Kelimeleriniz İstediğiniz Şeylere Sahip Olmanızı Engelliyor mu?

“Konuşmadan önce düşün!” sözünde, ilk bakışta fark ettiğimizden fazlası var. Çünkü kullandığımız dil yalnızca düşüncelerimizi anlatmakla kalmıyor; neye yöneldiğimizi ve seçenekleri nasıl gördüğümüzü de etkileyebiliyor. Çekim yasası yaklaşımında da kelimelerin ve soruların bu yönü önem taşıyor. Access Consciousness’ın kurucusu Gary Douglas’a göre, yeni bir iş ya da ilişki istemek ve bunun ortaya çıkmasını beklemek, yalnızca pozitif düşünmekten fazlasını gerektirir.

çekim yasası

Douglas, kullandığımız kelimelerin bir titreşimi olduğunu ve dilin yaşamımızı oluşturma biçimimizle bağlantılı bulunduğunu ileri sürüyor. Ona göre, kişi yaşamının istediği gibi olmadığını düşünüyorsa her gün kullandığı ifadeleri gözden geçirmek yeni olasılıkları fark etmesine yardımcı olabilir. Bu yaklaşımda kelimelerin gücü, yalnızca olumlu sözler söylemekten ibaret değildir: Kişiyi sınırlayan ifadeleri fark etmek ve yerine daha açık, seçim yapmaya alan bırakan sorular koymak da önemlidir.

Douglas’ın bu görüşü, çekim yasası ve kelimelerin gücü arasındaki ilişkiyi günlük dil üzerinden ele alıyor. “İstiyorum” ya da “deneyeceğim” gibi ifadelerin hangi duyguyu ve beklentiyi taşıdığını fark etmek, kelimelerle hayatı değiştirmek düşüncesinin pratik başlangıç noktasıdır. Buradaki öneri, sözcükleri sihirli bir formül gibi kullanmak değil; alışkanlıkla kurulan cümleleri fark edip kendinize başka seçenekleri düşündürecek sorular sormaktır.

Çekim yasasında doğru kelimeler kullanmak: Beş ifadeyi gözden geçirin

Douglas, günlük konuşmada sıkça kullandığımız beş ifadeyi yeniden değerlendirmeyi öneriyor. Her birinde amaç, kendinizi suçlamak değil; sözcüğün düşüncenizi nasıl daraltabileceğini görüp dikkatinizi farklı bir soruya çevirmek.

  1. “İstiyorum…” Douglas, “istemek” kelimesinin sözlükte “eksiklik” anlamına gelen 26 tanımı bulunduğunu belirtiyor. Bir şeyi istediğinizi söylemek, dikkati henüz sahip olmadığınız şeye sabitleyebilir. Bunun yerine, “Benim için eğlenceli olabilecek yeni bir iş ya da ilişki neyi gerektirirdi?” diye sorun. Bu soru, yalnızca arzu ettiğiniz şeyi tekrarlamak yerine onun nasıl bir deneyim olabileceğini düşünmenize alan açar.
  2. “Bıktım” ya da “Yoruldum artık” demek. Douglas’a göre bu ifadeleri sık sık kullanmak, kendinizi yorgun ve hasta hissetmenizi pekiştirebilir. Bu sözü söylediğinizi fark ettiğinizde, “Beni yoran ya da hasta eden ne?” diye sorun. Ardından, ortaya çıkan yanıtı ve mevcut durumu değiştirmek için hangi seçeneğiniz olabileceğini değerlendirin. Böylece yalnızca yakınmak yerine, neyin dikkatinizi çektiğini araştırırsınız.
  3. “Tezahür” kelimesini nasıl kullandığınıza dikkat edin. Douglas, Secret kitabında bu kelimenin yanlış kullanıldığını savunuyor: Ona göre tezahür, bir şeyin “nasıl” ortaya çıktığıdır; “onun” ortaya çıkması değil. Bu yüzden “Ne zaman olacak?” diye beklemek yerine neyi gerçekleştirmek istediğinizi sorun. Gerçekleştirmek, bir şeyi fiziksel varoluşa getirmek anlamına gelir. Örneğin: “Harcadığımdan daha fazla parayı gerçek kılmak neyi gerektirirdi?”
  4. “Neden?” sorusu, Douglas’ın yaklaşımında kişiyi aynı açıklamaların çevresinde döndürebilir. Bir durumun neden böyle olduğunu tekrar tekrar sormak yerine, “Bunun farklı olması neyi gerektirir?” ya da “Başka neler mümkün?” diye sorun. Sorunun yönü değiştiğinde, dikkatiniz de yalnızca geçmişteki gerekçelerde kalmak yerine yeni seçeneklere çevrilebilir.
  5. “Denemek”, Douglas’a göre seçim yapıyormuş gibi görünürken çabalamayı ve ertelemeyi sürdürme yanılsaması yaratabilir. Bir şeyi denemeyi söyleyip beklemede kalmak yerine, seçim yapmanıza yardımcı olacak bir soru sorun: “Bunu nasıl değiştirebilirim?” veya “Bunu alıp kabul etmem neyi gerektirir?” Bu sorular, başka bir seçim ve olasılık için kapı aralayabilir.
çekim yasası

Soru sormak, isteği daha açık hâle getirir

Douglas, soru sormanın kişinin düşündüğünden daha büyük olasılıklara açık kalmasına yardımcı olabileceğini söylüyor. Ona göre, her soru gerçek bir soru değildir. “Yeni gümüş rengi BMW’m ne zaman ortaya çıkacak?” ifadesi, sonuna soru işareti eklenmiş bir karar olabilir; çünkü istenen sonucu ve onun nasıl gerçekleşeceğine dair beklentiyi zaten belirler.

Bunun yerine, “Hızlı ve benim için kullanması eğlenceli yeni bir arabaya sahip olmak neyi gerektirir?” diye sormayı öneriyor. Böylece yalnızca belirli bir sonucu beklemek yerine, gerçekten nasıl bir deneyim istediğinizi ifade edersiniz. Çekim yasasında doğru kelimeler kullanmak, bu bakışla, cevabı önceden belirlenmiş soruların yerine seçenekleri keşfetmeye açık sorular koymakla ilgilidir.

Bu beş ifadeyi bir anda hayatınızdan çıkarmak zorunda değilsiniz. Önce onları ne zaman kullandığınızı fark edin; ardından her birinin yerine deneyebileceğiniz soruyu hatırlayın. Douglas’ın önerilerinin ortak noktası budur: Sözcüklerinizi ve sorularınızı değiştirerek dikkatinizi başka ihtimallere çevirmek. Dilinizi gözden geçirmek, ne istediğinizi daha açık ifade etmeniz ve seçimlerinizi yeniden düşünmeniz için bir başlangıç olabilir.

Makaleden çeviren: Çiğdem Uysal

Benzer Gönderiler

3 yorum

  1. Hayirli aksamlar yontemleri deneyip basarili olan arkadaslar varmi tarlaya tohum ekmeden tarladan bugday çıkmasını bekleyemezsiniz önce ekmeklazim

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir