Yaşamımın nasıl olması hoşuma gider?

Kısa bir süre için yaşamın her alanıyla ilgili algınıza gelenleri yazın. Yazarak çalışmanızı öneririm; çünkü düşüncelerinizi kâğıda dökmek, o an sizin için nelerin mümkün göründüğünü fark etmenize yardımcı olabilir. Düzenli, ayrıntılı ya da mükemmel anlatımlı olması gerekmiyor. Kendinize bir fikir vermesi yeterli. Bu, yaşamını yaratma üzerine düşünürken doğru cevapları bulmaya çalıştığınız bir sınav değil; size neyin çekici geldiğini keşfetmek için açılan bir alan.
Yaşamımın nasıl olmasını isterim?
Kendinize şu soruyu sorun: Yaşamımın nasıl olması hoşuma gider? Ardından aklınıza gelenleri, yaşamın farklı alanlarını düşünerek yazın. İlk anda yanıtınız net olmayabilir. Hemen bir plana ya da sonuca ulaşmanız da gerekmiyor. Sorunun sizde uyandırdığı hisse dikkat edin ve yazarken merakınızı koruyun.
Bu soru, bilinçli yaratım için bir başlangıç noktası olabilir: Başkalarının nasıl yaşamanız gerektiğine dair fikirlerinden önce, sizin için gerçekten neyin hoş olduğunu araştırırsınız. İstediğim yaşamı nasıl yaratırım diye düşünürken, önce ne istediğinizi fark etmek önemlidir. Cevabın kusursuz, gerçekçi ya da başkalarına makul görünmesi şart değil. Burada amaç hemen her ayrıntıyı çözmek değil; size ait olan ihtimallere yer açmaktır.
Size genişlik veren seçimleri fark edin
Sorunun algınıza sunduğu enerjideki hafifliği izleyerek ilerleyin. Yazarken bir seçeneğin sizde genişlik ve merak uyandırdığını, başka birinin ise ağırlık hissettirdiğini fark edebilirsiniz. Bu yaklaşımda ağırlık, başka insanların bakış açılarına göre bir gelecek kurmaya çalışıyor olabileceğinizi düşündüren bir işaret olarak ele alınır. Yazdığınız cümleler, size ait olmayan beklentiler yüzünden daha sınırlı ve makul bir çerçeveye sıkışıyor olabilir.
Bu noktada kendinize yargılamadan sorun: Herkesin bakış açısına uyan, makul bir gelecek mi yaratmak istiyorsunuz? Yoksa kendi sonsuz versiyonunuzdan seçimler yapmayı mı tercih edersiniz? Hangisi daha genişleten? Hangisi gerçek? Soruların amacı sizin yerinize karar vermek değil; otomatik olarak benimsediğiniz ölçütleri fark etmenize ve kendi cevabınızı duymanıza alan açmaktır.
Aklınıza gelen bir istek başkalarına alışılmadık ya da fazla büyük görünebilir. Bu nedenle onu hemen küçültmek veya neden olmayacağını açıklamak zorunda değilsiniz. Önce, o seçimin sizde nasıl bir his yarattığını gözlemleyin. Hafiflik ve ağırlık üzerinden yaptığınız bu sorgulama, yaşamımın nasıl olmasını isterim sorusuna kendi bakış açınızdan yaklaşmanızı sağlar; hazır bir reçete sunmaz.
Yazmaya devam ederken soruyu yeniden sorun
Şu sözlü prosesi birkaç kez çalıştırıp ardından soruyu yeniden sorabilirsiniz: Yaşamımın nasıl olması hoşuma gider? Farkında olduğunuz başkalarının tüm yansıtmalarını, beklentilerini, ayrımlarını, yargılamalarını ve reddetmelerini yıkıp yaratımını tümüyle iptal eder misiniz? Evet? *POD and POC
Bu ifadeyi kullandıktan sonra yeniden yazmaya geçin. Aynı soruya döndüğünüzde başka yanıtların veya daha önce fark etmediğiniz ayrıntıların belirmesine izin verin. Kendinizi tekrar ediyormuş gibi hissetseniz bile, ilk yazdıklarınızı hemen düzeltmeye ya da eleştirmeye çalışmayın. Amaç güzel cümleler kurmak değil; soruyla birlikte ortaya çıkan düşünceleri izlemek ve size ait seçimleri ayırt etmektir.
Her gün beş dakikayla başlayın
Bu yaratım için her gün yalnızca beş dakikanızı ayırdığınızı düşünün. Kendinize kısa bir süre tanıyın, soruyu sorun ve aklınıza gelenleri yazın. Uzun bir çalışma yapmak ya da ilk günden yaşamınızın bütün ayrıntılarını belirlemek zorunda değilsiniz. Beş dakika, dikkatinizi ne istediğinize çevirmek ve bu soruya tekrar tekrar dönmek için yeterli bir başlangıç olabilir.
Evren sizden talep etmenizi bekliyor… Hadi bugün başlayın ve devam ettirin. Soruyu yalnızca bir kez yanıtlanıp kapanacak bir konu gibi değil, yeniden seçim yapmanıza yardımcı olan açık bir davet gibi düşünün. Yazdıklarınız zaman içinde değişebilir; önemli olan, kendi isteğinizi başkalarının beklentileriyle karıştırmadan keşfetmeye devam etmenizdir.
POC and POD ve enerji temizleme cümlesi
Ya ben dediğiniz varlık enerji alan ve bilinç ise? Ya düşündüğünüz her şey herkesin ve her şeyin görebileceği gibi evrene yayılıyorsa? Ya bütün evren her söylediğinizi duyabiliyorsa? Ya bu gezegenin sürdürülebilir bir yaşam için bütün bu yaratımlara gereksinimi varsa? Bu sorular, yazının temel davetini büyütür: Kendi seçimlerinizi sormak ve dile getirmek için kendinize ne kadar alan açabilirsiniz?
POC and POD, Access Bilinç Sistemi’nde kullanılan enerji temizleme cümlesinin kısaltmasıdır. Bu yaklaşımda, sorularla birlikte ortaya çıkan ağır enerjiyi temizlemekte kullanılır. Access eğitimlerinde içeriği daha ayrıntılı ele alınır. Henüz bilmeyenler için bu cümleyle ilgili güzel olan, anlamını bilmeseniz de çalıştığının ifade edilmesidir. :)) Bu anlatım Access Consciousness enerji temizleme uygulamasının kendi çerçevesine aittir.
Enerji temizleme cümlesi hakkında daha fazla bilgi için aşağıdaki bağlantıya tıklayınız:
Access Enerji Temizlik Cümlesi
Çiğdem Uysal
Kontrol Sende Kitabım için lütfen aşağıdaki linki tıklayınız
Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabım İçin lütfen aşağıdaki linke tıklayınız








merhaba poc and pod all 9 nasil okunuyo acaba ingilizce mi bunlarda poc puk diye mi okuycaz mesela aydinlatirmisiniz tesekkurler
POC and POD ingilizce POC (Point of Creation) ve POD(Point of Destruction)cümlelerinin kısaltılmış halleri
Daha fazla bilgi için
Access temizlik Cümlesi