Olumsuz Duygularla Başa Çıkma: Ruh Hâlini Değiştirmek

Bazı önemli kararlar yüzünden kafamız dağılabilir. Zihnimizi kaplayan düşünceler, günlük işlerimize odaklanmamızı zorlaştırır; hayatın üzerimizdeki etkileri hakkında endişelenmeye başlarız. Düşünür, sorar, söylenir, tartar, analiz eder ve stres içinde kalabiliriz. Böyle zamanlarda çoğu kez önce kendimize üzülür, bu tür şeylerin hep bizim başımıza geldiğini düşünürüz. Oysa yaşadığımız sıkıntıya verdiğimiz tepki de ruh hâlimizi etkiler. Bazen zihnimiz, endişenin içinden çıkamadığımızı düşündüren bir döngüye girebilir. Bu, hislerimizin önemsiz olduğu anlamına gelmez; yalnızca o anda başka bir davranış seçme imkânımızı hatırlatır.
Olumsuz duygularla başa çıkma: Yeni bir davranış seçmek
İşte bu an, yeni bir davranışın seçilebileceği gelişme anıdır. Eski tepkiye kapılıp gitmek yerine, bir üst versiyonumuzun nasıl davranacağını belirleyebiliriz. Bu, duyguyu bastırmak ya da sorun yokmuş gibi davranmak değildir. Önce ne hissettiğimizi fark eder, sonra bu hissin bizi sürüklediği alışılmış davranışın dışında bir seçenek ararız. Olumsuz duygulardan kurtulma isteği de her zaman duyguyu hemen ortadan kaldırmak değil; onun etkisi altındayken kendimize ve çevremize nasıl yaklaşacağımızı yeniden seçmek olabilir.
Kendinize şu soruyu sorun: “Şu anki tepkim beni olmak istediğim kişiye yaklaştırıyor mu?” Bu soru, yaşananı inkâr etmeden farklı bir davranışa yönelmeye yardımcı olabilir. Bazen yalnızca bir an durup ne düşündüğümüzü fark etmek bile otomatik tepkiyle seçtiğimiz davranış arasına mesafe koyar. Kötü hissettiğinde ne yapılmalı diye düşündüğünüzde, hemen büyük bir çözüm bulmanız gerekmez; önce küçük ve uygulanabilir bir adım seçebilirsiniz.

Zihindeki görüntüyü ve bakış açısını değiştirmek
Bizi kurban rolüne sokan, gözümüzün önüne gelen görüntüleri düşünelim. Bu görüntüleri zihnimizde daha canlı, güvenli, huzurlu ve mutlu hissettiğimiz anları hatırlatan renklere dönüştürmeyi deneyebiliriz. Buradaki amaç yaşanan olayı değiştirmek değil; ona zihnimizde nasıl baktığımızı fark etmektir. Kendinizi daha güvende ve huzurlu hissettiğiniz bir anı hatırlayın. O anı gözünüzün önüne getirip renklerini, canlılığını ve sizde uyandırdığı hissi fark edin. Ardından, sizi sıkıştıran görüntüye bu daha canlı renklerle yeniden bakmayı deneyin.
Bu, her sorunu tek başına çözecek sihirli bir yöntem değildir. Ancak ruh halini değiştirme yöntemleri arasında, düşüncelerin aynı noktada dönüp durduğu anda dikkati farklı bir yöne çevirmek için kullanılabilecek bir denemedir. Görüntüye başka türlü bakmak, olayın kendisini yok saymadan yeni bir seçeneği fark etmenize alan açabilir. Stres ve endişeyle başa çıkma sürecinde de önce düşüncelerin bizi hangi duyguya ve davranışa götürdüğünü görmek önemlidir.
Yakınınızdaki biri için iyi bir şey yapmak
Bir başka eylem seçeneği, yakın çevrenizdeki biri için iyi bir şey yapmaktır. Başkasının problemine yardımcı olmak için biraz zaman ayırın; bu, büyük bir çözüm bulmak zorunda olduğunuz anlamına gelmez. Dinlemek, destek olmak ya da elinizden gelen küçük bir katkıyı sunmak yeterli olabilir. Dikkatinizi yalnızca kendi sıkıntınızın çevresinde döndürmek yerine bir başkasına yöneltmek, o anki bakış açınızı değiştirebilir.
Yardım ederken hissettiğimiz duygular ve karşıdaki kişinin duygularının bize yansıması ruh hâlimizi etkileyebilir. Başkasına destek olurken yaşanan bu değişim, kendi sorunumuzu da farklı bir açıdan görmemize yardımcı olabilir. Belki yeni bir çözüm fark eder, belki de sorunun düşündüğümüz kadar büyük olmadığını görürüz. Her durumda, başka birine yönelmek yaşadığımızı küçümsemek değil; dikkatimizi ve davranışımızı yeniden seçmektir.
İçinde bulunduğumuz ruh hâli değişince sorunların önemi de değişir. Sorun ortadan kalkmamış olsa bile ona hangi açıdan baktığımız ve nasıl bir adım atabileceğimiz farklılaşabilir. Bu nedenle kötü hissettiğimiz anda kendimize, “Şu an neye ihtiyacım var ve bugün atabileceğim küçük, iyi bir adım ne?” diye sorabiliriz.
Duygular bulaşıcıdır: Seçim yine sizin
Karşımızdaki insanlara yardım etmek onları mutlu edebilir; bize karşı minnet duymaları da aramızdaki bağı etkileyebilir. Siz gülümsediğinizde karşınızdakinin de size gülümsemesi gibi, buna bumerang etkisi diyoruz. İyi hislerin paylaşılması, içinde bulunduğumuz ana başka bir renk katabilir. Elbette herkes her zaman iyi hissetmek zorunda değildir; önemli olan, kendimize ve çevremize hangi davranışla yaklaşacağımızı fark etmektir.
Duygular bulaşıcıdır. İyi hisler de kötü hisler de çevremizle kurduğumuz iletişimi etkileyebilir. Sorunumuzu yana yakıla anlatıp çaresizliğimizi haklı çıkarmaya çalışarak çevremizden yalnızca destek beklemek mi daha iyi; yoksa bir başkasına yardım ederek paylaşabileceğimiz hoş, insani duygulara alan açmak mı? Bu soru, yaşadığımız zorluğu saklamamızı değil, o zorluk içindeyken önümüzdeki seçenekleri de görmemizi ister.
Bir sonraki adımınız, zihninizdeki görüntüye farklı bakmak ya da yakınınızdaki biri için küçük bir iyilik yapmak olabilir. Her zamanki gibi karar yine sizin…
Banu Gökçül
Yaşam Yön. Kişisel Gelişim
Yaşam Koçu
Kontrol Sende Kitabım için lütfen aşağıdaki linki tıklayınız
Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabım İçin lütfen aşağıdaki linke tıklayınız








zamanı yönetemiyor – DUM.
http://cekimyasasi.dubturbo-tr.com/zaman-yonetimi/
linkindeki yazını hemen inceliyorum.
about h'ooponopono: evet ihmal ettim ve ne olduğunu gördüm. kişisel gelişimden iş geliştirme ve ticaret kitaplarına kaydığım için olabilir.bambaşka bir dünyaymış.
yine de kontrol bende.
keep writing. ur blog has good sensations.
üstteki yazı tam olarak denk geldi. çok mutluyum. mühim olanda bu. bir şeyler yazarsam yüksek enerji ile mutlaka paylaşacağım.
alex'in huzuru.
have a holy day.