Lâ tahzen / Üzülme..

Sendeki derdi nimet sayanlar da var. Umudunu yıkma; Yusuf’u hatırla. Dert neredeyse deva oraya gider; yoksulluk neredeyse nimet oraya gider. Soru varsa cevap da vardır. Gemi neredeyse su oradadır. Suyu ara, susuzluğu elde et de sular alttan, yerden fışkırmaya başlasın. Dünya malı Allah’ın tebessümüdür: ona bak! Ama sarhoş olma…

Lâ tahzen ne demek? Üzülme ve umudunu koru

“Lâ tahzen”, “üzülme” demektir. Buradaki çağrı, yaşanan sıkıntıyı yok saymak ya da insanın hiç üzülmemesi gerektiğini söylemekten çok, umudu bütünüyle yitirmemeyi hatırlatır. Dert, yoksulluk ve cevapsız görünen sorular metinde birer son değil; deva, nimet ve cevap ihtimalinin bulunduğu yerler olarak anlatılır. Suyu aramak ve susuzluğu göze almak, arayışın ve sabrın önemini vurgular.

Lâ tahzen! (Üzülme!)

Irmağa deniz, denize okyanus sığmaz. “Âşık” olmayana anlatsan da “Ben” “Sen” anlamaz. Hakk’a ulaşmak için yoldur desen kimse inanmaz… Gönlünde zerre-i miskal şems olmayan yanmaz, yanamaz…

Ayağın kırıldı diye üzülme! Allah senden aldığı ayak yerine belki sana kanat verecek. Kuyu dibinde kaldın diye üzülme! Yusuf kuyudan çıktı da Mısır’a sultan oldu, unutma! İstediğin bir şey olursa bir hayır, olmazsa bin hayır ara… Bu ifadeler, kayıp ve engellerin içinden başka bir imkânın doğabileceğini düşünmeye çağırır. Her şeyin nedenini hemen göremesek de, yaşananı tek başına son söz kabul etmemek umudu canlı tutar.

Zorluklar geçicidir: Yusuf’u hatırla

Geçmiş ve gelecek insana göredir; hakikat âlemi ise birdir. Bu âlem bir rüyadır, zanna kapılma ey can! Rüyada elin kesilse de korkma, elin yerindedir. Dünya bir rüya ise başına gelen felaketler de geçicidir. “Neden çok üzülürsün ki?” sorusu, acıyı küçümsemek için değil, bugünkü sıkıntının bütün hayatı belirlediğini düşünmemek için sorulur.

Her şey üstüne gelip seni dayanamayacağın bir noktaya getirdiğinde sakın vazgeçme. Çünkü orası gidişatın değişeceği yer olabilir. Metnin bu sözü, en daraldığımız anlarda bile yeni bir yönün ihtimalini hatırlatır; hemen sonuç görememek, yolun kapandığı anlamına gelmez.

Allah’a güven ve umut sözleri: Gönlünü duaya aç

Bu âlemin, bu kâinatın kitabı sensin: aç da kendini oku ey can! Kâinatın en uzak köşesi senin içinde ufak bir nokta… Ama sen bunun farkında bile değilsin. Bu sözler, insanı kendi iç dünyasına dönmeye ve taşıdığı değeri hatırlamaya çağırır.

Derdin ne olursa olsun korkma; yeter ki umudun Allah olsun. Herkes bir şeye güvenirken senin güvencen de Allah olsun. Hiçbir günah Allah’ın yüce merhametinden büyük değildir; ama sen yine de günah işlememeye bak! Umut ve sorumluluk burada yan yana durur: merhametten ümit kesmemek, doğru olanı gözetme çabasını da bırakmamak demektir.

Derdin ne olursa olsun bir abdest al, nefes gibi… Odanın bir köşesine seccade ser, otur ve ağla; dilersen hiç konuşma. O seni ve dertlerini senden daha iyi biliyor, unutma. Dua ederken O’na kırık bir gönülle el kaldır. Çünkü Allah’ın merhamet ve ihsanı, gönlü kırık kişiye doğru uçar. Sopayla kilime vuranın gayesi kilimi dövmek değil, tozu kovmaktır. Allah tozunu alıyor diye niye kederlenirsin ey can?

Lâ tahzen! (Üzülme!) Bu tekrar, yazının temel hatırlatmasını yeniden kurar: Sıkıntını saklamak zorunda değilsin; ağlayabilir, dua edebilir ve yine de umudunu koruyabilirsin.

Sabır, sevgi ve Mevlana’dan üzülme sözleri

Bir şey olmuyorsa ya daha iyisi olacağı için ya da gerçekten olmaması gerektiği için olmuyordur. Şu uçan kuşlara bak! Ne ekerler, ne biçerler… Onların rızkını düşünen Allah seni mi ihmal edecek sanırsın? Yeter ki sen istemeyi bil… Bu sözler, sonucu hemen elde edemediğimizde umutsuzluğa kapılmamayı ve istemekten vazgeçmemeyi öğütler.

Belalar sağanak yağmurlar gibi yağar; ancak başını ona tutabilenler aşk kaydına geçerler. Belâ yolunda muayyen bir menzildir âşık, her nereden gam kervanı gelse de. Aşk derdinde olan kişi baş derdinde değildir… Acı ve sınav, bu anlatıda sevginin önüne çıkan bir durak olarak görülür; âşığın dikkati yalnızca kendi çıkarında kalmaz.

Yapılma yıkılmadadır; topluluk dağınıklıkta; düzeltme kırılmada; murat muratsızlıktadır; varlık yoklukta gizlidir… Ne kötüdür insanın aklıyla yüreği arasında çaresiz kalması. Ne kötüdür zamanın bir an kadar yakın, bir asır kadar uzak olması. Ve bilir misin? Ne acıdır insanın bildiğini anlatamaması… “Ben” deyip susması, “Sen” deyip ağlamaklı olması…

Eğer sen Hak yolunda yürürsen, senin yolunu açar, kolaylaştırırlar. Eğer Hakk’ın varlığında yok olursan, seni gerçek varlığa döndürürler. Benlikten kurtulursan o kadar büyürsün ki âleme sığmazsın. İşte o zaman seni sana, sensiz gösterirler. Bu dizeler, insanın kendi benliğine tutunmayı bırakması ve daha büyük bir hakikat arayışına yönelmesi düşüncesini taşır.

Sevginin diğer bir adı da sabırdır: Açlığa sabredersin adı “oruç” olur. Acıya sabredersin adı “metanet” olur. İnsanlara sabredersin adı “hoşgörü” olur. Dileğe sabredersin adı “dua” olur. Duygulara sabredersin adı “gözyaşı” olur. Özleme sabredersin adı “hasret” olur. Sevgiye sabredersin adı “AŞK” olur… Sabır burada edilgen bir bekleyiş değil; açlık, acı, özlem ve dilek karşısında sevgiyi korumanın farklı biçimlerini anlatır.

Ne istersem ben Mevlâ’dan isterim. Verirse yüceliğidir; vermezse imtihanımdır… Allah’tan bir şey istersen kapı açılır, sen yeter ki vurmayı bil! Ne zaman dersen bilemem ama açılmaz diye umutsuz olma; yeter ki o kapıda durmayı bil… Metnin son çağrısı da budur: Üzülme, istemekten ve kapıda beklemekten vazgeçme; umudunu koru.

Mevlânâ Celaleddîn-i Rûmî.
Alıntıdır

Lâ tahzen
Bireysel Danışmanlık

Kontrol Sende Kitabım için lütfen aşağıdaki linki tıklayınız

Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabım İçin lütfen aşağıdaki linke tıklayınız

Benzer Gönderiler

5 yorum

  1. Merhaba , öncelikle minnettarım sizin bu paylaşımlarınıza bende farklılık oluşturdu çoğu şeyi değiştirdi en öncelikle içimde umut ışığı doğurdu son anda bile her şeye karşı umutluyum hayatımdan tüm olumsuz kelimeleri çıkardım daha çok olumsuz kelimeyi dahi olumlu şekilde söylemeyi başarabiliyorum ama kimi zaman yine dengesizlikler yaşıyor insan hayatında.

    Öncelikle beni dinler misin bilmiyorum da dine karşı biraz soğuk davranıyorum dini sorguladım ve hani dua etmeyi yıllardır kestim içimde bir kara delik vardı ne gelirse gelsin yutan beni huzursuz eden her şeyi uzakta gösteren yarına olan umudumu kesen belki bir amacın olması bu din ya sevgi , aşk olabilirdi ben çok inanıyorum ki sevgi paylaşıldıkça güzel verdikçe alırsın elbette ama dine karşı soğuk olmam beni bitiriyordu şu günlerde yine kafamda düşünüyorum neden dua etmiyorum içimden bir adım atasım dahi gelmiyor neden , neden diye kendimi yedim bitirdim şimdi bu paylaşımın ile karşılaştım. Mevlana'nın sözleri sanırsam ya aslında şimdi gidip dua etsem belki ne kadar rahatlarım hiç kestiremiyorum bunu ama okuduk her defasında şu paylaşıma bakınca içimde yine bir his beliriyor o kadar güzel ki bilemiyorum yani belkide muhteşemlik budur acı ile sevgi ile yaşama belki varoluşumuz da acıya da aşk yakmalıyız tüm bu yaşanan şeyler belki bizim için harika bir deneyim bir daha ki yarınımıza daha farklı daha güvenilir adım atmamız için hayat ta her şey yavaş yavaş değişiyor değişmeyen diye bir şey yok hayat sürekli devam ediyor geçici misafiriz bu yüzden şu hayatıma o kadar çok güzel şeyler sığdırmak istiyorum ki pes etmek istemiyorum daha fazla ayakta kalmak istiyorum ama bazen çok zorlandığımı yorulduğumu düşünüyorum ama önemli olan bir şey var sa oda sevmek , aşk bence hayata tutkuyla bakmak belki bir sevda uğruna binlerce kilometre yol sana 2 sokak ötesi gibi gözükür yarınlara umutlu bakmanı sağlar en önemlisi de bu bence eğer sevgi var sa içindeki o kara delik kapanır yavaş yavaş içinde etrafa güzel ışıklar saçtığını görürsün.

    Şuan hayata şu kendi kafamdaki bakış ile o kadar rahat güzel anlayışlı bakabiliyorum ki o kadar harika ki benim için her şey hele ki bu site ile karşılaştıktan sonra farklı farklı kitaplar okuyup bir şeylerin daha fazla gerçeğine vardıkça en büyük umudun en güzel sevginin bunlardan öte içinde olduğunu o tüm varoluşu bence içimiz de bulmalıyız hayat çok güzel acısıyla , mutluluğuyla katlanmak gerek ki güzel günleri görebilmek için.

    teşekkür ederim.

  2. Bunlar bir anlik duygusal cosku yaratiyor,kalici olsa keske…beyne format atılabilir mi merak ettigim konulardan birisi de bu,çocukluktan gelen çekingenlik ,SF tamamen yok edilebilir mi? Depresyonun girdabından kaçılabilir mi? Çok ve daha fazlası……….

  3. Bunlar bir anlik duygusal cosku yaratiyor,kalici olsa keske…beyne format atılabilir mi merak ettigim konulardan birisi de bu,çocukluktan gelen çekingenlik ,SF tamamen yok edilebilir mi? Depresyonun girdabından kaçılabilir mi? Çok ve daha fazlası……….

  4. Yıllarca kodlanmış konuların basit şeylerle çözülmesi çok zor.
    Uzun süreli etki için ısrarala çalışma yapmanız yada profesyonel destek almanız gerekiyor.
    Daha fazla bilgi için iletişim sayfasından bana ulaşabilirsiniz.

Yoruma kapalı.