Bilinçaltını Anlamak: İnançlar, Onamalar ve İçsel Dönüşüm

İnsan hayatında tekrar eden olaylara, ilişki döngülerine, para ile kurduğu bağa, başarıya yaklaşımına veya kendilik algısına dikkatle baktığında çoğu zaman aynı gerçekle karşılaşır: Yaşam yalnızca bilinçli olarak düşündüklerimizden ibaret değildir. Bilinçli zihnimiz bir şeyi isteyebilir; fakat bilinçaltımız başka bir şeye inanıyorsa, iç dünyamızda bir çatışma oluşur. Bu çatışma da çoğu zaman dış dünyada gecikme, direnç, tekrar eden sorunlar veya kararsızlık olarak görünür.
Bilinçaltını anlamak, bu nedenle yalnızca teorik bir bilgi edinmek değildir. Kişinin kendi yaşamında hangi inançların, hangi korkuların, hangi içsel kayıtların ve hangi duygusal tekrarların aktif olduğunu fark etmesi anlamına gelir. Çünkü insan çoğu zaman hayatını değiştirmek istediğini söyler; fakat iç dünyasında değişimi engelleyen eski kayıtları taşımaya devam eder.

Bilinçaltı Nedir?

Bilinçaltını bir bilgisayarın hard diski gibi düşünebiliriz. Ekranda gördüğümüz şeyler, yani dış dünyada yaşadığımız deneyimler, çoğu zaman içimizde kayıtlı olan inançların, kabullerin, korkuların ve duygusal programların yansımalarıdır. Bilgisayarda çalışan programlar ekranda neyin görüneceğini belirlediği gibi, bilinçaltımızdaki kayıtlar da hayata nasıl tepki verdiğimizi, neyi mümkün gördüğümüzü ve neyi kendimize layık bulduğumuzu etkiler.
Bir insan bilinçli düzeyde başarı isteyebilir. Fakat bilinçaltında “Ben yeterli değilim”, “Başarı tehlikelidir”, “Çok öne çıkarsam eleştirilirim” veya “Başarılı olmak için çok bedel ödemeliyim” gibi kayıtlar varsa, kişi başarıya yaklaşırken farkında olmadan kendini durdurabilir. Aynı şekilde kişi ilişki istediğini söyleyebilir; fakat bilinçaltında yakınlıkla ilgili korkular, özgürlük kaybı endişesi veya geçmiş ilişkilerden gelen güvensizlik kayıtları varsa, ilişki fırsatlarını farkında olmadan sabote edebilir.
Bu yüzden bilinçaltını anlamak, insanın kendi hayatındaki görünmeyen mekanizmaları fark etmesidir.

Bilinçaltı Nasıl Çalışır?

Bilinçaltı, kullanılan dili ve tekrar eden düşünce kalıplarını güçlü biçimde algılar. Özellikle sürekli tekrarlanan cümleler, duygularla birleştiğinde içsel bir programa dönüşebilir. Bu nedenle insanın kendine ne söylediği, hangi cümleleri tekrar ettiği ve hangi duyguyu sürekli beslediği son derece önemlidir.
Örneğin “Başaramayacağım” düşüncesi sürekli tekrarlandığında, zihin başarısızlık ihtimaline odaklanır. “Değişemem” inancı tekrarlandığında, kişi değişim için gerekli adımları atmakta zorlanır. Buna karşılık “Değişmeye açığım”, “Yeni bir ihtimali seçebilirim”, “Kendi hayatımda daha bilinçli seçimler yapabilirim” gibi ifadeler zihnin farklı bir yöne odaklanmasına yardımcı olur.
Burada dikkat edilmesi gereken önemli noktalardan biri de olumsuz ifadelerin bilinçaltında nasıl karşılık bulduğudur. “Korkmayacağım”, “Sigara içmemeliyim”, “Çok yememeliyim”, “Başarısız olmamalıyım” gibi cümlelerde odak yine korkuya, sigaraya, yeme davranışına veya başarısızlığa yönelir. Zihin çoğu zaman “istemediğim şeyi” değil, cümlenin içinde güçlü biçimde vurgulanan şeyi algılar.
Bu nedenle bilinçaltıyla çalışırken ne istemediğimizi değil, neyi seçtiğimizi açık ve olumlu bir dille ifade etmek daha etkili bir yaklaşımdır.

Bilinçaltı ve İnanç Yasası

Bilinçaltının en temel çalışma alanlarından biri inançlardır. İnsan neye derinden inanıyorsa, hayatı çoğu zaman o inanca göre yorumlar. Bu inançlar her zaman bilinçli değildir. Hatta çoğu zaman kişi kendi hayatını yöneten ana inançların farkında bile değildir.
Bir insan “Para zor kazanılır” inancını taşıyorsa, para kazanma fırsatlarını bile zor, yorucu veya bedel ödenmesi gereken süreçler olarak deneyimleyebilir. “İlişkiler güvenli değildir” inancına sahipse, karşısına çıkan insanları sürekli kuşkuyla değerlendirebilir. “Ben değerli değilim” inancı varsa, kendisine verilen sevgiyi, ilgiyi veya takdiri almakta zorlanabilir.
Bu noktada önemli olan şudur: Bilinçli zihnimiz bir hedef belirleyebilir; fakat bilinçaltımız o hedefle uyumlu değilse, kişi içsel olarak gerilim yaşar. Bir taraf ister, diğer taraf korkar. Bir taraf ilerlemek ister, diğer taraf eski güvenlik alanında kalmak ister. Bu da kişinin hayatında “istiyorum ama olmuyor” dediği alanları oluşturabilir.

Bilinçli Zihin ve Bilinçaltı Arasındaki Fark

Bilinçli zihin analiz eder, plan yapar, karar verir ve kavrar. Bilinçaltı ise alışkanlıkları, duygusal kayıtları, otomatik tepkileri ve derin inançları taşır. Birçok insan bilinçli zihniyle sonuç almaya çalışırken stres yaşar. Çünkü sürekli düşünmek, kontrol etmeye çalışmak ve sonucu zorlamak çoğu zaman kaygıyı artırır.
Bilinçli zihin ne istediğimizi netleştirmek için kullanılmalıdır. Bilinçaltı ise bu isteğin içsel olarak kabul edilmesi, hissedilmesi ve kişinin gerçekliğinde mümkün görülmesi için önemlidir.
Örneğin bir kişi evlenmek istediğini söyleyebilir. Bilinçli düzeyde bir hayat arkadaşı aradığını düşünebilir. Fakat bilinçaltında “Evlilik özgürlüğümü kısıtlar”, “Evlilik mutsuzluk getirir”, “Yakınlık beni zayıflatır” veya “Daha iyi biri çıkarsa yanlış seçim yapmış olurum” gibi inançlar varsa, kişi ilişkilerinde sürekli kısa süreli, belirsiz veya tamamlanmayan deneyimler yaşayabilir.
Bu durumda sorun sadece dışarıdaki kişiler değildir. Sorunun bir parçası, kişinin iç dünyasında ilişkiyle ilgili taşıdığı görünmeyen kayıtlar olabilir.

Bilinçaltı İnançları Hayatımızı Nasıl Etkiler?

Bilinçaltını bir mıknatıs gibi düşünebiliriz. İçimizde güçlü biçimde taşıdığımız inançlar, dikkatimizi belirli kişi, olay ve ihtimallere yönlendirir. Eğer kişi hayatın zor olduğuna inanıyorsa, kolaylıkları görmekte zorlanabilir. Eğer sevginin acı getirdiğine inanıyorsa, sevgiyle birlikte gelen güvenli alanları fark etmekte güçlük çekebilir. Eğer paranın insanı yalnızlaştırdığına inanıyorsa, bolluk ihtimaline yaklaşırken içsel direnç yaşayabilir.
Burada mesele hayatı sadece düşünceyle yönetmek değildir. Mesele, insanın kendi inançlarının, duygularının, seçimlerinin ve tepkilerinin hayatını nasıl şekillendirdiğini fark etmesidir.
Birçok insan aynı senaryoyu farklı kişilerle tekrar eder. Aynı ilişki döngüleri, aynı para sorunları, aynı değersizlik hissi, aynı başarısızlık korkusu veya aynı erteleme davranışı tekrar tekrar ortaya çıkabilir. Bu durumda yalnızca dışsal şartları değiştirmek yeterli olmayabilir. Kişinin iç dünyasındaki temel inançları, korkuları ve duygusal kayıtları fark etmesi gerekir.

Bilinçaltı Korkuları Fark Etmek

Bilinçaltında yer alan birçok engelleyici kayıt, aslında korkularla bağlantılıdır. Değersizlik, güvensizlik, parasızlık, yalnızlık, başarısızlık, suçlanma, dışlanma, çaresizlik, terk edilme, sevilmeme, reddedilme, yetersizlik, kaybetme veya güçsüzlük korkusu kişinin yaşamında farklı biçimlerde ortaya çıkabilir.
Bu korkular bazen açıkça hissedilir. Bazen de davranışların arkasına saklanır. Örneğin kişi “Ben ilişki istemiyorum” diyebilir; fakat derinde terk edilme korkusu taşıyor olabilir. “Ben para istemiyorum, huzur istiyorum” diyebilir; fakat derinde parayla ilgili suçluluk veya layık olmama inancı bulunabilir. “Ben zaten böyleyim” diyebilir; fakat bu cümlenin altında değişim korkusu yer alabilir.
İçsel dönüşüm, bu korkuları bastırmakla değil, onları fark etmekle başlar. Çünkü fark edilmeyen korku davranışı yönetir; fark edilen korku ise dönüştürülebilir.

Onama ve Olumlama Çalışmaları Nedir?

Bilinçaltını yeniden yapılandırmanın en bilinen yollarından biri onama veya olumlama çalışmalarıdır. Onama, kişinin bilinçaltına yerleştirmek istediği yeni inançları düzenli olarak tekrar etmesi sürecidir. Ancak burada önemli olan yalnızca cümleyi tekrar etmek değildir. Cümlenin içsel olarak hissedilmesi, bedende nasıl bir karşılık oluşturduğunun fark edilmesi ve kişinin bu ifadeyle uyumlanması gerekir.
Onama çalışmaları şu şekillerde yapılabilir:
Kişi kendi onamalarını yüksek sesle veya içinden tekrar edebilir.
Onamalarını düzenli olarak yazabilir.
Kendi sesiyle kaydedip dinleyebilir.
Olmak istediği kişinin duygu durumuna ve davranışlarına küçük adımlarla yaklaşabilir.
Destekleyici kitaplar, yazılar ve farkındalık çalışmalarıyla zihinsel odağını güçlendirebilir.
Onamada temel unsur tekrardır. Çünkü bilinçaltı, sürekli tekrar edilen ve duyguyla desteklenen ifadeleri daha güçlü şekilde algılar. Fakat tekrar tek başına yeterli değildir. Kişinin söylediği cümleye karşı içinden hangi dirençlerin yükseldiğini de fark etmesi gerekir.
Örneğin “Ben değerliyim” diyen bir kişinin içinden hemen “Hayır, değilsin” gibi bir ses yükseliyorsa, burada sadece olumlamayı tekrar etmek yeterli olmayabilir. Önce bu direncin kaynağını fark etmek gerekir. Bu direnç geçmiş deneyimlerden, aile kayıtlarından, reddedilme anılarından veya değersizlikle bağlantılı eski bir içsel hikâyeden geliyor olabilir.

Olumlama Yaparken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Olumlama yaparken kullanılan dil net, olumlu ve şimdiki zaman odaklı olmalıdır. “Bir gün iyi olacağım” yerine “Her gün kendimi daha iyi hissediyorum” gibi bir ifade daha güçlüdür. Çünkü gelecek zamana bırakılan ifadeler, zihinde sürekli ertelenen bir ihtimal yaratabilir.
Aynı şekilde “Korkmuyorum” yerine “Güvendeyim”, “Başarısız olmayacağım” yerine “Başarıya adım adım açılıyorum”, “Parasız kalmayacağım” yerine “Bolluk ve bereketi kabul ediyorum” gibi ifadeler daha destekleyici olabilir.
Kişinin sık sık tekrar ettiği şikâyet cümleleri de bilinçaltı açısından önemlidir. “Hayat çok zor”, “Para kazanmak imkânsız”, “Kimseye güven olmaz”, “Benim şansım yok” gibi ifadeler sürekli tekrarlandığında, kişi farkında olmadan bu gerçekliği güçlendirebilir.
Bu nedenle insanın yalnızca ne düşündüğüne değil, neyi tekrar tekrar söylediğine de dikkat etmesi gerekir.

Bilinçaltı Onama Örnekleri

Aşağıdaki onama örnekleri, kişinin kendi içsel çalışmasına göre uyarlanabilir:
Ben her gün, her şekilde daha iyiye açılıyorum.
Ben kendimi olduğum gibi kabul ediyorum.
Ben kendi değerime sahip çıkıyorum.
Ben güvende olmayı seçiyorum.
Ben hayatımda sevgiye, huzura ve dengeye yer açıyorum.
Ben bolluk ve bereketi kabul ediyorum.
Ben kendi gücümü fark ediyorum.
Ben geçmişin yüklerini sevgiyle bırakmaya niyet ediyorum.
Ben kendi hayatımda daha bilinçli seçimler yapıyorum.
Ben kendime değer veriyorum.
Ben değişime güvenle açılıyorum.

Bu ifadeler mekanik bir tekrar olarak değil, farkındalıkla kullanılmalıdır. Her onama sırasında kişinin içinde yükselen duygu, direnç veya bedensel tepki de gözlemlenmelidir.

Korku Enerjisini Sevgiye Dönüştürmek

Birçok bilinçaltı çalışmasında korku enerjisinin fark edilmesi ve daha yumuşak, kabul edici bir alana taşınması hedeflenir. Burada amaç korkuyu inkâr etmek değildir. Amaç, korkuyu bastırmadan görmek ve onun üzerimizdeki kontrolünü azaltmaktır.
Örnek bir çalışma şu şekilde yapılabilir:
Benim … korkum var.
Ben … korkumu fark ediyorum.
Ben … korkumu kabul ediyorum.
Ben … korkumu sevgiyle dönüştürmeye niyet ediyorum.
Ben … korkusunun bana ne anlatmak istediğini görmeye açığım.
Ben bu korkunun ardındaki ihtiyacı fark etmeye hazırım.

Bu tarz bir çalışma, kişinin korkusuyla savaşmak yerine onunla daha bilinçli bir ilişki kurmasına yardımcı olabilir. Çünkü çoğu korkunun arkasında görülmek, güvende olmak, değerli hissetmek, kabul edilmek veya korunmak isteyen bir taraf bulunur.

Değersizlik Korkusu Üzerine Onama Çalışması

Değersizlik hissi, birçok insanın ilişki, para, başarı ve kendini ifade etme alanlarında yaşadığı temel içsel engellerden biridir. Kişi bilinçli olarak değerli olduğunu bilse bile, duygusal düzeyde kendini yetersiz, önemsiz veya sevilmeye layık olmayan biri gibi hissedebilir.
Bu alanda kullanılabilecek bazı onamalar şunlardır:
Ben her halimle değerliyim.
Ben yalnızken de değerliyim.
Ben bir şey başardığımda da, dinlendiğimde de değerliyim.
Ben kendi değerime sahip çıkıyorum.
Ben kendimi olduğum gibi kabul etmeye açığım.
Ben değerimi başkalarının onayına bırakmadan yaşamayı seçiyorum.
Ben içimdeki değeri fark ediyorum.

Değersizlik çalışmasında en önemli nokta, kişinin değerini yalnızca dışsal başarıya, ilişki durumuna, maddi koşullara veya başkalarının ilgisine bağlamamasıdır. Çünkü gerçek özdeğer, koşullara bağlı olduğunda sürekli tehdit altında hissedilir.

Güven ve Güç Çalışmaları

Güvensizlik ve güçsüzlük korkuları da bilinçaltı düzeyde sık karşılaşılan temalardır. İnsan bazen dışarıdan güçlü görünür; fakat iç dünyasında yalnız kalma, reddedilme, başarısız olma veya kontrolü kaybetme korkusu taşıyabilir.
Güven çalışmaları için şu ifadeler kullanılabilir:
Ben güvendeyim.
Ben kendime güvenmeyi öğreniyorum.
Ben yaşamın akışına daha fazla güveniyorum.
Ben kendi kararlarımı daha bilinçli alıyorum.
Ben güven duygusunu bedenimde hissetmeye açığım.
Güç çalışmaları için şu ifadeler kullanılabilir:
Ben kendi gücümü fark ediyorum.
Ben yalnızken de güçlüyüm.
Ben kendi hayatımda sorumluluk alabilecek güce sahibim.
Ben kendi seçimlerimin arkasında duruyorum.
Ben içimdeki güce sevgiyle ulaşıyorum.

Bu çalışmaların amacı kişinin yapay bir güç maskesi takması değil, içsel dayanıklılığını fark etmesidir.

Bolluk ve Bereket Bilinci

Para ve bollukla ilgili bilinçaltı kayıtları, kişinin maddi hayatını doğrudan etkileyebilir. “Para zor kazanılır”, “Çok para insanı bozar”, “Zengin olmak tehlikelidir”, “Ben çok parayı hak etmiyorum” gibi inançlar, kişinin para ile ilişkisini daraltabilir.
Bolluk çalışmaları yalnızca para istemek değildir. Kişinin alma-verme dengesiyle, hak etme duygusuyla, kendine verdiği değerle ve yaşamdan ne kadar almasına izin verdiğiyle ilgilidir.
Bu alanda kullanılabilecek bazı onamalar şunlardır:
Ben bolluk ve bereketi kabul ediyorum.
Para bana değer ürettikçe çoğalarak gelir.
Ben emeğimin karşılığını almaya açığım.
Ben çok parayı sağlıklı, dengeli ve bilinçli şekilde yönetebilirim.
Ben bolluğu paylaşmaya ve çoğaltmaya açığım.
Ben ihtiyacım olan kaynaklara ulaşabileceğime güveniyorum.

Bolluk bilinci, yalnızca daha fazlasını istemek değil; kişinin daha fazlasını almaya, taşımaya ve bilinçli şekilde kullanmaya hazır hale gelmesidir.

Affetme ve Bağışlama Çalışmaları

İnsanın kendisine veya başkalarına karşı taşıdığı öfke, kırgınlık, suçluluk, pişmanlık ve kızgınlık duyguları içsel enerjiyi tüketebilir. Affetme veya bağışlama çalışmaları, geçmişte yaşananları yok saymak ya da yapılanları onaylamak anlamına gelmez. Daha çok, geçmişin bugünkü duygu durumunu yönetmesine izin vermemek anlamına gelir.
Bağışlamak, kişinin kendi içindeki yükü serbest bırakmasıdır. Bu süreç bazen kolay olmaz. Çünkü bazı kırgınlıklar derindir, bazı yaşantılar uzun süre bedende ve zihinde iz bırakır. Bu nedenle affetme çalışmaları aceleye getirilmemeli, kişinin kendi içsel ritmine saygı duyulmalıdır.
Başkasını bağışlama çalışması için şu ifadeler kullanılabilir:
Seni bağışlamaya niyet ediyorum.
Bunu kendi iç huzurum için seçiyorum.
Seni serbest bırakıyorum.
Ben de özgürleşmeyi seçiyorum.
Geçmişin üzerimdeki yükünü bırakmaya açığım.
Kendini affetme çalışması için şu ifadeler kullanılabilir:
Yaşadıklarımı fark ediyorum.
Geçmişteki seçimlerime daha bilinçli bir yerden bakıyorum.
Kendimi suçlamak yerine anlamayı seçiyorum.
Kendimi sevgiyle kabul etmeye açığım.
Kendimi bağışlamaya niyet ediyorum.
Ben kendime daha şefkatli davranmayı seçiyorum.

Affetme çalışmaları, kişinin içsel özgürleşme sürecinde önemli bir kapı açabilir.

Olumsuz Huyları ve Tekrar Eden Davranışları Dönüştürmek

Bazı davranışlar kişinin karakteri gibi görünse de aslında öğrenilmiş savunma mekanizmaları olabilir. İnatçılık, kontrolcülük, aşırı alınganlık, sürekli erteleme, kendini geri çekme veya öfkeyle tepki verme gibi davranışların altında çoğu zaman görülmemiş duygular ve karşılanmamış ihtiyaçlar bulunur.
Bu davranışlarla çalışırken kişinin kendini yargılaması yerine farkındalık geliştirmesi önemlidir. Örneğin:
Ben bu davranışımı fark ediyorum.
Bu davranışın beni neye karşı koruduğunu anlamaya açığım.
Bu yönümü yargılamadan kabul ediyorum.
Artık bana daha fazla katkı sağlayacak yeni bir seçim yapmaya niyet ediyorum.

Bu yaklaşım, kişinin kendisiyle savaşmadan değişim alanı açmasına yardımcı olur.

Bilinçaltı ile Çalışırken Netlik Neden Önemlidir?

Hayatınızda bir şeyi gerçekleştirmek istiyorsanız önce ne istediğinizi netleştirmeniz gerekir. Belirsiz istekler, belirsiz sonuçlar üretir. “Daha iyi bir hayat istiyorum” genel bir ifadedir. Fakat “Kendimi güvende, huzurlu, üretken ve değerli hissettiğim bir yaşam kurmak istiyorum” daha net bir içsel yön verir.
Netlik yalnızca hedef belirlemek değildir. Aynı zamanda kişinin o hedefi neden istediğini, o hedefe ulaştığında nasıl hissetmek istediğini ve bu hedefe ulaşmasını engelleyen içsel kayıtların neler olduğunu fark etmesidir.
Bu nedenle bir istek üzerinde çalışırken kendinize şu soruları sorabilirsiniz:
Ben gerçekten ne istiyorum?
Bu isteğe sahip olduğumda ne hissedeceğimi düşünüyorum?
Bu isteğe ulaşmamı engelleyen içsel korkularım neler olabilir?
Bu isteğe sahip olmaktan hangi yönüm korkuyor?
Bu isteği kendime gerçekten layık görüyor muyum?
Bu istek gerçekleşirse hayatımda ne değişir?

Bu sorular, bilinçaltı düzeydeki dirençleri görünür hale getirebilir.

İmgeleme ve Şükür Çalışması

Bilinçaltı çalışmalarında imgeleme önemli bir araç olarak kullanılabilir. Kişi istediği durumu zihninde canlandırdığında, yalnızca görüntü değil; ses, duygu, beden hissi ve içsel kabul de önemlidir.
Bir hedefinizi belirledikten sonra onu olmuş gibi imgeleyebilirsiniz. Kendinizi o durumda görün. Ne duyuyorsunuz? Ne hissediyorsunuz? Bedeninizde nasıl bir rahatlama, genişleme veya huzur var? Bu imgenin içinde size gerginlik veren bir şey varsa onu fark edin. Çünkü bazen kişi istediğini düşündüğü şeye yaklaştığında bile içsel direnç yaşayabilir.
Şükür çalışması da bu noktada devreye girer. Şükür, yalnızca sahip olunan şeyleri saymak değil; kişinin yaşamla daha açık, kabul edici ve farkında bir ilişki kurmasıdır.

Sonuç: Bilinçaltını Anlamak Kendini Anlamaktır

Bilinçaltını anlamak, insanın kendi iç dünyasında çalışan görünmeyen programları fark etmesidir. Hangi inançların hayatı sınırladığını, hangi korkuların seçimleri etkilediğini, hangi duyguların tekrar eden senaryoları beslediğini görmek içsel dönüşümün başlangıcıdır.
İnsan çoğu zaman dışarıdaki şartları değiştirmeye çalışır. Fakat içeride aynı inançlar, aynı korkular ve aynı duygusal kayıtlar devam ediyorsa, dışarıdaki değişim kalıcı olmayabilir. Bu nedenle gerçek dönüşüm, insanın kendi iç dünyasına dürüstçe bakmasıyla başlar.
Bilinçaltı çalışmaları, onamalar, farkındalık soruları, affetme pratikleri ve içsel gözlem; kişinin kendisiyle daha bilinçli bir ilişki kurmasına yardımcı olabilir. Buradaki amaç, kendini zorlamak değil; iç dünyada daha fazla açıklık, sevgi, güven ve sorumluluk alanı oluşturmaktır.
Unutmayın: Hayatınızda tekrar eden bir durum varsa, yalnızca dışarıdaki kişilere ve olaylara değil, içinizde bu durumu besleyen inançlara, korkulara ve duygusal kayıtlara da bakmanız gerekebilir. Çünkü insan kendi bilinçaltını anlamaya başladığında, kendi hayatındaki tekrarları da daha bilinçli biçimde dönüştürmeye başlar.

Önemli Uyarı

Bu yazıda yer alan bilinçaltı, olumlama, onama, meditasyon, affetme ve farkındalık çalışmaları kişisel gelişim ve içsel farkındalık amacıyla hazırlanmıştır. Buradaki bilgiler tıbbi, psikolojik veya psikiyatrik tanı, tedavi ya da terapi yerine geçmez. Yoğun kaygı, depresyon, travma, panik atak, bağımlılık, ağır stres, kendine zarar verme düşüncesi veya benzeri durumlarda mutlaka bir hekim, psikolog, psikiyatrist ya da alanında yetkin bir uzmandan profesyonel destek alınmalıdır.

Kontrol Sende Kitabım için lütfen aşağıdaki linki tıklayınız

Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabım İçin lütfen aşağıdaki linke tıklayınız

You Are in Control Kitabım İçin lütfen aşağıdaki linke tıklayınız

What Your Reactions Remember Kitabım İçin lütfen aşağıdaki linke tıklayınız

What Your Reactions Remember Kitabım İçin lütfen aşağıdaki linke tıklayınız

Similar Posts

41 Comments

  1. merhaba ;bu korkuyu sevgiye dönüştürme çalışmaları için sizin verdiğiniz kalıplara göre kendi korkularımızı dbulup dönüştümemiz yereli mi ,yoksa bunlar sadece başlangıç kalıpları ve bizim kalan kısmı öğrenmek için seminerlere katılmamız ve ya bu konuda kitap ,cd,dvd vb rinden konuyu öğrenmemiz mi gerekiyor?

  2. Konu ile ilgili sitede yazılmış uygulama yazılarım var. O yazıları okursanız konu hakkında daha fazla bilgi sahibi olursunuz. Yapmanız gereken şey sadece korkularınızı tespit edecek yöntemle korkularınızı tespit edip korku çalışması yapmak.

    yazılar aşağıdaki başlıklar altındamayıs ve haziran aylarında yayınlamış durumdadır.

    Bilinçaltı Kayıtlarını Değiştirme- İçsel Temizlik
    Bilinçaltı Kayıtlarını Değiştirme- İçsel Temizlik-2
    Bilinçaltı Kayıtlarını Değiştirme- İçsel Temizlik-3

    Ancak maddi anlamda imkanınız varsa İstanbulda Nil Avunduk hanım tarafından bu konuda verilen seminerlere katılabilir DVD lerini satın alabilrsiniz. Ben yazılarımda temel mantığı uygulamalı olarak anlatmaya çalıştım.

    daha fazla detaylı bilgi için mailimden bana ulaşabilirsiniz.

  3. yazılarınızın hepsini okudum ve bana umut verdi,sizin gösterdiğiniz yöntemlere göre çalışmalarada başladım ve etkilerini hayatımda görüyorum,daha önceleri sadece EFT yapıyordum,gerçekten bilinçaltı temizliğin daha etkili olduğunu farkettim.yazılarınızdaki yönlendirmelerden nil avundukun içimdeki yolculuk sitesini de inceledim. orada 4-5 adet cd satışa sunulmuş ve yöntemleri nasıl uygularım sorusuna nihai cevap olarak bu cdleri almalısınız yazoyor,ben de sizin gösterdiğiniz temel yöntemden çok farklı şeyler mi var ki 5 adet cd çıkarılmış diye merak ettim,cdleri alma imkanım var ama gösterdiğiniz yöntem bana kolay ve eğlenceli geldi,o yüzden tıkanıp kaldığm bir yer olmadığı sürece bu yöntemle devam etmeye kara rverdim,çok teşekkür ederim:))

  4. Hayatınızın kontrolünü elinize alma kararını verdiğiniz için sizi tebrik ederim. Bende bu sistemi Nil Avundukun anlatımları ile öğrendim.Sistemin anlatımını yazıya çevirdim. Temel mantığını yazdım. DVD ki seminerler genelde soru cevap şeklinde oluşuyor. Orada Nil avundukun kişilerin sorularına yaklaşım ve cevap verme şeklini farkedebiliyorsunuz. İnsanların bir çok farklı sorunu olduğu için sorunlara pratik yaklaşımları var. Ama dediğim gibi temeli benim anlattığım şekilde bu konuda mailimden bana ulaşırsanız size ilave dokumanda gönderebilirim.
    Çalışmalarınızda başarılar dilerim

  5. merhabalar yazilarinizi okoyurum ve su ana kadar okudugum yazilar icinde anlatimi ve uygulamasi cok kolay ,uygulama tekniklernizi uygulamaya basladim ama hala cozemedigim bir cok sey var mesela hala bir busluk icinde olman bir seyleri hala yerine otmamasi ben de sizim yasadiginiz daha onceki yasamisliklarinizla aynisini bende yasadim ve su anda madi acidan cok buyuk sikintilarim var lutven bana bu konoda yardimci olurmuzunuz yurt disida yasadigim icim sizile seyas yapma olosiligi varmi ? simdiden tesekkurler yuksel carroll

  6. Mailden Ulaşırsanız. Neler yapabileceğimiz konusunda yazışabiliriz

  7. Merhabalar,
    Ben gösterdiğiniz yöntemlerin işe yarayacağına ikna oldum, gerekli önemi vererek uygulamayı düşünüyorum. Yalnız bazı çekincelerim var; biz bu tür olumlamaları her gün tekrar ettiğimiz zaman ve onların bir kısımı gerçekleşmediğinde artık içten içe kendimize yalancı, güvenilmez, sözü pek önemli değil gözü ile bakmaya başlamaz mıyız? Diğer bir husus bu değişim isteklerimizden gerçekleşmeyenlerden ötürü mutsuz olmaya başlamaz mıyız? Mesela "ben konuşurken heyecanlanmam, hitabetim çok iyidir" diye her gün kendimizden emin bir şekilde konuşmak sonra da bunu gerçek hayatımızda da görmeme neticesinde bu bizi bir mutsuzluğa sürüklemez mi?
    Teşekkürler.

  8. Neye inanırsanız elde edeceğiniz sonuç o olur. Çekinceniz varsa elde edeceğiniz sonuç çekinceniz olur.
    Buradaki mantık şu neye sahip olmak istiyorsanız ona sahip olduğunuzu inandırmak. Çünkü sahip olduğumuzu şeyde sahip olmadığımızı konusu tammamen zihinle alakalı bir durum. Kendimizi yıllarca sahip olmadığımıza nasıl inandırdıysak bunu tersine çevirip sahip olacağımıza inandırmamız gerekir.
    Bunun için yapman gereken tek şey sahip olduğunu düşündüğün nesne yada özelliği nasıl tanımlıyor yada hissediyorsun. Sahip olduğumuz şeyi deneyimlemeyi tüm duyularımızla hissetiğimiz için bizimdir.
    Hayaller sadece görseldir ve tek duyumuzua hitap eder.İmgeleme dediğimiz konu ise hayallerden farklı olarak tüm duyularımızla hissederek yaşayarak istediğimiz şeyi gözümüzde canlandırmadır. Ona dokunmak hissetmek sesini duymak. Senin konunla ilgili olarak kendini konuşma öncesinde öncesinde bu konuda hazırlık yaparken görmek, devamında insanların karşısına çıkıp akıcı şekilde konuştuğunu görmek, ve konuştuğun sözleri işitmek, davranışlarını hareketlerini ve zemini hissetmek ve seyirciden gelen tepkiyi duymak yada onlarla göz temasını sağlamak ve konuşmayı akıcı bir biçimde bitirip onların alkışını duymak ve görmek. Bunu kesintisiz yaşayarak imgelediğin gün o sahneye çıkmak senin için sıradan olacaktır.
    Olumlamaları yukarıda bahsettiğim anlamda imgeleme ile desteklediğinde başarısızlık diye bir şey kalmaz.

  9. Ne demek istediğinizi çok iyi anladım. O halde bu çekincelerim varken bunu uygulamak sakıncalı olur. Önce bu çekincelerden kurtulmalıyım anladığım kadarıyla.
    Bu noktada aklıma bir soru daha geliyor; Biz de olmasını istediğimiz bazı özellikler aslında bizde var ve biz bu tür olumlamalamalar ve imgelerle bizde olmayan şeylerin istemenin yanında olanların pekişmesini, artmasını da isteriz. Burada şöyle bir sorun ortaya çıkmaz mı ; biz, "bende olmayan şeyleri istiyorum, ona kendimi inandırmaya çalışıyorum" diye aslında olayın farkındayken, bizde olan özellikleri de pekişmesi için her gün olmayanlarla zikrettiğimizde bu sahip olduğumuz şeyleri de, 'bizde olmayan ve istediğimiz, inanmaya çalıştığımız' kategorisine itme tehlikesi ile karşı karşıya kalmaz mıyız? Mesela bizde olan veya olduğuna inandığımız bir özelliği belirten "ben sağlıklı ve isabetli düşünme yeteneğine sahibim" cümlesini bizde olmayan ve olmasını istediğimiz olumlamalar arasında zikretmemiz o özelliğimizin yavaş yavaş diğer kategoriye girmesine, "aslında şuan öyle bir yeteneğin yok sen olmasına kendini inandırıyorsun" düşüncesiyle bu özelliğimizin gerilemesine sebebiyet vermez mi? Bu durumda bizde olduğuna inandığımız şeyleri bu olumlamalar arasına koymamız tehlikeli mi?
    Son olarak bu çekincelerimden kurtulmam için önerileriniz nedir?
    Umarım kendimi ifade edebilmişimdir. Zaman ayırdığınız için teşekkürler Halis Bey.

  10. merhaba bende bişeyleri temizlemek istiyorum.olumlamalr yapıyorum ama olmuyo.hayatımda herseyi gec elde ediyorum edersemde kaybediyorum..özllikle ilişkilerde n yapmam gerekiyo hiç bilmiyorum nasıl temizlemem gerekiyo bilinç altımı..bastan beni çok seviyolar sonra bişeyler oluyo..ben hep korkuyorum sanırsam onları kaybetmkten ama sonra gidiyolar..gerck bir ilişkiye cesaret edemiyorum..ilk önce ben onları bırakıyorum..onlar beni bırakmada ben onalı bırakıyorm sonra pisman oluyorum ama kendimi engelleyemiyorum yardım edermısınız

  11. mrb ben bu siteyi dün gece tesadüfen buldum ve çok hoşuma gitti bir arkadaşımın 2 ay önce bana önerdiği hoponopono yöntemiyle bu konulara ilgim arttı araştırmaya başladım ve çok şanslı olduğuma hep inanmışımdır bu sayfa çıktı karşıma yazınızı okudum kendimce notlar aldım uygulamaya geçmeden önce mantığını anlamaya çalışıyorum.öncelikle ne istediğimi belirlemekten başlayacağım neler istemiyorum ve bunları nelere dönüştüreceğim ikinci olarak olumlama cümleleriyle bilinçaltımı temizlemek yalnız burada takıldığım bir nokta var örneğin inatçıyım ,güvensizim,vs böyle devam eden uzun bi listem var bu olumlamaları her birine ayrı ayrı yapsam günüm biter belirli aralıklarla mesela bir hafta güvensizlik için sonraki hafta ne inatçılık için vs. yapsam daha etkili olurmu acaba yada sizin bu konuda bi öneriniz olabilir mi şimdiden çok teşekkür ederim bide bazı yorumlarda mailden ulaşın demişsiniz facede takip bölümüne ekledim sizi ordan yazmamın sakıncası olurmu ? sevgiyle kalın ….

  12. iyi umutlarla, sevgiyle, ozunuzu bulma adina imkaniniz varsa kabe (hac) ziyareti yapin, diskinizi sifirlayip gelin kisa bir zamanda. Altin ateste saflasir. Burdaki saflasma teknigide cok guzel, Beyninize saglik.

  13. merhabalar siteyi yeni incelemeye başladım çok faydalı bilgiler var öncelikle bunun için teşekkürler.benim bir sorum olacak olumsuz cümleler kurulursa bilinçaltı ve çekim yasası o yönde harekete geçer deniyor.peki burda yalnızım derken yalnızlığı çağırmış olmuyormuyuz..bu kısımda kafam karıştı mesela hasta olmak istemiyorum derken aslında hastalığı çekiyormuşuz bunun yerine iyi olmak istiyorum diyoruz..peki burda bu cümleyi kurarsak yalnızlık,güvensizlik,korku gibi cümleleri kurarken onları çağırmış olmuyormuyuz.belki saçma bi sorudur yeni başlıyorum kafamda netleşsin istiyorum teşekkür ederim..

  14. Burada kabul var. Korkumuzdan kaçmak yerine kabuldeyiz.
    Korkumuzu kabul ediyoruz. Korkuna direndikçe onu hayatına çekersin çünkü direndiğin sürece odağındadır.
    Kabul ettiğin herşeyin enerjisi biter. Çünkü kabul ettiğin şey odağından çıkar.

  15. bu harika bir şey gerçekten ya yukarıda yazılı olanları sadece bir kez tekrar etmem yetiyor kalbim içim öyle bir ferahlıyor öyle bir mutluluk hissi geliyor ki anlatamam acaba sadece banamı bu duyguları veriyor gerçekten merak ediyorum 🙂

  16. Sevdiğim insanlar, ya bana rol yapıp beni sevmediği halde kısa bir süre yanımda oluyor ya da bana yakın davranıp isteklerine karşılık bekliyorlar, reddedince hakaret edip kaba davranıyorlar ve beni asla sevemeyeceklerini söylüyorlar..

    Sevemediğim, hoşlanamadığım insanlar da beni seviyor ve onları anlasam da karşılık veremiyorum. Genellikle kendilerine değer vermeyen insanlar seviyor.. bu kısırdöngüden bıktım.

    Bilinçaltımızı EFT ile olumlama yaparak temizleyemez miyiz? @Halis Bey

  17. Tabiki EFT yi her konuda deneyebilirsiniz. İnanarak yapacağınız her çalışma faydalı olacaktır.

  18. Bende kekemelik sorunu var. Kendi başıma olunca rahat konuşuyorum. Ama dışarıda takılacağım korkusu oluşuyor. Bu korkuyu bu teknikle temizleyebilir miyiz?

  19. Kekemeleğe neden olan olayın kökenine inilerek bu konuda çalışma yapılabilir.

  20. merhaba halis bey. Sitenizi bugün keşfetttim. Bu yöntemi daha önce de duymuştum. Aklıma geldikçe yapıyorum fakat bende değersizlik duygusu var ve sürekli kendime hasta olduğumu söylüyorum. Bunu bilerek yapmıyorum. Kendime söyledikçe aksini iyi sağlıklı mutlu olduğuma ikna etmeye çalışıyorum. ve sürekli heyecanlanıyorum çabuk sinirleniyorum. Hiç bir şey fayda etmiyor. Sadece buna benzer denediğim yöntemler kısa süreliğine iyi hissettiriyor hepsi bu.

  21. merhabalar, insanin kendini keşfetmesi kendi gemisinin kaptanı olması cok güzel, okumak ögrenmek keşfetmek cok güzel ve paylaştıklarınız çok değerli kendi adıma cok teşekkür ederim 🙂

  22. Teşekkür ederim.
    Bundan daha iyi nasıl olur?
    Daha başka neler mümkün?

  23. İnsanlar bu çalışmaları kendileri için yaparlar.
    Kendinizi yeterince sevmiyor ve değerli görmüyorsanız sizi ileriye götürecek her çalışmayı sabote edersiniz.
    Yaşınızın ne olduğu önemli değildir.
    bende sizin yaşlarınızda başladım.

    Çalışmalar sonrasında hayatınızda ne gibi değişiklik olmasını bakledinizi net bir şekilde sorgulamak gerekiyor. Ve bundan sonrada o değişikliğe sahip olduğunuzu tüm duyularınızla hissederek imgelemek gerekiyor.
    Bunu yaptığınızda içinizdeki değişime karşı dirençleri görebilir. Kendinizi hangi nedenlerden dolayı sabote ettiğinizi görebilirsiniz.

  24. Paylaşımlarınızda ki içtenlik ve akıcılık beni de etkiledi,bende gerçekden temizlenmek isteyenlerdenim..eminim çok faydalanacağım sitenizden,tşk ediyor ve başarılarınızın devamını diliyorum.. 🙂

  25. Halis bey sayfanizi tesadufen kesfettim. Dikkatimi cekti. Yasanilan travmalar veya olumsuz olaylari zihnimizde daha etkisiz hale getirebilmek icin bir tedavi yada terapi yonteminiz varmi?

  26. Sitemde bu konuda kullanabileceğiniz bir çok teknik hakkında bilgi var.
    EFT, regresyon, Hooponopono , Access gibi tekniklerden birini kullanabilir veya profesyonel destek alabilirsiniz.

    cekimyasasi@hotmail.com adresinden bana ulaşabilirsiniz.

  27. Ben aşiri derecede kendimden nefret ediyorum .Kendimi çirkin buluyorum.
    Hiç birşeye layik görmüyorum.
    Hayata karşi umutlarim sevgim ve isteğim kalmadi.
    Çok hirçin ve agggresiv oldum cevreme karşi.Böylece ben bir tek seven eşimide kendimden soğuttum.
    Oysaki gercek sevgiye ,ellimden tuttup bana destek olan insana ihtiyacim var.
    Tekniklerinizi denemek istiyorum fakat içimde olumsuz sesler geliyor.
    Olmayacak,birşey değişmeyecek veya başaramazsin diyor bana .
    Bir türlü inanamiyorum ,güvenmiyorum.

  28. merhaba halis bey,Ben 10 senedir panik atak ve kaygı bozukluğu tedavisi gördüm.Ancak ilaçlar rahatsızlığımı sadece hafifletti iyileşme göstermedi gün içinde olumsuz düşüncelerden ve korkularımdan kurtulamıyorum bana nasıl yardımcı olursunuz Teşekkürler

  29. Profesyonel destek almanızı tavsiye ederim

  30. Merhaba halis bey.Ben borçlanmaktan korkuyordum hep ve son 20 senedir hep borçluyum krediler kartlar şimdi de dükkan açtım gene borçlandım ama açarken gene borçlanma korkusu vardı bunu nasıl yenebilirim yardım ederseniz sevinirim Halis bey teşekkürler

  31. Herkesin bilinç altındaki kendine özeldir.
    Para ile ilgili sahip olduğunuz kısıtlayıcı bakış açıları nı temizlemeniz gerekiyor.
    Hayatında niye daha fazla paraya sahip olmayı seçmediğinizi sorgulamak durumundasınız.

    Bir çok insan istiyorum desede gerçek çok.fazla paraya sahip olmayı istemezler.

    Paranın getireceği yükten, durumlardan, azıp yoldan çıkmaktan korkarlar.

    Bir çok insan da şuda vardır aile de en çok paraya sahip olurlarsa diğerlerinin yükü üzerine kalır.
    Bunun yerine param yok, borcum çok demeyi seçerek sorumluluktan kaçarlar.

  32. Merhabalar efendim , benim bir olumlama çalışmam var 21 yapıcam. 21 gün yapmam şart mı? Kendi ses kaydımı yaptım her akşam uyumadan önce yapıyorum. olumlamalarım şöyle; Ben memur olma yolunda hızla ilerliyorum. Memur olmak için gereken tüm koşullar hazır. Ben memurum . Ben çok başarılı ve çok mutlu bir memurum. Şükürler olsun. Bunun öncesinde bir ön çalışma yani bilinç altı temizliği yapmadım. kaç senedir atanmaya çalışıyorum 🙂 Sizce doğrumu yapıyorum .Şimdiden teşekkürler

  33. Atanmaktla ilgili sınırlayıcı kalıplarınızı sorgulamanız daha iyi olacaktır

  34. Nasıl yani ? ne gibi bir çalışma önerirsiniz efendim.Bu arada en kısa sürede cevap vermişsiniz ayrıca teşekkür ederim 🙂

  35. Atanma konusunda neden atanmaya tabi tutulamayacağınız konusunda kendinize hangi telkinlerde bulunuyorsunuz bunları sorguladıktan sonra bunlara neden inandığınızı sorgulayın, devamında bunlar yerine kolaylıkla atanabileceğiniz konusunda olumlamalarıonların yerine koyun.

Comments are closed.