Çekim Yasası Serisi – 2: Bilinçli Olarak Çekim Yasasını Çalıştırmak

Çekim Yasası Nasıl Kullanılır?

Buraya kadar anlattıklarımızı bir araya getirdiğimizde, çekim yasasını yalnızca “Bir şeyi düşünürsem onu hayatıma çekerim” şeklinde anlamanın yetersiz kaldığını görebiliriz.

Düşüncelerimiz önemlidir; çünkü olaylara verdiğimiz anlamı etkiler. Verdiğimiz anlam duygularımızı, duygularımız davranışlarımızı, davranışlarımız da seçimlerimizi etkiler. Seçimlerimiz ise hayatımızdaki sonuçların oluşmasında rol oynar. Bu zinciri fark etmek, istediğimiz sonuçlara yaklaşırken kendi payımızı görmemize yardımcı olur.

Bu nedenle istediğiniz hayatı oluşturmak istiyorsanız yalnızca ne istediğinize değil, istediğiniz şey hakkında neye inandığınıza da bakmanız gerekir. İstediğiniz şeyi düşünün; ardından bedeninizde ve zihninizde oluşan tepkiyi gözlemleyin. Kendinize, “Ben gerçekten buna sahip olabileceğime inanıyor muyum?” diye sorun.

Cevap “hayır” ise kendinizi hemen zorlamayın. Önce “Neden?” diye sorun. Ardından daha önemli soruya geçin: “Bunun mümkün olduğuna inanabilmem için neyin değişmesi gerekiyor?” Bu soruların amacı kendinizi suçlamak değil; isteğinizle aranızda duran düşünce ve duyguları fark etmektir.

İşte çalışma burada başlar. Hayatımızda istediğimiz şeyleri oluşturabilmek için düşüncelerimiz, inançlarımız, duygularımız ve davranışlarımız arasındaki bağlantıyı fark etmeyi öğrenmemiz gerekir. Çekim yasasını kullanmak; bu bağlantıyı görerek ne istediğimizi netleştirmeyi ve bu yönde sorumluluk almayı da içerir. Yani yalnızca istemek değil, isteğiniz doğrultusunda kendi seçimlerinizi ve atabileceğiniz adımları da değerlendirmek önemlidir.

Hazır mısınız? O zaman başlayalım. Çekim yasası adımları birbiriyle bağlantılı üç temel başlıkta ele alınabilir:

  1. Bir hedef belirleyin: “Ne istiyorsunuz?”
  2. İstediğinize sahip olan kişi olmayı seçin.
  3. Serbest bırakın ve yaratıcı adımlar atın.

İlk adımda ne istediğinizi netleştirirsiniz. İkinci adımda, istediğiniz şeyle aranızdaki düşünsel ve duygusal çelişkileri fark eder; ona sahip olabilecek kişiyle kendi kimliğiniz arasındaki mesafeyi incelersiniz. Üçüncü adımda ise kendi sorumluluğunuzdaki eylemleri gerçekleştirirken sonucun nasıl ve ne zaman geleceğini kontrol etmeye çalışmayı bırakır, süreci Yaratıcı’ya teslim edersiniz. Bu bölümlerde ilk adım olan hedef belirlemeye odaklanacağız.

çekim yasası

Adım 1: Çekim Yasası İçin Hedef Belirleme — Ne İstiyorsunuz?

İnsanlara ne istediklerini sorduğumda bazen cevap vermekte zorlandıklarını görüyorum. Fakat “Ne istemiyorsunuz?” diye sorduğumda anlatacakları pek çok şey oluyor. İşlerinden, ilişkilerinden, maddi durumlarından veya kendilerine zaman ayıramamaktan söz ediyorlar.

Aslında bu durumu ben de yaşadım. Hipnoz eğitimimin ilk günlerinde, bilgi açlığıyla Ufuk Bey’e sürekli sorular soruyordum. Bir gün bana çok basit görünen ama cevaplamakta zorlandığım bir soru sordu: “Ne istiyorsun?”

Soruyu duyduğum anda durup kaldım. Evet, hayatımda bazı şeylerin değişmesini istiyordum; ancak gerçek anlamda ne istediğim konusunda ayrıntılı düşünmemiştim. Bu nedenle net bir cevap veremedim. Bazen istemediğimiz hayatı çok iyi tanırız; fakat yaşamak istediğimiz hayatı aynı açıklıkla anlatamayız.

İstemediklerinizden Başlayın

İnsan, bildiği ve deneyimlediği şeyi daha kolay tanımlar. Sizi rahatsız eden bir durumla sürekli karşılaşıyorsanız, onun size nasıl hissettirdiğini; hangi davranıştan yorulduğunuzu ve neyi tekrar yaşamak istemediğinizi söyleyebilirsiniz.

Birçok şeyi karşıtlıklar üzerinden daha kolay fark ederiz. Gürültüden yorulduğumuzda sessizliğe, sürekli acele ettiğimizde dinlenmeye, sınırlarımız ihlal edildiğinde kendimize ait bir alana ihtiyaç duyduğumuzu anlarız. Bu nedenle ne istediğimizi belirlemeye, istemediklerimizden başlayabiliriz. İstemediklerimizi başlangıç noktası olarak kullanacağız. Orada kalmak için değil, hangi yöne gitmek istediğimizi görmek için.

Bir kâğıt alın ve hayatınızda değiştirmek istediğiniz durumları yazın. İşiniz, ilişkileriniz, maddi durumunuz, günlük düzeniniz veya kendinize yaklaşımınızla ilgili olabilir.

  • “İşime her gün isteksiz gitmek istemiyorum.”
  • “Ödemelerim yaklaştığında sürekli kaygılanmak istemiyorum.”
  • “İlişkilerimde kendi ihtiyaçlarımı hep geri plana atmak istemiyorum.”
  • “Herkesin işine yetişirken kendime zaman ayıramamaktan yoruldum.”
  • “Bir karar verirken sürekli başkalarının onayını beklemek istemiyorum.”

İlk aşamada cümlelerinizin kusursuz olması gerekmiyor. Önemli olan, ne yaşadığınızı ve sizi neyin rahatsız ettiğini görebilmenizdir. Ancak mümkün olduğunca belirli durumları yazın. “Hayatım kötü” dediğinizde üzerinde çalışabileceğiniz alan belirsiz kalır. “İstemediğim hâlde sürekli fazla sorumluluk alıyorum” dediğinizde ise bakabileceğiniz bir davranış ortaya çıkar.

Mevcut durumunuzu görmek, orada kalmaya razı olmak anlamına gelmez; değişimin nereden başlayacağını anlamanızı sağlar. Listeniz uzunsa bütün konularla aynı anda uğraşmaya çalışmayın. Kendinize şu soruyu sorun: “Şu anda hangi konudaki değişim hayatımda en anlamlı farkı oluşturur?”

Her zaman en büyük ve en zor konudan başlamanız gerekmez. Acil ve güvenlikle ilgili ihtiyaçlar elbette önceliklidir. Diğer alanlarda küçük ve yönetilebilir bir konuyla başlamak, değişimi günlük hayatınızda görmenizi kolaylaştırabilir.

İstemediğiniz Durumu İstediğiniz Duruma Çevirin

Şimdi hazırladığınız listeye yeniden bakın. Bir şeyden uzaklaşmak istemek, nereye yönelmek istediğimizi bildiğimiz anlamına gelmez. Çekim yasasında hedef nasıl belirlenir diye düşünürken, uzaklaşmak istediğiniz durumun yanında ulaşmak istediğiniz durumu da tarif etmeniz gerekir.

“Bu işte çalışmak istemiyorum.” diyebilirsiniz. Peki, nasıl bir iş istiyorsunuz? “Böyle bir ilişki istemiyorum.” diyebilirsiniz. Peki, sizin için nasıl bir ilişki anlamlı? “Para sıkıntısı yaşamak istemiyorum.” diyebilirsiniz. Peki, maddi hayatınızda neyin farklı olmasını istiyorsunuz?

Bu adımda yalnızca neye itiraz ettiğimizi değil, neye yönelmek istediğimizi belirleyeceğiz. Çekim yasası hedef belirleme sürecinin önemli kısmı da budur: Olumsuz durumu yalnızca reddetmek değil, yaşamak istediğiniz durumu açıkça tanımlamak.

Bazen bunu yapmak sandığımızdan daha zor olabilir. Çünkü kendi ihtiyaçlarımızı ifade etmek konusunda “Fazlasını isteme”, “Elindekiyle yetin”, “Önce başkalarını düşün” gibi düşünceler öğrenmiş olabiliriz. Oysa ne istediğimizi belirlemek, başkalarının ihtiyaçlarını yok saymak değil; kendi ihtiyaçlarımıza da yer açmak anlamına gelir.

Şimdi listenizdeki her cümlenin karşısına şu sorunun cevabını yazın: “Bunun yerine ne istiyorum?”

İstemediğim durumİstediğim durum
İşime isteksiz gitmek istemiyorum.Becerilerimi kullanabildiğim ve koşulları bana uygun bir işte çalışmak istiyorum.
Ödemelerim yaklaştığında sürekli kaygılanmak istemiyorum.Gelir ve giderlerimi takip edebildiğim, ödemelerimi planlayabildiğim bir maddi düzen kurmak istiyorum.
İlişkilerimde kendi ihtiyaçlarımı hep ertelemek istemiyorum.İhtiyaçlarımı açıkça ifade edebildiğim, karşılıklı saygıya dayanan ilişkiler kurmak istiyorum.
Kendime zaman ayıramamaktan yoruldum.Günlük hayatımda dinlenmeye ve kendi ihtiyaçlarıma düzenli olarak yer açmak istiyorum.
Her kararımda başkalarının onayını beklemek istemiyorum.Görüş alırken kendi değerlendirmeme de güvenerek karar vermek istiyorum.

Burada yalnızca olumsuz bir cümleyi olumlu kelimelerle yeniden yazmıyoruz. Yaşamak istediğimiz durumu tanımlıyoruz. Örneğin “İşimi sevmek istiyorum” demek anlamlı olabilir; ancak işinizde sizi zorlayan koşulları da görmeniz gerekir. Belki çalışma biçiminizi değiştirmeniz, bir konuyu konuşmanız veya farklı bir iş aramanız gerekiyordur. İsteğiniz sorunun üzerini örten bir cümle olmasın; size yön göstersin.

çekim yasası nasıl kullanılır

İsteğinizin Nedenlerini Belirleyin

Ne istediğinizi yalnızca düşünmek yerine yazmanızı tavsiye ederim. Yazarken belirsiz ifadeler daha görünür hâle gelir. “Mutlu olmak istiyorum” dediğinizde bunun sizin için ne anlama geldiğini açıklamanız gerekir.

İsteğinizi yazdıktan sonra kendinize sorun: “Bunu neden istiyorum?” Çalışmalarımda bazen kişiden, istediği şey için yirmi neden yazmasını isterim. Burada yirmi sayısının özel bir gücü yoktur; amaç ilk akla gelen birkaç cevabın ötesine geçmektir.

Yeni bir iş istiyorsunuz. Neden? Daha fazla gelir elde etmek için mi? Becerilerinizi kullanmak için mi? Daha fazla saygı görmek ya da kendinize zaman ayırmak için mi? Cevapları yazdıkça isteğinizin arkasındaki ihtiyacı daha iyi görebilirsiniz. Yirmi farklı neden bulamazsanız kendinizi zorlamayın; size ait, açık ve anlamlı nedenleri bulun.

Amaç ile Aracı Ayırt Edin

Bazen istediğimiz nesneye veya duruma o kadar odaklanırız ki onu neden istediğimizi unuturuz. Bir araba istiyorsunuz; sizin için ne ifade ediyor? Ulaşım kolaylığı mı, özgürlük mü, güvenlik mi, başkaları tarafından fark edilmek mi?

Bir ev istiyorsunuz. Kendi alanınızı mı arıyorsunuz? Ailenizle daha rahat yaşamak mı istiyorsunuz? Gelecekle ilgili güvence mi hissetmek istiyorsunuz? Aynı görünen isteğin arkasında farklı ihtiyaçlar bulunabilir.

Yolculuk örneğine dönersek, gitmek istediğiniz yer amaçtır; kullandığınız taşıt ise sizi oraya götüren araçtır. Bir araca fazlasıyla bağlandığınızda, aynı yere götürebilecek başka yolları göremeyebilirsiniz. Bu nedenle kendinize şu soruyu sorun: “İstediğim şeyi elde ettiğimde hayatımda neyin değişmesini bekliyorum?”

İstekleriniz Başka İnsanların Seçimlerine Bağlı mı?

İsteklerimizi belirlerken kontrolümüz dışında kalan alanları da görmemiz gerekir. Bu durum özellikle ilişkiler söz konusu olduğunda önemlidir.

Bazen belirli bir kişinin bizi sevmesini veya bizim istediğimiz gibi davranmasını hedef hâline getirebiliriz. Ancak her insanın kendi tercihleri vardır. Nasıl istemediğiniz bir ilişkiyi sürdürmek zorunda değilseniz, başka bir insan da istemediği bir ilişkiyi kurmak zorunda değildir.

Bu nedenle “Şu kişi mutlaka benimle olsun” düşüncesi yerine, nasıl bir ilişki yaşamak istediğinize bakabilirsiniz. Karşılıklı sevgi, açık iletişim ve ortak değerler sizin için ne kadar önemli? İhtiyaçlarınızı ve sınırlarınızı nasıl ifade etmek istiyorsunuz?

Yalnızca karşınızdaki kişide hangi özellikleri aradığınızı değil, sizin bir ilişkiye ne kattığınızı da düşünün. Bir ilişkide yalnızca tercih edilmek değil, sizin de bilinçli bir tercih yapmanız önemlidir.

“Beni seçsin” düşüncesine odaklandığımızda kendi seçim hakkımızı unutabiliriz. Karşımızdaki kişi uzaklaşmasın diye istemediğimiz şeylere razı olabilir, ihtiyaçlarımızı geri plana atabilir veya sınırlarımızı söylemekten çekinebiliriz.

Kendimizle ilgili inançlarımız, kimlere yaklaştığımızı ve bir ilişkide neyi kabul ettiğimizi etkileyebilir. Fakat başka bir insanın davranışlarının sorumluluğunu kendi düşüncelerimize yükleyemeyiz. Birinin sizden ayrılması, bunu bilinçaltınızla yarattığınızı göstermez. İlişkilerde iki kişinin seçimleri ve içinde bulunulan koşullar vardır. Üzerinde çalışabileceğimiz alan; kendi davranışlarımız, sınırlarımız, iletişimimiz ve seçimlerimizdir.

İstediğiniz Şeyin Sorumluluğuna Hazır mısınız?

Bir şeyi istemekle onun getireceği sorumluluklara hazır olmak her zaman aynı değildir. Daha fazla gelir isteyebilirsiniz; ancak bu geliri sağlayacak işi yapmak, becerilerinizi geliştirmek veya kaynaklarınızı yönetmek konusunda hazırlığa ihtiyacınız olabilir. Bir ilişki isteyebilirsiniz; fakat yakınlık kurmak, ihtiyaçlarınızı konuşmak veya anlaşmazlıklarla baş etmek konusunda zorlanabilirsiniz.

Bu durum isteğinizin yanlış olduğunu göstermez. Hazırlanmanız gereken bir alanı gösterebilir. Bunu ağırlık çalışmasına benzetebilirsiniz. Başlangıçta taşıyamadığınız bir ağırlığı, uygun hazırlık ve aşamalı çalışmayla zaman içinde taşıyabilirsiniz. Hedeflerimizde de bazen benzer bir hazırlık gerekir: Önce küçük bir sorumluluk alır, yeni bir beceri öğreniriz. Deneyim kazandıkça daha büyük bir adım atabiliriz.

Maddi hedeflerde yalnızca miktara odaklanmak yeterli değildir. Para kazanma, bütçe yapma, karar verme ve kaynakları yönetme konularında neleri öğrenmeniz gerektiğine bakabilirsiniz. Yaşadığınız her zorluğu bir sınav olarak yorumlamak zorunda değilsiniz. Bunun yerine şu soruyu sorun: “Bu hedefe yaklaşmak için hangi bilgiye, beceriye, alışkanlığa veya desteğe ihtiyacım var?”

İlk Adımı Hayatınıza Taşıyın

Şimdi bütün bunları tek bir çalışmada bir araya getirebiliriz. Hazırladığınız listeden tek bir konu seçin. Önce istemediğiniz durumu açıkça yazın. Ardından bunun yerine ne istediğinizi tanımlayın.

Çekim yasasını bilinçli kullanmak için sırasıyla şu sorulara cevap verin:

  1. Ne istiyorum?
  2. Bunu neden istiyorum?
  3. Bu isteğin arkasında aslında hangi ihtiyaç var?
  4. Bu hedefe yaklaşmak için neye ihtiyacım var?
  5. Bugün bu yönde atabileceğim küçük bir adım nedir?

Örneğin kendinize zaman ayıramamaktan şikâyet ediyorsanız isteğinizi yalnızca “Daha rahat bir hayat istiyorum” cümlesinde bırakmayın. Haftanın hangi gününde, ne kadar zamanı ve ne için ayırmak istediğinizi düşünün. Bu zamanı açabilmek için neyi farklı yapmanız gerektiğine bakın. Bir talebe hayır demeniz, bir işi paylaşmanız veya günlük düzeninizi gözden geçirmeniz mi gerekiyor?

Bu sorular, çekim yasası nasıl kullanılır sorusuna verilecek pratik cevabın temelini oluşturur: İsteğinizi açıkça tanımlayın, ardındaki ihtiyacı anlayın ve kendi sorumluluğunuzdaki bir sonraki adımı belirleyin. Sonucun tam olarak nasıl ve ne zaman geleceğini kontrol etmeye çalışmadan, bugün yapabileceğiniz şeyi hayata geçirin.

Bir Sonraki Adım: İstediğiniz Şeye Sahip Olan Kişi Olmayı Seçin

Ne istediğimizi belirlemek, çekim yasasını bilinçli olarak kullanmanın ilk adımıdır. Ancak bir şeyi istememiz, o isteğin gerçekleşmesini içsel olarak desteklediğimiz anlamına gelmez.

Bilinçli olarak bir şeyi isterken bilinçaltımızda “Bunu yapamam”, “Bu benim için mümkün değil” veya “Ben buna layık değilim” gibi kısıtlayıcı inançlar taşıyor olabiliriz.

Bu nedenle bir sonraki aşamada, istediğimiz şeyle aramızdaki düşünsel ve duygusal çelişkileri fark etmeye ve istediğimize sahip olan kişi olmayı seçmenin ne anlama geldiğine geçeceğiz.

Halis Şahiner

Sosyolog & Yazar & Mentor & Yaşam Stratejisti

Çekim Yasası Nasıl Çalışır? Yazı Serisi

1. Bölüm — Çekim Yasası Nasıl Çalışır?

2. Bölüm — Çekim Yasasını Bilinçli Kullanmak

3. Bölüm — İstediğiniz Şeye Sahip Olan Kişi Olmayı Seçin

4. Bölüm — Serbest Bırakın ve Yaratıcı Adımlar Atın

5. Bölüm — Şükretmek

Kontrol Sende Kitabım için lütfen aşağıdaki linki tıklayınız

Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabım İçin lütfen aşağıdaki linke tıklayınız

Benzer Gönderiler

10 yorum

  1. Herseyi Allahtan isteriz ve o verirse çekim yasasini niye calistirmaya uğraşıyoruz nasipse kesin gelir degilse kesin gelmez diye biliriz aradaki ince noktayi kavrayamadim galiba

  2. Yaradan iki türlü verir bir kendisinden isteyen iyi kullarına, bir diğeride azdırmak istediği kullarına.
    Biz yaradandan isteyen iyi kullar bölümüyle ilgiliniyoruz. Yaradan dilediğine dilediğim kadar veririm diyor. Vermesinin koşulda yaradana iyi kul olabilmekte.İiyi kul olmak ise takvaya bağlı. İnce nokta yaradan kaldıramayacağı yükü vermez insana önce hazır olmasını bekler. Bizim yaptığımız bu hazırlık dönemi ile ilgili.

  3. Merhabalar arkadaşlar siteye yeni üye oldum sizlerle deneyimimi paylaşmak istiyorum 
    merhabalar Yazınızı Severek Okudun Ben Çekim Yasası ile 2008 De Tanıstım Hayatıma Geçireli 4 sene oldu size Örnek Verirsem İlk arabam renolt spring idi soyle gelişti bilgisayarıma renolt 19 europa resmi koymustum hergün onu görüyor ve o heycanı yasıyordum rengini dahil ve 1 sene geçmeden beyaz renolt spring im oldu beklmedik bi şekilde 6000 tl araba bana 3500 tl mal olmustu evet burada para önemli değil istemek zaten sartlar kendiliğinden olusuyor sonra doğan sahine taktım kafayı onada sahip oldum ve klimalı araba olsun istiyordum şimdi chevrote biniyorum.ve buna benzer bir kaç örnekler istemek çok önemli ne istediğini bilmek nasıl su anda yeni bi seye sahipseniz heycsnlsnır ve o duyguyu yasarsınız imgelerken aynı duyguları yasamak lazım sizin dediğiniz gibi inanmanız lazım ve zaten dediğim gibi sartlar gelisiyor kaygı yok endişie yok sadece inanın ve duyguları yaşayın ..

  4. Incil Matta 7,7 yi Mevlananin sozu olarak yedirmeye calismasaydiniz keske bize..

  5. Uyarınız için teşekkür ediyorum.
    Düzeltmeyi yaptım.
    İncil Matta 7

    Başkasını Yargılamayın
    7
    “Başkasını yargılamayın ki, siz de yargılanmayasınız. 2 Çünkü nasıl yargılarsanız öyle yargılanacaksınız. Hangi ölçekle verirseniz, aynı ölçekle alacaksınız. 3 Sen neden kardeşinin gözündeki çöpü görürsün de kendi gözündeki merteği farketmezsin? 4 Kendi gözünde mertek varken kardeşine nasıl, ‘İzin ver, gözündeki çöpü çıkarayım’ dersin? 5 Seni ikiyüzlü! Önce kendi gözündeki merteği çıkar, o zaman kardeşinin gözündeki çöpü çıkarmak için daha iyi görürsün.
    6 “Kutsal olanı köpeklere vermeyin. İncilerinizi domuzların önüne atmayın. Yoksa bunları ayaklarıyla çiğnedikten sonra dönüp sizi parçalayabilirler.”

    Tanrı’dan Dileyin

    7 “Dileyin, size verilecek; arayın, bulacaksınız; kapıyı çalın, size açılacaktır. 8 Çünkü her dileyen alır, arayan bulur, kapı çalana açılır. 9 Hanginiz kendisinden ekmek isteyen oğluna taş verir? 10 Ya da balık isterse yılan verir? 11 Sizler kötü yürekli olduğunuz halde çocuklarınıza güzel armağanlar vermeyi biliyorsanız, göklerdeki Babanız’ın, kendisinden dileyenlere güzel armağanlar vereceği çok daha kesin değil mi?
    12 “İnsanların size nasıl davranmasını istiyorsanız, siz de onlara öyle davranın. Çünkü Kutsal Yasa’nın ve peygamberlerin söylediği budur.”

  6. Peki şunu çok merak ettim , erkek arkadaşımdan ayrılmak istiyorum kendimce bazı sebeplerden dolayi ancak o beni bırakmıyor ve böylece bana bağımlı, bensiz degersizmis gibi olduğunu gösterdi, her gün Allahtan benim icin hayırlısını diliyorum, siz ne düşünüyorsunuz bu süreci düşüncelerimle nasil yönlendirebilirim?

  7. Onun yada sizin ona tutunmanızda sizin arka planda bazı kazançlarınız vardır. İkincil kazanç dediğimiz konu bunların sorgulanması gerekmektedir. Bunlar sizin ona hala tutunmanıza neden olur.
    Allahtan hayırlısını dilemeniz sonucu değiştirmez sizin içinizdeki çocuk ona tutunmak istiyorsa bu durum yaratan için sizin istediğiniz olarak değerlendirlecek ve devam edecektir.

Yoruma kapalı.