Sağlığı yaratmak

Günümüzde sağlığı yaratmada olumlu düşüncenin önemi üzerinde sıkça duruluyor. Bu konuda her geçen gün yeni bir kitap ya da makale yayımlanıyor. Peki, düşünce dediğimiz bu güç sağlığımızı nasıl etkiliyor; düşüncelerimiz bedenimizde nasıl karşılık buluyor?

Olumlu düşünce ve sağlık arasındaki ilişki

Yazdığı kitaplar ve verdiği konferanslarla alternatif tıp alanında çığır açan Dr. Deepak Chopra, “Sağlığı Yaratma” adlı kitabında bu konuya değiniyor. Chopra’nın aktarımına göre: “Araştırmalara göre mutlu insanlar daha sağlıklıdırlar. Öyle görünüyor ki, olumlu düşünceler taşımak demek olan mutluluk, beyinde biyokimyasal değişiklikler yapmakta ve bu değişiklikler de vücut fizyolojisi üzerinde son derece yararlı etkiler göstermektedir. Öte yandan, üzücü ya da bunaltıcı düşünceler de beyin kimyasında değişiklikler yapmakta ama bu değişikliklerin fizyoloji üzerinde zararlı etkileri olmaktadır.”

Bu yaklaşım, zihin beden ilişkisini düşüncelerimizin ve duygularımızın bedenimizden bütünüyle ayrı olmadığı fikri üzerinden ele alır. Buradaki temel soru, bir duygunun yalnızca zihinsel bir deneyim olarak kalıp kalmadığıdır. Kaygı, huzur, öfke veya mutluluk yaşarken bedenimizde de bazı değişimler hissedebiliriz. Dolayısıyla düşüncelerin beden sağlığına etkisi üzerine düşünmek, iç dünyamızla bedensel tepkilerimiz arasındaki bağlantıyı fark etmek anlamına gelir.

Düşünceler bedende nasıl karşılık bulur?

Metinde düşüncelerin, “mesaj-göndericiler” denilen beyin kimyasalları aracılığıyla çalıştığı anlatılır. Bu anlatıma göre insanın içinde bulunduğu ruh hâli, söz konusu kimyasalların birbirlerine oranlarını etkiler. Düşünmek de beyin kimyasını harekete geçiren bir süreç olarak ele alınır; beynin farklı bölgelerindeki hormonların salgılanması ve bu hormonların organlara mesaj taşıması bu çerçevenin parçalarıdır. Böylece ruhsal durumun fiziksel sağlığa etkisi, içsel yaşantıyla bedensel işleyiş arasında kurulan bağlantı üzerinden açıklanır.

Gündelik hayattan örnekler bu bağlantıyı daha anlaşılır kılar. Kızgınlık ya da düşmanca düşünceler sırasında kalp atışlarımızın hızlandığını, kan basıncımızın arttığını veya yüzümüzün kızardığını fark edebiliriz. Kaygı da bunlara ek olarak el titremesi, soğuk terleme ve midede düğümlenme gibi tepkilerle kendini gösterebilir. Bu örnekler, duyguların yalnızca zihnimizde yaşanmadığını; bedenimizde de hissedilebilir izler bırakabildiğini anlatır.

Chopra’nın aktardığı yaklaşımda mutluluk, sevgi, barış, huzur, şefkat, dostluk, iyilik, cömertlik, yakınlık ve içtenlik gibi duyguların da bedende karşılıkları olduğu düşünülür. Olumlu düşünmenin sağlığa faydaları bu bakışta, insanın kendini daha iyi hissetmesi ve iç dünyasıyla bedeni arasında daha destekleyici bir ilişki kurmasıyla bağlantılıdır. Burada olumlu düşünmek, her an mutlu olmak ya da zor duyguları yok saymak anlamına gelmez. Daha çok, duygularımızın farkına varıp bizi tüketen düşünce biçimlerini tanımaya çalışmaktır.

Metinde kızgınlık, sevgisizlik, düşmanlık, gücenme, çelişki ve hüzün gibi duyguların bağışıklık sistemini zayıflattığı; olumlu duyguların ise direnci artırdığı ileri sürülür. Bu ifadeyi Chopra’nın yaklaşımı içinde değerlendirmek önemlidir: Duyguların sağlıkla ilişkisini konuşmak, bir hastalığın yalnızca düşüncelerden kaynaklandığı ya da olumlu düşünerek tedavi edilebileceği sonucuna varmak değildir. Olumlu düşünce ve sağlık konusu, burada kişinin iç dünyasına dikkat çekmek için ele alınmaktadır; tıbbi değerlendirme ve tedavinin yerine geçmez.

Aura ve enerji bedeni yaklaşımı

Yazı, konuya Akupunktur, T’ai Chi, Chi Gong ve Yoga gibi alternatif terapilerin bakışını da ekler. Bu yaklaşımlarda bedeni çevrelediği düşünülen elektromanyetik alana “Aura” veya “enerji beden” denir; bu alanda “Chakra” adı verilen yedi enerji merkezinin bulunduğu anlatılır. Hastalık ise bu anlayışta, akışı engellenmiş bir enerjinin ya da varlıktaki dengesizliğin dışa vurumu olarak tarif edilir. Aura ve Chakra’lardaki enerji akışına ilişkin bu açıklama, söz konusu terapilerin yaklaşımını yansıtır.

Bu bakış açısından düşüncelerimiz ve duygularımız birer enerji olarak görülür: Olumlu düşüncelerin aurayı güçlendirdiği ve enerjiyi artırdığı, olumsuz duygu ve düşüncelerin ise enerjiyi azalttığı ifade edilir. Böylece metnin önceki bölümündeki zihin ve beden bağlantısı, bu kez enerji bedeni fikri üzerinden açıklanır. İki anlatım biçimi aynı değildir; ancak ikisi de insanın ruh hâlini ve içsel dengesini sağlık konusuyla birlikte düşünür.

Duygu ve düşüncelerimizi fark etmek

Yazının vardığı temel düşünce şudur: Sağlıklı olmak istiyorsak enerji tüketen duygu ve düşüncelerimizi fark etmeli, bunları enerji üreten duygulara dönüştürmenin yollarını aramalıyız. Bunun başlangıcı, “düşünce ve duygularımızı her zaman kontrol etmeyi” öğrenme çağrısıdır. Kontrol etmek, her düşünceyi zorla susturmak değil; ne hissettiğimizi görmek ve bu duyguların üzerimizdeki etkisini anlamaya çalışmak olarak düşünülebilir.

Olumlu düşünce ve sağlık arasındaki ilişkiyi ele alırken, olumlu duyguları beslemenin kişinin iyi oluşuna katkısını hatırlamak mümkündür. Bununla birlikte, olumsuz duygular yaşamak kişisel bir başarısızlık ya da hastalığın tek nedeni olarak görülmemelidir. Metnin daveti, kendimize karşı daha dikkatli olmak; öfke, kaygı veya hüznü bastırmak yerine onları fark ederek iç dünyamızda daha fazla huzur, sevgi ve şefkate yer açmaktır.

Dr. Deepak Chopra

olumlu düşünce ve sağlık
Bireysel Danışmanlık

Kontrol Sende Kitabım için lütfen aşağıdaki linki tıklayınız

Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabım İçin lütfen aşağıdaki linke tıklayınız

Benzer Gönderiler

2 yorum

  1. Bundan 10 yil kadar once,su anda kiloluyum ama,o zaman su andan biraz daha kilom vardi.uzuluyordum,saglik sorunlarim hic bitmiyordu.en sonunda birgun "yeter artik" diyerek doktora gittim. Tam kan tahlilleri yaptirdim ve sonuc korkunctu! Kolesterol,yag vs. Had safhadaydi,neyse…tam bir disiplinle 3 ayda tam 30 kilo verdim. Birkac yil icinde yavas yavas kilolari almaya basladim,o gunku gibi olmasada hala kiloluyum. Fakat,15 gun kadar once icerideki durum nedir diye yine kan tahlili icin hastaneye gittim. Bu arada, su anki kilomu o zamanki kadar kafama takmiyordum,pozitif dusunce teknigini uygulamaya basladiktan sonra bu durumu kabullenmis ve hic sorun etmemeye baslamistim. Kan tahlillerinin sonucuna doktor da dahil bende inanamadik. Kolesterol,seker,demir,b vitamini,hdl, ldl… Vs tum degerler tam ortalarda geziyordu, ne cok yuksek nede eksik. Doktor bir bana bakti,soyle bir bastan asagi suzdu,birde elindeki sonuclara bakti, son derece sagliklisin sana herhangi bir ilac veya tedavi uygulamama gerek yok dedi ve gonderdi. Bende soyle bir kiloma bakiyorum ve sonuclara hala bende bir anlam veremiyorum. Ama saglikli oldugum icin mutluyum, kilomu hala cok sorun etmiyorum.

Yoruma kapalı.