Kontrol Sende - Çekim Yasası ve Bilinçaltı Değişimi Atölye Çalışması

BAL YAPMAYAN ARI'DAN BAL YAPAN ARI'YA DÖNÜŞMEK İSTERMİSİNİZ?

  Hayat bize her şeyi sunar.
Bizim ondan alabileceğimiz kabımızın büyüklüğü kadardır.
Kabımızın büyüklüğünü ise bizim neyi ne kadar alıp kabul etmeye istekli ve gönüllü olmamız belirler. 



Hayatınızda hep aynı sorunları mı yaşıyorsunuz?
Hayatınızda sürekli aynı şeylere mi takılıyorsunuz?
İstediğiniz şeyleri, istediğiniz bolluk ve bereketi, istediğiniz kişiyi hayatınıza çekmekte zorlanıyor musunuz?
Hayatın zor olduğunu mu düşünüyorsunuz?
Yaşamında yolunda gitmeyen şeyler nedeniyle birçok kitap okuyup birçok çalışmaya katılıp yaşamında istediği atılımı yapamayanlardan mısınız?
Yaşamında bir şeyler değiştirmek isteyen ancak nereden başlayacağını bilemeyenlerden misiniz?
 Elinizde en iyi aletlere sahip olsanız dahi o aletleri nasıl ve nerede kullanacağınızı bilmiyorsanız o aletlerden istediğiniz verimi alamazsınız. Doğru noktalara doğru şekilde operasyon yaparak yaşamınızın gidişatını değiştirmek ister misiniz?

Güzellik anlayışı evrensel midir?


Başka bir çağda doğmuş olsaydınız sizi güzel bulurlar mıydı? Çekicilik aslında sandığımızdan daha esnek ve sübjektif bir kavram.
Güzellik standartları zamanla değişir mi? Yoksa yüzyılları ve kültürleri aşarak evrensel kabul gören bazı özellikler var mıdır?
Güzelliğin dönemle ilgili olmamasını gerektiren bazı evrimsel nedenler bile vardır aslında. Belli biyolojik özellikler kişinin sağlıklı ve doğurgan olduğunu, yani çiftleşecek uygun bir eş olduğunu gösterir ve bunlar cinsel bakımdan çekici kılan özelliklerdir. Oysa biyologlar ve psikologlar ne kadar araştırdıysa da güzellik için tümüyle biyolojik bir neden bulunamadı.
Öğrendiğimiz güzellik anlayışı simetrik ve dengeli özellikleri tercih ettiğimiz sonucunu doğuruyor.
Bunun bilimsel bir temeli var: Çocuklukta geçirilen hastalıklar vücudun gelişimini etkiler ve bir tarafımızın diğerinden daha farklı gelişmesine yol açan bir “istikrarsızlık” yaratır. Bu nedenle yüzde hafif bir eğrilik fiziksel zayıflığın işareti olabilir ve sizin çocuklarınızın annesi ya da babası olma konusunda onları daha az çekici kılabilir.
Geçmiş araştırmalarda sadece küçük bir gruba farklı yüzlere not vermeleri istenmiş olduğu için alınan sonuçlar çok da güvenilir olmamıştır. Fakat Belçika’daki Antwerp Üniversitesi’nden Stefan Van Dongen bu araştırmaları bir araya toplayıp incelediğinde farklı bir sonuca varmıştı: Aslında yüzdeki simetri sağlıkla ilgili çok da bir şey söylemiyordu. 2014’te 5000 gence uygulanan üç boyutlu yüz taramaları ve sağlık kayıtları incelendiğinde en simetrik yüz hatlarına sahip olanların diğerlerine göre daha sağlıklı olduğunu gösteren bir veriye rastlanmamıştı.

Para Blokajlarını Çözme Atölye Çalışması




Bir milyon dolarınızın veya elli sentinizin olması fark etmez, para sorunları herkes için zor meseledirler.”
                                                                                            Gary Douglas






Yeterince para kazanamıyor musunuz?

Borç içerisinde misiniz?

Ya da çok kazanıyorsunuz ancak kazandıkça daha mı fazla harcıyorsunuz?

Kazandığınız para geldiğinden çok daha hızlı bir şekilde sizi terk mi ediyor? Paranızın bolluğu bereketi mi yok?

Belki de neredeyse 12 saat çalışıyorsunuz yine de istediğiniz miktarda para kazanamıyor musunuz?

Access Bars Uygulayıcı Eğitimi - ANKARA

     Yaşamdaki her şey enerjidir. İstediklerimizi elde etmek için o şeyle enerjimizin uyumlu olması gerekir. Ve en güzel enerji uyumu siz neşeli keyifli olduğunuzda ortaya çıkar.
      Enerjilerinizi değiştirmek, hayatınızı kolaylık neşe ve eğlenceli hale getirmek ister misiniz?

     Access'le tanışın. Ve göreceksiniz ki bir daha hiç bir şey eskisi gibi olmayacak.
     Hayatınıza katkı olabilmeniz için neler mümkün?




        

Bars Çalışması:
Başınızda işleyen ve yaşamınızın farklı yanlarına bağlı olan 32  nokta vardır. Bu “Bars” tekniğini uygularken, temas ettiğiniz tüm noktaları çağırıyoruz. Bu noktalar şimdiye dek herhangi bir şey hakkında sahip olmuş olduğunuz tüm düşüncelerin, fikirlerin, tutumların, kararların ve inançların elektromanyetik bileşenlerini depolar. Örneğin; önemli olduğunu düşündüğünüz, para ile ilgili sahip olduğunuz her düşünce, o düşüncenin enerjisi “para” adı verilen Bar’da saklanır. Şifa, beden, kontrol, farkındalık, yaratıcılık, güç, yaşlanma, cinsellik ve para için Barlar vardır; 
32 farklı bar vardır. Her Bar yaşamınızın o yanı veya alanına karşılık gelir. Bir bara dokunduğunuzda, yaşamınızın o alanında veya o yanında kilitli kalmış enerjiyi temizlemeye başlarsınız. Bir diğer bara dokunarak, yalnızca ilk Bar’dan gelen sorunları ele almazsınız, ayrıca o ikinci Bar’da depolanmış “sorunların temizliği"ne başlarsınız.

Access Bars Uygulayıcı Eğitimi - İSTANBUL

     Yaşamdaki her şey enerjidir. İstediklerimizi elde etmek için o şeyle enerjimizin uyumlu olması gerekir. Ve en güzel enerji uyumu siz neşeli keyifli olduğunuzda ortaya çıkar.
      Enerjilerinizi değiştirmek, hayatınızı kolaylık neşe ve eğlenceli hale getirmek ister misiniz?

     Access'le tanışın. Ve göreceksiniz ki bir daha hiç bir şey eskisi gibi olmayacak.
     Hayatınıza katkı olabilmeniz için neler mümkün?





Bars Çalışması:
Başınızda işleyen ve yaşamınızın farklı yanlarına bağlı olan 32  nokta vardır. Bu “Bars” tekniğini uygularken, temas ettiğiniz tüm noktaları çağırıyoruz. Bu noktalar şimdiye dek herhangi bir şey hakkında sahip olmuş olduğunuz tüm düşüncelerin, fikirlerin, tutumların, kararların ve inançların elektromanyetik bileşenlerini depolar. Örneğin; önemli olduğunu düşündüğünüz, para ile ilgili sahip olduğunuz her düşünce, o düşüncenin enerjisi “para” adı verilen Bar’da saklanır. Şifa, beden, kontrol, farkındalık, yaratıcılık, güç, yaşlanma, cinsellik ve para için Barlar vardır; 
32 farklı bar vardır. Her Bar yaşamınızın o yanı veya alanına karşılık gelir. Bir bara dokunduğunuzda, yaşamınızın o alanında veya o yanında kilitli kalmış enerjiyi temizlemeye başlarsınız. Bir diğer bara dokunarak, yalnızca ilk Bar’dan gelen sorunları ele almazsınız, ayrıca o ikinci Bar’da depolanmış “sorunların temizliği"ne başlarsınız.

Yaşamınızı Nasıl Yaratıyorsunuz?



Tarih tekerrürden ibaret olduğu gibi yaşamda tekerrürden ibarettir. Yaşamımızda sürekli tekrar eden şeylerin bebekliğimizle veya çocukluğumuzla bir bağlantısı vardır.

Farkında olsak ta olmasak ta yaşamımızda sürekli tekrarlayan bir şeyler varsa orada geçmiş bir olayı referans alıp onun enerjisini çağırıyoruz demektir.

Neden ve sonuçtan işlediğimiz bir dünyada yaşıyoruz.  Bebekliğimizde veya çocukluğumuzda bir olay yaşarız. Bu travmatik bir olayda olabilir veya farklı bir şeyde ama bizi en çok etkileyen şey travmatik olanlardır. Olayın sonrasında bir duygu hissederiz. Duyguyu hissetmek aslında orada bir enerjisel elbise yaratmaktır.


Yani duygu bedenimizde bazı kaslarımızın sıkışmasını yaratarak bedenimizde bir his oluşturur. Yani bir olay oluyor devamında bir durum ortaya çıkıyor ve biz bu duruma hissel bir tepki veriyoruz. Bu bedenimize çapalanıyor. Ve bu durum bizim için öğrenilmiş bir enerji oluyor.

Bir daha ona benzer veya o durumu hatırlatan bir olayla karşılaştığımızda zihnimiz bilinçaltımızdaki bu çapaladığımız şeyi referans olarak alıyor. Ve hemen onun duygusunu ve enerjisini bize getiriyor. Ve bedenimizde o durumu otomatik yaratıyor. Aslında bedenimiz o durumun enerjisini giyiyor. O durumun enerjisi oluyor.

Önce bilinçaltımızdan o enerjinin referansı olan geçmişin bir yansımasını çağırıyoruz. Devamında ise geçmişteki davranışa karşı bir tepki verir gibi tepki vererek izdüşüm yaratıyoruz. 

İsteklerimizi Tok Satıcı Enerjisinden Yapmak



Yaşam zihnimizde yaşadığımız bir dünyadır. Yaptığımız, olduğumuz veya sahip olduğumuz her şeyin zihnimizde bir karşılığı vardır. Sonunda hissetmeyi planladığımız durumdur onun yaratacağı duygudur. O duyguya yüklediğimiz anlamdır.
İyi veya kötü, doğru veya yanlış hepsi iki kutuplu dünyanın duygusal yansımalarıdır.

Geçen gün birisi mesaj atmış. Gelecekte ilgili sahip olmak istediği şeylerle ilgili uzun bir liste hazırlamış ve göndermiş. Listedekileri okuduğumda bende titreşen duygu kişinin yoksunluk modunda olduğuydu. Dilenci gibi istemek olarak geldi.


“Bu nedir?” diye kendime sordum. İnsanlara yaşamdaki her şeyi olabilmenin, istediği her şeyi alabilmenin mümkün olduğunu söyleyen birisi olarak bu listeye niye bu anlamı verdiğimi düşündüm.

Orada algıladığım şey isteklerin yapıldığı alanda yoksunluk ve eksiklik enerjisi vardı. İstediklerinin birisi tarafından ona verileceğini bekliyordu. İstediği tarzda bir kişi yaşamına gelerek yıllarca eksikliğini hissettiği sevgiyi, değeri, takdiri, onurlandırmayı ve zenginliği verip onu muhteşem biri yapmasını ve ona muhteşem biri gibi davranmasını bekliyordu.

Melankoli de Olmanın Nesini Seviyoruz?



“Melankoli, hüzünlü olma mutluluğudur.”
                 Victor Hugo
Birçok insanın yaşamında kendini sabote etmek için kullandığı davranış biçimlerinden biriside melankolik takılmaktır.  Çoğunlukla da bu duruma ben duygusalım diyerek kılıf bulmaktır.
Melankoli, derin bir keder içinde hüzünlü, acı çeken, yalnız, umutsuz bir insanın içinde bulunduğu durumdur.
Melankolik kişi bir yandan yalnızlığı seçmekten hoşnutken bir yandan da insanların içinde olamayışının hüznünü duyar. İnsanlarla ilişkilerinde genellikle sorun vardır. Anlaşılamaması, mizacı gereği farkındalığı, sosyal olmayı, diğerleri gibi olmayı becerememeleri onu insanlardan uzaklaştırır.
Melankolik takılmanın altında çoğunlukla kurban olduğunu, haksızlığa uğramış olduğunu düşünmek yatar.
Çoğunlukla melankolik durumu yaratmayı sağlayan şey yaşanan olay sonrasında geçmişteki bir duygu durumunu çağırıp bugünkü halimiz üzerine enerjitik olarak yüklemektir.

Bu genellikle 0-7 yaş arasında yaşamış olduğumuz duygusal durumlara o zaman verdiğimiz anlam ve tepkilerin yansıması şeklinde olur.

Beklentileri Uyumsuzluklarına Hangi Anlamları Yüklüyoruz?



Yaşamımızda, bizi yaşam boyunca etkileyen şey kendimizle ilgi sahip olduğumuz kim olduğumuz, ne olduğumuz nasıl birisi olabileceğimiz, neyi yapabileceğimiz, neyi yapamayacağımızla ilgili tanımlama ve düşüncelerimizdir. 

Bu bilgiler çocukluğumuzda dış dünyadan alıp içselleştirdiğimiz bilgilerden oluşur.
Dış dünyadan beş duyu organımızla aldığımız bilgileri genelleme, silme ve çarpıtma olarak adlandırılan üç tane içsel filtreden geçiririz.


Bilgiler bu filtrelerden geçirildikten sonra kendi dünya modelimizin bir yansıması olan kelimelerle bizim için anlamlı bir hale gelir.

Genelleme, silme ve çarpıtma yapmak birçok alanda yaşamımızı kolaylaştırırken birçok alanda ise sınırlama yaratır.

Genelleme, az ve sınırlı verilere dayanarak iddiada bulunmaktır. Genelleme, öğrenmenin bir sonucudur. Genelleme; tek bir olay veya sınırlı olaylarla evrensel kural çıkartmaktır. Genellemeler, istisnalara imkan tanımadıkları için kişiyi ve düşünceleri sınırlar.

Silme, belirli cümlelere odaklanma ve bunların ön plana çıkarılması sonucu oluşur. Diğer ayrıntılar anlatımda önemsizleşir.

Kaos'un İçinden Çıkmak


Yaşamınızda "kaos" olarak tanımladığınız alana bir bakın. Önce onunla ilgili düşünceleri, duyguları, enerjisini algılayın... Gözünüzün önüne arapsaçı gibi tuhaf şekiller, üzerinize almak istemediğiniz renkler, alanınızda yükselen duvarlar belirebilir. 
Ortaya çıkan her şeyi yıkıp yaratımlarını iptal edelim mi; POC & POD





Kendinize şunu sorun: Yaşamımda "karışıklık ve sıkışıklık" yaratmakla ilgili neyi seviyorum?

Birçok insan bu soru karşısında karışıklık ya da sıkışıklık yaratmayı neden seviyim ki der. Yaşamınızda aynı şeyi sürekli yaratıyorsanız ondan bir kazancınız vardır. Şöyle düşünün; sevmediğiniz bir yemek var; sürekli gidip onu yer misiniz? Sevmediğiniz yemeği tekrar tekrar gidip yemezsiniz. Sevdiğiniz yemeği tercih edersiniz.

O zaman neden sizi rahatsız ettiğini düşündüğünüz karışık ve sıkışık durumu hayatınızda yaratmaya devam ediyorsunuz?

Çünkü onun sizin hayatınıza bir katkısı var. Karışık ve sıkışık ruh halinde olmanız sizi bir şeyleri yapmaktan veya bir şeyleri olmaktan kurtarıyor. Yapmak istemediğiniz bir şeyler için geçerli bir mazeret oluyor. Mevcut durumdan bir kazancınız var. Buna psikolojide ikincil kazanç deniyor.

Kontrol Sende - Çekim Yasası ve Bilinçaltı Dönüşüm Rehberi Kitabı - 2019 - 2 nci Baskı

KENDİ KENDİNİZİN YAŞAM KOÇU OLMAK İSTERMİSİNİZ?

Birilerinin bir şey yaparken başarısız olması, sizin de onu yaparken başarısız olacağınız anlamına gelmez. Ancak birilerinin bir şeyi başarması sizin onu başarabileceğiniz anlamına gelir.
Yapmanız gereken şey doğru şeyleri referans alıp onu yaşamınızda uygulamaktır.
Sürekli aynı şeylerin başınıza gelmesinden rahatsızsanız!
Yaşamınızı değiştirmek istiyor ama nereden başlayacağınızı bilemiyorsanız!
İşte size fırsat. Kendi kendinizin yaşam koçu olabilirsiniz. Aradığınız soruların cevabını bulabileceğiniz bir uygulama kitabı.


Kitap DÖRT bölümden oluşmaktadır.

BİRİNCİ BÖLÜM: ÇEKİM YASASI 

Çekim yasasını kullanarak isteklerinize nasıl ulaşacağınızın anlatıldığı bölümdür. Hayatınızı kolaylaştıracak, ilişkiler ve para konusunda farklı bir bakış açısına sahip olarak realitenizi nasıl değiştirebileceğiniz detaylı bir şekilde anlatılmaktadır. 

İKİNCİ BÖLÜM: BİLİNÇALTI DÖNÜŞÜM REHBERİ

Bilinç ve bilinçaltı hakkında bilgilendirme ile başlayıp bilinçaltındaki dönüşüm için ihtiyacınız olan çalışmaları içerir. 
Sizi özgürleştirecek ve öz güveninizi yükseltecek,
- Enerjisel Bağ kesme
- İçimizdeki çocuğa ulaşma
- Öfke boşaltma ve Affetme
- Duyguları ifade etme
- Geçmiş inançları bırakmak
- Enerjilerimizin farkına varma ( Dişi ve Eril)
- Olumlama 
- Oto hipnoz çalışmalarını içerir. 

Her şey İçin Ödeme - Kutsanmış Olasılıklar

HER ŞEY İÇİN ÖDEME

ND:
Paranın insanlar için bir faktör olmasını istemiyorum, bu yüzden 
otomatik olarak yiyecek, içecek veya otel odası için faturayı 
kapatmak istiyorum. Otomatik yanıt sistemi gibi.

Gary:
Bu ne kadar üstün olduğunuzu kanıtlamaya çalışıyor.

ND:
Belki de, bir şeyi kanıtlamaya çalışmaktan geliyormuş gibi 
gelmiyor. Bu otomatik.
Gary:
Otomatikleştirdin çünkü kimseye bir şey borcu ödemek 
istemiyorsun. Her şey için ödeme yaparsanız, istediğinde 
herkesi reddedebilirsin.

ND:
Evet, işte bu. Bununla ilgili ne yapabilirim?

Para Daha Büyük Şeyleri Yaratmak İçin Bir Araçtır.



“Eşim yeterince para kazanmıyor, para kazanması gerekiyor” gibi paraya dair bir bakış açısına sahipseniz, bu fenomence çalışıyor mu? Yoksa bu gerçeklikle mi çalışıyor? Bu bir gerçeklik! Ve soru ne; "O yeterince para kazanmıyor?" Bu bir soru değil! Bir soru “Kendisinin mümkün olduğunu düşündüğünden çok daha fazla para yaratmada ona nasıl yardımcı olabilirim?” ya da “Onu para yaratmada ilham kaynağı olarak nasıl daha çok yaratabilirim?” Olurdu. İnsanları onun dışına çıkartırsan, ilham alırlar. İnsanların bir şeyler yapmasını sağlamaya çalışma. Yaptıklarının dışına çıkartın ve "Daha fazlasına sahip olmalıyım" diyecekler.
“O yeterince yapmıyor”, “Onlar yeterince yapmıyorlar”, “Onlar katkıda bulunmuyorlar”, “Onlar değil, değiller, onlar.. " Bu fenomenlik değil. Bu realitenin deliliği budur. Bu realitenin çıldırmış olduğunu fark ettin mi? Eğer bir fenomenseniz, kolaylıkla bu gerçekliğin ötesine geçebilirsiniz. Sizi götüreceğim yer burası. Bu benim hedefim. Eğer yaparsan, iyi ve yapmazsan, o zaman gider McDonald's'ta çalışırsın. 

Gücüne Sahip Çıkmak Atölye Çalışması


Gücüne Sahip Çıkmak Atölye Çalışması - Ankara

Yaşamınızla ilgili doğuştan sahip olduğunuz gerçek gücün farkında olsaydınız ve bu gücü yaşamınızı kolaylaştırmak için kullansaydınız bu sizin yaşamınızda ne yaratırdı?






Nasıl bir yaşama sahip olurdunuz?
Kim olurdunuz?

Gücüne Sahip Çıkmak Atölye Çalışmasında hepimizin doğuştan sahip olduğumuz güçle nasıl tanışabileceğimizi öğreneceksiniz. Bu enerjiyi nasıl kendiniz için kolaylıkla kullanabileceğinizin farkında olacaksınız.

Bildikleriniz değil YAPABİLDİKLERİNİZ yaşamınızda fark yaratır.

Bilen olmaktan yapabilen olmaya geçmek ister misiniz?

Yaşamınızla ilgili püf noktalarının farkında olup yaşamınızı kolaylaştırmak ister misiniz?

Yaşamımızda direnç yaratan hangi yanlış referanslara sahipsiniz


Geçen bir kırtasiyede para çalışması ile ilgili fotokopi çektirirken kâğıt üzerindeki sorular kırtasiyedeki kadının dikkatini çekti. Para ile üç duygu sorusuna takıldı ve bana dönüp para ile ilgili aklıma gelen ilk şey “Ondan nefret ettiğim. Ondan nefret ediyorum ama onun için çalışmak zorundayım. Çocuklarımın ihtiyacı var. “ dedi.

Şöyle bir durdum ve ona şunu sordum, “Nefret ettiğin bir şey hayatında olur mu? Sen senden nefret eden birinin hayatında kendine yer bulabilir misin?” diye sordum. 

“Eğer parayı hayatında istiyorsan onunla arkadaş olmalısın dost olmalısın ki seni hiçbir zaman terk etmesin.”

Şunu fark ettim ki yaşamda birçok kişi aynen o kırtasiyeci kadın gibi düşünüyordu. “Para için çalıştıklarını.” Kimse aslında olan şeyin nihayetinde istediğimiz hayatı gerçekleştirmeye hizmet ettiğinin farkında değildi. 

Gerçek şu ki yaşamımızda ne yapıyorsak hepsi gerçekleştirmek istediğimiz hayata hizmet için yapıyoruzdur. Para bize istediğimiz yaşamı gerçekleştirmeyi kolaylaştıran araçlardan birisidir.  Biz yaşamımızda para yaratma peşinde koşarken aslında gerçekleştirmek istediğimiz yaşam peşinde koşmaktayız. Para için çalıştığımızı düşünürken aslında yaptığımız şey kendimiz için çalışmak.