Pratik Bilinçaltı Kodlama Yöntemleri

Düşüncelerinizi değiştirirseniz, kaderinizi de değiştirirsiniz

Etki düşünceniz, tepki ise bilinçaltınızın verdiği karşılıktır. Joseph Murphy’nin Bilinçaltının Gücü kitabında anlattığı bilinçaltı kodlama yaklaşımının temelinde de bu düşünce vardır: Zihninizde hangi fikre yer verdiğiniz ve ona nasıl yaklaştığınız önem taşır.

Bütün dileklerinizin gerçekleşeceğine dair bir kural yoktur. Şüpheci kişiler bunu duaların işe yaramadığına kanıt olarak yorumlayabilir. Ancak Murphy’nin yaklaşımında asıl üzerinde durulan nokta, isteğin nasıl ele alındığıdır. Bir dileği anlamak, onu netleştirmek ve zihinde nasıl taşıdığınızı fark etmek, bu yaklaşımın önemli parçalarıdır.

Dilekleriniz beklediğiniz gibi karşılık bulmadığında, önce bunun nedenlerini anlamaya çalışın. Metindeki temel nedenler güven eksikliği ve aşırı çabadır. Bilinçaltının nasıl işlediğini anlamadığını düşünen kişi, isteğini sürekli kuşkuyla sorgulayabilir ya da onu zorlayarak gerçekleştirmeye çalışabilir. Oysa zihninizin nasıl çalıştığını daha iyi kavradığınızda, isteğinize daha sakin ve net yaklaşabilirsiniz.

Bilinçaltı kodlama nasıl işler?

Murphy’nin anlatımına göre bilinçaltı, kabul ettiği bir fikri uygulamaya koyar; iyi ya da kötü yöndeki düşünceler için de aynı ilke geçerlidir. Bu, kitabın yaklaşımını açıklayan bir düşüncedir; her dileğin mutlaka gerçekleşeceğine dair bilimsel bir güvence olarak değerlendirilmemelidir. Buradaki pratik öneri, zihninizde neyi beslediğinizi fark etmek ve isteğinizi mümkün olduğunca açık biçimde ifade etmektir.

Bir fikri yapıcı biçimde ele almak, bu yaklaşımda kılavuzluk ve zihinsel huzurla ilişkilendirilir. Olumsuz düşünceler ise kişinin kendisini çıkışsız ve karışıklık içinde hissetmesine yol açabilir. Bilinçaltı nasıl kullanılır sorusuna bu metnin verdiği yanıt; zihinsel zorlama yerine netlik, güven ve gevşemeyi öne çıkarmaktır.

Düşünceleriniz olumlu, yapıcı ve sevgi dolu olduğunda, Murphy’nin yaklaşımına göre doğru cevaba ulaşmaya daha açık olursunuz. Bir isteği zorla kabul ettirmeye çalışmak yerine, onu zihninizde netleştirin ve güvenle bilinçaltınıza devredin. Bu bakışta bilinçaltı nasıl programlanır sorusunun yanıtı, sürekli çabayı artırmak değil; kabul ettiğiniz düşünceyi sakin ve tutarlı biçimde taşımaktır.

Bilinçaltınızı sizin için bir şey yapmaya zorladığınızda, istediğiniz sonuca yaklaşmak yerine daha da uzaklaşmış gibi hissedebilirsiniz. Bu görüşe göre bilinçaltı, zihinsel baskıdan çok inanca ve bilincin kabul ettiği fikre tepki verir. Dolayısıyla bilinçaltı düşünceleri nasıl değiştirilir diye merak ediyorsanız, başlangıç noktası olumsuz ve dağınık ifadeleri fark edip isteğinizi daha açık bir düşünceyle yeniden ele almaktır.

Sonuç alamadığınızı düşündüğünüzde şu ifadeleri sık sık kullanıyor olabilirsiniz:

  • Her şey kötüye gidiyor.
  • Asla karşılık alamayacağım.
  • Çıkış yolu göremiyorum.
  • Durum umutsuz.
  • Ne yapacağımı bilmiyorum.
  • Karmakarışık oldum.

Bu cümleler, isteğinizi netleştirmek yerine dikkatinizi çaresizlik ve belirsizlikte tutar. Sürekli yerinde sayan bir asker gibi ne ileri ne geri gidersiniz. Bir taksiye binip şoföre aynı anda pek çok farklı yön söylediğinizi düşünün: Talimatlarınız karışır ve varmak istediğiniz yeri bulmak zorlaşır. Zihinsel hedefi açık tutma benzetmesi de budur.

Bilinçaltının gücü üzerine bu metinde yapılan vurgu, zihindeki isteğin açık olmasıdır. Bir çıkış yolu bulunabileceğine inanın ve dikkatinizi çelişkili talimatlar yerine istediğiniz sonuca yöneltin. Murphy’nin “Sınırsız Zeka” ifadesi de kitabın kendi anlatımına aittir. Buradaki temel mesaj, neye inandığınızı ve hangi düşünceyi beslediğinizi fark etmenizdir.

Rahatlık işi çözer

Çok soğuk bir havada kalorifer ocağı bozulan bir ev sahibi tamirci çağırır. Tamirci gelir ve yarım saat içinde ocağı yeniden çalıştırır. Ardından ev sahibine 200 dolarlık bir fatura çıkarır.

“Ne!” diye bağırır ev sahibi öfkeyle. “Ne kadar uğraştın ki? Tek yaptığın küçük bir parçayı değiştirmekti. Beş dolardan fazla etmeyecek bir alet için ne hakla benden 200 dolar istersin?”

Tamirci omuz silker: “Parça için yalnızca iki dolar istedim. Fiyatı buydu.”

Ev sahibi elindeki faturayı sallayarak, “İki dolar mı? Burada 200 dolar yazıyor!” der.

“Doğru,” diye cevap verir tamirci. “Neyin bozuk olduğunu ve bunun nasıl onarılacağını bilmenin değeri 198 dolar.”

Murphy, bilinçaltını usta bir tamirciye benzetir. Bu benzetmede önemli olan, her ayrıntıyı kontrol etmeye çalışmak yerine çözüm fikrine güvenmek ve zihinsel olarak gevşemektir. “Rahatlık işi çözer” sözü, onun yaklaşımındaki bu tutumu özetler. Sağlıkla ilgili anlatımlar ise yazarın görüşü olarak değerlendirilmelidir; bilinçaltına güvenmek tıbbi değerlendirme ve tedavinin yerine geçmez.

Ayrıntılara ve sıkıntılara saplanıp kalmak yerine, istediğiniz sonuca ulaştığınızda nasıl hissedeceğinizi düşünün. Bu yaklaşım sağlık, para ya da ilişkilerle ilgili bir dileği ele alırken de geçerlidir: Murphy, çözümün getireceği mutluluk duygusunu zihinde canlandırmayı önerir. Yeni fikrin sonucunu uzak bir ihtimal gibi değil, zihninizde şimdi deneyimlediğiniz bir durum gibi hayal edin.

İrade gücünü değil, hayal gücünü kullanın

Bilinçaltının güçlerini kullanmak, bir engeli itmeye çalışmaya benzemez. Daha çok çalışmanın her zaman daha iyi sonuç getireceği düşüncesini bir kenara bırakın. Murphy, irade gücünü zorlamak yerine istediğiniz sonu ve bunun yaratacağı özgürlük hissini gözünüzde canlandırmayı önerir.

Zihin, sorunu çözmek için türlü yollar bulmaya ve bunları zorla kabul ettirmeye çalışabilir. Bu düşüncelerin peşinden gitmek yerine, sonuç imgesine dönün. Sorundan kurtulmuş hâlinizi ve aradığınız özgürlüğün duygusal karşılığını hayal edin. Süreci karmaşıklaştırmayın; en iyi yol çoğu zaman basit olandır.

Disiplinli imgeleme nasıl uygulanır?

Murphy, bilinçaltından karşılık almanın yollarından biri olarak disiplinli ya da bilimsel hayal gücünü anlatır. İnanmayı, bir şeyi doğru kabul etmek ve o varmış gibi yaşamak şeklinde açıklar. Bu yaklaşımda önemli olan, dileğinizi belirsiz bırakmamak; ne istediğinizi ve gerçekleştiğinde nasıl hissedeceğinizi zihninizde canlandırmaktır.

Bir dileği ele almak için metinde üç aşama öne çıkar:

  • Sorunu fark etmek ya da kabul etmek.
  • Sorunu, en iyi çözümü veya çıkış yolunu bilen bilinçaltına devretmek.
  • İsteğin gerçekleştiğine derinden inanarak huzur bulmak.

Bu sırayı gündelik bir zihinsel çalışma gibi düşünebilirsiniz: Önce ne yaşadığınızı ve ne istediğinizi kabul edin; ardından dikkatinizi arzuladığınız sonuca yöneltin. Son olarak, kuşku ve tereddütleri fark ettiğinizde kendinizi zorlamak yerine gevşeyip seçtiğiniz imgeye dönün. “Keşke iyileşebilseydim” ya da “Umarım işe yarar” gibi ifadeler, Murphy’nin anlatımında dileğe duyulan kuşkuyu gösterir.

Metinde sağlık dileği, bilinçaltına güvenme ve gevşeme örneğiyle açıklanır. Bu, kitabın yaklaşımını yansıtır; hastalıkların yalnızca düşünceyle iyileşeceğine dair bir garanti değildir. Sağlık sorunu yaşadığınızda profesyonel destek almak önemlidir. Zihinsel imgeleme, istenirse kişisel bir düşünme pratiği olarak ele alınabilir.

Zorlama ters etki yapar

Emile Coué, konferansları sayesinde ABD’de pek çok hayran ve takipçi kazanan bir psikolog olarak anılır. Metinde aktarılan önemli görüşlerinden biri şudur:

Arzularınızla hayal gücünüz çatıştığında, kazanan kaçınılmaz olarak hayal gücünüz olur.

Coué bu düşünceye ters etki yasası adını veriyordu. Yerde duran dar bir tahtanın üzerinde yürümeniz gerektiğini düşünün. Bunu kolayca yapabilirsiniz. Peki aynı tahta yerden beş metre yukarıda, iki duvar arasında asılı olsaydı üzerinde yürüyebilir miydiniz?

Tahtada yürümeyi istemenize rağmen düşme ihtimalini hayal etmeniz sizi durdurabilir. Yalpaladığınızı ve aşağı düştüğünüzü gözünüzde canlandırdıkça, korku daha baskın hâle gelir. Düşme düşüncesini bastırmak için ne kadar çabalarsanız, dikkatiniz de o ölçüde düşme ihtimalinde kalabilir. Örnekte anlatılan çatışma, arzu ile zihinsel imgenin birbirini desteklememesidir.

“Başarısızlığımın üstesinden gelmek için irade gücümü kullanacağım” düşüncesi de başarısızlık fikrini sürekli gündemde tutabilir. Metindeki yeşil hipopotam örneği bunu açıklar: Yeşil bir hipopotamı düşünmemek için elinizden gelen her şeyi yapmaya karar verdiğinizde, zihniniz yine o imgeye döner. Anlatının vardığı sonuç, çelişen iki düşünceden daha baskın olana dikkatin yöneldiğidir.

Kendinizi şu düşünceler içinde bulabilirsiniz:

  • İyileşmek istiyorum. Neden iyileşemiyorum?
  • Çok uğraşıyorum, neden sonuç alamıyorum?
  • Kendimi daha fazla zorlamalıyım.
  • Sahip olduğum bütün irade gücünü kullanmalıyım.

Murphy’nin bu bölümdeki uyarısı, bilinçaltını bir fikri kabul etmeye zorlamanın ters tepebileceğidir. Çok fazla uğraşmak ve sonucu sürekli kontrol etmek kaygıyı artırabilir. Bunun yerine, isteğinizi netleştirip imgeleme ve gevşemeye yönelmek önerilir.

Bir sınav öncesinde çok çalıştığınızı ve konuları iyi bildiğinizi düşünün. Ancak boş sınav kâğıdını görünce zihniniz bir anda boşalabilir; cevabı hatırlamak için kendinizi zorladıkça bilgiler daha da uzaklaşıyor gibi gelir. Sınav salonundan çıktıktan ve baskı azaldıktan sonra ise birkaç dakika önce aradığınız cevaplar aklınıza gelebilir. Bu örnekte anlatılan, bildiklerinizi öğrenmemiş olmanız değil; hatırlamak için kendinize uyguladığınız baskının düşünmenizi zorlaştırabilmesidir.

Arzu ile hayal gücü arasındaki çatışma nasıl azaltılır?

Engellere sürekli odaklanmak, dikkatinizi istediğiniz sonuca götürecek olasılıklardan uzaklaştırabilir. Murphy’nin yaklaşımında bilinç ve bilinçaltının, düşünce ve duygunun, arzu ve hayal gücünün uyum içinde olması önemlidir. Başka bir deyişle, yalnızca ne istediğinizi değil, o isteği düşünürken ne hissettiğinizi de fark edin.

Metin, gevşemenin ve uykuya geçişin zihinsel çabayı azaltabileceğini; yatmadan hemen önce ve uyandıktan sonra arzuyu canlandırmanın yararlı olabileceğini öne sürer. Bu anlatım, yazarın bilinçaltı hakkındaki yaklaşımını yansıtır. Uygulaması ise basittir: İsteğinizin gerçekleştiği bir sahneyi belirleyin, bunu mümkün olduğunca açık biçimde hayal edin ve o sonucun sizde uyandırdığı duyguyu fark edin. İmgelemenin sonucu garanti ettiği iddiası olarak değil, metindeki zihinsel çalışma önerisi olarak okunmalıdır.

Shara adındaki genç kadın, sürekli ertelenen ve sonu görünmeyen karmaşık bir davayla uğraşıyordu. En büyük arzusu, davanın uyum içinde bir çözüme kavuşmasıydı. Ancak zihni başarısızlık, kayıp, iflas ve yoksulluk imgeleriyle doluydu. Anlatıda bu korkulu imgelerin, arzusuyla çatıştığı vurgulanır.

Öneri üzerine Shara, her gece yatmadan önce sorun için mümkün olan en iyi sonucu hayal etmeye başladı. Dava çözüldükten sonra avukatıyla yapacağı görüşmeyi zihninde canlandırıyor; ona sorular sorduğunu ve açıklamalarını dinlediğini düşünüyordu. Avukatın şu sözlerini duyduğunu hayal ediyordu: “Dava mahkeme dışında hal oldu. Mükemmel ve son derece uyumlu bir çözüm yolu bulundu.”

Gün içinde korkulu düşünceler aklına geldiğinde de aynı görüşmeyi, avukatın gülümsemesini, ses tonunu ve kullandığı sözleri hatırlıyordu. Birkaç hafta sonra avukatı arayıp davanın çözüldüğünü ve Shara’nın uyumlu bulabileceği bir sonuç elde edildiğini bildirdi. Bu, Murphy’nin kitabında aktarılan örnektir; benzer bir imgelemenin her durumda aynı sonucu sağlayacağının kanıtı olarak değil, metnin ana fikrini anlatan bir hikâye olarak değerlendirilmelidir.

Hatırlamaya değer fikirler

  • Zihinsel zorlama, endişe ve korkuyu artırabilir. “Rahatlık işi çözer” sözü bu bölümün ana mesajıdır.
  • Zihniniz gevşediğinde ve bir fikri kabul ettiğinizde, Murphy’nin yaklaşımına göre bilinçaltınız bu fikri hayata geçirmek için işe koyulur.
  • Geleneksel yöntemlerin dışında düşünün ve plan yapın; her sorun için bir cevap ya da çözüm yolu bulunabileceğini hatırlayın.
  • Vücudunuzdaki her işlevi gereğinden fazla kontrol etmeye çalışmak yerine zihinsel olarak gevşemeyi deneyin. Sağlık sorunlarında profesyonel desteği ihmal etmeyin.
  • Hayal gücünüzü kullanın: Güzel ve iyi olanı canlandırın. “Siz hayal ettiğiniz kişisiniz” ifadesi, kitabın bu bölümündeki vurguyu taşır.
  • Uyumadan önce arzunuzun gerçekleştiğini hayal edin; zihninizdeki isteği mümkün olduğunca açık ve sakin biçimde tutun.
  • Olumlama, metindeki tanımıyla, bir şeyin öyle olduğunu söylemektir. Bu yaklaşımda olumlamanın anlamı, seçtiğiniz düşünceyi zihninizde kabul etmektir.

Joseph Murphy’nin *Bilinçaltının Gücü* kitabından aktarılan bu düşüncelerin ortak noktası, isteği netleştirmek ve zihinsel zorlamayı azaltmaktır. Bilinçaltı kodlama burada, düşüncelerinizi fark edip arzuladığınız sonuca yönelik daha açık bir imge kurma yaklaşımı olarak ele alınıyor. Murphy’nin anlatımını, kitabın düşünce çerçevesi içinde değerlendirmek ve özellikle sağlıkla ilgili konularda profesyonel yardımla karıştırmamak önemlidir.

Joseph Murphy

Halis Şahiner’le Bireysel Danışmanlık

bilinçaltı kodlama

Kontrol Sende Kitabım için lütfen aşağıdaki linki tıklayınız

Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabım İçin lütfen aşağıdaki linke tıklayınız

Benzer Gönderiler

18 yorum

  1. Bu kodlama yöntemini denemedim. yazı alıntıdır. Saygılarımla.

  2. Aklıma takılan bazı sorular var sizlerle paylaşmak isterim. Bilinçaltına olumlu mesaj gönderirken kullandığımız cümlenin başına "Allah'ın izniyle ve inşallah" diye inancımızı eklesek nasıl bir etkisi olur?

  3. Yapman gereken tek şey kendini yeni düşünceye inandırmak. Bunun için inancına uygun olan herşeyi söyleyebilirsin. Bu dediğin konu Kuranda mevcut, işlerinizde Allah'ın izniyle diye söyleyin diyor. Sonuçta bizde Allah'tan istiyoruz. Saf temiz açık kalple istediğin şekilde duanı edebilirsin. Önemli olan olacağına inanmak.

  4. Merhaba, merak ettiğim bir şey var, hani diyorsunuz ya birşeyi isteyin ve gevşeyin, onu zorlayan engelleri ortadan kaldırın diye, aralık ayında bir atama var ve ben istediğim yere atanmayı çok istiyorum ama öncesinde iki sınava tabi tutuluyorum ve şuan yaptığım şey gece gündüz bu sınavlara çalışmak çünkü atanmamın tek şartı sınavlardan çok yüksek puanlar almam. Peki ben şöyle yapsam: aralıktaki atamama olacak gözüyle baksam her gece imgelesem, bilinaçltıma ciddi ciddi yerleştirsem ve hatta geceleri bilinçaltına mesajlar göndererek bunu desteklesem, bunların paralelinde de sınavlara hazırlanmayı bıraksam nasıl olsa atanacağım diye çalışmasam sadece bilinçaltıma bunu kabul ettirsem yeterlimidir? Çünkü hem bilinçaltıma bunu kabul ettirip hemde yine tek şartı sınavdan yüksek puan almakmış gibi sınava hazırlanmaya devam etsem, gönderdiğim mesajı zorlayıcı şeyler yapmış olmuyor muyum?

  5. Saf katıksız bir inanca sahip olabilirseniz bunu başarbilirsiniz.
    mevcut şartlarda böyle bir inanca sahip olunması çok zor. Çünkü çok fazla uyaran ve kısıtlayıcı var. Şu anda saf ve katıksız olarak ona inanmış olsanız yukarıdaki mesajı atmazdınız.
    Yüz metreyi 10 saniyenin altında koşmak istiyorsanız vucudunuzu bu konuda hazırlamalısınız. Antremanlarla kaslarınızı güçlendirmeli nefesinizi açmalısınız. Ancak o zaman hedefinize ulaşabilirsiniz. Sınav içinde yeterli çalıştığınız kendiniz inanadığınız zaman geriye kalan son nokta hedefe ulaşmak olacaktır. Sınavda bildiğiniz yerlerden çıkma ihtimali her zaman vardır.
    Çalışmalarınızı hedefinize odaklanarak imgelemeye devam edin. Belkide istediğiniz işin farklı bir versiyonunu sınavsız elde edebilirsiniz.

  6. Fiziksel olarak mümkün olabilir mi bilmiyorum.
    Ancak yapacaginiz zihinsel çalışmalarla mevcut durumunuzu olduğu gibi kabul edip kendinizle barışirsaniz boyunuzun hayatınıza hiçbir olumsuz yönde etkisi olmadigini fark edebilirsiniz.

  7. Benim ikinci evliliğim ilkinden kizlarim var.bebek yapmaya kararverince doktora gittim .bir doktor diğer doktor derken onlarin olumsuz konuşması bilinç altima yerleşti ya işler iyice sarpa sardi.ne yapmalıyım

  8. Düşüncelerinizi sağlıklı bir biçimde sorgulanız gerekiyor. Önemli olan sizin ne istediğiniz. Diğer kimselerin söylediği değil. Ancak siz net olmadığınız durumda diğer insanlar sizi daha çok karıştıracak düşüncelerini size iletirler.
    Sanırım öncelikle sizin bu konuda kabullenmeniz gereken durumlar var. Onları kabullendiğinizde herşey yoluna girecektir.
    Hakkımda sayfasında telefon numaram var oradan bana ulaşabilirsiniz.

  9. Buna direnç gösterin. Entelektüel sorun çözme becerilerinizi bir kenara bırakın. Basit, çocuksu, mucizeler yaratan bir inancı korumaya çalışın. Gözünüzde, bu rahatsızlıktan ya da sorundan kurtulmuş halinizi canlandırın. Peşinde olduğunuz özgürlük durumunun duygusal hazzını hayal edin. Her türlü bürokrasiyi süreçten çıkartın. En iyi yol, basit yoldur.

    bu kısmı iyi anlamak gerekiyor sanırım….

  10. merhabalar 30 yaşında devlet memuruyum aşırı borcum var allahın izniyle borçlarımı ödiycem işim maaşım var ama 4 yıllık bi süre zarfı sürekli maaşımın biçoğunun borçlarıma gitmesini düşünüyorum moralim bozuluyo olumsuz bı tutum içine giriyorum farkında olmadan

  11. Sen o kelimeleri aklına nasıl kodladın ona bağlı eğer çaresizlik halinde inşallah diyorsan her zaman yani olmayacağını bildiğin bişey için inşallah kelimesini kullanıp öyle kodladıysan öyle olmaz ama kesin bildiğin bişey için inşallah olur diyorsan inşallah kelimesini olumlu olarak kodladıysan o zaman sıkıntı olmaz

Yoruma kapalı.