Bilinçaltını Anlamak: İnançlar, Olumlamalar ve İçsel Dönüşüm

İnsan, hayatında tekrar eden olaylara; ilişki döngülerine, parayla kurduğu bağa, başarıya yaklaşımına veya kendilik algısına dikkatle baktığında çoğu zaman aynı gerçekle karşılaşır: Yaşam yalnızca bilinçli olarak düşündüklerimizden ibaret değildir.
Bilinçli zihnimiz bir şeyi isteyebilir; fakat iç dünyamız başka bir şeye inanıyorsa arada bir çatışma oluşur. Bu gerilim gecikme, direnç, kararsızlık ya da tekrar eden sorunlar şeklinde hissedilebilir. Bilinçaltını anlamak, yalnızca bir kavramı öğrenmek değil; yaşamımızda hangi inançların, korkuların ve duygusal kayıtların etkili olduğunu fark etmektir.
Bilinçaltı Nedir?
Bilinçaltını bir bilgisayarın sabit diski gibi düşünebiliriz. Ekranda gördüğümüz şeyler, yani dış dünyada yaşadığımız deneyimler, içimizde kayıtlı inançların, kabullerin, korkuların ve duygusal alışkanlıkların etkisini taşıyabilir. Bilgisayardaki programların ekranda neyin görüneceğini belirlemesi gibi, içsel kayıtlarımız da hayata nasıl tepki verdiğimizi, neyi mümkün gördüğümüzü ve kendimize neyi layık bulduğumuzu etkiler.
Bir insan bilinçli olarak başarı isteyebilir. Ancak içinde “Ben yeterli değilim”, “Başarı tehlikelidir”, “Öne çıkarsam eleştirilirim” veya “Başarılı olmak için çok bedel ödemeliyim” gibi kabuller varsa, başarıya yaklaşırken kendini durdurduğunu fark etmeyebilir. Benzer şekilde kişi ilişki istediğini söyleyebilir; fakat yakınlık korkusu, özgürlüğünü kaybetme endişesi ya da geçmiş deneyimlerden gelen güvensizlik, yeni bir ilişkiye yaklaşmasını zorlaştırabilir.
Bu örnekler, her yaşantının tek bir içsel nedene bağlı olduğu anlamına gelmez. Buradaki amaç, dış koşulları yok saymak değil; tekrar eden tepkilerimizde kendi inanç ve duygularımızın payını da görebilmektir. Böylece bilinçaltını anlamak, hayatımızdaki görünmeyen mekanizmaları fark etmek için bir başlangıç hâline gelir.

Bilinçaltı Nasıl Çalışır?
Bilinçaltı nasıl çalışır? Bu yazıdaki yaklaşıma göre, tekrarlanan düşünceler ve kullandığımız dil iç dünyamızdaki odağı etkileyebilir. Özellikle bir cümle güçlü duygularla birlikte tekrarlandığında, kişinin alışılmış tepkilerini ve beklentilerini besleyen bir kalıba dönüşebilir. Bu nedenle kendimize ne söylediğimizi ve hangi duyguyu sürekli taşıdığımızı fark etmek önemlidir.
Örneğin “Başaramayacağım” düşüncesi tekrarlandıkça kişi başarısızlık ihtimaline daha fazla odaklanabilir; “Değişemem” inancı da yeni bir adım atmayı güçleştirebilir. Buna karşılık “Değişmeye açığım”, “Yeni bir ihtimali seçebilirim” ve “Hayatımda daha bilinçli seçimler yapabilirim” gibi cümleler dikkati farklı bir yöne çevirmeye yardımcı olabilir.
Olumsuz ifadelerde de neye odaklandığımıza bakabiliriz. “Korkmayacağım”, “Sigara içmemeliyim”, “Çok yememeliyim” veya “Başarısız olmamalıyım” derken cümlenin içinde yine korku, sigara, yeme davranışı ya da başarısızlık yer alır. İçsel çalışmalarda yalnızca ne istemediğimizi tekrarlamak yerine, neyi seçmek istediğimizi açık ve olumlu bir dille ifade etmek daha destekleyici olabilir.
İnançlar, Bilinçli Zihin ve İçsel Çatışma
İnançlar, iç dünyamızdaki temel çalışma alanlarından biridir. Derinden inandığımız kabuller, yaşadıklarımızı nasıl yorumladığımızı etkileyebilir. Üstelik bu kabuller her zaman bilinçli değildir; bazen hayatımızı yöneten düşüncelerin farkına ancak benzer durumlar tekrarlandığında varırız.
“Para zor kazanılır” inancını taşıyan biri, para kazanma fırsatlarını yorucu veya ağır bedeller gerektiren süreçler olarak görebilir. “İlişkiler güvenli değildir” düşüncesi, karşısına çıkan insanlara kuşkuyla yaklaşmasına; “Ben değerli değilim” inancı ise sevgi, ilgi ya da takdiri kabul etmekte zorlanmasına eşlik edebilir.
Bilinçli zihin analiz eder, plan yapar ve karar verir. İçsel kayıtlar ise alışkanlıklarımıza, duygusal tepkilerimize ve derin kabullerimize eşlik eder. Bir yanımız ilerlemek isterken başka bir yanımız eski güvenlik alanında kalmaya çalışabilir. “İstiyorum ama olmuyor” dediğimiz alanlarda bu gerilimi anlamak, kendimize yöneltebileceğimiz önemli bir sorudur.
Örneğin biri evlenmek isteyebilir; ancak “Evlilik özgürlüğümü kısıtlar”, “Evlilik mutsuzluk getirir”, “Yakınlık beni zayıflatır” ya da “Daha iyi biri çıkarsa yanlış seçim yapmış olurum” gibi düşünceler taşıyorsa ilişkileri kısa süreli, belirsiz veya tamamlanmamış kalabilir. Bu, her ilişki sorununu kişinin inançlarına bağlamak demek değildir. Yine de dış koşulların yanı sıra kişinin ilişkiyle ilgili korku ve beklentilerini de incelemek, yaşananları daha bütünlüklü görmesine yardım edebilir.
Tekrar Eden Döngüleri ve Korkuları Fark Etmek
Güçlü biçimde taşıdığımız inançlar, dikkatimizi belirli kişi, olay ve ihtimallere yönlendiren bir mıknatıs gibi çalışabilir. Hayatın zor olduğuna inanan biri kolaylıkları görmekte zorlanabilir; sevginin acı getireceğini düşünen biri güvenli yakınlık ihtimaline mesafeli kalabilir. Paranın insanı yalnızlaştırdığına inanan kişi de maddi imkânlara yaklaşırken içsel bir direnç hissedebilir.
Aynı senaryonun farklı kişilerle tekrarlanması; ilişki döngüleri, para sorunları, değersizlik hissi, başarısızlık korkusu veya erteleme biçiminde görülebilir. Böyle durumlarda yalnızca dış koşulları değiştirmeye çalışmak yeterli gelmeyebilir. “Bu durum bende hangi duyguyu uyandırıyor?”, “Hangi beklentim tekrar devreye giriyor?” ve “Neden korkuyor olabilirim?” gibi sorular, temel inançları ve duygusal kayıtları fark etmeye yardımcı olur.
Değersizlik, güvensizlik, parasızlık, yalnızlık, suçlanma, dışlanma, çaresizlik, terk edilme, sevilmeme, reddedilme, yetersizlik, kaybetme veya güçsüzlük korkuları yaşamda farklı biçimlerde belirebilir. Kişi “Ben ilişki istemiyorum” diyebilir; derinde ise terk edilmekten korkuyor olabilir. “Ben para istemiyorum, huzur istiyorum” derken parayla ilgili suçluluk ya da layık olmama düşüncesi etkili olabilir.
İçsel dönüşüm, korkuları bastırmakla değil, onları fark etmekle başlar. Fark edilmeyen korku davranışlarımızı yönlendirebilir; fark edildiğindeyse onunla daha bilinçli bir ilişki kurma ve farklı bir seçim yapma imkânı doğar.
Onama ve Olumlama Çalışmaları
İçsel kayıtlarla çalışmanın yollarından biri onama veya olumlama kullanmaktır. Onama, yerleştirmek istediğimiz yeni bir düşünceyi düzenli biçimde ifade etme pratiğidir. Burada önemli olan yalnızca cümleyi tekrar etmek değil; cümlenin bizde uyandırdığı duyguyu, bedensel karşılığı ve gerçekçi bir adım atmaya nasıl eşlik edebileceğini de fark etmektir.
Olumlama nasıl yapılır?
Olumlama cümlelerini yüksek sesle ya da içimizden tekrarlayabilir, düzenli olarak yazabilir veya kendi sesimizle kaydedip dinleyebiliriz. Cümleleri kişisel ihtiyacımıza göre seçmek önemlidir. Bir ifadeyi kullanırken bize ne hissettirdiğini gözlemleyebilir, bu yeni yönü küçük davranış adımlarıyla destekleyebiliriz. Okumalar ve farkındalık çalışmaları da kişinin kendi düşünce kalıplarını incelemesine eşlik edebilir.
Tekrar önemlidir; fakat tek başına yeterli olmayabilir. Örneğin “Ben değerliyim” dediğinizde içinizden “Hayır, değilsin” gibi bir ses yükseliyorsa, bu tepkiyi zorla susturmaya çalışmak yerine kaynağını merak edebilirsiniz. Direnç, geçmiş deneyimlerden, reddedilme anılarından veya değersizlikle bağlantılı eski bir içsel hikâyeden besleniyor olabilir. Önce bu sesi fark etmek, cümlenin size uygun ve inandırıcı bir hâle gelmesine yardımcı olabilir.
Olumlama Yaparken Dikkat Edilmesi Gerekenler
Olumlama dili açık, olumlu ve mümkün olduğunda şimdiki zamana dönük olabilir. “Bir gün iyi olacağım” yerine “Her gün kendimi daha iyi hissetmeye yönelik adımlar atıyorum” demek, dikkati bugünkü deneyime ve seçime taşır. Cümleyi olduğundan daha kesin ya da gerçek dışı kurmak yerine, kişinin gerçekten yaklaşabileceği bir yönü ifade etmek daha anlamlı olabilir.
Örneğin “Korkmuyorum” yerine “Güvende hissetmeyi öğreniyorum”, “Başarısız olmayacağım” yerine “Başarıya adım adım açılıyorum”, “Parasız kalmayacağım” yerine “Bolluk ve bereketi kabul etmeye açığım” denebilir. “Hayat çok zor”, “Para kazanmak imkânsız”, “Kimseye güven olmaz” veya “Benim şansım yok” gibi cümleleri sık tekrarladığımızda, dikkatimizi hangi düşünceye yönelttiğimizi de gözlemleyebiliriz.
Olumlama Örnekleri
Aşağıdaki olumlama örneklerini kendi ihtiyacınıza ve size doğal gelen dile göre uyarlayabilirsiniz:
Ben her gün, her şekilde daha iyiye açılıyorum.
Ben kendimi olduğum gibi kabul ediyorum.
Ben kendi değerime sahip çıkıyorum.
Ben güvende olmayı seçiyorum.
Ben hayatımda sevgiye, huzura ve dengeye yer açıyorum.
Ben bolluk ve bereketi kabul ediyorum.
Ben kendi gücümü fark ediyorum.
Ben geçmişin yüklerini sevgiyle bırakmaya niyet ediyorum.
Ben kendi hayatımda daha bilinçli seçimler yapıyorum.
Ben kendime değer veriyorum.
Ben değişime güvenle açılıyorum.
Bu cümleleri mekanik biçimde tekrarlamak yerine, her birinin sizde uyandırdığı duyguyu, direnci veya bedensel tepkiyi gözlemleyin. Bir ifade size uzak geliyorsa onu kendi deneyiminize daha uygun bir dille kurabilirsiniz.
Korku, Değersizlik ve Güven Çalışmaları
Korkuyu inkâr etmek veya bastırmak yerine, onu fark etmeye ve ne anlatıyor olabileceğini anlamaya çalışabiliriz. Aşağıdaki cümlelerdeki boşluğu kendi korkunuzla tamamlayın:
Benim … korkum var.
Ben … korkumu fark ediyorum.
Ben … korkumu kabul ediyorum.
Ben … korkumu sevgiyle dönüştürmeye niyet ediyorum.
Ben … korkusunun bana ne anlatmak istediğini görmeye açığım.
Ben bu korkunun ardındaki ihtiyacı fark etmeye hazırım.
Bu çalışmada amaç korkuyu bir anda ortadan kaldırmak değil, onu yargılamadan tanımaktır. Korkunun ardında görülme, güvende olma, değerli hissetme, kabul edilme veya korunma ihtiyacı bulunabilir. Değersizlik hissi de ilişkilerde, para ve başarı alanlarında ya da kendimizi ifade ederken karşımıza çıkabilir.
Ben her hâlimle değerliyim.
Ben yalnızken de değerliyim.
Ben bir şey başardığımda da, dinlendiğimde de değerliyim.
Ben kendi değerime sahip çıkıyorum.
Ben kendimi olduğum gibi kabul etmeye açığım.
Ben değerimi başkalarının onayına bırakmadan yaşamayı seçiyorum.
Ben içimdeki değeri fark ediyorum.
Güvensizlik ve güçsüzlük korkularında amaç yapay bir güç maskesi takmak değil, içsel dayanıklılığımızı fark etmektir:
Ben güvendeyim.
Ben kendime güvenmeyi öğreniyorum.
Ben yaşamın akışına daha fazla güveniyorum.
Ben kendi kararlarımı daha bilinçli alıyorum.
Ben güven duygusunu bedenimde hissetmeye açığım.
Ben kendi gücümü fark ediyorum.
Ben yalnızken de güçlüyüm.
Ben kendi hayatımda sorumluluk alabilecek güce sahibim.
Ben kendi seçimlerimin arkasında duruyorum.
Ben içimdeki güce sevgiyle ulaşıyorum.
Bolluk ve Bereket Bilinci
Para ve bollukla ilgili kayıtlar, kişinin maddi hayatıyla kurduğu ilişkiyi etkileyebilir. “Para zor kazanılır”, “Çok para insanı bozar”, “Zengin olmak tehlikelidir” veya “Ben çok parayı hak etmiyorum” gibi inançlar, para konusunda taşıdığımız beklentileri ve hisleri daraltabilir.
Bolluk çalışması yalnızca para istemek değildir; alma-verme dengesi, hak etme duygusu, kendimize verdiğimiz değer ve yaşamdan ne kadar almaya izin verdiğimiz üzerine düşünmeyi de kapsar. Bolluk ve bereket olumlamaları için şu ifadeler kullanılabilir:
Ben bolluk ve bereketi kabul ediyorum.
Para bana değer ürettikçe çoğalarak gelir.
Ben emeğimin karşılığını almaya açığım.
Ben çok parayı sağlıklı, dengeli ve bilinçli şekilde yönetebilirim.
Ben bolluğu paylaşmaya ve çoğaltmaya açığım.
Ben ihtiyacım olan kaynaklara ulaşabileceğime güveniyorum.
Bolluk bilinci, yalnızca daha fazlasını istemek değil; daha fazlasını almaya, taşımaya ve bilinçli biçimde kullanmaya ne ölçüde hazır olduğumuzu da fark etmektir.

Affetme ve Tekrar Eden Davranışlarla Çalışmak
Kendimize veya başkalarına karşı taşıdığımız öfke, kırgınlık, suçluluk ve pişmanlık duyguları içsel yükümüzü artırabilir. Affetmek ya da bağışlamak, yaşananları yok saymak veya yapılanları onaylamak değildir. Daha çok, geçmişin bugünkü duygu durumumuzu yönetmesine izin vermemeye yönelik bir niyettir.
Bu süreç aceleye getirilmemelidir. Bazı kırgınlıklar derindir ve yaşantılar zihinde ya da bedende iz bırakabilir. Başkasını bağışlama veya kendini affetme üzerine düşünürken şu ifadelerden yararlanabilirsiniz:
Seni bağışlamaya niyet ediyorum.
Bunu kendi iç huzurum için seçiyorum.
Seni serbest bırakıyorum.
Ben de özgürleşmeyi seçiyorum.
Geçmişin üzerimdeki yükünü bırakmaya açığım.
Yaşadıklarımı fark ediyorum.
Geçmişteki seçimlerime daha bilinçli bir yerden bakıyorum.
Kendimi suçlamak yerine anlamayı seçiyorum.
Kendimi sevgiyle kabul etmeye açığım.
Kendimi bağışlamaya niyet ediyorum.
Ben kendime daha şefkatli davranmayı seçiyorum.
İnatçılık, kontrolcülük, aşırı alınganlık, erteleme, kendini geri çekme veya öfkeyle tepki verme gibi davranışlar bazen öğrenilmiş savunma biçimleri olabilir. Bu yönlerimizi fark ederken kendimizi yargılamak yerine, davranışın ne zaman ortaya çıktığını ve bizi neye karşı koruyor olabileceğini inceleyebiliriz:
Ben bu davranışımı fark ediyorum.
Bu davranışın beni neye karşı koruduğunu anlamaya açığım.
Bu yönümü yargılamadan kabul ediyorum.
Artık bana daha fazla katkı sağlayacak yeni bir seçim yapmaya niyet ediyorum.
Netlik, İmgeleme ve Şükür Çalışması
Hayatınızda bir şeyi gerçekleştirmek istiyorsanız önce ne istediğinizi netleştirmeyi deneyin. “Daha iyi bir hayat istiyorum” genel bir ifadedir. “Kendimi güvende, huzurlu, üretken ve değerli hissettiğim bir yaşam kurmak istiyorum” demek ise isteğinize daha belirgin bir yön verir.
Bir isteğiniz üzerinde düşünürken kendinize şu soruları sorabilirsiniz:
Ben gerçekten ne istiyorum?
Bu isteğe sahip olduğumda ne hissedeceğimi düşünüyorum?
Bu isteğe ulaşmamı engelleyen içsel korkularım neler olabilir?
Bu isteğe sahip olmaktan hangi yönüm korkuyor?
Bu isteği kendime gerçekten layık görüyor muyum?
Bu istek gerçekleşirse hayatımda ne değişir?
İmgeleme de bu çalışmaya eşlik edebilir. Hedefinizi gerçekleşmiş gibi zihninizde canlandırın: Ne duyuyorsunuz, ne hissediyorsunuz? Bedeninizde rahatlama, genişleme ya da huzur var mı? İmgenin içinde sizi geren bir şey varsa onu da fark edin. İstediğimizi düşünürken bile içsel direnç yaşayabileceğimizi görmek, o direnci anlamak için bir fırsat sunar.
Şükür çalışması da yalnızca sahip olduklarımızı saymak değildir; yaşamla daha açık, kabul edici ve farkında bir ilişki kurmayı içerir.
Sonuç: Bilinçaltını Anlamak Kendini Anlamaktır
Bilinçaltını anlamak, iç dünyamızda etkili olan inançları, korkuları ve duygusal alışkanlıkları fark etmekle başlar. Hangi kabullerin seçimlerimizi sınırladığını ve hangi duyguların tekrar eden senaryoları beslediğini görmek, içsel dönüşüm için kendimize yeni bir alan açar.
Dış koşulları değiştirmeye çalışırken içimizdeki beklenti ve korkuları da gözlemlemek, yaşadıklarımızı daha bütünlüklü değerlendirmemize yardımcı olabilir. Onamalar, farkındalık soruları, affetme pratikleri ve içsel gözlem bu süreçte kullanılabilecek kişisel çalışmalardır; bunlar kendimizi zorlamanın değil, kendimizle daha bilinçli bir ilişki kurmanın yolları olarak ele alınmalıdır.
Hayatınızda tekrar eden bir durum varsa yalnızca dışarıdaki kişilere ve olaylara değil, içinizde bu duruma eşlik eden inançlara, korkulara ve duygusal kayıtlara da bakabilirsiniz. Amaç kendinizi suçlamak değil; daha fazla açıklık, sevgi, güven ve sorumlulukla yeni seçimler yapabilmektir.
Önemli Uyarı
Bu yazıda yer alan bilinçaltı, olumlama, onama, meditasyon, affetme ve farkındalık çalışmaları kişisel gelişim ve içsel farkındalık amacıyla hazırlanmıştır. Buradaki bilgiler tıbbi, psikolojik veya psikiyatrik tanı, tedavi ya da terapi yerine geçmez. Yoğun kaygı, depresyon, travma, panik atak, bağımlılık, ağır stres, kendine zarar verme düşüncesi veya benzeri durumlarda mutlaka bir hekim, psikolog, psikiyatrist ya da alanında yetkin bir uzmandan profesyonel destek alınmalıdır.
Kontrol Sende Kitabım için lütfen aşağıdaki linki tıklayınız
Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabım İçin lütfen aşağıdaki linke tıklayınız
You Are in Control Kitabım İçin lütfen aşağıdaki linke tıklayınız
What Your Reactions Remember Kitabım İçin lütfen aşağıdaki linke tıklayınız
What Your Reactions Remember Kitabım İçin lütfen aşağıdaki linke tıklayınız







merhaba ;bu korkuyu sevgiye dönüştürme çalışmaları için sizin verdiğiniz kalıplara göre kendi korkularımızı dbulup dönüştümemiz yereli mi ,yoksa bunlar sadece başlangıç kalıpları ve bizim kalan kısmı öğrenmek için seminerlere katılmamız ve ya bu konuda kitap ,cd,dvd vb rinden konuyu öğrenmemiz mi gerekiyor?
Konu ile ilgili sitede yazılmış uygulama yazılarım var. O yazıları okursanız konu hakkında daha fazla bilgi sahibi olursunuz. Yapmanız gereken şey sadece korkularınızı tespit edecek yöntemle korkularınızı tespit edip korku çalışması yapmak.
yazılar aşağıdaki başlıklar altındamayıs ve haziran aylarında yayınlamış durumdadır.
Bilinçaltı Kayıtlarını Değiştirme- İçsel Temizlik
Bilinçaltı Kayıtlarını Değiştirme- İçsel Temizlik-2
Bilinçaltı Kayıtlarını Değiştirme- İçsel Temizlik-3
Ancak maddi anlamda imkanınız varsa İstanbulda Nil Avunduk hanım tarafından bu konuda verilen seminerlere katılabilir DVD lerini satın alabilrsiniz. Ben yazılarımda temel mantığı uygulamalı olarak anlatmaya çalıştım.
daha fazla detaylı bilgi için mailimden bana ulaşabilirsiniz.
yazılarınızın hepsini okudum ve bana umut verdi,sizin gösterdiğiniz yöntemlere göre çalışmalarada başladım ve etkilerini hayatımda görüyorum,daha önceleri sadece EFT yapıyordum,gerçekten bilinçaltı temizliğin daha etkili olduğunu farkettim.yazılarınızdaki yönlendirmelerden nil avundukun içimdeki yolculuk sitesini de inceledim. orada 4-5 adet cd satışa sunulmuş ve yöntemleri nasıl uygularım sorusuna nihai cevap olarak bu cdleri almalısınız yazoyor,ben de sizin gösterdiğiniz temel yöntemden çok farklı şeyler mi var ki 5 adet cd çıkarılmış diye merak ettim,cdleri alma imkanım var ama gösterdiğiniz yöntem bana kolay ve eğlenceli geldi,o yüzden tıkanıp kaldığm bir yer olmadığı sürece bu yöntemle devam etmeye kara rverdim,çok teşekkür ederim:))
Hayatınızın kontrolünü elinize alma kararını verdiğiniz için sizi tebrik ederim. Bende bu sistemi Nil Avundukun anlatımları ile öğrendim.Sistemin anlatımını yazıya çevirdim. Temel mantığını yazdım. DVD ki seminerler genelde soru cevap şeklinde oluşuyor. Orada Nil avundukun kişilerin sorularına yaklaşım ve cevap verme şeklini farkedebiliyorsunuz. İnsanların bir çok farklı sorunu olduğu için sorunlara pratik yaklaşımları var. Ama dediğim gibi temeli benim anlattığım şekilde bu konuda mailimden bana ulaşırsanız size ilave dokumanda gönderebilirim.
Çalışmalarınızda başarılar dilerim
merhabalar yazilarinizi okoyurum ve su ana kadar okudugum yazilar icinde anlatimi ve uygulamasi cok kolay ,uygulama tekniklernizi uygulamaya basladim ama hala cozemedigim bir cok sey var mesela hala bir busluk icinde olman bir seyleri hala yerine otmamasi ben de sizim yasadiginiz daha onceki yasamisliklarinizla aynisini bende yasadim ve su anda madi acidan cok buyuk sikintilarim var lutven bana bu konoda yardimci olurmuzunuz yurt disida yasadigim icim sizile seyas yapma olosiligi varmi ? simdiden tesekkurler yuksel carroll
Mailden Ulaşırsanız. Neler yapabileceğimiz konusunda yazışabiliriz
Merhabalar,
Ben gösterdiğiniz yöntemlerin işe yarayacağına ikna oldum, gerekli önemi vererek uygulamayı düşünüyorum. Yalnız bazı çekincelerim var; biz bu tür olumlamaları her gün tekrar ettiğimiz zaman ve onların bir kısımı gerçekleşmediğinde artık içten içe kendimize yalancı, güvenilmez, sözü pek önemli değil gözü ile bakmaya başlamaz mıyız? Diğer bir husus bu değişim isteklerimizden gerçekleşmeyenlerden ötürü mutsuz olmaya başlamaz mıyız? Mesela "ben konuşurken heyecanlanmam, hitabetim çok iyidir" diye her gün kendimizden emin bir şekilde konuşmak sonra da bunu gerçek hayatımızda da görmeme neticesinde bu bizi bir mutsuzluğa sürüklemez mi?
Teşekkürler.
Neye inanırsanız elde edeceğiniz sonuç o olur. Çekinceniz varsa elde edeceğiniz sonuç çekinceniz olur.
Buradaki mantık şu neye sahip olmak istiyorsanız ona sahip olduğunuzu inandırmak. Çünkü sahip olduğumuzu şeyde sahip olmadığımızı konusu tammamen zihinle alakalı bir durum. Kendimizi yıllarca sahip olmadığımıza nasıl inandırdıysak bunu tersine çevirip sahip olacağımıza inandırmamız gerekir.
Bunun için yapman gereken tek şey sahip olduğunu düşündüğün nesne yada özelliği nasıl tanımlıyor yada hissediyorsun. Sahip olduğumuz şeyi deneyimlemeyi tüm duyularımızla hissetiğimiz için bizimdir.
Hayaller sadece görseldir ve tek duyumuzua hitap eder.İmgeleme dediğimiz konu ise hayallerden farklı olarak tüm duyularımızla hissederek yaşayarak istediğimiz şeyi gözümüzde canlandırmadır. Ona dokunmak hissetmek sesini duymak. Senin konunla ilgili olarak kendini konuşma öncesinde öncesinde bu konuda hazırlık yaparken görmek, devamında insanların karşısına çıkıp akıcı şekilde konuştuğunu görmek, ve konuştuğun sözleri işitmek, davranışlarını hareketlerini ve zemini hissetmek ve seyirciden gelen tepkiyi duymak yada onlarla göz temasını sağlamak ve konuşmayı akıcı bir biçimde bitirip onların alkışını duymak ve görmek. Bunu kesintisiz yaşayarak imgelediğin gün o sahneye çıkmak senin için sıradan olacaktır.
Olumlamaları yukarıda bahsettiğim anlamda imgeleme ile desteklediğinde başarısızlık diye bir şey kalmaz.
Ne demek istediğinizi çok iyi anladım. O halde bu çekincelerim varken bunu uygulamak sakıncalı olur. Önce bu çekincelerden kurtulmalıyım anladığım kadarıyla.
Bu noktada aklıma bir soru daha geliyor; Biz de olmasını istediğimiz bazı özellikler aslında bizde var ve biz bu tür olumlamalamalar ve imgelerle bizde olmayan şeylerin istemenin yanında olanların pekişmesini, artmasını da isteriz. Burada şöyle bir sorun ortaya çıkmaz mı ; biz, "bende olmayan şeyleri istiyorum, ona kendimi inandırmaya çalışıyorum" diye aslında olayın farkındayken, bizde olan özellikleri de pekişmesi için her gün olmayanlarla zikrettiğimizde bu sahip olduğumuz şeyleri de, 'bizde olmayan ve istediğimiz, inanmaya çalıştığımız' kategorisine itme tehlikesi ile karşı karşıya kalmaz mıyız? Mesela bizde olan veya olduğuna inandığımız bir özelliği belirten "ben sağlıklı ve isabetli düşünme yeteneğine sahibim" cümlesini bizde olmayan ve olmasını istediğimiz olumlamalar arasında zikretmemiz o özelliğimizin yavaş yavaş diğer kategoriye girmesine, "aslında şuan öyle bir yeteneğin yok sen olmasına kendini inandırıyorsun" düşüncesiyle bu özelliğimizin gerilemesine sebebiyet vermez mi? Bu durumda bizde olduğuna inandığımız şeyleri bu olumlamalar arasına koymamız tehlikeli mi?
Son olarak bu çekincelerimden kurtulmam için önerileriniz nedir?
Umarım kendimi ifade edebilmişimdir. Zaman ayırdığınız için teşekkürler Halis Bey.
merhaba bende bişeyleri temizlemek istiyorum.olumlamalr yapıyorum ama olmuyo.hayatımda herseyi gec elde ediyorum edersemde kaybediyorum..özllikle ilişkilerde n yapmam gerekiyo hiç bilmiyorum nasıl temizlemem gerekiyo bilinç altımı..bastan beni çok seviyolar sonra bişeyler oluyo..ben hep korkuyorum sanırsam onları kaybetmkten ama sonra gidiyolar..gerck bir ilişkiye cesaret edemiyorum..ilk önce ben onları bırakıyorum..onlar beni bırakmada ben onalı bırakıyorm sonra pisman oluyorum ama kendimi engelleyemiyorum yardım edermısınız
Hakkımda sayfasında mailimden ulaşabilirsiniz
mrb ben bu siteyi dün gece tesadüfen buldum ve çok hoşuma gitti bir arkadaşımın 2 ay önce bana önerdiği hoponopono yöntemiyle bu konulara ilgim arttı araştırmaya başladım ve çok şanslı olduğuma hep inanmışımdır bu sayfa çıktı karşıma yazınızı okudum kendimce notlar aldım uygulamaya geçmeden önce mantığını anlamaya çalışıyorum.öncelikle ne istediğimi belirlemekten başlayacağım neler istemiyorum ve bunları nelere dönüştüreceğim ikinci olarak olumlama cümleleriyle bilinçaltımı temizlemek yalnız burada takıldığım bir nokta var örneğin inatçıyım ,güvensizim,vs böyle devam eden uzun bi listem var bu olumlamaları her birine ayrı ayrı yapsam günüm biter belirli aralıklarla mesela bir hafta güvensizlik için sonraki hafta ne inatçılık için vs. yapsam daha etkili olurmu acaba yada sizin bu konuda bi öneriniz olabilir mi şimdiden çok teşekkür ederim bide bazı yorumlarda mailden ulaşın demişsiniz facede takip bölümüne ekledim sizi ordan yazmamın sakıncası olurmu ? sevgiyle kalın ….
iyi umutlarla, sevgiyle, ozunuzu bulma adina imkaniniz varsa kabe (hac) ziyareti yapin, diskinizi sifirlayip gelin kisa bir zamanda. Altin ateste saflasir. Burdaki saflasma teknigide cok guzel, Beyninize saglik.
Faceten ekleyip yazabilirsiniz.
Bilgim dahlinde cevap yazarım.
Bilinçaltı Kayıt temizlik Rehberi
bu sayfada çalışma için bir rehber var.
Sevgiyle
merhabalar siteyi yeni incelemeye başladım çok faydalı bilgiler var öncelikle bunun için teşekkürler.benim bir sorum olacak olumsuz cümleler kurulursa bilinçaltı ve çekim yasası o yönde harekete geçer deniyor.peki burda yalnızım derken yalnızlığı çağırmış olmuyormuyuz..bu kısımda kafam karıştı mesela hasta olmak istemiyorum derken aslında hastalığı çekiyormuşuz bunun yerine iyi olmak istiyorum diyoruz..peki burda bu cümleyi kurarsak yalnızlık,güvensizlik,korku gibi cümleleri kurarken onları çağırmış olmuyormuyuz.belki saçma bi sorudur yeni başlıyorum kafamda netleşsin istiyorum teşekkür ederim..
Burada kabul var. Korkumuzdan kaçmak yerine kabuldeyiz.
Korkumuzu kabul ediyoruz. Korkuna direndikçe onu hayatına çekersin çünkü direndiğin sürece odağındadır.
Kabul ettiğin herşeyin enerjisi biter. Çünkü kabul ettiğin şey odağından çıkar.
bu harika bir şey gerçekten ya yukarıda yazılı olanları sadece bir kez tekrar etmem yetiyor kalbim içim öyle bir ferahlıyor öyle bir mutluluk hissi geliyor ki anlatamam acaba sadece banamı bu duyguları veriyor gerçekten merak ediyorum 🙂
gercekten harika hissettiriyor cok guzel
Sevdiğim insanlar, ya bana rol yapıp beni sevmediği halde kısa bir süre yanımda oluyor ya da bana yakın davranıp isteklerine karşılık bekliyorlar, reddedince hakaret edip kaba davranıyorlar ve beni asla sevemeyeceklerini söylüyorlar..
Sevemediğim, hoşlanamadığım insanlar da beni seviyor ve onları anlasam da karşılık veremiyorum. Genellikle kendilerine değer vermeyen insanlar seviyor.. bu kısırdöngüden bıktım.
Bilinçaltımızı EFT ile olumlama yaparak temizleyemez miyiz? @Halis Bey
Tabiki EFT yi her konuda deneyebilirsiniz. İnanarak yapacağınız her çalışma faydalı olacaktır.
Bende kekemelik sorunu var. Kendi başıma olunca rahat konuşuyorum. Ama dışarıda takılacağım korkusu oluşuyor. Bu korkuyu bu teknikle temizleyebilir miyiz?
Kekemeleğe neden olan olayın kökenine inilerek bu konuda çalışma yapılabilir.
merhaba halis bey. Sitenizi bugün keşfetttim. Bu yöntemi daha önce de duymuştum. Aklıma geldikçe yapıyorum fakat bende değersizlik duygusu var ve sürekli kendime hasta olduğumu söylüyorum. Bunu bilerek yapmıyorum. Kendime söyledikçe aksini iyi sağlıklı mutlu olduğuma ikna etmeye çalışıyorum. ve sürekli heyecanlanıyorum çabuk sinirleniyorum. Hiç bir şey fayda etmiyor. Sadece buna benzer denediğim yöntemler kısa süreliğine iyi hissettiriyor hepsi bu.
Profesyonel destek almanızı tavsiye ederim
merhabalar, insanin kendini keşfetmesi kendi gemisinin kaptanı olması cok güzel, okumak ögrenmek keşfetmek cok güzel ve paylaştıklarınız çok değerli kendi adıma cok teşekkür ederim 🙂
Teşekkür ederim.
Bundan daha iyi nasıl olur?
Daha başka neler mümkün?
İnsanlar bu çalışmaları kendileri için yaparlar.
Kendinizi yeterince sevmiyor ve değerli görmüyorsanız sizi ileriye götürecek her çalışmayı sabote edersiniz.
Yaşınızın ne olduğu önemli değildir.
bende sizin yaşlarınızda başladım.
Çalışmalar sonrasında hayatınızda ne gibi değişiklik olmasını bakledinizi net bir şekilde sorgulamak gerekiyor. Ve bundan sonrada o değişikliğe sahip olduğunuzu tüm duyularınızla hissederek imgelemek gerekiyor.
Bunu yaptığınızda içinizdeki değişime karşı dirençleri görebilir. Kendinizi hangi nedenlerden dolayı sabote ettiğinizi görebilirsiniz.
Paylaşımlarınızda ki içtenlik ve akıcılık beni de etkiledi,bende gerçekden temizlenmek isteyenlerdenim..eminim çok faydalanacağım sitenizden,tşk ediyor ve başarılarınızın devamını diliyorum.. 🙂
Sedona yontemi hakkinda bilginiz varsa yazarsaniz sevinirim.
Sedona yöntemi hakkında bilgim yok.
Halis bey sayfanizi tesadufen kesfettim. Dikkatimi cekti. Yasanilan travmalar veya olumsuz olaylari zihnimizde daha etkisiz hale getirebilmek icin bir tedavi yada terapi yonteminiz varmi?
Sitemde bu konuda kullanabileceğiniz bir çok teknik hakkında bilgi var.
EFT, regresyon, Hooponopono , Access gibi tekniklerden birini kullanabilir veya profesyonel destek alabilirsiniz.
cekimyasasi@hotmail.com adresinden bana ulaşabilirsiniz.
Ben aşiri derecede kendimden nefret ediyorum .Kendimi çirkin buluyorum.
Hiç birşeye layik görmüyorum.
Hayata karşi umutlarim sevgim ve isteğim kalmadi.
Çok hirçin ve agggresiv oldum cevreme karşi.Böylece ben bir tek seven eşimide kendimden soğuttum.
Oysaki gercek sevgiye ,ellimden tuttup bana destek olan insana ihtiyacim var.
Tekniklerinizi denemek istiyorum fakat içimde olumsuz sesler geliyor.
Olmayacak,birşey değişmeyecek veya başaramazsin diyor bana .
Bir türlü inanamiyorum ,güvenmiyorum.
merhaba halis bey,Ben 10 senedir panik atak ve kaygı bozukluğu tedavisi gördüm.Ancak ilaçlar rahatsızlığımı sadece hafifletti iyileşme göstermedi gün içinde olumsuz düşüncelerden ve korkularımdan kurtulamıyorum bana nasıl yardımcı olursunuz Teşekkürler
Profesyonel destek almanızı tavsiye ederim
Merhaba halis bey.Ben borçlanmaktan korkuyordum hep ve son 20 senedir hep borçluyum krediler kartlar şimdi de dükkan açtım gene borçlandım ama açarken gene borçlanma korkusu vardı bunu nasıl yenebilirim yardım ederseniz sevinirim Halis bey teşekkürler
Herkesin bilinç altındaki kendine özeldir.
Para ile ilgili sahip olduğunuz kısıtlayıcı bakış açıları nı temizlemeniz gerekiyor.
Hayatında niye daha fazla paraya sahip olmayı seçmediğinizi sorgulamak durumundasınız.
Bir çok insan istiyorum desede gerçek çok.fazla paraya sahip olmayı istemezler.
Paranın getireceği yükten, durumlardan, azıp yoldan çıkmaktan korkarlar.
Bir çok insan da şuda vardır aile de en çok paraya sahip olurlarsa diğerlerinin yükü üzerine kalır.
Bunun yerine param yok, borcum çok demeyi seçerek sorumluluktan kaçarlar.
Merhabalar efendim , benim bir olumlama çalışmam var 21 yapıcam. 21 gün yapmam şart mı? Kendi ses kaydımı yaptım her akşam uyumadan önce yapıyorum. olumlamalarım şöyle; Ben memur olma yolunda hızla ilerliyorum. Memur olmak için gereken tüm koşullar hazır. Ben memurum . Ben çok başarılı ve çok mutlu bir memurum. Şükürler olsun. Bunun öncesinde bir ön çalışma yani bilinç altı temizliği yapmadım. kaç senedir atanmaya çalışıyorum 🙂 Sizce doğrumu yapıyorum .Şimdiden teşekkürler
Atanmaktla ilgili sınırlayıcı kalıplarınızı sorgulamanız daha iyi olacaktır
Nasıl yani ? ne gibi bir çalışma önerirsiniz efendim.Bu arada en kısa sürede cevap vermişsiniz ayrıca teşekkür ederim 🙂
Atanma konusunda neden atanmaya tabi tutulamayacağınız konusunda kendinize hangi telkinlerde bulunuyorsunuz bunları sorguladıktan sonra bunlara neden inandığınızı sorgulayın, devamında bunlar yerine kolaylıkla atanabileceğiniz konusunda olumlamalarıonların yerine koyun.