Images

Evrenin yasalarını Anlamak ve Refah İçerisinde Yaşamak-8

BOLLUK BEREKET BİLİNÇALTI ÇALIŞMASI – MUTLAKA YAPIN

Bu bölümde bilinçaltınızdaki eski ve hatalı inancın yerine, doğru ve olumlu bir inanç oluşturmak için ne yapacağınızı öğreneceksiniz. Bu uygulamalar düzenli yapıldığı takdirde çok faydalı olacaktır. Lütfen tam olarak talimatlara uyarak çalışmalarınızı yapın.

Öncelikle bir çalışmayı tam 21 gün sürdürmelisiniz. Arada bir günlük boşluk bile olmamalı. Bilinçaltının yeni bir veriyi kabul etmesi için çoğu zaman bu süre gereklidir. Eğer arada gün atlarsanız tekrar sıfırdan başlamalısınız. Bilinçaltınızın bir inancını değiştirirken, sadece onunla çalışın. Aynı anda iki konuda çalışma yapmanız çalışmanızın verimini düşürür. Bunun yerine 21 günlük sürede tek konuda çalışmak, eğer isterseniz sonra ikincisine başlamak daha faydalıdır.

Her sabah 10 dakika erken uyanın. Ancak uyanınca yataktan kalkmayın. Bu zaman dilimi beyninizin hala alfa durumunda olduğu ve bilinçaltınıza etkili mesajlar gönderebileceğiniz bir zamandır. Bu 10 dakikalık sürede bilinçaltınıza bir olumlama ile veri göndereceksiniz. Bunun için aşağıdaki olumlamalardan birini ya da birkaçını seçebilirsiniz. Seçtiklerinizi ezberlemeniz ve hep aynı düzende olumlamanız önemlidir. Seçtiğiniz olumlama/olumlamaları sürekli olarak içinizden ya da sesli olarak 10 dakika boyunca tekrar edeceksiniz.
  • Evrenin Bolluk ve Bereketi bana akıyor.
  • Ben parayı kolaylıkla elde ediyorum ve para bana artarak geliyor.
  • Maddi ve manevi zenginliğim her geçen an artıyor ve ben zenginliğin tadını çıkartıyorum.
  • Para bana bildiğim ve bilmediğim yollardan artarak ve bol bol geliyor.  
Bu olumlamayı aynı şekilde yatağa girdiğinizde uyuyana kadar yapmalısınız. Bu zaman dilimi de yine bilinçaltımıza kolaylıkla veri girebileceğimiz diğer önemli zaman dilimidir. Özellikle tam uykuya dalmadan önceki anı yakalamanız çok önemlidir. Bu an sihirli bir andır ve bu anda bilinçaltınıza kolaylıkla yeni bir kayıt girebilirsiniz.

Ayrıca gün içinde aklınıza geldikçe içinizden olumlamanızı tekrarlayın. Ne kadar çok tekrar ederseniz bilinçaltınıza veri girmeniz o kadar kolay olacaktır.

Eğer çalışmanızda bir gün sabah yada akşam kaçırırsanız, tekrar başa dönmek ve 21 gün daha çalışmak zorundasınız. Aksi halde istenen sonuçları alma şansı çok düşük olacaktır. Bu kurala önemle uymalısınız.

Bilinçaltının bir diğer önemli fonksiyonu ise gerçek ile hayali ayırt edememesidir.

Örneğin siz bir film seyrederken bilinciniz bunun sadece film olduğunu bilir ama bilinçaltınız bunu gerçek kabul eder. Bu yüzden de kişiler yıllar önce seyrettikleri bir film ile ilintili bir rüyayı, yıllar sonra görebilmektedirler.

Bilinçaltının başka bir Fonksiyonu- PROGRAMLAMA- ÖNEMLİ TAVSİYE

Bilinçaltının bu önemli fonksiyonu bizim bilinçaltı programlama dediğimiz konuyu gündeme getirmektedir. Daha öncede söylediğim gibi bilinçaltımız mıknatıs gibidir. Kendi inançlarını yansıtan şeyleri çeker. Eğer bilinçaltınız çok zengin olduğunuza inanırsa bu zenginliği size çekecektir. Bilinçaltımızı kendi istediğimiz şeye inandırmanız ise BİLİNÇALTI PROGRAMLAMA dediğimiz işlemle mümkündür. Bu çalışmayı bilinçaltınızdaki hatalı inancı değiştirme çalışmasıyla birlikte yapabiliriz. Ancak bu çalışmada da kural aynı çalışmanın 21 gün boyunca aksatılmadan devam ettirilmesidir. Bunun için aşağıdaki önerilerden en az birini seçmelisiniz. Bir kaçını birden düzenli yapmanın çok daha fazla etkisini görürsünüz.

Özellikle sabahları ve akşamları fırsat bulabilirseniz yapacağınız küçük bir çalışmanın da çok büyük etkisini görürsünüz. Olumlamalarınıza destek olması açısından bunu da öneririm. Yatağa sırt üstü uzanın ve gözlerinizi kapatın. Şimdi derin nefesler almaya başlayın. Nefes alırken önce diyaframınız sonra göğsünüzün alt kısmı, daha sonra orta kısmı ve en son üst kısmı hava ile dolmalı. Nefesleriniz yavaş ve derin olmalı. Kafanızdan tüm düşünceleri uzaklaştırın ve sadece nefesinize konsantre olun. Eğer aklınıza farklı bir düşünce gelirse onu sadece izleyin. Bırakın beyninizden akıp gitsin siz nefesinize konsantre olmaya devam edin. Bu şekilde 1'den 10'a kadar nefes alın ve verin. Bu sırada gevşediğinizi ve tamamen rahatladığınız imgeleyin. Vücudunuzdaki tüm kaslar gevşesin ve hiç bir gerilim kalmasın. Kendinizi tamamen rahat bırakmanız ve gevşemeniz çok önemlidir. Ayrıca nefesi burnunuzdan alıp burnunuzdan vermenizde bir diğer önemli noktadır. Kesinlikle nefes alıp verirken ağzınızı kullanmayın. İyice gevşedikten sonra kendinizi pembe ışıkta bir balonun içinde imgeleyin. Daha sonra kendinizi istediğiniz durumda imgeleyin. Eğer bir ev sahibi olmak istiyorsanız evinizi gözünüzde canlandırın ve evinizin tapusunu elinize aldığınızı düşünün. Eğer araba sahibi olmak istiyorsanız aynı şeyi araba için yapın. Bu çalışmada her ne istiyorsanız imgeleyebilirsiniz. Ancak her gün aynı şeyi imgelemek önemlidir.

Bilinçaltını programlarken hayal ile gerçeği ayırt edememesi prensibi karşımıza bir çok farklı yöntemi çıkartmaktadır. Örneğin bir çok para resmi bulup bununla çekmecelerini dolduran bir insanın bilinci bunların gerçek olmadığını bilir. Ama bilinçaltı bunu anlamaz ve bir süre sonra bunu gerçek kabul etmeye başlar.

İstediğiniz şeyleri en küçük ayrıntısına kadar bir kağıda yazın. Bu kağıtta yazanları her gün okuyun ve bunlar olmuş gibi düşünerek, o anda neler hissedeceğinizi yaşamaya çalışın. Ancak yazarken çok zengin olmak istiyorum gibi bir ifade asla kullanmayın, çünkü bilinçaltı gelecekten yada geçmişten anlamaz. Bilinçaltı için sadece şu an vardır. Zengin olmak istiyorum diyen birinin bilinçaltı bunu yarma bırakır, yarın olunca kişi yine zengin olmak istiyorum diyecektir ve isteği başka bir yarma kalacaktır. Bunun yerine maddi ve manevi olarak zenginliğim her geçen an artıyor demek çok daha doğru olacaktır. Eğer bir araba istiyorsanız şöyle bir ifade yazabilirsiniz. " .... Model ... renk arabayı almak için gerekli olan paraya ve imkanlara sahibim"

Olumlamanızı bilgisayarınızda ekran koruyucunuza yazın. Bunu unuttuğunuz anlarda birden görmenizde bilinçaltınızda önemli etkiler yapacaktır.

Eger bir ev sahibi olmak istiyorsanız şimdiden gazetelerdeki ev ilanlarına bakmaya başlayın, Bunun için yeterli paranız olup olmadığını düşünmeyin, Size uygun olan evleri araştırın hatta sahiplerine telefon açıp bilgi alın. Ciddi bir araştırma içine girin ve yaptığınız şeye inanın. Bolluk bereket çalışmama katılan bir öğrencim diğer önerdiğim yöntemleri uygularken, bu yöntemi de ciddiyetle uyguladığını ve bu şekilde inancının gerçekten çok arttığını söylemişti. Gerçekten yıllardır maddi sorunlar nedeni ile ev alamamasına rağmen çalışmasının üzerinden bir hafta geçtikten sonra mucizevi bir şekilde ev aldığıyla ilgili mailini almak beni çok mutlu etmişti.

Kaynak : http://www.reikiturk.com/
Images

Evrenin yasalarını Anlamak ve Refah İçerisinde Yaşamak-7

Çalışma-3 : İçinizdeki Sabatojcu ile yüzleşme
Sabotajcı Arketipi: Kabul etmenin zor olduğu arketiplerden biridir ama bu arketip herkeste vardır ve onun olumlu özelliklerini kullanmak için önce anlamak ve içimizdeki sabotajcı ile yüzleşmek lazımdır. Sabotajcının en net özelliği kendi kendimizi sabote etmek konusunda ortaya çıkar. Ne zaman bir karar verip, korkularımızdan dolayı vazgeçersek, ne zaman bir işi başarmak isterken kendimize engel olacak mazeretler üreterek işi bırakırsak yada yarı yoldan dönersek sabotajcı yönümüz bizi kontrol ediyor demektir. Sabotajcının silahı korkulardır ve bunları kullanarak sabote eder.  
  • Hangi korkulara sahibim?
  • Hangi korkum beni amaçlarıma ulaşmaktan alıkoyuyor?
  • İsteklerimin peşinden koşuyor muyum, yoksa bahaneler bulup erteliyor muyum?
  • Kendimi sabote ettiğimi fark ediyor muyum?
  • Övgüleri ve iltifatları kolaylıkla kabul ediyor muyum, yoksa bunları duymak ilk anda beni rahatsız ediyor mu?
 Sabotajcı olumlu yönlerinde ise kendimizi sabote ettiğimiz durumları görmemizi ve ayı hataları yapmamamızı sağlar. Artık hayatınızda bahaneler biter, isteklerinizin peşinden koşarsınız. Olumsuz anlamda sabotajcı korkuları kullanırken, olumlu anlamda ise sizi koruma görevi yapar. Örneğin diyet yapmaya karar verdiniz ve artık fazla kilolardan kurtulmaya kararlısınız. Diyetin ilk gününde komşunuz elinde böreklerle kapıyı çalıyor. Eğer sabotajcınızın farkında değilseniz muhtemelen diyeti bir sonraki hafta yaparım diyecek ve kendi kendinizi sabote edeceksiniz. Ama eğer sabotajcınızın farkında olsaydınız, muhtemelen komşunuz size hiç gelmeyecekti. Çünkü artık sizin kendi kendinizi sabote etmek için bir nedene ihtiyacınız yoktur.

Images

Evrenin Yasalarını Anlamak ve Refah İçerisinde Yaşamak-6

Bu bölümde refahı hayatınıza daha fazla çekmeniz için gerekli uygulamalar verilmiştir.
Bu uygulamaları zorunlu olarak yapmanız gerekenler, yapılmasının önemle tavsiye edildiği çalışmalar ve, sevmeniz durumda yapmanızın faydası olacağı çalışmalar olarak üçe ayırarak vermeyi uygun gördüm. Özellikle mutlaka yapmanız gereken alıştırmaları kesinlikle yapmalısınız. Bunlar yazılarda "MUTLAKA YAPIN" ibaresiyle yer alacaktır. Hayatınıza daha fazla bolluk ve bereketi çekmeniz, refah içinde yaşamanız için bu çalışmaları kesinlikle, size anlatıldığı şekilde yapmalısınız. Eksik yada kendi isteğinizle değişim yaptığınız çalışmaların faydası olmama ihtimali çok yüksektir. Yapmanızın önemle tavsiye edildiği çalışmalar ise "ÖNEMLİ TAVSİYE" ibaresiyle başlıklarda yer alacaktır. Bu çalışmalar sonuç almanızı kolaylaştıracak ve hızlandıracak çalışmalardır. Bunların da yapılması başarınızı arttıracaktır. Sevmeniz durumda yapmanızın faydası olacağı çalışmalar içinse herhangi bir ibare yoktur.

REFAH PROGRAMINIZI BAŞLATMADAN ÖNCE BİR KERE BİLE OLSA YAPMANIZ GEREKEN ÇALIŞMALAR - ÖNEMLİ TAVSİYE

Meditasyon Pozisyonu

Çalışmalar öncesinde meditasyon pozisyonunuzu alın. Eğer yapabiliyorsanız lotus oturuşu buna çok uygundur. Ancak yeni deneyim kazananlar genelde bu pozisyonu tam olarak başaramazlar. Yere bağdaş kurup oturmak sizin için daha kolay olabilir. Ancak omurganız mutlaka dik olmalıdır ve kesinlikle rahat bir durumda olmalısınız. Meditasyon esnasında vücudunuzda oluşacak bir rahatsızlık meditasyondan istediğini etkiyi almanızı zorlaştıracaktır. Eğer yere oturmak zor geliyorsa bunu bir sandalye üzerinde de yapabilirsiniz. Ancak kesinlikle yatağa yada yere uzanmayın. Bu gevşeme için uygun bir pozisyon olabilir ancak meditasyon için kesinlikle uygun değildir.

Şimdi derin nefesler almaya başlayın. Nefes alırken önce diyaframınız sonra göğsünüzün alt kısmı, daha sonra orta kısmı ve en son üst kısmı hava ile dolmalı. Nefesleriniz yavaş ve derin olmalı. Kafanızdan tüm düşünceleri uzaklaştırın ve sadece nefesinize konsantre olun. Eğer aklınıza farklı bir düşünce gelirse onu sadece izleyin. Bırakın beyninizden akıp gitsin siz nefesinize konsantre olmaya devanı edin. Bu şekilde 1'den 10'a kadar nefes alın ve verin. Bu sırada gevşediğinizi ve tamamen rahatladığınız imgeleyin. Vücudunuzdaki tüm kaslar gevşesin ve hiç bir gerilim kalmasın. Kendinizi tamamen rahat bırakmanız ve gevşemeniz çok önemlidir. Ayrıca nefesi burnunuzdan alıp burnunuzdan vermenizde bir diğer önemli noktadır. Kesinlikle nefes alıp verirken ağzınızı kullanmayın.
Images

Olaylara tepki vermek

    Çevremizde olan olaylar başımızın üzerinde esen rüzgarlar gibidir. Aklımızın yelkenleri, olayları yorumlama şeklimizdir. Aynı nehirde esen aynı rüzgar ile farklı gemiler farklı yönlere gidebilmektedir. Farkı yaratan, rüzgarın hangi yönden estiğinden çok, yelkenlerimizi nasıl tuttuğumuzdur.
  • Düşüncelerine dikkat et, söze dönüşür,
  • Sözlerine dikkat et, eyleme dönüşür,
  • Eylemlerine dikkat et, alışkanlık olur,
  • Alışkanlıklarına dikkat et, kişilğin olur,
  • Kişiliğine dikkat et, kaderini biçimlendirir.
     Motivasyon sigaradan çıkan dumana benzer, onu görebilirsiniz ama onu tutamaz, cebinize koyamaz, kontrol edemezsiniz. Hayatınızı kontrol altına almak istiyorsanız, işinizi motivasyon perisine bırakmak istemezsiniz.
Images

Evrenin yasalarını Anlamak ve Refah İçerisinde Yaşamak-5

13. Refah içindeyseniz , siz: Sağlıklı,Mutlu, Zenginsiniz demektir. Refah bunlardan biri olmadan olmaz. Bu yüzden yaşamınıza bolluk ve bereket isterken aynı anda sağlık ve mutlulukta talep edin. Bunu imgelemelerinizde ve olumlamalarınızda yapabilirsiniz. Örneğin evinizi imgeliyorsanız kendinizi ve yakınlarınızı da manzaraya çok sağlıklı,mutlu olarak yerleştirin. Yine olumlamanızın sonuna "Sağlıklı ve mutluyum" ibaresini ekleyebilirsiniz.

14. Siz büyüdükçe, bilinciniz gelişir. Bilinciniz geliştikçe, kendinize daha çok refah ve bereket çekersiniz. Büyük refahla yaşayan bir insan olmak için gerekli kişisel gelişimi yapmaya istekli olmalısınız.
 
15. Refah için en büyük engellerden biri intikam, dargınlık ve incinme duyguları ile yaşamaktır. Refah bunları taşıyan bir kalpte var olamaz. Bu duyguları yaşamak sadece onları taşıyan insanları üzer ve refahı uzaklaştırır. Hayatınızda size kötülük yapan herkesi bağışlamalısınız. Ayrıca kendinizi de bağışlamalısınız ki bolluğu yaşamınıza davet edebilin. Bu konudaki öğrencilerime her kime kızgınsanız içinizden sürekli" Kendi iyiliğim için seni affediyorum deyin ve bunu gerçekten yapın. Çünkü yaptığınız karşınızdaki ni hoş görmek yada sizi üzmesine izin vermek değil, onun size yaşattığı kötü duygulardan kurtulmak için, kendi iyiliğinizi düşünerek onunla enerji bağınızı kesmektir" derim.
 
16. Yaşamda bir şeye sahip olmayı istediğiniz zaman ben bu arabayı istiyorum demek yerine bu arabaya sahip olmayı seçiyorum demek çok daha doğru bir seçimdir. İstemek hepimizin her aıı yaptığı ve artık kanıksadığımız, üzerinde fazla durmadığımız bir şeydir. Ama önemli konularda seçim yapmak bizler için genelde daha ciddi ve yoğun enerji bağladığımız bir eylemdir. "Bir araba almak istiyorum" cümlesindeki enerji ile " Bir araba sahibi olmayı seçiyorum" cümlesindeki enerji yoğunluğu çok farklıdır. Kararlılığınızı bilinçaltınıza ve evrene göndermeniz için SEÇiYORUM kelimesini kullanın. Ayrıca her enerjinin kaynağına geri döneceğini unutmayın.
 
17. Sizin refahınız en yakın beş arkadaşınızın refahının ortalaması olacaktır Bu sene yıllık maaşınızın ne olacağını görmek için, hayatınızda size en yakın beş insanı ele alın; geçen yılki yıllık gelirlerini toplayın ve beşe bölün. Bu sadece para için geçerli değildir. Bu belli refah yasaları dahilinde bu şekilde işlemektedir ve tüm alanlarda geçerlidir. Size en yakın insanların ilişkilerine, sağlık ve mutluluklarına bakın ve sizin tam ortada olduğunuzu göreceksiniz. Bu ilginç görünen ama çoğunlukla gerçek olduğunu tespit edebildiğimiz ilke yakınlarımızdaki insanların refahları arttıkça bizim refah düzeyimizin de artacağını gösteriyor. O halde iki seçeneğimiz var ya kendimize zengin arkadaşlar bulacağız yada arkadaşlarımızın refah seviyelerini arttırmak için onlara nasıl yardımcı olabileceğimizi düşüneceğiz. Bu da sevgimizi, ilgimizi ve sahip olduğumuz değerleri onlarla paylaşmakla gelişecek bir süreçtir. Unutmayın paylaşılan her şey çoğalır.
 
18. Refah içindeki insanlar indirim, kupon ve ucuzluklara takılmazlar. Refah içindeki insanlar eşyaları adil bir değer karşılığında satın almak için hiç bir zaman endişelenmezler. Bir tasarruf önerildiğinde reddetmezler ama satın alma kararlarını dayandırdıkları asıl temel bu değildir. Pazarlık etme taktikleri, kupon arama veya bir avantaj yakalama üzerinde yersiz çaba harcamak yerine, zamanlarını daha fazla değer yaratmaya harcamayı tercih ederler ki bu da daha çok bereketi çeker.
Images

Evrenin yasalarını Anlamak ve Refah İçerisinde Yaşamak-4

REFAH İÇERİSİNDE YAŞAMAK İÇİN 24 TEMEL İLKE

1. Düşüncelerinizi veya isteklerinizi hayal olarak tanımlamaktan vazgeçin. "Hayal kuruyorum" ya da" Şunu hayal ediyorum" demek isteğinize hayal damgası vurmak demektir. Bu da istediğiniz şey hayal olarak kalmaya mahkum demektir. Bunun yerine her zaman öğrencilerime "Yaşamım için bir seçim yapıyorum" demelerini öneririm"



2. Konuşurken kelimelerinize çok dikkat edin. Bilinçaltı bazen zaten kendisinde olan yanlış bir inançla ilgili olan kelimelere çok hızlı tepki gösterir ve hemen eski inancını pekiştirir. Örneğin eğer bilinçaltınızda başarısızlık duygusu varsa ve siz arkadaşınızla sohbet ederken, " Bu konuda başarısız olmaktan korkuyorum" derseniz bilinçaltı hemen eski inancını büyütmeye başlayacaktır. Bu yüzden bu inanç tamamen ortadan kaybolana kadar çok fazla, bundan sonrada elimizden geldiğince kelimelerimize dikkat etmeliyiz.

3. Kelimelerin bir diğer önemi de bilinçaltına mesaj göndermekte etkili olmalarıdır. Bilinçaltına olumsuz mesajlar göndermemek için olumlu kelimeleri kullanmaya çalışmalısınız. Örneğin" Ben korkmuyorum" derseniz bilinçaltınız buradaki korku kelimesini algılayacak ve korkunuz artacaktır. Bunun yerine" Ben cesurum" demeniz çok daha doğru olacaktır" Kazasız belasız gidin" demek yerine " Sağlıkla, esenlikle gidin" demeniz çok daha doğru ve etkilidir. Unutmayın bilinçaltı olumsuz kelimelerden anlamaz. "Kazasız" kelimesinden anlayacağı kaza kelimesi olacaktır.

4. Evrende almanın ve vermenin bir dengesi vardır. Almasını bilmeyen bir insanın vermesi de mümkün değildir. Bazı insanlar sadece vermek isterler almak onlar için kotu ve yanlış bir şeydir. Ben vermeyi çok severim ama almak beni rahatsız eder diyen insanlardansanız öncelikle şunu bilin ki bolluk enerjisi sizi ziyaret etmeyecektir. Kim istenmediği yere gider ki. Verdiğiniz gibi almayı da bilmeli ve aldıklarınızı hak ettiğinizi bilmelisiniz. Almak da vermek kadar doğaldır ve unutmayın almayı bilmeyenin, verecek bir şeyi kalmaz.

5. Bazı insanlar için para pis bir şeydir. Zenginlik günahkârlıktır. Her gördükleri zengin için kim bilir bu parayı kimin canını yakarak kazandı diye düşünürler. Oysa evrendeki her şey enerjidir ve para da bir enerjidir. Para nötr bir enerjidir onun iyi mi kötü mü algılanacağı size bağlıdır. Bir insan parasıyla iyi güzel şeylerde yapabilir. Yada para temiz bir şekilde de kazanılabilir. Tüm zenginler kötüdür düşüncesini aklınızdan çıkartın ve parayı pis bir şey gibi görmeyin. Kendinizle ilgili olumlu kanılarınız varsa para içinse olumsuz kanılara sal1ipseniz paranın size gelme olasılığı hemen hemen yok olur. Nasıl mı? Ben iyiyim, para kötü ikilemi şu noktaya gider. Para bana gelmeyecektir. Bu düşünceyi değiştirin.
Images

Evrenin yasalarını Anlamak ve Refah İçerisinde Yaşamak-3

2. Bilinçaltımız inançları onaylamak için çalışır- Onaylama Yasası

Bilinçaltınız inançlarınızın desteklenmesi ve onaylanması için bütün gücüyle çalışacaktır. Eğer zengin olma şansım sadece piyangodan para kazanmak diye düşünüyorsanız, bilinçaltınız bunu onaylamak için, karşınıza bu inancınıza uygun deneyimler çıkartacaktır. Üstüne bir de bilinçaltınızda piyango zor kazanılır inancı varsa, zengin olma olasılığınızı artık rafa kaldırabilirsiniz demektir. Eğer erkeklere yada kadınlara güven olmaz inancına sahipseniz, bilinçaltınız, karşınıza güvenilmeyecek, erkekleri yada kadınları çıkartmak için ne gerekirse yapacaktır. Önemli olan sizin inancınızın onaylanmasıdır ve bunu yaparken bilinçaltı düzeyde sürekli yanlış adamları ve kadınları seçeceksiniz.

Bunun gibi bir çok örnek verilebilir. Ancak temelde süreç hep aynıdır, bilinçaltınız sizin inançlarınızın onaylanması için ne gerekirse yapacaktır.

3. Bilinçaltı bastırılmış duygularınızı açığa çıkartmak için çalışır - Baskılama- Açığa Çıkma Yasası

Bilinçaltınız bastırdığınız duygularınızın açığa çıkması için çalışır. Rüyalarda, simgelerle bu duyguları açığa çıkartır ancak rüyaların dışında başka yöntemleri de vardır. Bastırılmış bir korkunuzla sizi yüzleştirmek ve bu şekilde bunun bilinçaltınızdan çıkmasını sağlamak veya bastırdığınız bir yönünüzü size fark ettirmek için bu yönle ilgili deneyimler yaşamanızı sağlamak da bilinçaltının teknikleridir. Bastırılmış duyguyu ortaya çıkartmak bilinçaltının rahatlama mekanizmasıdır ve bunun için ne gerekirse yapacaktır. Eğer birinden çok hoşlandıysanız ve eşinizi aldatmak istediyseniz, ancak sonra ahlaksal nedenlerle bundan vazgeçerek bu duyguyu bastırdıysanız, bilinçaltınız bu duygunuzu size göstermek ve açığa çıkartmak için sürekli karşınıza, eşinizi aldatmanız konusunda sizi tekrar tekrar motive edecek, insanları ve olayları çıkartabilir. Bu durumda yapılacak şey, duyguları bastırmadan anlamak ve kontrollü bir şekilde dönüştürmektir. Aynı şekilde bastırılmış duygularla da çalışmak gerekir.

Gelelim bilinçaltı ile ilgili önemli bir diğer kavrama;

Suç ve Ceza

İşte size temel bir ilke;

Hiçbir suç cezasız kalmaz, tabi siz suçlamayı kabul ederseniz….

Küçük bir çocukken hepimiz yanlış bir şeyler yapınca cezalandırıldık. Ailelerimiz bizleri korumak için bir şeylerle korkuttular. İşlediğimiz her suçun bir cezası olduğunu ve bunun bedelini ödeyeceğimizi uzun yıllar içinde öğrendik hatta daha da ötesi bu konuda sağlam inançlar geliştirdik. Şimdi ise bilinçaltımız şuna tamamen inanıyor,bir suç işlersen bedelini ödersin ... Ancak hepimiz için suç kabul edilen şeylerin farklı olması bu durumu etkileyen bir önemli bir faktör.
Images

Evrenin yasalarını Anlamak ve Refah İçerisinde Yaşamak-2

Bilinçaltı ve Yaşamımız.

İnsanın temelde 3 tane farklı bilinç durumuna sahiptir. İlk olarak farkında olduğumuz, akılcı, denetimini kolaylıkla sağlayabildiğimiz ve bazen de sadece ondan ibaret olduğumuzu sandığımız ana bilincimiz vardır ki buna kısaca bilinç ya da şuur deriz. Bu kişiliği, egoyu gösteren kontrol edebildiğimiz zihinsel alanımızdır.

İkincisi ise farkında olmadığımız, neleri içerdiğini ya da içermediğini herhangi bir duyumuzla yada bilincimizle algılayamadığımız, bilinçten ve 5 duyudan direk bilgi, emir alan ancak farkındalık alanımızın dışında kalan bilinçaltımızdır.

Sonuncusu ise yüksek benlik ya da üst benlik dediğimiz bilinçaltı gibi farkındalık alanımızın dışında olan ancak ruhsal çalışmalarla farkındalık sağlayabildiğimiz, kısaca içimizdeki bilge olarak tanımlayabildiğimiz bilinç durumudur.

Bilinçaltımız bizim sadık bir hizmetçimizdir. Bizim verdiğimiz talimatları alır ve koşulsuz olarak uygulamaya başlar. Bilinçaltımıza talimatları çoğu zaman farkına varmadan veririz. Bu da bilinçaltımıza bir emir verirken istemediğimiz şeyleri emretmemize yol açabilen en önemli noktalardan biridir.

Bilinçaltınıza bir talimat gönderdiğiniz zaman hemen bunu emir kabul eder ve bunu gerekleştirmek için çalışmaya başlar. Bilinçaltımız mıknatıs gibidir. Kendi inançlarını yansıtan şeyleri çeker. Eğer bilinçaltınız yaşamınızın zor geçeceğine inanırsa, gerçekten yaşamınız zor olacaktır. Karşılaşacağınız olaylar ve insanlar hayatımızı zorlaştıracaktır. Eğer bilinçaltınız paranın zor kazanılacağına inanırsa, para zor kazanılacaktır. Bilinçaltınızdaki inançlarınızın ne olacağını büyük ölçüde belirleyen şey sizin ona verdiğiniz bu talimatlardır. Bugüne kadar bilinçaltınıza yanlış inançlar yerleşmiş olabilir. Ancak bugünden sonra bunu değiştirmek sizin elinizde. Eğer yaşamınızda bolluk bereket yoksa bilinçaltınızda olabilecek temel yanlış inançlar şunlardır;

• Ben iyi şeyleri hak etmiyorum.

• Ben değerli değilim

• Para kirli bir şeydir

• Parayı sevmiyorum, önemli olan başka şeyler var

• Çok paramız olursa eşim beni terk eder

• Çok param olursa gerçek dostum olmaz

• Ben zengin olacak kadar yeterli değilim.
Images

Evrenin yasalarını Anlamak ve Refah İçerisinde Yaşamak-1

    Büyük bir enerji denizinde, evrenle bütün olan insanda bir enerjidir. Ancak insan sürekli duyguları ve düşünceleri ile farklı enerjiler üretebilmekte ve bu şekilde hem kendisini, hem evreni etkileyebilmektedir. Sürekli olumlu duygular üreten bir insanın hayatının çok harika olacağını ve sürekli iyi şeyler yaşayacağını ya da sürekli olumlu olasılıklara odaklanan bir insanın sürekli olumlu olasılıkları yaşayacağını bu noktada düşünebilirsiniz. Bu bir anlamda doğrudur ancak odaklanmanın gerçekte ne olduğunu anlamadan bunu başarmak mümkün değildir

     Birçok insan bana, sürekli olumlu şeyler düşünüyorum, hep iyi olacak diyorum ama yine de başıma birçok kötü şey geliyor demiştir. Bir çok kişisel gelişim kitabını okuyan, birçok seminere giden, öğrendiklerini uygulayan ancak yinede hayatlarında anlamlı bir fark oluşturamayan birçok insan tanıyorum. Üstelik bu insanlar samimiyetle bir süre, öğrendiklerini uygulamış ve ellerinden gelen çabayı göstermiş insanlardır. Peki, o halde bir insan gerçekten hayatını nasıl değiştirebilir. Daha mutlu, daha başarılı daha şanslı, daha zengin olmak için gerçekten yapabileceği bir şeyler varmıdır? Bu sorulara yanıt vermeden önce Evrenin Yasaların ve İnsanın Gerçek Yapısını tanımak gerekmektedir.


EVRENİN YASALARI

1- Çekim Yasası: Aynı frekansa sahip enerjiler birbirlerini çekerler şeklinde tanımlanabilecek bir yasadır. Bir kişi hangi enerji ile şarj olmuşsa, o frekanstaki enerjileri kendisine çekecektir. Bir kişinin bir enerji ile şarj olmasını sağlayan şey ise onun ürettiği duygu ve düşüncelerdir. Halk arasında ” Para, parayı çeker. “ sözü buna güzel bir örnektir. Bir kişi eğer olumlu ve güzel enerjilerle doluysa ve mutluysa yaşamına çekeceği enerjilerde yine olumlu ve güzel olacaktır. Yine halk ¬arasında" Kötü şeyler üst üste gelir" sözü de buna başka bir örnektir. Kötü bir deneyim yaşayan kişi bu deneyimin etkilerini üzerinde taşıdıkça buna uygun başka enerjileri kendisine çekmeye devam edecektir.

Bu yasadan çıkartılacak en temel sonuç sahip olduğumuz enerjinin mahiyeti yaşamınıza hangi enerjileri çekeceğinizi size açıkça gösterecektir. Eğer olumsuz, karamsar, depresif ve umutsuz bir durumdaysanız yaşamınıza çekeceğiniz olayların ne olacağını tahmin etmek için kâhin olmak gerekmez. Eğer sürekli korkular yaşıyorsanız, bu korkularınızla ilgili olayları hayatınıza çekme ihtimaliniz çok fazladır. Bu konuda daha önce hırsızlığa maruz kalanların, kalma ihtimalinin, hiç hırsızlığa uğramamış insanlardan daha yüksek olduğu ile ilgili istatistikler vardır. Bunun en önemli nedeni ise kişinin bu konuda sürekli endişeli enerjiye sahip olması ve bu endişelerinin de yeniden bir hırsızı hayatına çekmesidir. Çekim yasası hayatımızın her alanında sürekli olarak iş başındadır ve yaşamımızda bir çok olayı aslında hayatımıza biz çekmişizdir.
Images

EFT ve Yaşam Üzerine Söyleşi

"EFT ve YAŞAM" - Gülcan Arpacıoğlu ile Söyleşi Kamil Koç Yolculuk Dergisi

Deniz Yalım Kadıoğlu
 “Duygusal Özgürleşme” dediğimizde, tam olarak nasıl bir özgürleşmeden bahsediyoruz, bu kavramı nasıl tanımlayabiliriz? Sorunlarından arınmış, duygusal yönden özgür bir insan ile günlük hayatın tüm stresini, geçmişteki problemlerle birlikte taşıyan insan arasında ne gibi farklar vardır?
Duygusal Özgürleşme, yaşamın tadını çıkarmamızı engelleyen her tür olumsuz düşünceden, duygudan, inançtan, anıdan, yaşam stratejisinden ve geleceğe yönelik endişelerden tamamen kurtulmak demektir. Olumsuz duygularından ve sorunlarından tamamen “arınmış” olmasa bile,  birçoğundan kurtulmuş bir insanın
farkındalığı artar; zihnini alışkanlıkla değil bilinçli kullanır, hedeflerine odaklanır, sorunlarda takılıp kalmaz, çözüme odaklanacak gücü vardır. Olumsuz, karanlık tarafını tanımaya başlar ve bu yüzden diğer insanlara yargısız yaklaşmaya olanak bulur. İlişkilerinde denge sağlar, özgüveni artar. Özetle, yaşama olumlu yaklaşır, sağlıklı ve mutludur.

 Duygusal Özgürleşme Teknikleri (EFT) nasıl ortaya çıkmıştır ve hangi temel prensiplere dayanmaktadır?
Psikolog Roger Callahan’ın bir keşfi üzerine geliştirdiği TFT, Düşünce Alanı Terapisi var EFT’den önce. Callahan, şiddetli su fobisi olan ve bir türlü iyileştiremediği hastası Mary’nin bir seans sırasında midesinin bulandığını söylemesi üzerine, mide ile ilgili akupunktur noktasına birkaç kez vurmuş. Mide bulantısı tamamen geçen Mary, “Ben artık sudan korkmuyorum!” diyerek havuza koşup yüzünü yıkamaya başlayınca, oldukça şaşıran Callahan araştırmalarına başlamış ve akupunktur noktalarına vuruş yapmaya dayalı TFT yöntemini geliştirmiştir. Öğrencisi Gary Craig, bu metodu kolaylaştırmış, esnek ve güçlü bir “kendine yardım” metodu olarak EFT: Duygusal Özgürleşme Tekniklerini geliştirmiş ve yaygınlaştırmıştır. Bu iki yöntem de aynı prensibe dayanır: “Tüm olumsuz duyguların nedeni, enerji sistemimizdeki bir aksaklıktır.” Bu aksaklık enerji kanallarının uç noktalarına kısa vuruşlar yapılarak giderildiğinde, olumsuz duygular ortadan kalkar.

Images

Pozitif Stres Yönetimi

Okuduğunuzdan en verimli şekilde faydalanmanın on kuralı
  • Öğrenmeye başlarken kararlı olun.
  • Seçici olun.
  • Yanınızda kağıt ve kalem bulundurun.
  • Sizin için en fazla öncelik taşıyanla başlayın.
  • Zihninizi açık tutun.
  • Değiştirilmesi en kolay şeyden başlayın ve kendinizi başarıya hazırlayın.
  • İlerlemenizi kaydedin ve başarınızı ödüllendirin.
  • Hatalarınızdan ders alın.
  • Öğrendiğiniz şey üzerinde düşünün ve onu mümkün olduğunca çabuk kullanın.
  • · Destek alın. Bir ya da daha fazla öğrenme ortağı bulun ve onlardan yaralanın.
1) Baskı, Performans Ve Siz
Neler bizi strese sokar?
Genelde, kendi yeteneklerimize bakışımız ile içinde bulunduğumuz durumun gereği olarak düşündüğümüz şeyler arasında bir uyumsuzluk algıladığımızda strese gireriz.
Stres fiziksel olarak ne yapar?
Bedenin ani ve otomatik olarak büyük vitesle harekete geçmesi gibi kan dolaşımını sindirim sistemi gibi vücudumuzun önemli mekanizma-larını olumsuz yönde etkiler. Örneğin mide ağrısı, cilt bozuklukları, baş ağrısı, kas tutulması gibi rahatsızlıklar.
Stres ne kadar sürer?
Stres tepkisi kısa ömürlü olarak ortaya çıkar. Sanki gaz pedalını sonuna kadar basmak gibi, ani enerji patlaması sağlar. Eğer birbirini izleyen iki stresli olay arasında insanın kendini yenileyebileceği kadar zaman varsa, her şey yolundadır.
2) Zamanınızı nasıl kontrol edersiniz?
Kontrol kurmaya doğru on adım:
  • Öncelikle uzun vadeli hedefler belirleyin. Mesela; on yıl sonraki, beş yıl sonraki, bu yıl ki hedefler.
  • Hedeflerinizi davranış bağlamında gözden geçirin. Hedefinize ulaşmada davranışlarınızın tutarlığını ve hedeflerinizi yeniden değerlendirin.
  • Hedeflerinizi sizin için kritik olan zaman birimlerine göre belirleyin. Amaçlarınız günlük, haftalık ya da aylık süreler için düşünüldüğünde bu sizin için ne anlama geliyor?
  • Başlamadan önce yapmanız gereken her şeyin listesini çıkarın.
  • Her görevi yapıp yapmamanın sonuçlarını tartın.
  • Yedek etkinliklerden kaçının. Elinizdeki asıl işi bitirmeden önce icat edeceğiniz bütün yedek etkinliklerden kaçının. Bir “yapılamayacaklar” listesi çıkarın. Bu çabucak birçok sayıda etkinliği ortadan kaldırarak, yapılması gerekenler üzerinde yoğunlaşmanızı sağlar.
  • Günün sonunda ertesi gün için bir “yapılacaklar” listesi hazırlayın.
  • Zamanınızı değerlendirin.
  • Kesintisiz bir “düşünme zamanı” ayırın. En sakin zamanınızda geçmişten çıkarabileceğiniz dersleri düşüneceğiniz, gelecekte çıkabilecek meseleleri tahmin etmeye çalışacağınız ve ortaya çıkacak ihtimallere dair planlar hazırlayabileceğiniz bir kesintisiz düşünme zamanı.
Etkili bir zaman tablosu yapmanın beş yolu:
  • Yapmanız gereken işin ne kadar zaman alacağını kendinize sorun ve şu sözü de hep hatırlayın. “Bir işin aldığı zaman, ona ayrılandan hep daha fazladır.”
  • Hesaba katmanız gereken her şeyin farkında olun. Hazırlayacağınız zaman tablosu küçük ayrıntıları da dikkate alacak şekilde planlanmalı.
  • Karşılaşacağınız meseleleri tahmin edin.
  • Size en iyi uyan çalışma şeklini bulmaya çalışın. Doğal ritminizle çalıştığınız nispette üretken olursunuz.
  • Siz programınızı kullanın, onun sizi kullanmasına izin vermeyin.
Zaman tasarrufu ve organize kalmanın altı yolu:
  • Bir problem günlüğü tutun, işler kötüye gittiğinde veya kendinizi kötü hissettiğinizde bunları günlüğünüze kaydedin.
  • Masanızı düzenli tutun, ihtiyacınızın olmadığı herşeyi kaldırın.
  • Kendinize notlar yazın ve notları kolaylıkla görebileceğiniz bir yere asın. Şayet notlar yazılmazsa bütün yük belleğinize biner.
  • Boşa geçen zamanları değerlendir- meye bakın.
  • Bölünmelere meydan okuyun. İşinizin bölünmemesine dikkat edin.
  • Toplantılara katılma zorunluluğuyla bahşedin. Şayet içeriğinin en az yüzde yetmişbeşi sizin İlgilerinizle çakışıyorsa katılın.
İş ve ev hayatınızı dengelemek:
İş dışındaki hayatınızı planlayın. (Boş zaman etkinliklerini, tatilleri ve rahatlamak için geçireceğiniz zamanı) Böylece işinizdeki zamanı daha verimli değerlendirmiş olursunuz.
3) Başkaları ile etkili ve iddialı iletişim kurmanın yolları
Etkili iletişimdeki rolleriniz:
  • Vermek istediğiniz mesajlar hususunda açık olmalısınız.
  • Diğerleri tarafından verilen mesajlar hususunda da açık olmalısınız.
İddialı davranış:
  • Belli özelliklere sahip olmaktır: Özgüven ve kendine saygı.
  • İsteklerinizi akılcı ve doğrudan ortaya koymaktır.
  • Hayata özel bir bakış açısıyla bakmaktır. Dürüst olmak, olumlu olmak, açık sözlü olmak vs.
  • Başkalarına kendinize davranılmasını istediğiniz gibi saygı ve anlayışla yaklaşmaktır.
İddialı davranış ve etkili iletişim için on temel kural:
  • Neyi istediğiniz konusunda açık olun.
  • Açık ifade edin. Belli bir ifade hazırlayın ve gerekirse prova edin.
  • Soğukkanlı ve akılcı olun.
  • Anlaşılır olun. İstediğinizi anlaşılır ve yalın bir biçimde belirleyin.
  • Sınırlarınızı ve seçeneklerinizi ortaya koyun.
  • Hissettiklerinizi açığa vurun.
  • Yan yollara sapmayın. Söyleneni dinleyin, ardından ricanızı, yaklaşımınızı, karşı çıkışınızı vs. tekrarlayın.
  • Yer ve zamanı siz seçin. Mümkün olduğunca iletişim için en uygun yeri ve diğer kişinin dinleyebileceği zamanı seçin.
  • Özürler değil sebepler sıralayın. İstediğiniz ya da istemediğiniz şeyler için sebepler sıralamak daha iyidir.
  • Uzlaşma için hazırlanın yada ihtiyacınızdan vazgeçin. Duygularınızı ifade ettikten sonra tartıştığınız durum için en iyi çözümü kabul etmeye hazır olun.
İddialılık için altı öneri.
  • Söylediğinizin mesuliyetini alın.
  • Cevaplamadan önce karşınızdakinin söylediğini ya da isteğini tekrarlayın. Bu karşınızdakinin duygularını anladığınızı gösterir.
  • Daha fazla ayrıntı istemek için hazırlıklı olun. Hakkında yeterince bilgi sahibi olmadığınz bir isteği geri çevirmek yerine daha ayrıntılı bilgi vermesini istemek aynı zaman da gereksiz çelişkileri de ortadan kaldırabilir.
  • Karşınızdakinin duygularını kabul edin,duygularını paylaştığınızı gösterin. Ama kararınızı yine siz verin.
  • Karşınızdakine ne hissettiğinizi ve ne yapacağınızı söyleyin. Ama her zaman dürüst olun.
  • İyi bir neden olmadıkça özür dilemeyin. Gereksiz yere özür konumunuzu tehlikeye atacaktır.
Nasıl hayır denebilir ?
Bir isteği reddederken, bir tema yakalayıp onu tekrar etmeye çalışın. Daha önce kullandığınız sözcüklerle “hayır” demek fikrinizi değiştirmeye niyetinizin olmadığını gösterir.
Kesintileri nasıl önleriz?
Uygun ve tutarlı konuşun. Arada boşluklar olmayacağı için sözünüzü kesemeyecektir. Ayrıca sözünüzü kes-meye çalışan kişi ile göz göze gelmeyin.
Nasıl yanıt alırız?
Söylemek istediğinizi bitirdiğinizde, doğrudan yanıt almak istediğiniz kişiye bakın. Onun bakışını ve sessiz bir anı yakalayın. Sessizlik diğer kişiyi yanıt vermeye zorlayacaktır.
Dinlediğinizi nasıl gösterirsiniz?
Bir dinleyici olarak rolünüzü edilgen değil etken hale getiriniz.
Etkin dinleme önerileri:
  • Anlayıp anlamadığınızı sınayın. Yani anladığım kadarıyla……
  • Kilit noktaları özetleyin.
  • Söyleneni netleştirmeye çalışın.
  • Anladığınızı başınızla onaylayın.
  • “A-ha” gibi cesaretlendirici sesler kullanın.
  • Söze girmeden önce arada bir sessizlik olmasına izin verin.
Nasıl iltifat etmeli?
  • Açık ve kesin olun.
  • Örnek ya da örnekler verin.
  • Olaydan hemen sonra övün.
  • Başkalarının önünde övün.
Övgünün değerini azaltma:
Başarının sadece kendisine ait olmadığını herkesin yapabileceğini ifade etmekle mümkün olur.
Yalnızca ne söylediğiniz değil nasıl söylediğiniz:
  • İçten olun. Belirsiz mesajlar vermeyin.
  • Sesinizi nasıl kullandığınızın farkında olun.
  • Sesinizin tonlarının farkında olun. (Sağlam ve soğuk kanlı bir ses tonu)
  • Duruş. Duruş biçiminiz pek çok şeyler söyler. İfade etmek istediğiniz duygularınızı orta koyacak duruş sergileyin. Konuştuğunuz kişiyle aynı düzeyde oturmak eşitlik, yüksekte oturmak güç ve üstünlük göstergesidir.
Göz teması:
Mesajınızı sadece sözcüklerle aktarmak değil aynı mesajı sesiniz ve gövdenizle de iletmeniz etkiyi artıracaktır.

4) Olay sırasında, öncesinde ve sonrasında rahatlama yolları
Ne zaman rahatlamalı (Gevşeme)
  • Potansiyel olarak stres taşıyan bir olaydan önce rahatlayın.
  • Stresli olaylar sırasında rahatlayın.
  • Stresli olaylardan sonra rahatlayın.
Nasıl çalışmalı ve gevşemeli?
  • Soluk alışınızı yavaşlatın. Kontrollü solunum sakinleşmenin en kolay yollarından biridir.
  • Sakinleşmek için egzersizlerden yaralanın. Fiziksel etkinlikler enerjiyi ve stresin neden olduğu kas gerilimlerini açığa çıkarır.
  • Kaslarınızı doğrudan rahatlatın. Stres tepkisi kas gerilimine yol açar, yani hissettiğiniz ağrı ve sızılar düşsel değildir. Gerilim nerede olduğunu biliyorsanız, gövdenizin o kısmını gevşetin. Oluruna bırakın. Gerilim azalışını hissedin. Kasları gevşetmenin bir yolu da önce onları germektir, kaslar gerildikten sonra derinlemesine gevşerler.
  • Oturuş ve duruş biçiminizi gözden geçirin. Kas gerilimi oturuş ve kötü duruş yüzünden şiddetlenebilir. Oturuş ve duruşunuzda altın kural, omurganızı olabildiğince düz tutmaktır.
  • Duygusal gerilimi salıverin. Sinir bozucu, bastırılmış duygularınızı yazıya dökün veya öfkelerinizi teybe kaydedin ve bir kez daha dinleyin. Böylece sizi gerilime sokan bu durumun mantıklı olup olmadığını fark etmeniz kolaylaşacaktır.
  • Gerilimi bir arkadaşınızla konuşarak azaltın. Eğer duygularınızı kaydetmek istemiyorsanız bunları niye bir arkadaşınızla konuşmayasınız?
  • Fiziksel olarak yavaşlayın. Bütün gün durmaksızın koşturduğunuzda, stres altında olma duygusu artar. Bu durumda yapılacak en iyi şey işi yavaşlatmaktır.
  • Bir mola verin. Molalar performansınızı artırır. Ara vermeden çalıştığınız zaman dilimi uzadıkça performansınız düşer. Zaman tasarrufu için ara vermemek yanlış bir ekonomi yöntemidir.
  • Etkinlik değiştirin. Mola verdiğiniz-de günün geri kalanında yaptığınız-dan farklı bir şeyler yapmaya çalışın.
  • Mini molalar verin. 10-15 dakikalık aralar veremiyorsanız 10-60 saniyelik bir mini mola verin ve bunu işin en yoğun olduğu anlarda bir an soluklamak için kullanın.
  • Düşünmeye zaman ayırın. Mini molanızdan sonra hemen kargaşaya dönmeyin. Bir süre için bekleyin, yapmanız gerekenleri gözden geçirin ve yapacaklarınızı planlayın.
  • Kendinize kaçış mekanizmaları üretin. Bunlar baskının yükselmeye başladığını hissettiğinizde mola ver- menin yolarıdır.
  • Kendinize yalnız kalabileceğiniz sessiz zamanlar ayarlayın. Mini molalar, düzenli molalar, standart aralar sessiz zamanlar ve tatiller bunun için en uygun zamanlardır.
  • Gevşeme mekanizmaları geliştirin. Sizin gevşemenize yardımcı olan ateşleyiciyi bulun ve bunu alışkanlık haline getirin. Müzik dinlemek, okumak, yürümek gibi…
Uykudan en iyi şekilde faydalanma:
  • Yatma ve kalkma zamanlarını düzene koyun.
  • Akşam erken saatlerde biraz egzersiz yapın.
  • Yatmadan 1 saat önce gevşemeye başlayın.
  • Yatmadan önce ağır yemekler yemeyin, sıcak süt için.
  • Uyumadan önce rahatlatıcı bir banyo yapın.
  • Kafanızı meşgul eden bir şey varsa yazıya dökün veya konuşup hemen o anda çözün.
  • Gözlerinizi kapatın ve uykuyu düşünün.
  • Uyanırsanız yatakta kalmayın, kalkın ve bir şeyler yapın. İhtiyaç duyarsanız, yatağınıza gidin.
Derinlemesine rahatlama:
  • Etkin rahatlama: Zihni rahatlatmak için, yoga, esneme ve gevşeme hareketleri, derece derece artan rahatlama egzersizleri, meditasyon, kendi kendine hipnoz ve ritmik solunum.
  • Edilgen rahatlama: Bedeni rahatlatmak için. Yumuşak masaj, reflekroloji, aromaterapi gibi teknikler.
  • Stresle Başa Çıkabilmek İçin Bedeni Sağlıklı Ve ZindeTutmanın Yolları
Fiziksel stres tepkisi, gövdenin acil eylem için vites büyültmesidir.
Erken uyarı sinyalleri: Hızlı solunum, ağız ve gırtlak kuruluğu, nemli ayalar, sıcaklık hissi, gergin kaslar ve hazımsızlık gibi belirtilerden herhangi birisi stresin sinyalidir. Bu durumda bilinçli bir şekilde sakinleş-meye çalışın. Bu mümkün değilse, sizi stresten uzaklaştıracağına inandığınız şeyler yapın. Stresin nihai bedeli gövdenizin işlevini yitirmesidir. Ayrıca davranışlarınızda meydana getireceği düzensizliklerle çevreniz ile iletişim kurmanızı engelleyici durumlar ortaya çıkarabilir. Örn: Çok çabuk sinirlenmek gibi.
Sağlıklı beslenme rejimi için 6 kural:
  • Daha çok rafine olmayan yiyecekler yiyin. Hiçbir şeyi alınmamış ürün. Kepekli buğday ekmeği gibi. Bu tür yiyecekler kabızlığı gidermenin yanında kandaki kolesterol miktarını düşürür ve midenin sindirim hızını da azaltır.
  • Pişirme işlemini en azda tutun. Yiyecekleri pişirmek bazen besleyici değerlerinin yok olmasına yol açar.
  • Yağlara dikkat edin. Çok fazla yağ egzersiz yapmama durumunda fazla kilolara neden olur. Yağı çeşitli kaynaklardan almaya özen gösterin.
  • Şeker ve tuzu azaltın.
Vitaminler ve mineraller. Dengeli bir rejim için düzenli bir şekilde mineral ve vitaminleri almalısınız. Özellikle stresli durumlarda gövdenizi B vitaminiyle destekleyin.
  • Çok su için. Stresin fizyolojik özelliklerinden biri de su kaybı ve kanın koyulaşmasıdır. Bu da cildin kötü beslenmesine ve sindirim bozukluklarına yol açar.
Dışarıda Yemekle İlgili Öneriler:
  • Eğer mönüde vejetaryen yemekler varsa bunları tercih edin. Daha sağlıklı ve ilginç olurlar.
  • Tatlı yerine taze meyveleri tercih edin.
Yemeği nasıl yersiniz?
  • Yavaş yeyin, acele ettiğiniz ölçüde sisteminize sorun eklersiniz.
  • Başka biriyle birlikte yeyin. Konuşmak yeme hızını azaltmak için iyi bir yoldur.
  • Sık sık atıştırmak yerine düzenli yemek yeyin.
  • Yemek için müsait bir ara verin.
  • Yemek yerken oturun.
  • Kendinizi yemekle ödüllendirirken dikkatli olun.
Sağlıklı hayat için tavsiyeler:
  • Spor yapın.
  • Dayanıklılık için egzersizler: Koşma, ip atlama vs.
  • Güçlülük için egzersizler: Jimnastik
  • Esneklik için egzersizler: Yoga
  • Sigara ve alkolden uzak durun.
  • Haplar ve ilaçların dozu: Mutlak ihtiyaç olmadıkça haplardan uzak durun.
6 ) Kontrollü Kalmanın Yolları
Olumlu düşünme için altın kurallar:
  • Başarıyı kabullenin.
  • Genellemelerle değil o duruma has şeylerle uğraşın.
  • En kötü korkularınızın gerçekleşme ihtimalini gerçekçi olarak değerlen- dirin.
  • Olabilecek en kötü senaryoyu düşünün.
  • Elinizden gelenin en iyisini yapın ve neticeyi kabullenin.
  • Kesinlik taşıyan şeyleri amaç edinin.
  • Olumsuz düşünceleri içinde bulunduğunuz çevre şartlarına göre değerlendirin.
  • Neyin yanlış olduğundan çok neyin doğru olduğu üzerinde yoğunlaşın.
  • Kendinize şöyle sorun: “Bu beni niye üzüyor?”
  • Olumlu düşünceden çok fazla şey beklemeyin.
Egonuzu nasıl desteklersiniz?
  • Başarılarınızı duyurun.
  • Başarılarınızı kutlayın.
  • Kendinize ödüller verin.
  • İyi yanlarınızın listesini çıkarın.
  • Başarılarınızı kaydedin.
Performansı tam ve doğru değerlendirmek:
  • Her olumsuz noktayı olumlu bir noktayla dengeleyin.
  • Yapıcı eleştiriden yararlanın.
  • Başarılar kadar başarısızlıkları da paylaşın.
  • Düzeltmeniz gereken şeylerin farkında olun.
  • Her hatadan çıkarılacak bir ders olduğunu unutmayın.
Kontrolü yeniden kazanmak:
  • Kendinize şöyle sorun: “işler bir parça daha iyi gitseydi durum nasıl olurdu ?”
  • Yapabileceğiniz bir şey olup olmadığını araştırın .
  • Stresli olduğunuzda beklentilerinizi azaltın.
  • Tıpkı bir oyuncu gibi performansınızı prova edin.
  • UNUTMAYIN:Durumun kendisi değil, sizin bakış açısı stres vericidir.
  1. Başkalarına Destek Vermenin, Destek Oluşturma
Ve Kullanmanın yolları:
Destek haritası çıkarma:
  • Kendinizi desteklemenin yolları ve araçların tespit edilmesidir.
  • Desteklerinizin sayısı arttıkça, problemlerle başa çıkabilme yolun-da daha iyi donanmış olursunuz.
  • Destek haritası çizmek, sahip olduğunuz (ya da olabileceğiniz) destekleri görmenize yardımcı olur.
  • Kendinize sosyal, psikolojik ve fiziksel destekler bulun.
Desteği geliştirmenin yolları:
  • En önemli destek kaynağı kendinizsiniz.
  • Kendinizi söylediklerinizle destekleyin. Bu sizi cesaretlendirecektir.
  • Kendinizi destekleyen alışkanlıklar geliştirin. Nelerin sizde baskı ve endişeye yol açtığını bulun.
  • Başınıza dert açan alışkanlıklardan kurtulun. Bunun için şunları yapabilirsiniz.
  • Kendinizle bir anlaşma yapın ve anlaşmaya uyduğunuz sürece kendinizi ödüllendirin.
  • Alışkanlığı bırakmanın sonuçlarını göz önüne getirin.
  • Kısa bir süre için alışkanlığınızı bırakmayı deneyin.
  • Bir kez tam olarak bıraktığınızda bir daha dönmemeye çalışın.
  • Alışkanlığı bırakmaktan dolayı acı çekmeyin ve kendinizi ödüllendirin.
  • Başkalarından destek arayın.
  • İttifaklar kurun. Bu çevrenizden yararlanmada kullanılan özel bir terimdir.
  • Bir danışmanla konuşmayı deneyin.
  • Her şey sizin için bir destek kaynağı olabilir.
  • Unutmayın, “Ne giyerseniz osunuz.” Giysileri hemen etki yapan beden dilinizin bir parçası olarak kullanmayı aklınızdan çıkarmayın.
  • Hobiler ve günlük alışkanlıklar edinin.
  • İş, dinlenme ve eğlenceyi unutmayın.
  • Evcil hayvanları bir destek kaynağı olarak görün.
  • Rahatlayabileceğiniz bir yeriniz olsun.
Nasıl destek oluruz:
  • Destekleyici olun, boş bir onaylayıcı değil.
  • Pratik ve duygusal destekler önerin.
  • İnsanlara ilerlemeleri için destekleyici olun