşturmaya başlar.
21 Günlük Kuantum Sıçraması Uygulaması Nasıl Yapılır?
Hazırladığınız hedef kartını 21 gün boyunca her sabah ve her akşam düzenli olarak kullanın.
Sabah uyandığınızda, yataktan kalkmadan önce hedef kartınızı okuyun. Güne başlamadan önce zihniniz daha sakin ve telkine daha açık bir durumda olabilir. Bu nedenle sabah ilk anda okuduğunuz cümleler, günün içsel yönünü belirlemenize yardımcı olur.
Hedef kartınızı okuduktan sonra mutlaka gülümseyerek yataktan kalkın. Bu küçük davranış, bedeninize ve zihninize olumlu bir başlangıç sinyali verir.
Akşam yatağa girdiğinizde ise gözlerinizi kapatın. Hedef kartınızda “oldu” diliyle yazdığınız yaşamı zihninizde canlandırın. Kendinizi o yaşamın içinde görün. Nerede olduğunuzu, nasıl hissettiğinizi, kimlerle birlikte olduğunuzu, bedeninizde nasıl bir duygu oluştuğunu fark edin.
Bu çalışmayı yaparken yalnızca görüntüye değil, duyguya da odaklanın. Çünkü içsel dönüşümde asıl etkili olan şey, zihinsel imge ile duygusal karşılığın birlikte çalışmasıdır.
Alfa Zihin Durumu ve Bilinçaltı Çalışmaları
Gözleri kapatmak, nefesi sakinleştirmek ve bedeni gevşetmek zihnin daha dingin bir alana geçmesine yardımcı olabilir. Kişisel gelişim çalışmalarında bu durum çoğu zaman “alfa zihin durumu” olarak ifade edilir. Bu daha sakin içsel alanda yapılan tekrarlar, imgelemeler ve olumlamalar kişinin kendi hedeflerine odaklanmasını kolaylaştırabilir.
Burada önemli olan, bu süreci mucizevi bir yöntem gibi görmek değil; zihni, duyguyu ve davranışı aynı yöne hizalayan düzenli bir farkındalık çalışması olarak değerlendirmektir.
Her gece aynı yaşamı zihninizde canlandırdığınızda, zihniniz o ihtimali daha tanıdık hale getirmeye başlar. Başlangıçta “mış gibi” gelen şey, zamanla “Bu benim için mümkün olabilir” duygusuna dönüşebilir. Ardından “Ben bunu yapabilirim” ve “Ben bunu hak ediyorum” düşünceleri daha doğal hale gelebilir.
Bu süreçte egonuz, korkularınız ya da eski alışkanlıklarınız sizi vazgeçirmeye çalışabilir. Eski zihin kalıpları yeni ihtimallere direnç gösterebilir. Bu çok doğaldır. Önemli olan, direnç geldiğinde çalışmayı bırakmak değil; onu fark ederek devam etmektir.
21 Gün Neden Önemlidir?
21 gün, kişisel gelişim çalışmalarında yeni bir alışkanlık, yeni bir düşünce biçimi veya yeni bir içsel yönelim oluşturmak için kullanılan sembolik ve uygulamalı bir süredir. Bu süre boyunca yapılan tekrarlar, zihnin yeni bir hedefe odaklanmasını kolaylaştırır.
Burada önemli olan, 21 günün sonunda her şeyin bir anda değişeceğini düşünmek değildir. Asıl önemli olan, 21 gün boyunca aynı niyete, aynı duyguya ve aynı içsel karara düzenli şekilde temas etmektir.
Tekrar edilen düşünceler, yazılan hedefler, hissedilen duygular ve yapılan imgelemeler zihinde yeni bir yön oluşturabilir. Bu yön, zamanla davranışlarınıza, seçimlerinize ve fırsatları görme biçiminize yansıyabilir.
3 Aylık Kuantum Sıçraması Süreci
Bu çalışmayı daha derinleştirmek isteyenler için 3 aylık bir uygulama süreci önerilebilir.
İlk 21 günlük uygulamadan sonra bir hafta kadar nadas dönemi bırakabilirsiniz. Bu dönemde kendinizi gözlemleyin. Duygularınızda, kararlarınızda, ilişkilerinizde, düşüncelerinizde ve günlük seçimlerinizde küçük değişimler olup olmadığını fark edin.
Ardından ikinci 21 günlük periyoda geçin. Sonrasında yine kısa bir nadas dönemi bırakın. Daha sonra üçüncü 21 günlük periyodu tamamlayarak yaklaşık 3 aylık bir içsel dönüşüm süreci oluşturun.
3 aylık süre, yeni bir düşünce sisteminin yerleşmesi, kişinin kendi hedefleriyle daha tutarlı seçimler yapmaya başlaması ve içsel direncini daha net fark etmesi açısından güçlü bir çalışma alanı sunar.
Kuantum Sıçraması Çalışmasında Dikkat Edilmesi Gerekenler
Bu çalışmayı yaparken kendinizi zorlamayın. Gerçekçi ama genişletici hedefler belirleyin. Sizi tamamen imkânsızlık hissine sokan hedefler yerine, şu anki olasılık alanınızın biraz üzerinde duran hedeflerle başlayın.
Duygunuzu yazmayı ihmal etmeyin. Çünkü yalnızca ne istediğinizi bilmek yeterli değildir. O isteğin sizde hangi duyguyu uyandırdığını bilmek, çalışmanın en önemli parçasıdır.
Hak etme konusunu dürüstçe değerlendirin. Bir şeyi istiyor olmanız, onu içsel olarak kabul ettiğiniz anlamına gelmeyebilir. Bu nedenle “Ben bunu hak ediyor muyum?” sorusu, çalışmanın en güçlü farkındalık noktalarından biridir.
Karar cümlenizi hafife almayın. İnsan bazen ister ama karar vermez. Karar vermek, zihnin dağınık enerjisini tek bir yöne toplamaktır.
Sonuç: Kuantum Sıçraması Önce İçeride Başlar
Kuantum sıçraması, dış dünyada bir anda mucize beklemek değildir. Önce içeride yeni bir karar, yeni bir duygu, yeni bir ihtimal ve yeni bir benlik algısı oluşturmaktır.
Kendinize şu soruları sorun:
Ben nasıl bir yaşam istiyorum?
Bu yaşamın içinde kendimi nasıl hissederim?
Bu benim için olabilir mi?
Ben bunu hak ettiğime inanıyor muyum?
Ben bu hayatı gerçekleştirmeye gerçekten karar verdim mi?
Bu sorulara verdiğiniz dürüst cevaplar, sizin içsel haritanızı gösterir. Haritanız değişmeye başladığında, seçimleriniz de değişir. Seçimleriniz değiştiğinde, hayatınızda gördüğünüz sonuçlar da değişmeye başlayabilir.
Kuantum sıçraması yapmak istiyorsanız, işe büyük ve karmaşık tekniklerden değil; net bir niyet, güçlü bir duygu, gerçekçi bir olasılık, hak etme izni ve kesin bir kararla başlayın.
Önemli Uyarı
Bu yazıda yer alan çalışmalar kişisel farkındalık, içsel gelişim ve zihinsel odaklanma amacıyla hazırlanmıştır. Tıbbi, psikolojik veya psikiyatrik tedavi yerine geçmez. Yoğun kaygı, depresyon, travma, panik atak, bağımlılık, ciddi ruhsal zorlanmalar veya tıbbi bir durum söz konusuysa mutlaka ilgili uzmanlardan profesyonel destek alınmalıdır.
21 Günlük Kuantum Sıçraması Hedef Kartı Örneği
Kuantum sıçraması çalışmasında hedef kartı, zihninizi dağınık isteklerden çıkarıp net bir içsel yöne odaklamak için kullanılır. Bu kart, yalnızca bir dilek listesi değildir. Aynı zamanda ne istediğinizi, bunu neden istediğinizi, bu yaşamın size ne hissettireceğini ve bu ihtimali ne kadar kabul ettiğinizi görmenizi sağlayan kişisel bir niyet alanıdır.
Hedef kartınızı hazırlarken kısa, net, olumlu ve olmuş gibi yazılmış cümleler kullanın. “İstiyorum”, “olacak”, “umarım olur” gibi ifadeler yerine, “hayatımda var”, “hissediyorum”, “seçiyorum”, “kabul ediyorum” gibi daha sahiplenen bir dil tercih edin.
Hedef Kartı Örneği
Ben, arzu ettiğim yaşamı bilinçli olarak seçiyorum. Kendimi daha güçlü, daha güvende, daha değerli ve daha huzurlu hissettiğim bir hayatın içinde olmayı seçiyorum. Hayatımda bana iyi gelen ilişkiler, üretkenliğimi destekleyen işler, bolluk bilinciyle kurduğum sağlıklı bir para ilişkisi ve içsel olarak daha dengeli bir yaşam alanı var. Kendimi sevilmeye, görülmeye, desteklenmeye ve daha iyi koşullarda yaşamaya açıyorum. Benim için daha huzurlu, daha dengeli ve daha geniş bir yaşam mümkün. Bu ihtimali kabul ediyorum. Bu yaşamı gerçekleştirmeye tüm varlığımla karar veriyorum.
İmza:
Ad Soyad:
Tarih:
21 Günlük Kuantum Sıçraması Çalışma Formu
Bu formu 21 gün boyunca sabah ve akşam kullanabilirsiniz. Her gün uzun uzun yazmanız gerekmez. Önemli olan, aynı niyete düzenli olarak temas etmek ve içinizde oluşan duygu, direnç, düşünce ve farkındalıkları gözlemlemektir.
1. Ben Nasıl Bir Yaşam İstiyorum?
Aşağıdaki alana nasıl bir yaşam istediğinizi yazın. Burada genel ifadeler yerine sizin için gerçekten anlam taşıyan detaylara yer verin. Nasıl bir ev, nasıl bir ilişki, nasıl bir iş, nasıl bir gelir, nasıl bir beden, nasıl bir ruh hali, nasıl bir günlük yaşam istiyorsunuz?
Benim istediğim yaşam:
………………………………………………………………………………………………
………………………………………………………………………………………………
………………………………………………………………………………………………
2. Bu Yaşamın İçinde Kendimi Nasıl Hissederim?
Bu bölümde yalnızca hedeflerinizi değil, o hedefler gerçekleştiğinde hissedeceğiniz duyguları yazın. Çünkü zihinsel niyetin içsel olarak güçlenmesi için duygu ile temas etmesi gerekir.
Bu yaşamın içinde kendimi şöyle hissederim:
Güvende hissederim.
Değerli hissederim.
Güçlü hissederim.
Huzurlu hissederim.
Özgür hissederim.
Keyifli hissederim.
Sevilmiş hissederim.
Yeterli hissederim.
Kendi duygularım:
………………………………………………………………………………………………
………………………………………………………………………………………………
3. Bu Benim İçin Olabilir mi?
Şimdi kendinize dürüstçe sorun: “Bu yaşam benim için gerçekten mümkün görünüyor mu?” Cevabınız evet ise, bu ihtimali güçlendiren nedenleri yazın. Cevabınız hayır ise, içinizdeki direnci ve itirazları fark edin.
Bu hedef bana mümkün geliyor çünkü:
………………………………………………………………………………………………
………………………………………………………………………………………………
Bu hedef bana şu nedenle mümkün gelmiyor:
………………………………………………………………………………………………
………………………………………………………………………………………………
Bu ihtimali daha mümkün kılmak için bugün atabileceğim küçük adım:
………………………………………………………………………………………………
4. Ben Bunu Hak Ettiğime İnanıyor muyum?
Hak etme inancı, çoğu insanın fark etmeden kendisini durdurduğu en önemli alanlardan biridir. Bu yüzden bu soruya dürüstçe cevap verin. Kendinizi yargılamadan, içinizden gelen ilk cevabı yazın.
Ben bu yaşamı hak ettiğime inanıyor muyum?
………………………………………………………………………………………………
Eğer tam olarak inanmıyorsam, bunun altında hangi düşünce olabilir?
………………………………………………………………………………………………
Bugün kendime şu yeni ihtimali açıyorum:
“Şu anda tamamen inanmasam bile, daha iyi bir yaşamı hak etme ihtimalime alan açıyorum.”
Kendi cümlem:
………………………………………………………………………………………………
5. Karar Cümlesi
Şimdi kararınızı yazın. Karar, niyetin dağınık enerjisini tek bir yöne toplar. Bu nedenle cümlenizi açık, net ve sahiplenen bir dille yazın.
Ben, arzu ettiğim bu hayatı gerçekleştirmeye karar verdim. Ben tüm varlığımla daha huzurlu, daha güçlü, daha değerli, daha sağlıklı, daha bolluk içinde ve daha bilinçli bir yaşamı seçiyorum. Bu yaşamın benim için mümkün olmasına izin veriyorum.
İmza:
Ad Soyad:
Tarih:
21 Günlük Günlük Takip Alanı
Her sabah hedef kartımı okudum.
Her akşam olmuş haliyle zihnimde canlandırdım.
Bugün içimde oluşan duygu:
Bugün fark ettiğim direnç:
Bugün attığım küçük adım:
1. Gün
Sabah okudum: Evet / Hayır
Akşam canlandırdım: Evet / Hayır
Bugünkü duygu ve farkındalığım:
………………………………………………………………………………………………
2. Gün
Sabah okudum: Evet / Hayır
Akşam canlandırdım: Evet / Hayır
Bugünkü duygu ve farkındalığım:
………………………………………………………………………………………………
3. Gün
Sabah okudum: Evet / Hayır
Akşam canlandırdım: Evet / Hayır
Bugünkü duygu ve farkındalığım:
………………………………………………………………………………………………
4. Gün
Sabah okudum: Evet / Hayır
Akşam canlandırdım: Evet / Hayır
Bugünkü duygu ve farkındalığım:
………………………………………………………………………………………………
5. Gün
Sabah okudum: Evet / Hayır
Akşam canlandırdım: Evet / Hayır
Bugünkü duygu ve farkındalığım:
………………………………………………………………………………………………
6. Gün
Sabah okudum: Evet / Hayır
Akşam canlandırdım: Evet / Hayır
Bugünkü duygu ve farkındalığım:
………………………………………………………………………………………………
7. Gün
Sabah okudum: Evet / Hayır
Akşam canlandırdım: Evet / Hayır
Bugünkü duygu ve farkındalığım:
………………………………………………………………………………………………
7 Günlük Ara Değerlendirme
İlk 7 günün sonunda kendinize şu soruları sorun:
Bu çalışmayı yaparken en çok hangi duygu öne çıktı?
………………………………………………………………………………………………
Hangi hedef bana daha mümkün gelmeye başladı?
………………………………………………………………………………………………
Hangi konuda içsel direnç hissettim?
………………………………………………………………………………………………
Kendimle ilgili hangi sınırlayıcı inancı fark ettim?
………………………………………………………………………………………………
Bu çalışmaya devam ederken hangi cümleyi daha sık hatırlamam gerekiyor?
………………………………………………………………………………………………
21 Günün Sonunda Kendinize Sorabileceğiniz Sorular
21 günlük çalışmanın sonunda hemen dış dünyada büyük sonuçlar aramak yerine, önce içinizde neyin değiştiğine bakın. Çünkü dış değişim çoğu zaman içsel yön değişimiyle başlar.
Bu 21 gün boyunca kendimde ne fark ettim?
………………………………………………………………………………………………
Hangi düşünce kalıbım daha görünür hale geldi?
………………………………………………………………………………………………
Hangi isteğimin aslında bana ait olmadığını fark ettim?
………………………………………………………………………………………………
Hangi hedef benim için daha gerçekçi ve daha mümkün hale geldi?
………………………………………………………………………………………………
Kendimi hangi konuda daha değerli, daha güçlü ya da daha güvende hissetmeye başladım?
………………………………………………………………………………………………
Bundan sonraki 21 günlük süreçte hangi niyetle devam etmek istiyorum?
………………………………………………………………………………………………
Kısa Günlük Olumlama Metni
Bugün kendimi daha iyi bir yaşama açıyorum. Geçmiş deneyimlerimin beni sınırlamasına izin vermeden, yeni ihtimalleri görmeyi seçiyorum. Kendimi güçlü, güvende, değerli ve yeterli hissetme ihtimaline alan açıyorum. Hayatımda bolluk, huzur, sevgi, sağlık ve denge için yer açıyorum. Benim için daha iyi bir yaşam mümkün. Ben bu ihtimali kabul ediyorum.
Kontrol Sende Kitabım için lütfen aşağıdaki linki tıklayınız
Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabım İçin lütfen aşağıdaki linke tıklayınız
You Are in Control Kitabım İçin lütfen aşağıdaki linke tıklayınız
What Your Reactions Remember Kitabım İçin lütfen aşağıdaki linke tıklayınız
What Your Reactions Remember Kitabım İçin lütfen aşağıdaki linke tıklayınız


çok iyi geldi bu yazı deneyeceğim, teşekkürler..
Başarılar
ya ben bunların olacağına inanıyorum ama daha denemedim :)) en kısa zamanda denicem 🙂 yardımlarınız için çok teşekkür ederim :))
Tabi bu çalışmaları yaparken bilinçaltı kayıtlarına dikkat etmek lazım
Bilinçaltındaki olumsuz kayıtları temizlemek lazım isteklerinize karşı içinizde bir direnç varsa bunlar bilinçaltındaki olumsuz kayıtlardır. Bunun için EFT yöntemini kullanabilirsiniz.
İsteklerinizi gerçekten isteyip istemediğinizide kol testi ile test edebilirsiniz.
başarılar dilerim
Böyle güzel bir çalışmayı bizlerle paylaştığınız için size içtenlikle teşekkür ederim.Hayatımdaki bazı olayların beni değişim için zorladığı bugün en zor anımda,bana en büyük destek oldunuz.Burada yayınladığınız,paylaştığınız tüm yazılar ve çalışma metotları için tekrar ve sonsuz teşekkürler…
Başarılar
Bir dönem bilmeden yaşadığım bir çok şeyi yazılı halde bir arada burada buldum ,çok ihtiyacımızın olduğu bir dönemde bu kadar kıymetlı birçok bilgiye ulaşmak beni çok mutlu etti. Eşime anlatmak istediğim fakat anlatamadığım herşeyi burada var.Ço teşekkür ederiz,herşey gönlünüzce ve hayırla olsun.
teşekkür ederim. Hayatınızın kontrolünü elinize almaya karar verdiğiniz için tebrik ederim.
Bende başlayacağım bakalım artık 🙂 Yapıpta sonuç alanlar burada mı?
nöronlar nasıl bölünüyor böyle bir şey mümkün değil farkında mısın dost?
Bölündüğünü farzet dostum. Olaya bu kadar sınırlı bakma.
ya arkadaşlar bu çekim yasası olayını çoğu kişi Allah'a şirk koşmak olarak algılıyor sizce bu durum nedir. Yani ben hayatımda şahit oldum çekim yasasının işlediğine fakat öbür dünyada çuvallamayalım niye Allah'tan değilde evrenden istiyoruz diye cevap veren olursa sevinirim.
Bu dünyada her şey yaratıcınındır. Biz insanlar yaratıcıya ait şeyleri kullanıyoruz. Kuranda her zaman yaratıcıdan istememiz ve şükretmemiz söylenir. Burdada yapılan şey aslında yaratıcıdan istemek. Yaratıcıdan istemek ama saf ve temiz kalple. Bu işlem batıda ve doğu karışık sentezde ortaya çıktığı için evren tabiri genel anlamda kullanıyor. Temel mantık sahip olduklarına şükretmek istemek ve eyleme geçmekten oluşuyor. Bu Üç konuda kuranda mevcut. Yaratıcıdan istemek, sana verdikleri için şükretmek ve mucizelerin hepsinin eylemle gerçekleşmesi.
bunun şirk koşmayla bi alakası yok allah bizi yarattı ve herşeyi direk önümüze sunmadı çalışarak kazanıyorsak buda onun gibi birşey bu bir yandan allahtan istiyoruz yani dua ediyoruz bir yandan da çalışıyoruz
Bazı nöronların bölünme yetenegi var, beynin tamamı bölünmez hücrelerden oluşmuyor.
Vucumuz surekli kendini yeniliyor.
Her yedi yilda bir tum vucudumuz yeniden olusuyor. Tum hucrelerimiz degisiyor. Bolunmez dedigin her sey bolunuyor.
aslında mevzu inanmakla başlıyo ve sabırla devam ediyo .
disiplinli bir şekilde yapılan uygulama başarı oranı çok yüksek kanatimce .
yazı ve anlatım kısa ve öz olmuş ellerinize sağlık 🙂
şirk koşmamak için Allahtan isteyip uygulayacağız bunları ama ben de kuantuma inanıyorum artık
Bu yönteme dikkat ederseniz Allahın yani yaratıcının olmadığını aslında yaratıcının biz insanlar olduğunu söylüyor. Kuantum fiziğini çok iyi araştırmadan bu işe girerseniz ateist olursunuz ve yaratıcıya inanmazsınız.Fakat iyice araştırma yaparsanınz ve güvenilir kaynakları incelerseniz Yaratıcının varlığına ve kuantum fiziğinin çalışma prensibini öğrenmiş olursunuz.
Bilim bir bardak su gibidir. İlk yudumda tanrıyı bulursunuz, bardağın ortasında ateist olursunuz ,bardağın sonunda ise tanrıyı ararsınız.
beyler bunlar depresyona sokuyorlar insanarı eğr bunlar iyi kşiler olsaydılar bu ülke için konserle bir araya gelip hep beraber bir çalışma yapılırdı sırf ülkenin gelceği için ama sizler sadece ben cil siniz hep ben diyorsunuz bu yüzden Allah size hiç bir şey vermiyor paranız olabilir ama ya ruhunuz için ne yapcaksınız..!
Başladım bakalım 3 ayı dolu dolu geçiricem eğer olursa işe yararsa kesinlikle yorumumu yayınlıyıcam.
Şimdiden çok teşekkür ederim…
olduları ve olsunları anlamadım 🙁 ne zaman oldu ne zaman olsun diyeceğim .
Gerçekten çok faydalı ve kolay yöntemler iyiki böyle bir site kurmuşsunuz gerçekten sağolun fakat size bir sorum olacaktı hani demişsiniz ya gözlerinizi kapatınıca alfa modun ageçiyor ya hemen kapattığımızda ve her zaman her dakika yani istdeiğimiz bir zamanda gözlerimizi kapatırsak bu olur mu ? umarım anlatabilmişimdir
Meraba Nöronlar bölünmez fakat sinir sisteminde bulunan bir diğer hücre glia hücreleridir. ve glial hücreleri sürekli bölünür. Einstein beyni incelendğinde nöronlarının normal bir insanın nöronlarıyla aynı sayıda olduğu bulunmuş fakat kat kat fazla olansa glial hücreler olduğu saptanmış, glial hücrelerin düşünmede ve nöron detoksifikasyonunan sorumludur.
Gözlerinizi kapatıp zihninizi sakinleştirmeniz lazım. Zihni sakinleştirmezseniz alfa moduna inemezsiniz.
Nöronlar için verdiğiniz bilgi için teşekkür ederim
ablam kuantum ile ilgili bir kitap okumuş. bendeki hızlı değişikliği görünce bana "sen farkında değilsin ama kuantum sıçraması" yapmışsın dedi. sonra araştırdım ablam haklıydı. hayatımda öyle çok şey değişti ki. ben bunu dua ederek başardım. çünkü dua ederken istediğimiz şeyler aslında bizim hedeflerimiz oluyor. "mesela allahım girdiğim hiçbir işte beni utandırma" dedim. Sonra nasıl başarılı olabileceğime odaklandım. her işi elimden gelen en iyi şekilde yapmaya çalıştım. çok çalışırsam çok kazanırım önergesi yerine iyi çalışırsam, sakin olursam çok kazanırım dedim. 3 ayda gelirim 4 katına çıktı.
öyle çok şey değişti ki hayatımda hangisini anlatsam şaşırdım. gelir artışı çok net olduğu için önce onu söyledim. daha birçok şey var. kuantum sonucunu yaşayan biri olarak sorusu olanları çok rahat yanıtlayabilirim. öncelikle benim tavsiyem para istemeyin size paranın getirdiklerini isteyin. araba isteyin ev isteyin itibar isteyin güç isteyin bolluk bereket isteyin
Verdiğiniz bilgi için teşekkür ederim.
Ben 4 satte 1 saat uyuyan bir insanın her 4 satte 1 gece/alfa moduna geçeceği için nöron bölünmesi denilen olayı daha kısa zamanda gerçekleştirip gerçekleştiremeyceğini merak ediyorum?
Haklısın bunlar çok gereksiz Allah herşeyin sahibi ve yaşadığımız ne varsa kaderimizde olduğu için yada sinandigimiz icin yalnzca sabır gerekiyor
Merhaba,
Bende uyguladım. Bu sene mart ayında 3. ayımıda bitirdim.Şuanda neticelerini bekliyorum. Ve bazı şeyler olmaya başladı. Allah 'danda istiyorum, bunuda yapıyorum. Bence ikisininde yeri ayrı. İnanılmaz bir huzur ve mutluluk var içimde. Resmen çocukluğuma döndüm. 5 yaşındaki çocukluğumda yaşadığım gibi mutluluk duymaya başladım hayatımda. Kesinlikle deneyin. Hayattan mutluluk ,sağlık ve hayallerinizi isteyin . Kesinlikle ilahi zamanlama ile gelecektir.
☕️
buradaki zamanla ilgili bilgilere katılmıyarum ,3 ay çok uzun, bilinç altınızı bıktırmayın.o aptal değil, ne istediğinizi ona inançla söyleyın o yerine getirsin. Kural şu isteğiniz ,eski bilinçli ya da bilinçsiz isteklerinizle çelişmemeli.
Bende uygulamak istiyorum fakat uygulayan arkadaslar net bir dille ifade etmelerini yazmalarınıda istiyorum nasıl baslıyorlar bana çok karışık geldi 🙁
21 günde yeterlidir diye biliyorum
Bir de şu "de" bağlacını doğru yazmayı öğrenseniz!!!
Bütüne bakalım, ayrıntıya takılmayalım bence.
Yazı Alınrıdır.
Saygılarımla
Kuantum sıçraması, elektronların hadron etrafındaki orbitalleri aniden atlayarak değiştirmesidir. Bu durum atomların enerjilerinin değiştiği zaman meydana gelir. 21 adımda kuantum sıçraması diye başlık açacağınıza keşke kişisel gelişim ile alaka kurulabilecek bir cümle kursaydınız, zira kuantum sıçraması tabirinin başka alanlarda bir açıklaması yok. Kuantum fiziğinin de kişisel gelişimlerle alakası yok
6. Nesil Kuantum Sıçrama Jeneratörü'nü aratıyorum böyle saçma sapan siteler çıkıyor karşıma.Türkiye'de bilim-astronomi anlayışı bu mudur !
🙂
Bu soruyu buradaki kişilere değil arama motoru Google sorman gerekiyor sanırım.
arkadaslar ümidinizi kırmak istemem ama ben bunda 1 yıl kadar önce the secret adlı bir kitapta karsılaştım bu çekim yasasıyla bir yıldır deniyorum değişen hiç birsey olmadı arkasından beş vakit namaza basladım ve allahtan istemeye başladım gene değişen bişey olmadı galiba kaderi değiştiremiyoruz
🙂
Senin kayak yapamaman başkalarınında yapamayacağı anlamına gelmez.
Sadece sen o konuda yeterince çaba sarfetmemiş yada öğrenmek istememişsindir. Yada kayak yapmayı sevmiyorsundur.
Bunu genelleyemezsin.
Ben yaptım oluyor ama hastalanıyorum bu konuda bilgi veren olursa çok sevinirim.
Hayatınızda ortaya çıkacak şeylere direniyorsunuzdur
ben bir cismi odaklanarak kendime çekmek istiyom bunlar işe yararmı yaramasa ne yapabilirim nolur bilgi lütfen
Denemen lazım bunu başaracağına önce zihinsel olarak kendini inandır.
Bunu yapamayacağına dair içindeki tüm dirençlari yok et
Başarırsın
Peki sana şunu sorayım.Allah korktuğun şeyi neden başına getirsin ? O korktuğun şeyi aklına getirip Allahına şükretsen bile o olayı kendine çekersin.Ama ben çekim yasası'nı Allah olarak isimlendirip ona şükrederim dersen senin kararın içinde yaşarsın.Burada önemli olan hangisi seni daha çok motive ediyorsa ona yönelmen.Mesela benim işime gelende bu isteklerimi tanrının karşılamış olması.
Denicem yazarım sonucu
yapan tanıdıklarım var ve sonucu mukemmel.ben de başlamaya karar verdim sonuçlardan sonra .siz de kesin yapın.