Regresyon ve Affetme Telkini

Bugün yaşadığımız bir sorunun kaynağı, yirmi yıl önce ya da çocukluk döneminde yaşadığımız bir deneyim olabilir. Geçmişten getirdiğimiz korkular, acılar ve hayal kırıklıklarıyla yüzleşmekte zorlandığımızda, bunların bugünkü ilişkilerimizi ve duygularımızı etkilediğini hissedebiliriz. Bu çalışma, rahatsız eden bir duygunun izini geçmişteki sahnelere doğru sürmeye ve ardından öfke, kırgınlık ve affetme üzerine düşünmeye odaklanıyor.
Regresyon telkini nedir?
Regresyon, geçmişte yaşanmış bir olayın zihinde yeniden canlanması olarak anlatılır. Bazen bir çağrışım, geçmişteki bir anıyı kendiliğinden hatırlamamıza neden olur. Bu metindeki hipnotik regresyon telkini ise gevşeme ve trans telkinlerinin ardından, bir duygunun geçmişteki izlerini hayal gücü aracılığıyla incelemeye yönelik bir uygulamadır. Burada canlanan sahneleri kesin ve nesnel bir geçmiş kaydı olarak değil, kişinin deneyimlediği imgeler ve izlenimler olarak ele almak gerekir.
Ses kaydı; gevşeme ve transa geçiş telkinlerinin ardından regresyon bölümünü, öfkeyi ifade etmeye ve affetmeye yönelik bir çalışmayı, son olarak da transtan çıkış telkinlerini içerir. Dolayısıyla regresyon ve affetme çalışması, bir duygunun kaynağını araştırma, o duyguyla bağlantılı sahneleri gözden geçirme ve ardından affetme kararını değerlendirme aşamalarından oluşur. Affetme telkini, olanları yok saymak ya da inciten kişiyi sevmek zorunda olmak anlamına gelmez; metindeki yaklaşımda amaç, geçmişin yüküyle kurulan ilişkiyi yeniden ele almaktır.
Kaynak olarak görülen sahneye ulaştıktan sonra orada hissedilen duygu ve düşüncelere bakılabilir. Metinde EFT (Duygusal Özgürleştirme Tekniği), İçsel Temizlik ve Ho’oponopono gibi başka çalışmalar da anılıyor. Bunlar burada birer seçenek olarak belirtilmiştir; her yöntemin herkese uygun veya tek başına tedavi edici olduğu anlamına gelmez.
Bir seferde her sorunu çözmek mümkün olmayabilir. Bilinçaltı kayıtlarını soğan gibi katman katman düşünün: Bir çalışmada bir duygu hafifleyebilir, başka bir katman ise zaman ve tekrar gerektirebilir. Bu nedenle tek bir uygulamadan kesin ya da kalıcı sonuç beklemek yerine, kendi deneyiminizi dikkatle gözlemlemek önemlidir.
Sevgilerle
Halis Şahiner
Ses kaydını dinlemeden önce
Kaydın başında tüm vücudu gevşetmeye yönelik telkinler, ardından transa geçiş telkinleri bulunur. Bunları regresyon telkini ile öfke boşaltma ve affetme çalışması, en sonunda da transtan çıkarma telkinleri izler. Regresyon affetme ses kaydı yaklaşık bir saat on beş dakika sürebileceğinden, başlamadan önce bu süre boyunca sakin kalabileceğinizden emin olun.
Çalışmayı sessiz ve sakin bir ortamda, oturarak dinlemek daha uygun olabilir. Başlangıçta düşünceler zihninize üşüşebilir ya da huzursuzluk hissedebilirsiniz. Onlardan kurtulmaya çalışmak veya onlara direnmek yerine, bir süre gelip geçmelerini izleyin. Kendinizi devam etmek zorunda hissetmeyin; rahatsızlık artarsa kaydı durdurun.
Seans sonrasında, daha önce sizi rahatsız eden bir olayı aklınıza getirip tepkilerinizi gözlemleyebilirsiniz. O anıyı duyularınızla canlandırmayı denedikten sonra içinize dönün: Ne hissediyorsunuz? Rahatsız edici duyguda bir değişiklik var mı? Bu gözlem, çalışmanın sizde nasıl karşılık bulduğunu anlamanıza yardımcı olabilir; tek başına bir tedavi veya sonuç garantisi değildir.
Bu telkin tek başına bir hastalık tedavi yöntemi değildir ve profesyonel desteğin yerine geçmez. Ses kaydındaki konuşmalar duyulabilir ve nettir. Dinlerken rahatsızlık, nefes alamama ya da panik hissi yaşarsanız kaydı durdurun. Uzun süre yüksek sesle dinlemek işitme sağlığınıza zarar verebilir; sesi rahatsız etmeyecek düzeyde tutun.
Dikkat: Tıbbi tedavi gerektiren psikolojik rahatsızlığı olan kişiler için bu çalışma uygun olmayabilir. Böyle bir durumunuz varsa kaydı kullanmadan önce sağlık uzmanınıza danışın.
Regresyon-Affetme Ses Telkinini Buradan İndirebilirsiniz.

Regresyon telkini: duygunun izini sürmek
İçinde bugün seni bu çalışmaya getiren, rahatsız eden bir duygu var. Şimdi ben 1’den 10’a doğru sayarken bu duyguyu gittikçe daha güçlü hissetmeye başladığını hayal et.
1, sorununu yaratan duyguyu fark etmeye başlıyorsun.
2, onu gittikçe daha güçlü hissediyorsun.
3, sanki bir barajın kapakları açılmış gibi bu duygu bedenine sular seller gibi doluyor.
4, işte duygu bu.
5, şimdi bedeninin belli bir bölgesinde onu daha güçlü hissediyorsun.
6, duygunun şiddetinin artmasına izin veriyorsun.
7, bu duyguyla birlikte onu yaratan geçmiş olaylar da canlanıyor.
8, duygu güçleniyor.
9, onu yaşamında hissettiğinden daha yoğun hissediyorsun.
10, işte duygun bu.
Bu duyguyu bedeninin neresinde hissediyorsun? Şimdi bedeninde bu duyguyu hissettiğin bölgeye odaklan. Bu parçanın dili olsaydı sana ne anlatırdı? Bunu ona sorabilir misin?
Bu duygu, geçmişte yaşadığın farklı olaylarla bağlantılı olabilir. Sanki geçmişe uzanan bir köprü oluşturuyor; aynı duyguyu hissettiğin anları hatırlamana yardımcı oluyor. Şimdi bu duyguyu ilk kez hissettiğin zamana doğru bir yolculuk yapacağız.
“5’ten 1’e doğru saymaya başladığımda, yaşamındaki eski bir tarihe, bu duyguyu ilk hissettiğin geçmiş bir zamana gideceksin. Olayı sanki şu anda oluyormuş gibi yeniden yaşamaya ve hissetmeye başlayacaksın.”
5, geçmişe doğru gidiyorsun. Bu duyguyu içinde taşıyan bir an, olay ya da sahne yavaş yavaş zihninde canlanıyor.
4, olayın içine giriyor, sanki şu anda yaşıyormuş gibi hissetmeye başlıyorsun.
3, sahne açılıyor ve belirginleşiyor.
2, gittikçe daha net görüyorsun.
1, şimdi oradasın. İlk izlenimin ne?
Ne hissediyorsun? Oradaki kendine şunu sor: O sırada neyi hatalı algılamış olabilir? Bu soruya hemen yanıt bulmak zorunda değilsin; aklına gelen izlenimi fark etmen yeterli. Şimdi, seni rahatsız eden bu duyguyla ilgili başka sahneler olup olmadığını görmek için aynı çalışmayı tekrarlayacağız.
Dikkatini duyguna yoğunlaştır. Ben 5’ten 1’e doğru sayarken, aynı duyguyu daha önce hissettiğin bir zamana doğru git.
5, geçmişe doğru ilerliyorsun; bir an, olay ya da sahne beliriyor.
4, olayın içine giriyorsun.
3, sahne açılıyor ve belirginleşiyor.
2, ayrıntılar netleşiyor.
1, şimdi oradasın. İlk izlenimlerin neler?
Sahneyi ve bedenindeki duyguyu gözlemle
Şimdi ayaklarına bak. Ayaklarında ne var? Ayakkabıların varsa ne renk? Yere bak; döşemeleri hisset. Bulunduğun yer yavaş yavaş netleşirken çevrendeki ayrıntıları fark et.
Gündüz mü, gece mi? İçeride misin, dışarıda mı? Yalnız mısın, yanında biri var mı? Yanında biri varsa kiminle birliktesin? Yalnızsan bu sana ne hissettiriyor? Kaç yaşlarındasın? Ne hissediyor, ne görüyor ve ne duyuyorsun? Duyguyu bedeninin neresinde hissediyorsun?
Oradaki kendine, o sırada neyi hatalı algılamış olabileceğini sor. Şimdi seni rahatsız eden duyguyla bağlantılı bir sahneye ulaştın ve o sahnedeki hislerini fark ettin. Bu uygulamada ortaya çıkan izlenimleri zorlamadan gözlemle; devam etmek istemezsen durabilirsin.
Öfkeyi ifade etme ve affetme çalışması
Şimdi hayal gücünü kullanarak ortasında karşılıklı yerleştirilmiş iki sandalye bulunan, beyaz duvarlı yuvarlak bir oda imgele. Sandalyelerden birine kendin otur. Diğerine ise az önceki sahnelerde seni en çok etkileyen, korkutan ya da üzen kişiyi oturt.
Karşındaki kişinin yüzüne bakarken onunla ilgili seni rahatsız eden, korkutan, öfkelendiren ya da kızdıran duygulara odaklan. Yıllarca içinde tuttuğun öfke ve kızgınlığı, güvenli bir ortamda sözlerle ifade ettiğini hayal et. İstersen şu cümlelerle başlayabilirsin: “Sana öfkeliyim, çünkü…” ve “Sana kızgınım, çünkü…”
İfade ederken kendine ve çevrendekilere zarar vermeyecek bir biçimde kal. Bu çalışma sırasında herhangi bir fiziksel eylem yapmak zorunda değilsin; duygu ve düşüncelerini yalnızca sözlerle ya da zihninde dile getirebilirsin. Kontrol sende. Söylenmemiş bir şey kalıp kalmadığını fark et.
Metindeki imgeyi takip edebilirsin: Öfke ve kızgınlık sözcüklere döküldükçe kalbindeki bir kapağın açıldığını, yıllardır birikmiş duygulara ait siyah bir dumanın dışarı çıktığını hayal et. Gözlerinden yaşlar gelirse, onları da duygularını fark etmenin bir parçası olarak gözlemle. Kendini zorlamadan, kendi hızında ilerle.
Şimdi karşındaki kişiye söylediklerin konusunda onun savunmasını dinlediğini hayal et. Ne cevap veriyor? Bu cevap senin için kabul edilebilir mi? Mazeretini kabul edebilir misin? İçinde hâlâ öfke ya da kırgınlık varsa, söylemek istediklerini ifade etmek için kendine zaman tanı. Ardından yeniden düşün: Karşı tarafın özrünü kabul etmeye hazır mısın?
Affetmeye karar vermek sana ait. Affetmek, yaşananları yok saymak, unutmak ya da seni inciten kişiyi sevmek zorunda olmak değildir. Bu çalışmadaki anlamıyla affetme, geçmişin yüküyle kurduğun ilişkiyi yeniden değerlendirme ve kendini serbest bırakmayı seçme niyetidir. Hazır değilsen affetmek zorunda değilsin.
Affetmeyi seçersen, o kişiye şunları söyleyebilirsin: “Seni affediyorum. Seni bağışlıyorum. Seni zihinsel ve manevi olarak özgürleştirip serbest bırakıyorum. Seninle yaşadığım olaylarda kendi payıma düşen hata ve sorumluluklarımı sevgiyle kabul ediyorum. Senin payına düşenleri ise sana sevgiyle iade ediyorum. Sana yaşamında iyilik, sağlık ve huzur diliyorum. Seni ve kendimi özgür bırakıyorum. Sen özgürsün, ben özgürüm.”
Kendini nasıl hissediyorsun? Biraz hafifleme var mı? İstersen o kişiye sevgiyle sarıldığını ve onu serbest bıraktığını hayal et. Şimdi seni rahatsız eden başka biri varsa, aynı çalışmayı onun için de tekrarlayabilirsin: Duygularını fark et, söylemek istediklerini dile getir, yanıtı değerlendir ve affetme kararını kendi isteğine bırak.
Kendini affetme ve çalışmayı tamamlama
Şimdi kendin için, hayatın ve geleceğin için önemli bir adım at: Beyaz odadaki sandalyelerden birine kendini oturt. Yıllar içinde kendine yönelttiğin öfke ve kızgınlığı, bunların nedenleriyle birlikte, kendini aşağılamadan ifade et. Kendine dayattığın şeyleri fark et ve bırakmaya hazır olup olmadığını düşün.
Şimdi kendi savunmanı dinle. Söylediklerin senin için kabul edilebilir mi? Değilse, içinde kalanları da ifade etmek için kendine zaman tanı. Ardından kendini affetmeyi ve özgürleştirmeyi seçip seçmediğine bak.
Kendine şu sözleri söyleyebilirsin: “Kendimi affediyorum. Kendimi bağışlıyorum. Kendimi zihinsel ve manevi olarak serbest bırakıyorum. Yaşadığım olaylarla ilgili olarak kendi payıma düşen hata ve sorumluluklarımı sevgiyle kabul ediyor, onları ait oldukları zamana ve mekâna sevgiyle iade ediyorum. Kendimi olduğum gibi kabul edip seviyorum. Yaşamımda iyiliği, sağlığı ve huzuru seçiyorum. Kendimi affedip özgürleştiriyorum. Kendimi seviyorum.”
Şimdi sandalyeden kalkıp oradaki kendinle kucaklaştığını hayal et. Kalbinden çıkan pembe ışıkların onun kalbine girdiğini ve kalbini temizlediğini imgele. Her nefes alışında bu pembe ışıkların damarların aracılığıyla tüm vücuduna yayıldığını düşün. Sarılmanın ardından oradaki seninle birleştiğini, yenilenmiş, rahatlamış ve hafiflemiş hissettiğini hayal et.
İşte böyle… Sırtındaki büyük yüklerden kurtulduğunu ve seni bekleyen geleceğe doğru yolculuğa hazır olduğunu imgele. Bu çalışma herkeste aynı duyguyu yaratmayabilir; kendi sınırlarını gözet ve ihtiyaç duyarsan profesyonel destek al.
Kontrol Sende Kitabım için lütfen aşağıdaki linki tıklayınız
Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabım İçin lütfen aşağıdaki linke tıklayınız








Halis bey link calismiyor sanirim ilgilenebilir misiniz? Bu arada boyle guzel bir siteyle yardimci oldugunuz icin cok tesekkur ederim
Link çalışıyor.
Sayfa açıldığında yukarıda indir butonu var bastığınızda bilgisayarınıza iner.
https://drive.google.com/file/d/0B98ejKf_SWphR0I3ckxrVGtyTEE/edit
Bi sorum olacakti,acaba bu regresyon kaydini nekadar ve hangi araliklrla dinlememiz gerek.yoksa sadece 1defa dinlmk yeterlimi
Calışma sonrasındaki hayatındak değişikliklere bak. İhtiyaç hissedersen yine dinleyebilirsin
size çoook teşekkür ederim:)))♥
Sevgiyle
Merhabalar halis bey ben regresyon ses kayıtlarını dinlerken istemsiz başımı sağa sola öne arkaya hareket ettiriyorum ve buna engel olamıyorum sebebi ne olabilir acaba
Kendinizi çok fazla sıkmaya ve germeye gerek yok. Önemli olan çalışmalardan gereken verimi alabilmektir. Çalışmaya odaklanmaya çalışın.
Çok teşekkürler sevgiyle kalın