Images

Bilinçaltının Gücü-2- Joseph Murpy




Zorlama ters etki yapar. Arzularınızla hayal gücünüz çatıştığında, kazanan kaçınılmaz olarak hayal gücünüz olur.
Yerde duran dar bir tahtanın üzerinde yürümeniz gerektiğini düşünün. Bunu hiç kuşkusuz kolayca yapabilirsiniz. Birde aynı tahtayı yerden beş metre yukarıda ve iki duvar arasında asılmış olduğunu düşünün. Üzerinde yürür müydünüz? Yürüyebilir miydiniz?
Tabiî ki hayır. Tahta boyunca yürüme arzunuz, hayal gücünüzle çatışırdı. Tahtanın üzerinde yalpaladığınızı ve baş aşağı düştüğünüzü hayal ederdiniz. Yürümeyi çok isterdiniz, ama düşme korkunuz size engel olurdu. Hayal gücünüzün üstesinden gelmek ve bunu bastırmak için çaba sarf ettikçe, düşme fikri daha güçlü hale gelirdi.  Zihinsel çaba, istenen şeyin tersini yaratarak kişinin kendi yenilgisine neden olur.
İrade gücünüzü kullanarak bilinçaltınızı fikirlerinizi kabul etmeye zorlamayın. Bu tür girişimler sizi başarısızlığa mahkûm eder.
Dikkatinizi arzu ettiğiniz şeye kavuşmayı önleyen engeller üzerine yoğunlaştırırsanız, bu arzuya kavuşmanızı sağlayacak unsurlar üzerine yoğunlaşmak mümkün olmaz.
Zihinsel zorlama ve aşırı çaba, endişe ve korkuyu göstererek dileklerinizin karşılığını almanızı engeller. Rahatlık işi çözer.  Zihniniz gevşediğinde ve bir fikri kabul ettiğinizde, bilinçaltı bu fikri hayata geçirmek için işe koyulur.
Olumlama öyle olduğunu söylemektir. Zihnin tutumunu doğru kabul ettiğiniz sürece, bunun aksi yönündeki bütün etkenlerden bağımsız olarak dileklerinizin gerçekleştiğini görürsünüz. 
Olumlama ifadeniz net olduğunda ve zihinsel çatışma ya da anlaşmazlık yaratmadığına çok başarılı olur.


Alın terinizle ve çok çalışarak zengin olmaya çalışmak, mezardaki en zengin insan olma yoludur. Köle gibi çalışmanıza gerek yoktur. Zenginlik, bilinçaltının iknasıdır. Zihninizde zenginlik fikri oluşturun.
Gece uykuya dalarken, sessizce, rahatça ve içinizden gelerek “Zenginlik” sözcüğünü tekrarlayın. Bunu sanki bir tekerleme gibi defalarca tekrar edin. Uykuya bu sözcükle dalın. Sonuç sizi şaşırtacak, zenginlik sizi bolluk çığının içine atacaktır.
Açık çekler imzalamayın. “Doğru dürüst iş yok.” “Kriz var.” , “Kredileri ödeyemeceğim için evi kaybedeceğim.” Gibi ifadeler kullanırsanız, açık çek imzalamış olursunuz. Gelecekle ilgili korkularla doluysanız yine boş çek imzalar ve olumsuz koşulları kendinize çekersiniz. Bilinçaltınız korkunuzu ve olumsuz ifadenizi istek kabul eder ve hayatınıza engeller, ertelemeler, yoksunluklar, sınırlamalar getirmek için işe koyulur.
Toprağa tohum ektiğinizde aynı gün kazmaya başlamazsınız. Kök salmasını ve büyümesini beklersiniz. “ O ödemeyi yapamayacağım” demek üzere olduğunuzda, “O ödeme …??” diye başlar başlamaz durun. Bunu “Birçok açıdan refaha ulaşacağım.” Gibi yapıcı bir ifadeye dönüştürün. 
Zenginlik duygusu, zenginliği doğurur. Gerçek zenginlik kaynağınız, zihninizdeki fikirlerden oluşur. Zenginliğin önündeki engel sizin zihninizdir. Zihninizde herkesle iyi geçinerek bu engeli ortada kaldırın.
Parayı temel amacınız haline getirmeyin. Refah, mutluluk, huzur ve sevgi talep edin. Siz kişisel olarak sevgi ve iyi niyet yayın. O zaman bilinçaltınız da size bunların karşılığını bileşik faiziyle ödeyecektir.
Parayı tanrılaştırmayın. O bir değiş tokuş sembolüdür.  Gerçek zenginliklerin zihninizde olduğunu unutmayın.
Yoksulluk bir erdem değildir. Bir zihin hastalığıdır. Kendinizi bu zihinsel çelişki ya da hastalıktan bir an önce kurtarmalısınız.

Bilinçaltımın sınırsız zekası her yerde bilmem gerekeni bana sunuyor.


Eğer bir sorunun çözümü üzerinde bilinçli bir şekilde yoğunlaşır ve kendinizi buna adarsanız, bilinçaltınız bütün gerekli bilgileri toplar ve bunları bilincinize sunar.
Eğer bir sorunun çözümünü merak ediyorsanız, bunun nesnel biçimde çözemeye çalışmayın. Araştırmalar yaparak ve başkalarına başvurarak olabildiğince bilgi toplayın. Eğer cevap gelmiyorsa uyumadan önce bilinçaltınıza devredin. Cevabı bulduğunuzu göreceksiniz.
Cevabı her zaman gece alamazsanız. Gün aydınlanana ve karanlık dağılana kadar isteğinizi bilinçaltınıza iletmeye devam edin.
Sorunun büyük olduğunu ve çözümün zaman alacağını düşünerek cevap almasını geciktirebilirsiniz. Bilinçaltınızın sorunu yoktur. O yalnızca cevabı bilir.
Cevabı şu anda bildiğinize inanın. Bunun ya da mükemmel cevabı bulmuş olmanız halinde yaşayacağınız hissin keyfini çıkarın. Bilinçaltınız bu duyguya karşılık verecektir.
İnanç ve sebatla desteklenen zihinsel bir resim, bilinçaltının harikalar yaratan gücü sayesinde gerçek olacaktır. Buna güvenin gücüne güvenin mucizeler gerçekleşecektir.

Bilinçaltınız genellikle beklemediğiniz zamanlarda sorularınıza yanıt verir. Yolunuzun üstündeki bir kitapçıya girip aradığınızın sorunun yanıtını bir kitabın sayfalarında, ya da sokakta birileri ile konuşurken kulak kabarttığınızda bulabilirsin. Yanıt beklenmedik zamanlarda ve türü biçimlerde karşınıza çıkacaktır.

Uyumadan önce,  bilinçaltınıza bir sorununuza çözüm geliştirme görevi verin; size çözüm sunacaktır.
Günlük hayatın aksiliklerinden ve çatışmalarından sıkılıp bunalırsanız, zihninizin tekerleğini durdurun ve size karşılık vermeye hazır olan bilinçaltınızdaki bilgeliği ve zekayı düşünün. Bu size huzur, güç ve güven verecektir.

Erkekler ve kadınlar eşlerini kendilerine benzetmeye çalışmamalıdırlar. Düşüncesizce onları değiştirme çabası bir tür hakarettir, onların bu haliyle değerli olmadıklarının ifadesi gibidir. Bu çabalar çok saçmadır ve pek çok kez evliliğin yıkılmasıyla sonuçlanır.

İyi bir Evlilik için Üç adım,
Birinci adım: hayal kırıklıklarından doğan rahatsızlıkları asla yarına taşımayın. Gece yatmadan önce, her türlü kırgınlık için birbirinizi affettiğinizden emin olun. Sabah uyanır uyanmaz sınırsız zekanın bu konuda yol göstermesini isteyin.
İkinci adım: Kahvaltıda şükranlarınızı dile getirin.
Üçüncü adım: Eşinize takdir ve sevgilerinizi gösterin.

Mutlu olmayı içtenlikle arzulamalısınız. Bazı insanlar öyle uzun süre sıkıntılı, moral bozukluğu ve mutsuzluk yaşamışlardır ki aniden harika, güzel ve keyifli bir haberle mutlu olsalar da yinede “Mutlu olmak yanlış!” derler. Eski zihinsel kalıplara öyle alışmışlardır ki mutluyken kendilerini rahat hissetmezler.  Aşina oldukları eski sıkıntılı hallerine dönmek isterler.

En mutlu insan, kendi içindeki en iyiyi ortaya çıkaran ve uygulayan insandır. Mutluluk ve erdem her zaman birbirini tanımlar. En iyiler her zaman mutlu değillerdir; ancak mutlular her zaman başarılı yaşma sanatı konusunda en iyidirler.

Başka birinin söylediği şeyler, siz izin vermediğiniz sürece sizi kızdırmaz ve rahatsız edemez. Başka birinin sizi üzmesinin tek yolu sizin kendi düşüncenizdir.
Öfkelenirseniz zihninizde dört aşamadan geçmeniz gerekir.  Söyleneni düşünmeye başlarsınız. Öfkelenmeye ve öfke duygusunu yaratmaya karar verirsiniz. Sonra eyleme geçmeye karar verirsiniz. Belki sizde aynı şekilde konuşur ve tepki verirsiniz. Gördüğünüz gibi, düşünce, duygu, tepki ve eylem hepsi zihninizde gerçekleşir.

Kimse eleştirilmekten ve aşağılanmaktan hoşlanmaz. Ancak bu gerçekleştiğinde nasıl tepki vereceğimizi tercih etme yeteneğimiz vardır. Olgun tercih, benzer biçimde olumsuz tepki vermekten kaçınmaktır. Benzer şekilde tepki vermek, diğer kişinin aşağılayıcı eleştirilerinin seviyesine inmek ve onun negatif atmosferiyle bir olmaktır.

Eğer gerçekten zihinsel huzura ve iç sükûnete sahip olmak istiyorsanız, mutlaka olursunuz. Size ne kadar haksızlık edildiği, patronunuzun ne kadar adaletsiz davrandığı, birinin size ne kadar kötü olduğunu kanıtlaması önemli değildir.  Zihinsel ve manevi güçlerinizin farkında olduğunuzda, bunların hiçbiri anlam ifade etmez. Ne istediğinizi bilirseniz ve nefret, öfke, kin ve kötü niyete sahip hırsızların (düşüncelerin) huzurunuzu, uyumunuzu sağlığınızı ve mutluluğunuzu çalmasına izin vermezsiniz.
Düşüncelerinizi hayattaki amacınızla tanımlama alışkanlığı edindiğinizde, insanlar, koşullar, haberler ve olaylar artık sizi üzemez. Amacınız huzur, sağlık, ilham, uyum ve bolluktur. Şu anda içinizde bir huzur nehrinin aktığını hissedin. Düşünceniz elle tutulup gözle görülemeyen güçtür ve siz onun size iyilik, ilham ve huzur vermesini tercih edersiniz.
İşinizde terfi etmek istiyorsanız, işvereninizin, şefinizin yada sevdiğiniz birinin bu terfi nedeniyle sizi tebrik ettiğini hayal edin. Bu resim canlı ve gerçek olsun. Sesi duyun, mimikleri görün ve gerçekliği hissedin. Bunu sık sık yapmaya devam edin; zihninizi sürekli bununla meşgul ederseniz, sonunda dileklerinizin gerçekleştiğini görmenin keyfini yaşarsınız.
Zihninizde zihinsel özgürlük ve huzur fikrini oluşturabilirsiniz; böylece bilinçaltınızın derinliklerine ulaşır.
Bağımlılıktan kurtulmanın üç sihirli adımı;
İlk adım; Sükunet içinde olun, zihninizin tekerleklerini durdurun. Gevşeyip uyku haline geçin.
İkinci adım; Hafızanıza kolayca kazıyacağınız kısa bir ifade bulun ve bunu bir tekerleme gibi sık sık tekrarlayın.  Zihnin dağılmasını engellemek için yüksek sesle tekrarlayın,; dudaklarınızı ve dilinizi kullanarak telaffuz alıştırması yapın. Bunu en az beş kez yapın.
Üçüncü adım; Uyumadan önce bir arkadaşınız ya da sevdiğinizin sizinle birlikte olduğunu hayal edin. Gözleriniz kapalı olsun, huzur içinde gevşeyin. Sevdiğiniz kişi ya da arkadaşınız öznel olarak yanınızda olsun ve “tebrikler” desin. Onun gülümsemesini görün, sesini duyun, eline dokunun; her şey gerçek ve canlı olsun. Tebrikler sözcüğü tam bir özgürlüğü ifade eder. Bunu tatmin edici bilinçaltı tepkisi alana kadar defalarca tekrarlayın.

Çözüm problemde saklıdır. Her sorunun cevabı kendi içindedir. Sınırsız zeka, ona inanç ve güvenle seslenmeniz halinde size cevap verir.

Korkular için ; “Bu korkuyu yeneceğim, Şu anda üstesinden geliyorum. Denge ve güvenle konuşuyorum. Gevşedim rahatladım.”
Bilinçaltıyla derin bir uyum sağlamanın yolu rahat, huzurlu ve kendinden emin olmaktan geçiyor.
Bilinçaltı telkine açıktır. Telkinle kontrol edilir. Zihninizi durağanlaştırıp gevşediğinizde, bilincinizin düşünceleri bilinçaltınıza yerleşir. Bu süreç, gözenekli bir zarla yarılan ozmosa benzer. Bu tohumlar ya da düşünceler bilinçaltı bölgeye yerleşir, büyürler ve siz dengeli, sakin olursunuz.
Yeni doğan bir bebeğin yalnızca iki temel korkusu vardır; düşmekten ve aniden duyduğu yüksek seslerden korkar. Bunlar son derece normal olup doğa tarafından kendimizi korumamız için verilen bir tür alarm sistemidir.

Korku telkinlerini zıdlarıyla alt edin.” Çok güzel şarkı söylüyorum. Dengeliyim. Sainim ve soğukkanlıyım.” Bunların şahane sonuçları olacaktır.
Sınavlar için “ Bilmem gereken her şey için mükemmel hafızam var”. Telkinin kullanın, sınavdaki başarınız için sizi tebrik eden arkadaşınızı hayal edin.

0 yorum: