Görüntülemenin Dönüşüm Enerjisi

Görüntüleme nedir?
Görüntüleme, değişimi harekete geçiren bir enerji olarak düşünülebilir. Korku bizi dondururken, görüntüleme harekete geçirir. Korkunun etkisiyle ne kadar uzun süre donup kalırsak, o kadar güçsüzleşir; fiziksel ve zihinsel yeteneklerimizi kullanmakta zorlanırız. Buna karşılık, harekete geçtikçe yaşama yeniden katılırız. Korku zihnin bir yapısıdır; hareket ise bizi bu donmuş hâlin dışına taşır.
“Beyin,hafızasında veya hayal gücünde bir görüntü ürettiği zaman, vücudumuzda çok belirgin değişikliklere yol açar.Bu telkinler ancak vücut ve zihin yeterince dinlenmiş olduğunda, bilinçaltında kök salacaklardır.”
Ronald Shone
Zihinde canlandırma bir eylemdir; yalnızca bir rüya ya da gelip geçici bir hayal değildir. Bu yaklaşımda, oluşturduğumuz düşünceyi somutlaşana kadar geliştirmeye ve ona yön vermeye çalışırız. Fikirlerin biçime dönüşmesini sağlayan bu enerjiyi, yaşamımızda ne yapmak istiyorsak ona odaklanmak için kullanabiliriz.
Hayalinde canlandırma yöntemleri farklı yaşam alanlarında uygulanabilir: spor yaparken, iş hayatında, ikili ilişkilerde ya da kişisel bakım sürecinde. Önemli olan, zihinsel görüntüyü gerçek yaşamdan kopuk bir beklentiye dönüştürmek değil; ne istediğimizi fark edip ona yönelik bir amaç ve hareket yönü belirlemektir.
Görselleştirme tekniği, bir amaca dair görüntüyü zihinde kurup ayrıntılandırmaya dayanır. Görüntü ne kadar anlaşılır ve kişiye aitse, onunla ilgili düşünceleri ve hisleri fark etmek de o kadar kolaylaşır. Buradaki uygulama, üç temel adımda ilerler: bir amaç belirlemek, bu amaca ilişkin net bir görüntü oluşturmak ve görüntüyü zaman zaman yeniden canlandırmak.
Görüntülemenin üç evresi
Görüntüleme deneyiminden daha iyi yararlanmak için üç aşama izleyebilirsiniz:
- İlk aşama: Kendinize bir amaç belirleyin.
- İkinci aşama: Amacınıza ilişkin net bir görüntü oluşturun.
- Üçüncü aşama: Bu görüntüyü düzenli aralıklarla yeniden canlandırın.
Hayattan istediğimizi elde edemediğimizi düşündüğümüzde, bazen asıl sorun ne istediğimizi henüz belirginleştirememiş olmamızdır. Bir yolculuğa çıkarken gideceğimiz yönü seçebilmek için varış noktasını bilmemiz gerekir. Düşünsel bir yolculukta da önce amacımızı belirlemek, hangi yöne ilerleyeceğimizi görmemize yardımcı olur. Bu, her şeyin kendiliğinden ve hemen gerçekleşeceği anlamına gelmez; fakat karar vermeyi ve atılacak adımları düşünmeyi kolaylaştırır.
Yaşamımızda sık sık kendimize “Hangi yolu izlemeliyim?”, “Ne yapmalıyım?”, “Kariyerimi değiştirmeli miyim?” ya da “Okula geri mi dönmeliyim?” diye sorarız. Yanıtı belirsiz kalan bu sorular üzerinde uzun süre dönüp durmak, bizi yorabilir ve gerginleştirebilir. Bir amaç belirlemek, bütün yanıtları bir anda bulmak değil; seçenekleri görüp içlerinden bize daha uygun olan yöne bakabilmektir. Hedeflere ulaşmak için görselleştirme de bu yönü zihinde belirginleştirme sürecinin bir parçasıdır.

Kendimize bir ya da birkaç amaç belirlediğimizde, bize daha uygun görünen seçeneğe yönelebiliriz. Ancak amaçlarımızı “beton dökülmüş” gibi değişmez ve katı hâle getirmemiz gerekmez. Koşullar ve öncelikler değiştikçe, hedefimizi gözden geçirebilir, gerekiyorsa başka bir yol seçebiliriz.
Bunu, rotasını düzenli olarak kontrol eden bir kaptana benzetebiliriz. Kaptan bir engele yaklaştığında durumu değerlendirir ve gemisinin, yükünün ve tayfasının güvenliği için gerektiğinde yönünü değiştirir. Biz de kendi yaşamımızın kaptanıyız; seçimlerimiz ve izlediğimiz yol konusunda sorumluluk taşırız. Amaçlarımızı belirleyip gerektiğinde yeniden değerlendirmek, belirsizliğin yarattığı gerginliği azaltıp kararlarımızı daha bilinçli ele almamıza yardımcı olabilir.
Amaç belirleme alıştırmasını bir sınav gibi değil, özgürce oynayabileceğiniz bir oyun gibi düşünün. Bu çalışma sizin için; belirlediğiniz amaçları, siz istemedikçe kimseyle paylaşmanız gerekmez. İsterseniz çalıştığınız kâğıdı sonrasında yok edebilirsiniz. Kendinizi baskıdan ve başarı hırsından olabildiğince uzak tutun. Yeni bir oyunu keşfeden bir çocuk gibi merakla yaklaşın.
Amaç belirlemeye karar verdiğimizde dikkatin yemek yemek, temizlik yapmak ya da uyumaya gitmek gibi başka işlere kayması mümkündür. Bu tür oyalanmalar içimizdeki direnci gösterebilir. Bazen kendimizi güçsüz hisseder ya da başlamamız gereken işi yapamadığımızı düşünürüz. Bu duyguları reddetmek yerine fark etmek önemlidir; ancak onların bizi seçtiğimiz yönden bütünüyle uzaklaştırmasına da izin vermeyelim. Duygularımızı kabul edip başımız dik, kendi maceramıza atılabiliriz.
Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabım İçin lütfen aşağıdaki linke tıklayınız
Kendinize amaç belirlerken, alıştırma özellikle başka bir şey söylemiyorsa gerçekçi bir başlangıç yapın. Şu anki durumunuzu göz önünde bulundurun ve önce üstesinden gelebileceğiniz hedefler seçin. Örneğin, 1,60 metre boyundaysanız kendinize dünya basketbol şampiyonu olma amacı koymanız hayal kırıklığına yol açabilir! Örneğin, sizi ilgilendiren daha ulaşılabilir bir basketbol hedefi belirleyebilir ve oradan ilerleyebilirsiniz.
Başlangıçta aynı anda çok fazla amaç belirlememek de önemlidir; böylece dikkatinizi ve enerjinizi dağıtmadan süreci izleyebilirsiniz. Önce tek bir amaç üzerinde yoğunlaşın. Amaçlarınızı basit ve açık tutun; zaman içinde geliştirebileceğinizi unutmayın. Uzun vadeli hedefler konusunda her ayrıntıyı bugünden belirlemek zorunda değilsiniz. Örneğin beş yıl sonrasına ilişkin bir hedef, yol boyunca birkaç kez yeniden değerlendirilebilir. Sonuca yaklaştıkça daha somut ve ayrıntılı hâle getirebilirsiniz.
Bazı amaçlarınıza ulaşamadığınızı fark ederseniz cesaretinizi yitirmeyin; bu olağandır. Seçiminiz sırasında o hedefle ne kadar uyumlu olduğunuzu yeterince fark etmemiş olabilirsiniz. Bu, kendinizi başarısız ilan etmeniz için değil, hedefinizi daha dikkatli gözden geçirmeniz için bir fırsattır. Bir amacı gerçekleştirdiğinizde kendinizi kutlamanız da önemlidir; çünkü “yüreklendirme, sizin daha hızlı ilerlemenize yardım eden özdür.”
Öyleyse açık, gerçekçi ve gerektiğinde yeniden gözden geçirilebilir bir hareket planı oluşturun. Sonra amacınıza doğru küçük adımlarla ilerleyin. Zihinsel görüntüleme tekniği nasıl yapılır diye düşünüyorsanız, bu ilk aşama önemli bir başlangıçtır: Önce neye yönelmek istediğinizi adlandırın.
İlk aşama: Kendine bir amaç belirlemek
Bu aşamayı daha iyi anlamak için basit bir alıştırma yapalım. Bir kalem ve birkaç kâğıt alın. Başlamadan önce birkaç dakika ikili solunum, ardından enerjinin dolaşımını sağlamak amacıyla birkaç karından solunum uygulayın. Şimdi bir kâğıda şu başlıkları yazın:
- Para
- İş
- Kariyer
- Sağlık
- Yolculuk
- Öğrenim
İsterseniz bu listeye başka konular ekleyebilir ya da başlıkları değiştirebilirsiniz. Önce bir tema seçin ve o konuyla ilgili aklınıza gelen fikirleri yazın. Örneğin “kariyer” başlığının altına ilginizi çeken meslekleri veya yapmak istediğiniz kariyer değişikliklerini not edebilirsiniz.
Listeyi tek seferde, sansürlemeden ve analiz etmeye çalışmadan oluşturun; ikincisi daha zor olabilir! Aklınıza gelenleri yaklaşık on-on iki madde hâlinde yazmayı deneyin. Tıkanırsanız o başlığı şimdilik bırakıp başka birine geçin; daha sonra geri dönebilirsiniz. Bunun bir oyun olduğunu unutmayın. Bütün başlıklar üzerinde aynı şekilde çalışın.
İstediklerinizi netleştirmek
Şimdi başka bir kâğıdın en üstüne şu cümleyi yazın: “Eğer tüm istediklerimi yapabilseydim, tam istediğim gibi olabilseydim ve tüm istediklerimi elde etmiş olsaydım, ideal yaşamım şöyle olurdu…”
Hayal gücünüzü serbest bırakın. Yukarıdaki başlıklardan yararlanarak aklınıza gelenleri sansürlemeden ve analiz etmeden yazın. Bitirdiğinizde yazdıklarınızı yeniden okuyup üzerlerinde düşünün. Ardından yeni bir kâğıda, şu an gerçekleşebilir görünen bir ya da birkaç amacınızı sıralayın. İsterseniz altı ay, bir yıl veya beş yıl gibi dönemler için ayrı hedefler de belirleyebilirsiniz.
Sonra amaçlarınızı kısa, olumlu ve şimdiki zamanda kurulmuş cümlelerle ifade edin. Örneğin: “Ben, şimdi hemşirelik diplomasına sahibim.” Aynı yaklaşımı daha uzun vadeli hedefleriniz için de kullanabilirsiniz. Burada amaç, dilediğiniz şeyin görüntüsünü zihninizde daha açık hâle getirmektir.
Kontrol Sende Kitabım için lütfen aşağıdaki linki tıklayınız
İkinci aşama: Kendine net bir görüntü oluşturmak
Arzuladığınız bir cismin ya da durumun zihinsel görüntüsü, istediğiniz hâle mümkün olduğunca uygun olmalıdır. Onu, şu anda gerçekleşmiş gibi görmeye çalışın. Görüntüye dilediğiniz kadar ayrıntı ekleyebilirsiniz. Bu, hayalinizde canlandırmayı güçlendirmenin bir yoludur.
Örneğin, Hawaii’ye bir gezi hayal ediyorsanız bu plajları gösteren bir resmi buzdolabının kapağına ya da çalışma masanızın karşısındaki duvara asabilirsiniz. Gözünüz resme her takıldığında gezi hayalinizi yeniden hatırlarsınız. Görüntünün açık ve belirgin olması önemlidir. Bir araba satın almayı düşlüyorsanız rengini, markasını ve yapım yılını hayal edin; hatta kaportasını açıp motoru, radyatörü ve aküsü gibi ayrıntıların iyi durumda olduğunu gözünüzün önüne getirin.
Sonra arabanın dışına ve tekerleklerine bakın. Kapıyı açıp içine girin; koltuk kılıflarına dokunduğunuzu, kumaş mı deri mi olduklarını fark ettiğinizi düşünün. Sürücü koltuğuna oturun, ellerinizi direksiyona koyun ve ön paneli inceleyin. Kilometre sayacında görmek istediğiniz sayıyı hayal edin. Kaloriferi çalıştırıp sıcaklığı hissedin, radyoyu açıp müziği dinleyin ve vites kolunu deneyin.
Arabanın kokusunu da zihninizde canlandırın. Sigara içen birine mi ait, yoksa içmeyen birine mi? Seçim size kalmış. Yeni mi, yeni araba gibi mi kokuyor? Bütün bu sahneyi ayrıntılarıyla düşünün. Görüntünüzle ilgilenip ona ayrıntı eklemekten keyif aldıkça, “düşünce”nizi ifade etmek için daha fazla çaba gösterebilirsiniz.
Aynı yöntemi, patronunuzla zam istemek için yapacağınız görüşmeyi zihninizde hazırlarken de kullanabilirsiniz. Görüşmenin A’dan Z’ye nasıl geçmesini istediğinizi düşünün; patronunuzun takımının rengi ya da sürdüğü parfüm gibi ayrıntıları bile hayal edebilirsiniz. Düşlerinizle eğlenin; onları gerçekleştirirken de keyif almayı öğreneceksiniz. Görüntü ne kadar açık olursa, ne istediğinizi düşünmek ve buna göre hazırlanmak da o kadar kolaylaşır.
Üçüncü aşama: Görüntüyü sık sık canlandırmak
Amacınıza ilişkin görüntüyü günlük yaşamınızda uygun anlarda hatırlayın. Banka kuyruğunda beklerken, taksi ya da otobüs beklerken, kuaförde veya meditasyon sırasında onu yeniden düşünebilirsiniz. Kaynak metin araba kullanırken de bu tür anlardan söz ediyor; ancak dikkatinizi yoldan ayırmadan, yalnızca güvenli ve uygun koşullarda odaklanın.
Görüntüyü sık sık hatırlamak, onun yaşamınızdaki yerini korumasına yardımcı olabilir. Amacınızla ilgili olumlu doğrulamalar kullanın ve hedefinizi şimdiki zamanda gerçekleşmiş gibi gözünüzde canlandırın. Kuşkuların düşüncelerinize sızdığını fark ederseniz, doğrulamanıza geri dönüp görüntünün ayrıntılarını yeniden düşünün. Gevşeyebilir ve kendi sesinizle kaydettiğiniz metni dinleyebilirsiniz; kaynakta, kişinin kendi sesini duymasının bu çalışmayı destekleyebileceği ifade ediliyor.
Ses kaydı hazırlamak yararlı bir uygulama olabilir. Örneğin sabah uyandığınızda, güne başlamadan önce kaydı dinleyerek amacınızı yeniden hatırlayabilirsiniz. Böylece zihninizde kurduğunuz görüntüye ve o gün atabileceğiniz adımlara odaklanmanız kolaylaşır. Kaydı başka zamanlarda dinlemeyi tercih ediyorsanız, bunu da günlük düzeninize uygun biçimde yapabilirsiniz.
Amacınıza duyduğunuz ilginin azaldığını, onu artık pek düşünmediğinizi ya da hayal etmediğinizi fark ederseniz hedefinizi yeniden değerlendirin. Belki de yaşamınızdaki önemini yitirmiştir; belki de ne istediğinizi tekrar sormanın zamanı gelmiştir. Doğrulamalarınızı şu koşulla bitirebilirsiniz: “… eğer bu benim ve konuyla ilgili herkes için en iyi şey olacaksa.” İstediğiniz şey bir süre sonra gerçekleşmemişse, planınıza ve bu hedefin gelişiminiz açısından hâlâ anlamlı olup olmadığına yeniden bakın.
Bazen bir amaca yönelik arzumuzun ve enerjimizin azaldığını, bunu hemen fark etmeden hissederiz. Böyle bir durumda hedefi zorla sürdürmek yerine, onu tamamlayıp başka bir amaca yönelmek daha uygun olabilir. Bu değişimi kabul etmek, kendimizle daha barışık hissetmemize ve yeniden enerji bulmamıza yardımcı olabilir.
Sevinç. İşte, benim tam sağlıklı olup olmadığımı bir çırpıda belli eden yanılmaz gösterge! Yaptıklarınız karşısında sevinç hissedin; böylece doğru yolda olacaksınız. Şu an sizin için neyin iyi, neyin kötü olduğunu belirlemek yalnızca “sizin” elinizdedir. Neşeniz kaybolduğunda hiçbir şeyi zorlamayın; bu sizin için bir göstergedir. Amacınızı tekrar gözden geçirme zamanıdır, hepsi bu. Bu hiçbir şeyin sonu değildir. Başarısızlık yoktur, sadece yol değiştirmek vardır.
Bu bir oyundur. Yaşamımızı en ufak ayrıntısına kadar yönetmeyi öğrenirken, neşe içinde değişiklikler yapabilmemiz gerekir. Kendinize “Bu hedef hâlâ bana uygun mu?” diye sormak, yolunuzu yeniden belirlemenin doğal bir parçasıdır.
Alıştırma: Zihinde canlandırma yolculuğu
Rahatsız edilmeyeceğiniz bir yere yerleşin. Bu alıştırmayı ses kaydına alacaksanız, farklı bir süre belirtilmediği yerlerde yönergeler arasında yaklaşık on saniye boşluk bırakın. İyi yolculuklar! Gevşeme tekniğini, kendinizi rahatlamış hissedene kadar uygulayın. Derin nefes alıp verin… (Beş dakikalık bir ara verin.)
Üç kez derin soluk alıp verin. Işığı ve aşkı içinize çekin; olumsuzluğu ve günün kötü etkilerini dışarı verin… Derin derin nefes alıp verin… Şimdi başınızın üzerinde beyaz bir ışık düşleyin. Bu ışığın başınıza doğru aktığını, yol üzerindeki her hücreye enerji vererek ve arındırarak bedeniniz boyunca süzüldüğünü hayal edin…
Şimdi dikkatinizi solunumunuza verin… Nefes alın… Nefes verin… Bedeninizde serbestçe dolaşan ve çevrenize ışık saçan bir ışık hissedin… Yolculuğunuz boyunca sizi koruyacak beyaz bir ışık kütlesiyle çevrelendiğinizi düşünün…
Şimdi tümüyle gevşemiş ve karşınıza çıkacak görüntülere açık durumdasınız… Zihniniz sakin ve huzurlu… Göz kamaştırıcı bir parlaklığa sahip, mükemmel bir bahçede bulunuyorsunuz… Çevrenizdeki her şey sizi hayran bırakıyor. Binbir çeşit çiçekle çevrilisiniz… Onlara bakıyorsunuz… Aralarından tanıdık bazılarını seçebiliyorsunuz. Bazılarıysa daha önce hiç görmediğiniz kadar güzel…
Bahçenin ortasında muhteşem bir çeşme var… Çeşmenin suyu çağlayan gibi havuza dökülüyor… Çeşmenin kenarında oturuyor ve güneşin altında pırıl pırıl parlayan suya bakıyorsunuz… Sırtınızda güneşin sıcaklığını duyuyor ve kendinizi mükemmel hissediyorsunuz… Havuzun dibindeki en küçük ayrıntıyı bile seçebilirsiniz… Belki küçük taşlar ya da rengârenk balıklar vardır… Bahçenin sakinliği sizi gittikçe daha fazla içine çekiyor; bilincinizin gittikçe daha yüksek bir düzeyine ulaşıyorsunuz…
Kendinizi neşeli hissediyorsunuz ve görüntüler çoğalıyor… Çevrenize bakıp farklı türlerden sayısız ağaç fark ediyorsunuz… İşte bu sizin bahçeniz, üstün zekânızın bahçesi… Bakışlarınızı gezdirirken ağaçların arasında küçük bir patika keşfediyorsunuz… Bu patikada ilerleyip bir merdivenle karşılaşıyorsunuz… Merdiven on basamaklı… Yapıldığı malzeme size kalmış; taş, kristal ya da ağaç olabilir. Bu sizin merdiveniniz, biçimi sizin zevkinize bağlı.
İlk basamağa adım atıyorsunuz… İkinci basamakta kendinizi daha hafif hissetmeye başlıyorsunuz… Üçüncüde biraz daha hafif… Dördüncü basamakta basamakların üzerinde süzüldüğünüzü hissediyorsunuz… Beşinci basamakta daha yüksek bir bilinç düzeyinde, sakin ve huzurlusunuz… Altıncı basamakta çok daha yüksektesiniz…
Yedinci basamağa vardığınızda iki yanınızda birer ışık perisi fark ediyorsunuz. Periler ellerinizi tutuyor ve birlikte yükselmeye devam ediyorsunuz… Sekizinci basamak… Dokuzuncu basamak… Onuncu basamakta harika bir ışıkla çevrelendiğinizi hissediyorsunuz. Mükemmelliğin ışığı… Bu ışık dilediğiniz renkte olabilir. Rengin titreşimlerini içinize çekin… Bütün bedeninize yayıldığını görün… Bu, şu an ihtiyaç duyduğunuz ışıktır…
Önünüzde kristal bir patika var… Bu yoldan ilerleyip göz kamaştıran bir ışık tapınağına ulaşıyorsunuz… İki ışık perisinin yardımıyla oymalı, heybetli kapılar açılıyor… Tapınağa giriyorsunuz ve beyaz, pembe, altın renkli mermerlerle süslü büyük bir salonda buluyorsunuz kendinizi. Sütunların üzerinde ve içinde yazıtlar var… Tavandaki kubbe, tatlı bir ışığın içeri süzülmesini sağlıyor… Salonun ortasında yedi kolon fark ediyorsunuz. Her birinin üzerinde bir peri bulunuyor.
İlk periye yaklaşıyorsunuz. Baştan aşağı kırmızılar içinde, uzun kırmızı bir elbise giymiş… Periniz gülümsüyor ve elini size uzatıyor… Siz de elinizi uzatıyorsunuz. Elleriniz birleştiğinde kırmızı rengi içinize çekiyorsunuz… Bu kırmızı enerjiyi içinize alın… Soluk verin… Şimdi ikinci periye yöneliyorsunuz… Turuncular içindeki perinize dokunun ve turuncu rengi içinize çekin… Soluk verin…
Üçüncü meleğiniz sarı ışık perisi… Güneş enerjisi saçıyor… Ona dokunun ve sarı rengi içinize çekin… Soluk verin… Dördüncü periniz zümrüt yeşili ışınlar yayıyor… Ona dokunduğunuzda bu rengin içinize girdiğini hissedin… Derin bir soluk alın… Soluk verin…
Şimdi mavi ışık perisi ellerini size uzatıyor… Nefes aldığınızda içinize akan bu ışık aşkın ışığı… Soluk verin… Sonra lacivert ışık perisine doğru ilerleyin… Koyu mavi ışığı içinize çekin ve yıldızlı bir gecede gökyüzünde, yıldızlar arasında özgürce ve neşeyle yükseldiğinizi hissedin… Kendinizi bırakıp morlar içindeki periye yönelin… Ruhsal durumunuzu yansıtan bu rengi içinize çekin… Kendinizi bu yüksek titreşime bırakın… Şimdi tapınağın kubbesinden geliyormuş gibi duran saf, tatlı ve parlak beyaz bir ışıkla çevrelendiğinizi hissedin.
Kendinizi ışıktan bir varlık gibi hissediyor ve ışık perilerinin arasında rahatça dolaşıyorsunuz… Onların her zaman sizinle olduğunu biliyorsunuz… Onlara seslenmeniz yeterli; her zaman, her yerde size yardım etmek için ortaya çıkacaklar…
Şimdi merdiveninize ve bahçenize geri dönme zamanı… Işık perilerinize teşekkür edin ve onuncu basamağa yaklaşın… Bu basamağın üzerinde sizi bekleyen bir paket var… Çok çarpıcı biçimde süslenmiş… Paketi elinize alın ve yavaşça açın… Bu sizin için hazırlanmış özel bir hediye… Şu anda en çok ihtiyaç duyduğunuz şey… Onu incelemek için zaman ayırın…
İki periniz size doğru yaklaşıyor ve birlikte aşağıya inmeye başlıyorsunuz… Hediyenizin sizin için taşıdığı anlamın farkındasınız… Merdivenden iniyorsunuz… Yedinci basamakta periler kayboluyor; siz inmeye devam ediyorsunuz… Altıncı basamak… Beşinci, dördüncü, üçüncü, ikinci…
Şimdi bahçenize geri döndünüz… Renklerin öncekinden daha parlak olduğunu fark ediyorsunuz. Çeşme daha çok parıldıyor… Duyarlılığınızın arttığını hissediyorsunuz… Yavaşça fiziksel bedeninize dönme zamanı… Derin bir soluk alın… Bedeninizi algılamaya başlayın; önce ayaklarınızı, sonra topuklarınızı… Dizlerinizi… Kalçanızı… Omuzlarınızı… Kalbinizi… Başınızı… Derin nefes alıp verin… Ellerinizi birbirine sürtün ve yüzünüzü ovun… Şimdi tümüyle uyanık, bilinçli ve enerji dolusunuz. Gevşemiş, neşeli, sakin ve huzurlusunuz… Gözlerinizi, ışığın gözlerini, yavaşça açın…
Affetme
Kaynak metinde affetme, geçmişte yaşanan üzüntü ve kızgınlıklarla çalışmaya yönelik bir uygulama olarak ele alınıyor. Bastırılmış duyguların fiziksel sorunlara yol açtığı yönündeki ifade, burada yazarın yaklaşımını yansıtır; bunu herkes için geçerli, kesin bir sağlık bilgisi olarak değerlendirmemek gerekir. Affetme çalışmasını ise geçmişte yaşananları düşünmek ve duyguları yazıya dökmek için kullanılan bir görselleştirme uygulaması olarak okuyabilirsiniz.
Önce bir kâğıda yaşamınız boyunca size kötü davranmış, haksızlık etmiş ya da sizi üzmüş kişilerin isimlerini yazın. Kızgın veya kırgın olduğunuz kişileri de ekleyin. Her ismin yanına size ne yaptığını not edin. Sonra gözlerinizi kapatıp bu kişileri düşünün. Onlarla konuştuğunuzu hayal edin ve geçmişte yaşananlara ilişkin hislerinizi dile getirin. Ardından, içinizdeki enerji akışını yeniden sağlamak ve kendinizi serbest bırakmak için onları bağışlamaya karar verdiğinizi söyleyin. Konuşmanızı şu cümleyle bitirin: “Seni bağışlıyorum ve seni özgür bırakıyorum. Yolun açık olsun.”
Bu bölümün sonunda başka bir kâğıda “Sizi bağışlıyorum ve hepinizi özgür bırakıyorum” yazın ve kâğıdı atın. Kaynak metinde bu hareket, geçmişte yaşanan olaylardan özgürleşmenin simgesi olarak anlatılıyor.
İkinci olarak, bu kez sizin kırdığınız ya da kötü davrandığınız kişilerin isimlerini başka bir kâğıda yazın. Her ismin yanına ne yaptığınızı ekleyin. Aynı hayalinde canlandırma çalışmasını bu kişiler için de uygulayın: Onlarla konuştuğunuzu ve yaptıklarınızı anlattığınızı düşünün. Sonra onların sizi bağışladığını hayal edin. Sayfanın altına şu cümleyi yazın: “Kendimi bağışlattım ve tüm suçluluk hislerinden kendimi kurtardım, artık özgürüm!” Ardından özgürlüğünüzün simgesi olarak kâğıdı yok edin. Ve işte! Kendinize mükemmel bir hediye verdiniz!
Chislaine D. Martel
Ben Enerjiyim
Kontrol Sende Kitabım için lütfen aşağıdaki linki tıklayınız
Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabım İçin lütfen aşağıdaki linke tıklayınız






Merhabalar.Blog yazan kişi ile iletişime geçmek istiyorum size ulaşabileceğim bir mail adresi alabilir miyim acaba ?
http://www.hls-cekimyasasi.com/p/ben-kimim.html
Burada bilgiler mevcut
Tamamdır ;Teşekkür Ederim 🙂